KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/756
- Karar No
- 2024/1181
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- —
- Esas no
- Esas
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
2.106 kelime·11 dk okuma·10 bölüm
Av. Av.
DAVALI
VEKİLİ : Av.
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/08/2023
KARAR TARİHİ : 19/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle. Müvekkil şirket, 04.12.1984 tarihli 3096 sayılı “...
Kurumu dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun” gereği, 27.11.1988 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile gerekli izin verilerek 12 Ocak 1989 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile “Görev Verme Sözleşmesi” imzalamış ayrıca, 8 Ocak 1990 tarihinde TEK ile “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” imzalamış olup, (18.Görev Bölgesi) elektrik dağıtımı yapmak üzere Elektrik Enerjisi Dağıtım Lisansı sahibi, sermayesinin yaklaşık % 50'sinden fazlasının kamunun elinde bulunduğu, T.T.K.’ya tabi bir özel hukuk tüzel kişisidir.
Müvekkil şirket her ne kadar özel hukuk hükümlerine bağlı tüzel kişi olsa da verilen elektrik hizmeti kamu hizmeti niteliğindedir. En temel insan haklarından olan, yaşama ve barınma haklarının vazgeçilemez bir parçası ve günümüzde temel insan hakkı görünümünde bulunan elektrik enerjisine erişim ve aydınlatmanın kesintisiz olarak sağlanmasının bir zorunluluk ve vazgeçilmesi mümkün olmayan kamusal bir ihtiyaç olduğu gerçeği; verilen hizmetin kamu hizmeti olduğunu göstermektedir.
Müvekkil şirket, vermiş olduğu elektrik dağıtım hizmetini gerçekleştirirken; telefon, internet, uç şube erişimi ve diğer iletişim hizmetleri için diğer tedarikçiler ile birlikte ... Anonim Şirketi firmasından da hizmet satın almaktadır. Müvekkil şirket, sunmuş olduğu hizmetlerden ötürü farklı tedarikçilerden sağlanan 20.000 noktanın üzerinde Karasal ve GSM data hattına sahiptir.
Ancak her bir hat için ayrı ayrı fatura kesilmesi, faturaların kontrolü, onayı, ödenmesi ve muhasebe kayıtlarının tutulması gibi işlemler ciddi bir iş yükü oluşturmaktadır. Müvekkil şirket adına kayıtlı olan hatların kullanımlarına yönelik faturalar için tek tek fatura düzenlenmesi yerine, dönemsel olarak toplu fatura kesilmesi hususunda davalı ile görüşmeler yapılmıştır.
Bu görüşmeler sonucunda, her bir hat için ayrı fatura kesilmesinin müvekkil şirket açısından getirdiği zorlukların giderilmesi adına, 2017 yılında müvekkil şirket ile ... A.Ş. anlaşmış ve müvekkil şirket tarafından kullanılan hatlara ait faturalar tek bir faturada düzenlenmeye başlamıştır. Buna göre. Temmuz 2017 tarihi itibari ile hizmet türüne (Ses, ADSL, DSL vb.) göre tek fatura altında faturalandırma ve ödemelerin yapılması sağlanmıştır.
Tek fatura hizmetine geçildikten sonraki süreçte ... A.Ş. tarafından düzenlenen faturaların müvekkil şirket tarafından kontrolü esnasında, ADSL hizmet faturalarındaki tutarların olması gerekenden yüksek olduğu fark edilmiştir. Bunun üzerine davalıdan fatura detayı talep edilmiş olup, detaylar incelendiğinde müvekkilin kullanımında olmayan ve adına kayıtlı olmayan; ancak müvekkile fatura edilen .... ADSL hizmet numarasına sahip hatlar tespit edilmiştir.
Bu hatların, tüm faturaların tek faturada birleştirilme düzenlemesi esnasında ... A.Ş. tarafından müvekkil şirketin almış olduğu hizmetlerin altına eklendiği, hatların farklı bir vergi kimlik numarasına sahip ancak müvekkil şirket ile isim benzerliği olan “... Üretim Anonim Şirketi” adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Bu tespit ile birlikte tarafımıza yanlış fatura edilen ve fazla ödeme yapılan fatura bedellerinin biran evvel düzeltilmesi için gerek hat sahibi firma gerekse davalı ile şifahi ve e-posta yolu ile başvuru yapılmak suretiyle görüşme sağlanmış ve sonuç olarak müvekkil şirket adına yanlışlıkla faturalanan hatlara ait abonelik/tek numara sorunu 2022 Aralık Ayı itibariyle düzeltilmiştir.
