KÜNYE
T.C. Asıl Davada;
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1012
- Karar No
- 2025/767
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- —
- Esas no
- Esas
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
4.513 kelime·23 dk okuma·10 bölüm
Av.
BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ATM'NİN E. K. SAYILI DOSYASINDA
DAVACI : ........ VEKİLİ : Av. .... DAVALI :... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ....
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2024
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Asıl dosyada davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle.
Davacıya ait ... plakalı araca, davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı aracın 04.07.2023 tarihinde %100 kusurlu olarak çarpması sonucu davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelmiş olduğunu, 04.07.2023 tarihinde saat 17:00 sıralarında ... plakalı aracın sürücüsünün Kayseri İlinde Talas İlçesinde davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu davacıya ait aracın çarpılmanın şiddeti ile orta refüje çıkması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu,
söz konusu hasar ve zarar hususunda davacının hiçbir kusuru olmayıp kaza tespit tutanağı ve ilgili belgelerde bu doğrultuda olup zarar sigortalı aracınızdan kaynaklanmış olduğunu, bu olay neticesinde davacıya ait araçta meydana geldiği tespit edilen 26.150,00-TL+KDV’si 4.707,00 TL olmak üzere 30.857,00 TL hasar oluşmuş olduğunu ayrıca 900,00 TL eksper ücreti olmak üzere toplamda 31.757,00 TL zarar meydana geldiğini, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın tespiti için eksper ... ...'a dosya teslim edilmiş ve eksper dosyaya hasar tespit raporunu sunmuş olduğunu,
ekteki faturada da görüleceği üzere ekspere hizmet bedeli olarak 750,00-TL + KDV =900,00-TL ödenmiş olduğunu, davalı tarafından; %100 kusurlu araç maliki adına kaza tarihinde yürürlükte olan... poliçe numaralı Zorunlu Trafik Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi tanzim edilmiş olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın tazmini gerekmekte olduğunu, yasal mevzuat ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, davacının aracında kaza sonrası meydana gelen hasarın, kazada kusurlu olan aracın sigortacısı tarafından sigortalının kusuru oranında mağdur tarafa ödenmesi gerekmekte olduğunu,
Sigorta Eksperinin tanzim ettiği dilekçeye ekli ayrıntılı faturada da görüleceği üzere araçta oluşan hasara ilişkin 26.150,00-TL+KDV’si 4.707,00 TL olmak üzere 30.857,00 TL hasar oluşmuş olduğunu ayrıca 900,00 TL eksper ücreti olmak üzere toplamda 31.757,00 TL zarar meydana gelmiş olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacı sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsil sorumlu bulunmakta olduğunu,
buna göre davacının aracında kaza neticesinde gerçekleşen hasar da sigorta şirketince bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerekmekte olduğunu ayrıca 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa göre, Sigortacı, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorunda olduğunu, buna göre davacının aracında oluşan hasarın tespiti için bilirkişiye başvurma zorunluluğu doğmuş olduğunu, bilirkişiden alınacak olan bilirkişi raporunun Yargıtay’ın emsal kararlarında benimsenen kriterler dikkate alınarak, “gerçek zarar” ilkesi gözetilerek,
denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı bir rapor olması elzem olduğunu, çünkü söz konusu rapor danışma niteliğinde olduğunu, toplanacak deliller ve karşı tarafın vereceği bilgilerle aracın hasarının daha fazla ya da farklı çıkma ihtimali olduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olduğunu, yine aynı yasanın 1429.
Maddesine göre, Sigortacı, aksine sözleşme yoksa sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlü olduğunu, ...