Ancak, davalı şirketin hatalı işlemi neticesinde müvekkil şirketin uğramış olduğu zarar giderilmemiştir. (EK 1; Davalı ile yapılan yazışmaların dökümü.) 2017 Temmuz ayından 2022 Aralık ayına kadarki süreçte hatalı olarak müvekkil şirket adına düzenlenen faturaların toplamı, davalı ... A.Ş. tarafından 29.705,81-TL olarak bildirilmiş olup, 24.02.2023 tarihinde tarafımızca Kayseri 1. Noterliğinin... Yevmiye Numarası ile ... Üretim Anonim Şirketi’ne ihtar çekilmiştir.
İhtar üzerine ... Üretim Anonim Şirketi tarafından 07.03.2023 tarihinde 29.705,81 TL. müvekkil şirkete ödenmiştir. Ancak, 21.03.2023 tarihinde davalı şirket ile yapılan görüşmeler neticesinde, müvekkil şirketin fazladan ödemiş olduğu fatura tutarının davalı şirket tarafından yanlış bildirildiği, doğru tutarın ise 32.247,78 TL. olduğu müvekkil şirkete bildirilmiştir.
Yani, davalı şirket müvekkil şirketin haksız yere ödemiş olduğu faturaların tutarını ilk bildirdiğinde eksik bildirmiş ve sonuç olarak müvekkil şirkete ... Üretim Anonim Şirketi tarafından eksik ödeme yapılmıştır. Davalı şirketin hatalı işlemleri neticesinde müvekkil şirket tarafından ödenen 32.247,78 TL.
TUİK tarafından açıklanan Parasal Tutar Güncelleme Yi-ÜFE oranı üzerinden ödeme yapılan her ay için hesaplanmış, 2022 Aralık ayı itibarıyla toplamda 86.715,73 TL. olarak tespit edilmiştir. ... Üretim Anonim Şirketi tarafından müvekkil şirkete yapılan 29.705,81 TL. tutarındaki ödeme ile zararımız tam olarak karşılanmamıştır.
Parasal Tutar Güncelleme Yi-ÜFE oranına göre tespit etmiş olduğumuz 86.715,73 TL.’den tarafımıza yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan 57.009,92 TL.’lik bakiyenin, müvekkil şirketin zarara uğramasına sebebiyet veren davalı ... A.Ş. tarafından ödenmesi gerekmektedir. Davalı şirketin hatalı faturalandırma yapması neticesinde fazla ödeme yapılmasına sebebiyet verilmesi sonucu oluşan zararımızın giderilmesi için iş bu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.
(EK 2; Davalı Türk Telekom ile dava dışı ... Üretim Anonim Şirketi’ne çekilen ihtarlar ve cevabı.) Zira, davalı ... A.Ş., müvekkil şirket aleyhine sebepsiz zenginleşmiştir. Müvekkil şirket, kendisinin borcu olmayan bir bedeli davalı şirket tarafından yapılan yanlış faturalandırma sonrasında davalıya ödemiş ve yapılan ödeme neticesinde davalı şirket geçersiz bir nedenle zenginleşmiştir.
Sebepsiz zenginleşmede davacının geri alma hakkının, buna karşın davalının geri verme borcunun doğması, tarafların mal varlıklarının birbirinin zararına ve yararına olmak üzere karşılıklı yoksullaşma ve zenginleşmelerine bağlıdır ve bunun doğal sonucu olarak da, kural olarak, bu geri alma hak ve borcunun doğum anı, sebepsiz yoksullaşma ve zenginleşme olgularının gerçekleştikleri andır.
Somut olaya benzer bir durum Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından değerlendirilmiş ve bu durumun sebepsiz zenginleşme olduğu, sebepsiz zenginleşme neticesinde elde edilen edime, zenginleşmenin gerçekleştiği andan itibaren faiz uygulanması gerektiği yönünde hüküm kurulmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.02.2020 tarihli 2017/3-1015 Esas ve 2020/222 Karar numaralı kararında. "21.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, her ne kadar taraflar arasında elektrik aboneliği sözleşmesi bulunsa da, davalının sözleşme ilişkisi dışına çıkarak, davacıya “Diğer-1” tarifesi üzerinden elektrik faturası tahakkuk ettirmesi gerekirken, “Ticarethane” tarifesi üzerinden fazla miktarda tahakkukta bulunduğu, davacı tarafın alacak iddiasını sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak davalı yandan tahsilini talep ettiği, davalıya yapılan ödemenin sözleşme dışında olduğu ve sözleşmeden doğan bir hak veya borçla ilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Zira kural olarak sözleşme ilişkisi devam ettiği sürece sebepsiz zenginleşme söz konusu olmayacak ise de, somut olayda olduğu gibi bazen bir sözleşme ilişkisi dolayısıyla kurulan temaslar sırasında sebepsiz zenginleşme ortaya çıkabilir ve bu tür kazandırmalar sebepsiz zenginleşmeye konu olabilir. Başka bir deyişle yapılan bu kazandırma sözleşme çerçevesi dışındadır ve sözleşmeden doğan bir hak veya borçla ilgisi yoktur.
Bu nedenlerle, davacı tarafın davasını, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak açmış olması yerinde olduğu gibi, sebepsiz zenginleşen daima temerrüt hâlinde bulunduğundan, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere davacı alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması beklenmemelidir. " denilmiştir.
(EK 3; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.02.2020 tarihli 2017/3-1015 Esas ve 2020/222 Karar numaralı kararı) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun mezkur kararında de belirtildiği gibi sebepsiz zenginleşen herhangi bir bildirime gerek duyulmaksızın temerrüt halindedir. Müşterek hukukun “Gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesi, günümüzde de uygulama alanı bulmaktadır.
Bu ilkeye göre, haksız fiilin faili ve sebepsiz zenginleşen daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının bunlara ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmemektedir. Bu nedenle müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin gerçekleştiği anda temerrüt durumu gerçekleşmiştir. Dolayısıyla yapılan hatalı ödemelerin faizi ile tarafımıza iadesi gerekmektedir.
Davalı şirket hatalı eylemi neticesinde müvekkil şirkete vermiş olduğu zararları gidermekle yükümlüdür. Müvekkil, tespit ettiği faturalandırma hatası nedeni ile oluşan zararını davalı firmaya bildirmiş ve uğramış olduğu zararın giderilmesini talep etmiştir. Ancak davalı, defalarca bildirildiği halde bugüne kadar yapıcı davranmamış ve sorumluluğunu yerine getirmemiştir. Müvekkil şirket tarafından zorunlu arabuluculuk kanun yoluna müracaat edilmiştir.
Türk Ticaret Kanunun 5A Maddesi kapsamında Kayseri Arabuluculuk Bürosuna ... nolu dosya ile müracaat edilmiş, taraflar arasında anlaşma sağlanamamıştır. Arabuluculuk son anlaşmama tutanağını dilekçemiz ekinde ibraz ediyoruz. (EK 4; Arabuluculuk Anlaşmama Tutanağı) Açıkladığımız nedenlerle, yanlış ödenen fatura bedelleri ve faizinin tarafımıza ödenmesi hususunda iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur.
Yukarıda açıkladığımız nedenlerle ve resen araştırılacak nedenlerle davanın kabulü ile, her türlü fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, yanlış ödenen fatura bedelleri ve faizi için şimdilik 1.000,00 TL. alacağın müvekkil şirkete ödenmesi ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle.
Davacı şirket, adına kayıtlı olan hatların kullanımlarına yönelik faturalar için tek tek fatura düzenlenmesi yerine, dönemsel olarak toplu fatura kesilmesi hususunda müvekkilimiz şirket ile görüşme sağlamış ve davacının talebi üzerine davacı şirket çalışanları ..... ve .....ile hangi ADSL hizmet numaralarının tek faturada toplanacağına ilişkin liste gösterir mail paylaşımı yapılmış, iş bu çalışanların paylaşılan listeye uygunluk vermesi sonrası işlemler tamamlanarak, 2017 Temmuz ayı itibari ile faturalar tek fatura altında düzenlenmiştir.