(Güneş) Sigorta A.Ş. ‘ye yapılan 25.04.2024 tarihli(tebliğ tarihi 26.04.2024) yazılı başvuruda 09.09.2023 tarihli ekspertiz raporu ile başvurularak davacıya ait araçta meydana gelen hasarın giderilmesi için yapılan masrafların taraflarına ödenmesi talebinde bulunulmuş olup DAVALI tarafından ödeme yapılmamış olduğunu, Sigorta şirketine taraflarınca başvuru yapıldığı esnada gerekli tüm belgeler sunulmuş olup geçen süre zarfında davacının aracının hasarına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmamış olması sebebiyle taraflarınca tahkime başvurulduğunu,
ayrıca davalı sigorta şirketine yapmış oldukları başvuru esnasında hasarlı olan davacıya ait aracı inceleme hususunda talep ve bildirimde bulunmaması sebebiyle ayrıca geçen süre de göz önüne alındığında davacıya ait aracın onarım görmüş olduğunu, ekler kısmında aracın hasarlı hali ve onarımlı haline ilişkin fotoğraflar sunulduğunu,
taraflarınca davacıya ait aracın onarımı öncesi sigorta şirketine başvuru ile birlikte sunmuş oldukları ön ekspertiz raporu ile ekler kısmında sunmuş oldukları ekspertiz raporu aynı doğrultuda olup işbu ekspertiz raporunda da görüleceği 26.150,00-TL+KDV’si 4.707,00 TL olmak üzere 30.857,00 TL hasar oluşmuş olduğunu, ayrıca 900,00 TL eksper ücreti olmak üzere toplamda 31.757,00 TL olan hasar bedeli karşılanmamış olduğunu, Sigortacılık Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1426. maddesine göre sigortalı tarafından iyi niyetli olarak uyuşmazlık miktarının tespitine yönelik yapılmış olan tüm masraflar,
faydasız kalmış olsalar bile makul gider olarak kabul edilmiş olduğundan, makul giderin sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerekmekte olduğunu, yapmış oldukları başvuruya istinaden bilirkişi incelemesi takdir edilirse, incelemenin konunun uzmanlık gerektirmesi nedeniyle makine mühendisi bir bilirkişi tarafından Yargıtay’ın emsal kararlarında benimsenen kriterler dikkate alınarak, “gerçek zarar” ilkesi gözetilerek,
denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı bir rapor tanzim ettirilerek yapılmasını talep ettiklerini, somut olayda hasar tespitine yönelik olarak dosyaya sunulu ekspertiz raporu için 900,00-TL ekspertiz ücreti masrafının makul olduğu açık olduğunu ve bu tutarın Sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, 26.09.2024 tarihinde arabuluculuğa başvuru yapılmış ve görüşmeler akabinde anlaşamama durumu söz konusu olduğundan ...
Sigorta A.Ş’ne dava açma zorunluluğu hasıl olmuş olduğunu, söz konusu hasar bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (HMK 107 anlamında belirsiz alacak davası olarak alacak miktarı belirlendiğinde arttırılmak üzere ) daha sonra ıslah etmek üzere belirsiz alacak olarak şimdilik 25.000,00 TL’nin davalıdan karşılanmasını talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle belirsiz alacak davası olarak şimdilik.
(HMK 107 anlamında belirsiz alacak davası olarak alacak miktarı belirlendiğinde arttırılmak üzere ) 25.000,00-TL Hasar Masrafı bedelinin davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan, Ticari Kredilere Uygulanan Avans Faizi ile birlikte (mahkeme aksi kanaatte ise temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine) alınarak taraflarına ödenmesine, 900,00-TL Hasar Ekspertiz Rapor Ücreti, olmak üzere toplam: 25.900,00-TL’nin davalı Sigorta Şirketinden tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacıya ait ... plakalı araca, davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı aracın 04.07.2023 tarihinde %100 kusurlu olarak çarpması sonucu davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelmiş olduğunu, NISSAN - QASHQAI 1.6 TEKNA EXECUTIVE 4X2 GLASSROO marka 2010 MODEL davacıya ait orijinal araç, kaza sonrası değer kaybına uğramış olup, kazadan önceki piyasa fiyatının altında bir rakama alıcı bulabilecek olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, davacının aracında kaza sonrası meydana gelen değer kaybının,
kazada kusurlu olan aracın sigortacısı tarafından sigortalının kusuru oranında mağdur tarafa ödenmesi gerekmekte olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacı sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsil sorumlu bulunmakta olduğunu, buna göre davacının aracında kaza neticesinde gerçekleşen değer kaybı da davacının aracında ekonomik yönden tespit edilebilir maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan, sigorta şirketince bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerekmekte olduğunu ayrıca 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa göre,
Sigortacı, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorunda olduğunu, buna göre davacının aracında oluşan değer kaybının tespiti için bilirkişiye başvurma zorunluluğu doğmuş olduğunu, Bilirkişiden alınacak olan bilirkişi raporunun Yargıtay’ın emsal kararlarında benimsenen kriterler dikkate alınarak, “gerçek zarar” ilkesi gözetilerek,
denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı bir rapor olması elzem olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın tespiti için eksper ... ...'a dosya teslim edilmiş ve eksper dosyaya değer kaybı raporunu sunmuş olduğunu, ekteki faturada da görüleceği üzere ekspere hizmet bedeli olarak 600,00-TL ödenmiş olduğunu, Sigorta Eksperinin tanzim ettiği dilekçeye ekli ayrıntılı faturada da görüleceği üzere araçta oluşan değer kaybına ilişkin 25.000,00 TL zarar tespiti yapılmış olmakla birlikte aracın değer kaybı daha fazla olduğunu, davalı tarafından;
%100 kusurlu araç maliki adına kaza tarihinde yürürlükte olan .... poliçe numaralı Zorunlu Trafik Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi tanzim edilmiş olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın tazmini gerekmekte olduğunu, TTK’nın 1429. Maddesine göre, Sigortacı, aksine sözleşme yoksa sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlü olduğunu, ...
Sigorta A.Ş. ‘ye yapılan 15.08.2023 tarihli(tebliğ tarihi 16.08.2023) yazılı başvurumuzda 14.08.2023 tarihli ekspertiz raporu ile başvurularak davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının giderilmesi için yapılan masrafların taraflarına ödenmesi talebinde bulunulmuş olup DAVALI tarafından ödeme yapılmadığını, Sigorta şirketine taraflarınca başvuru yapıldığı esnada gerekli tüm belgeler sunulmuş olup geçen süre zarfında davacının aracının değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmamış olması sebebiyle taraflarınca tahkime başvurulmuş olduğunu,
Sigortacılık Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1426. maddesine göre sigortalı tarafından iyi niyetli olarak uyuşmazlık miktarının tespitine yönelik yapılmış olan tüm masraflar, faydasız kalmış olsalar bile makul gider olarak kabul edilmiş olduğundan, makul giderin sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerekmekte olduğunu, yapmış oldukları başvurularına istinaden bilirkişi incelemesi takdir edilirse, incelemenin konunun uzmanlık gerektirmesi nedeniyle makine mühendisi bir bilirkişi tarafından Yargıtay’ın emsal kararlarında benimsenen kriterler dikkate alınarak, “gerçek zarar” ilkesi gözetilerek,
denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı bir rapor tanzim ettirilerek yapılmasını talep ettiklerini, 26.09.2024 tarihinde arabuluculuğa başvuru yapılmış ve görüşmeler akabinde anlaşamama durumu söz konusu olduğundan ...
Sigorta A.Ş’ne dava açma zorunluluğu hasıl olmuş olduğunu, söz konusu hasar bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla daha sonra ıslah etmek üzere belirsiz alacak olarak şimdilik (HMK 107 anlamında belirsiz alacak davası olarak alacak miktarı belirlendiğinde arttırılmak üzere ) 1.000,00 TL’nin davalıdan karşılanmasını talep ettiklerini belirterek, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle belirsiz alacak davası olarak şimdilik.
(HMK 107 anlamında belirsiz alacak davası olarak alacak miktarı belirlendiğinde arttırılmak üzere ) 1.000,00-TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan, Ticari Kredilere Uygulanan Avans Faizi ile birlikte alınarak taraflarına ödenmesine (mahkeme aksi kanaatteyse yasal faizi ile), 600,00-TL Hasar Ekspertiz Rapor Ücreti, olmak üzere toplam: 1.600,00-TL’nin davalı Sigorta Şirketinden tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP
Asıl dosyada davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle;Davacı talebinde haksız olup, usul ve esas açısından hukuka aykırı davanın reddi gerekmekte olduğunu, karayolları trafik kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, davacının başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, davacı tarafça zmms genel şartlarında belirtilen ve ibrazı zorunlu olan belgelerle yapılmış bir başvuru bulunmadığından dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu,
başvuran yana yazılı ihtarname iletilmesine rağmen zarar konusu araç davalı şirkete fiziki olarak gösterilmemiş olup buna bağlı olarak usule uygun dava öncesi sigorta şirketine başvuru şartı tamamlanmamış olduğunu, herhangi bir kabul/borç ikrarı anlamına gelmemekle birlikte, başvuranın aracında oluştuğunu iddia ve davalı şirketten de tazminini talep ettiği tutarlar fahiş olup taraflarınca asla kabul edilemez olduğunu, başvuran vekilinin, hasar bedelinin ödenmesi için davalı şirkete başvuruda bulunmuş ve bu başvuru üzerine şirket nezdinde 13/.... numaralı hasar dosyası açılmış olduğunu,
akabinde cevap dilekçemiz ekindeki evraklarda da görüleceği üzere- davalı şirket, başvuranın aracını incelemek ve denetim sağlayabilmek için aracın ekspere gösterilmesine yazılı ihtarda bulunmuş ve ilgili ihtarname, başvuran vekiline bizzat tebliğ edilmiş olduğunu, davacı davalı şirkete 16/08/2023 tarihinde ilk başvurusunu yapmış, davalı şirket tarafından çekilen 17/08/2023 tarihli ihtarnamenin ekte sunulacak olduğunu ancak buna rağmen başvuran taraf, sigortacının riziko konusu değeri (aracı) incelemesine izin verme yükümlülüğüne aykırı gelmiş vefiili/fiziki ekspertiz ve hasar denetimi yapma imkanlarının ellerinden alınmış olduğunu,
zararın varlığını ispat yükü, TBK ve ilgili sair hükümlere göre başvuranda olup başvuran yan, özel bir dava şartı olan davalı sigortacıya başvurma hakkını tam olarak yerine getirmemiş olduğundan dolayı ilgili davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, zira sigortacıya başvuru dava şartının amacı, usul ekonomisi gereği dava öncesi, sigorta şirketinin (asla kabul anlamına gelmemekle birlikte) zararı ölçüp biçip (eğer varsa) öngördüğü ödemeleri yapmasını sağlamak ve tarafların arabuluculuk ruhuyla anlaşabilmelerine ortam tanımakta olduğunu,
tüm bu açıklamalar ışığında başvuran tarafın TTK m.1447’de belirtilen sigorta şirketine bilgi verme ve araştırma yapılmasına izin verme yükümlülüğünü yerine getirmediği aşikar olduğunu, bu yükümlülüğün ihlali neticesinde işbu haksız başvurunun reddi ve asla kabul anlamına gelmemekle birlikte Mahkeme aksi kanaatte ise davalı şirket tarafından ödenecek tutarın artması halinde kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılması gerekecek olduğunu, davalı sigorta şirketinin, rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, T.C.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2016/6107 K. 2018/7206 ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, bu açıklamalar ışığında bakıldığında davalı şirketin kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ilişkin teminat limiti 120.000,00 TL olduğunu, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhe hüküm kurulması halinde Z.M.M.S.
Maddi hasar poliçe limiti 120.000,00 TL olduğundan davalı şirket aleyhine hükmedilecek en yüksek tutarın bu olduğunun dikkate alınmasını talep ettiklerini, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, davalı şirketin kdv’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken kdv ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerekmekte olduğunu, bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına kdv dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin taraflarınca kabulü mümkün olmamakla talebin reddi gerekmekte olduğunu, kdv bedelinden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını,
davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin olarak aracın onarımına dair dosyaya herhangi bir fatura ibraz edilmediğinden, ispat edilemeyen KDV zararının kabulü mümkün olmadığını, fiiliyatta ödenmemiş, ödenmiş olsa dahi ödendiği kanıtlanmamış KDV tutarının davalı şirketten talep edilmesi “gerçek zarar” kavramı karşısında mümkün olmayıp haksız kdv talebinin reddi gerekmekte olduğunu, iskonto uygulanması gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu,
davalı şirketin hasarı yönetim ve iskontolu yedek parça tedarik hakkı bulunduğundan, bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamalarda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak,
yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanması gerektiğini, tek yanlı alınmış ekspertiz rapor ücreti poliçe teminatı kapsamında olmadığını, zorunlu mali mesuliyet sigortasının genel şartlarında sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüş olduğunu, öncelikle davacı eksik belgeyle başvuruda bulunduğundan faize hükmedilmemesi gerektiğini,
yine davacı taraf davalı şirkete 29/04/2024 tarihinde -eksik evrak ile- başvurmuş olup kabul anlamında gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde şirketin temerrüt tarihinin 10/05/2024 olduğunu beyan ettiklerini, avans faiz istemi haksız olup reddi gerekmekte olduğunu, davalı şirketin faiz sorumluluğu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, avans faiz isteminin de haksız olduğunu, zira başvuru sahibi vekilince gerekçesini anlayamadıkları bir şekilde ticari faiz isteminde bulunulmakta ise de;
araç işleteni tacir olmadığı ve araç tescil belgesinde aracın kullanım şeklinin hususi olduğu belirtildiği gibi somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olan başvuru sahibinin işleten ve davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunmamakta, tazminat talebi haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine gönderme yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda da uygulanacak faizin yasal faiz olduğu dikkate alındığında başvuru sahibi vekilinin avans faiz isteminin reddi gerekmekte olduğunu belirterek,
Haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyada davalı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı talebinde haksız olup, usul ve esas açısından hukuka aykırı davanın reddi gerekmekte olduğunu, DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ GEREKMEKTE olduğunu, davacı Kemal TÜRK 04/07/2023 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ......
Esas sayılı dosyasında hasar bedeli tazminatı ve ekspertiz rapor ücreti talep etmiş olduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi...
Esas sayılı iş bu dosyasında da değer kaybı bedeli tazminatı ve yine ekspertiz rapor ücreti talep etmekte olduğunu, aynı kazadan kaynaklanan, tarafları aynı dosyaların usul ekonomisi gereği birleştirilmesini talep ettiklerini, karayolları trafik kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, davacının başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini,
davacı tarafça zmms genel şartlarında belirtilen ve ibrazı zorunlu olan belgelerle yapılmış bir başvuru bulunmadığından dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, başvuran yana yazılı ihtarname iletilmesine rağmen zarar konusu araç davalı şirkete fiziki olarak gösterilmemiş olup buna bağlı olarak usule uygun dava öncesi sigorta şirketine başvuru şartı tamamlanmamış olduğunu, herhangi bir kabul/borç ikrarı anlamına gelmemekle birlikte, başvuranın aracında oluştuğunu iddia ve davalı şirketten de tazminini talep ettiği tutarlar fahiş olup taraflarınca asla kabul edilemez olduğunu, başvuran vekilinin,
hasar bedelinin ödenmesi için davalı şirkete başvuruda bulunmuş ve bu başvuru üzerine şirket nezdinde 13/.... numaralı hasar dosyası açılmış olduğunu, akabinde cevap dilekçemiz ekindeki evraklarda da görüleceği üzere- davalı şirket, başvuranın aracını incelemek ve denetim sağlayabilmek için aracın ekspere gösterilmesine yazılı ihtarda bulunmuş ve ilgili ihtarname, başvuran vekiline bizzat tebliğ edilmiş olduğunu, davacı davalı şirkete 16/08/2023 tarihinde ilk başvurusunu yapmış, davalı şirket tarafından çekilen 17/08/2023 tarihli ihtarnamenin ekte sunulacak olduğunu ancak buna rağmen başvuran taraf,
sigortacının riziko konusu değeri (aracı) incelemesine izin verme yükümlülüğüne aykırı gelmiş vefiili/fiziki ekspertiz ve hasar denetimi yapma imkanlarının ellerinden alınmış olduğunu, zararın varlığını ispat yükü, TBK ve ilgili sair hükümlere göre başvuranda olup başvuran yan, özel bir dava şartı olan davalı sigortacıya başvurma hakkını tam olarak yerine getirmemiş olduğundan dolayı ilgili davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, zira sigortacıya başvuru dava şartının amacı, usul ekonomisi gereği dava öncesi,
sigorta şirketinin (asla kabul anlamına gelmemekle birlikte) zararı ölçüp biçip (eğer varsa) öngördüğü ödemeleri yapmasını sağlamak ve tarafların arabuluculuk ruhuyla anlaşabilmelerine ortam tanımakta olduğunu, tüm bu açıklamalar ışığında başvuran tarafın TTK m.1447’de belirtilen sigorta şirketine bilgi verme ve araştırma yapılmasına izin verme yükümlülüğünü yerine getirmediği aşikar olduğunu,
bu yükümlülüğün ihlali neticesinde işbu haksız başvurunun reddi ve asla kabul anlamına gelmemekle birlikte Mahkeme aksi kanaatte ise davalı şirket tarafından ödenecek tutarın artması halinde kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılması gerekecek olduğunu, davalı sigorta şirketinin, rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, t.c. yargıtay 17. hukuk dairesi e. .... k. .... ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, bu açıklamalar ışığında bakıldığında davalı şirketin kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ilişkin teminat limiti 120.000,00 tl olduğunu, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla,
aleyhe hüküm kurulması halinde z.m.m.s. maddi hasar poliçe limiti 120.000,00 tl olduğundan davalı şirket aleyhine hükmedilecek en yüksek tutarın bu olduğunun dikkate alınmasını talep ettiklerini, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere; zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı’’ nın belirlenebilmesi için cevap dilekçesinde belirtilen kriterlerin incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılması gerekmekte olduğunu, araçlarda değer kaybı hesaplanmasını etkileyen nedenler; aracın mevcut kazadan önce hasar kaydının olup olmadığı,
çalışma kilometresi, marka, model, kullanım şekli, ikinci el piyasa koşulları, onarımın yapılıp yapılmadığı, onarımın yetkili serviste yapılıp yapılmadığı , işlem gören araç parçası sayısı, boya onarımı, değişim yapılan parçanın araçtaki konumu, kullanılan yedek parçasının türü, parça değişiminin nasıl yapıldığı gibi etkenler hesap yapılırken özellikle dikkat edilmesi gerekmekte olduğunu, dilekçede sayılan teminat dışındaki haller somut olayda mevcut olup, bu kriterlerle de değerlendirildiğinden huzurdaki davanın reddi gerektiğini, değer kaybı hesabının genel şartlara göre yapılması gerekmekte olduğunu,
karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasında tarife uygulama esasları hakkında yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik madde 3 uyarınca; sigorta şirketi tarafından ödenecek değer kaybı tutarı maddi teminat limitinin %15'ini aşamayacağını, 04/07/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında poliçe teminat limiti 120.000,00-tl olup ilgili kanun hükmü uyarınca hükmedilecek değer kaybı tazminatı tutarı (120000*15/100=18000) 18.000,00-tl'yi aşamayacak olduğunu, tek yanlı alınmış ekspertiz rapor ücreti poliçe teminatı kapsamında olmadığını,
zorunlu mali mesuliyet sigortasının genel şartlarında sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüş olduğunu, öncelikle davacı eksik belgeyle başvuruda bulunduğundan faize hükmedilmemesi gerektiğini,
yine davacı taraf davalı şirkete 29/04/2024 tarihinde -eksik evrak ile- başvurmuş olup kabul anlamında gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde şirketin temerrüt tarihinin 10/05/2024 olduğunu beyan ettiklerini, avans faiz istemi haksız olup reddi gerekmekte olduğunu, davalı şirketin faiz sorumluluğu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, avans faiz isteminin de haksız olduğunu, zira başvuru sahibi vekilince gerekçesini anlayamadıkları bir şekilde ticari faiz isteminde bulunulmakta ise de;
araç işleteni tacir olmadığı ve araç tescil belgesinde aracın kullanım şeklinin hususi olduğu belirtildiği gibi somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olan başvuru sahibinin işleten ve davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunmamakta, tazminat talebi haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine gönderme yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda da uygulanacak faizin yasal faiz olduğu dikkate alındığında başvuru sahibi vekilinin avans faiz isteminin reddi gerekmekte olduğunu belirterek,
Haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Asıl davada, dava 04/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta hasar bedeli zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalının ekspertiz rapor bedeli ile değer kaybı zararından sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Birleşen dosyada dava, 04/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalının ekspertiz rapor bedeli ile değer kaybı zararından sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, davalı sigorta şirketine, Corpus Sigortaya, Allianz Sigortaya yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu ve araçların trafik tescil kayıtlarının dosyaya eklenmiş olduğu görülmüştür.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında 30/04/2025 Tarihli gerekçeli karar ilamı ile mahkememiz iş bu dosyası ile aralarında şahsi, hukuki ve fiili bağlantı olduğu gerekçesi ile birleştirilmesine karar verilerek mahkememiz iş bu dosyası arasına gönderildiği görülmüştür.
Mahkememizin 30/04/2025 tarihli duruşmasının 8 nolu ara kararında dosyanın Makine Mühendisi bilirkişine tevdiine karar verildiği, bilirkişi raporunun 10/06/2025 Tarihinde dosyaya sunulduğu incelenmesinde "Dava konusu dosya ile tarafıma tevdi edilen görevin tespitine yönelik gerekli incelemeler tamamlanmıştır. Yapılan İnceleme ve değerlendirmelerde; ... plaka sayılı araç sürücüsü M.
Anıl TOPAL meskun mahalde günün gündüz vakti park yerinden çıkarken gerekli dikkat ve özeni çevresinde bulunan diğer araçlara vermesi, park etmiş olduğu cadde üzerinde seyir halinde olan diğer araçları da dikkate alarak seyrine müteyakkız bir şekilde başlaması ve devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüz şekilde seyirle park ettiği konumdan geri geri çıkarken dava konusu araca çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği olayda asli ve tam kusurlu olduğu; ... plaka sayılı araç sürücüsünün, ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından küsürünün olmadığı,
Dava konusu ... plaka sayılı araçta 04/07/2023 tarihli kaza sonrası oluşan hasar bedelinin 31.757,00TL olduğu, kusur oranında gerçek hasar zararının ise 31.757,00TL olduğu, Dava konusu ... plaka sayılı araçta oluşan Toplam Değer Kaybı bedelinin 50.000 TL olduğu değerlendirilmiştir. Davali siğorta firmasi tarafından siğortalanan konu araç için Kaza Başına Maddi Limitinin 120.000,00TL olduğu, limitin yeterli olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde raporun düzenlendiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından 24/06/2025 Tarihli ıslah dilekçesi sunulduğu, görülmüştür.
Davacı tarafça esas dosya yönünden davalı sigorta şirketine 26/04/2024 tarihinde başvurulmasına rağmen davalının 8 iş günü içerisinde ödeme yapmadığı ve bu şekilde 10/05/2024 tarihi itibari ile davalının temerrüde düştüğü değerlendirilmiş ve kararda bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
Davacı tarafça birleşen dosya yönünden davalı sigorta şirketine 05/04/2024 tarihinde başvurulmasına rağmen davalının 8 iş günü içerisinde ödeme yapmadığı ve bu şekilde 25/04/2024 tarihi itibari ile davalının temerrüde düştüğü değerlendirilmiş ve kararda bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
Davacı tarafça kararda avans faizi uygulanması talep edilmiş ise de, davalı sigorta tarafından sigortalanan ... plaka sayılı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmekle kararda yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin esas ve birleşen dosya yönünden ayrı ayrı faturalandırılan eksper ücreti talep ettiği, esas dosyada ise raporda tespit edilen hasar ve eksper bedelinin dahil edildiği sonuç miktar itibari ile ıslah dilekçesinin dosyaya sunulduğu ve bu şekilde ıslahın hasar ve eksper bedelini kapsayacak şekilde olduğu Mahkememizce dikkate alınmış ve talebe göre karar verilmesi yoluna gidilmiş olup, birleşen dosya açısından ise değer kaybı yönünden davanın ıslah edildiği ve sonuç toplam dava değerine eksper ücretinin dahil edilmediği görülmüş ve söz konusu miktar yargılama giderlerine dahil edilerek karar verilmesi yoluna gidilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, asıl ve birleşen dosya yönünden poliçe limitinin tek olmasıda dikkate alınarak usul ekonomisi gereğince esas dosya üzerinden yargılamaya devam edilmiş, 04/07/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile tarafların kusur durumları ile hasar bedeli ve değer kaybı tazminat bedellerinin tespiti için makine mühendisi bilirkişiden 07/06/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın olayda asli ve tam