Davacı şirket yetkililerin onay vermiş olduğu liste içerisinde davaya konu ... ADSL hizmet numaraları da bulunmakta olup, davacının elektrik enerji dağıtımı yapan bir anonim şirket olmasından bahisle basiretli tacir konumunda olduğu ve söz konusu listeyi kontrol etme yükümlülüğünün bulunduğu kabul edilmelidir.
Dava dilekçesinde belirtildiği üzere müvekkil şirket tarafından sehven faturalandırılan tutarın 29.705,81 TL. olduğu bilgisi davacı ile paylaşılmış, ancak davacının dilekçesinde de ikrar ettiği üzere söz konusu tutar ... ADSL hizmet numaralarının sahibi olan ... Üretim Anonim Şirketi tarafından davacıya ödenmiştir.
Bu aşamada ilgili tutarın tarafımızca yeniden ödenmesi mükerrer ödemeye sebebiyet verecek olup, ödeme yapılması durumunda asıl davacının sebepsiz zenginleşmesi söz konusu olacaktır. Davacı şirket, kendisinin borcu olmayan bir bedeli davacı şirketin de kontrol yükümlülüğü olan bir faturalandırma sonrası müvekkil şirkete ödemiş ancak ödediği bedeli ...
Üretim A.Ş tarafından iade almıştır iş bu nedenle huzurdaki davanın kabul edilmesi halinde aslında davacı taraf sebepsiz zenginleşmiş olacaktır. Yine davayı kabul anlamına gelmemekle davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu TUİK,Yi- ÜFE hesabının tarafımızca kabulü mümkün bulunmamaktadır. Zira davacının hesabı hayatın olağan akışına aykırı bir bedel içermekte ve yine davaya konu ADSL hatlarına tek fatura döneminde kampanya tanımlaması yapılarak indirim sağlanmıştır.
Bu aşamada söz konusu indirimlerin de değerlendirilmesi gerekmektedir. (müzekkere ile talep edilebilir) Yukarıda izah edilen sebepler doğrultusunda açılan iş bu dava hukuki dayanaktan yoksun olup, davanın reddi gerekmektedir. Yukarda arz ve izah edilen nedenlerle ve Sayın Mahkemece resen dikkate alınacak sair hususlara binaen. Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun Davanın Reddine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Bilirkişi incelemesi, yemin, tanık.
GEREKÇE
Davacının kullanımında bulunmayan ve fakat davacıya fatura edilen ADSL hizmet numarasına sahip sabit hatlar nedeniyle oluşan hizmet bedelinin, hizmet sağlayıcı davacıdan tahsil etmesi ve fakat tahsil edilen tutarın eksik olması nedeniyle davacı tarafça fazladan ödenen fatura bedellerinin kalan kısmının faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Tarafların bildirdiği delil ve belgeler toplanmış, davacı tanığı dinlenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacı vekili sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile 1.000 TL olarak açmış olduğu davayı 20.784,62 TL artırarak 21.784,62 TL'ye yükseltmiş, ıslah harcını yatırmıştır.
Sonuç olarak; davacının kullanımında bulunmayan ve fakat davacıya fatura edilen ADSL hizmet numarasına sahip sabit hatlar nedeniyle davalının sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade borcu doğduğu, davalının 32.247,78 TL tutarında zenginleştiği ve fakat davacıya 07/03/2023 tarihinde 29.705,81 TL iade ettiği, davalının iade yükümlüğünün (32.247,78-29.705,81=) 2.541,97-TL üzerinden devam ettiği, davacının dava dilekçesinde ve dava dilekçesine atıf yaptığı ıslah dilekçesinde açıkça işlemiş faiz isteminde bulunmuş ise de faiz türünü ve başlangıç tarihini açıkça belirtmediği,
dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelerden davacıya fazladan yaptığı ödemenin iade tarihi 07/03/2023 olup, bakiye alacağa en geç bu tarihten itibaren faiz işletilmesinin yerinde olacağı ve açıkça faiz türü belirtilmemişse hakîmin yasal faize hükmetmesi gerektiği esası (Yargıtay 19. HD 12/10/2009 8897-9186) gözetilerek davacının davasının dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸E-imzalıdır Hakim · ¸E-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/756, K. 2024/1181, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama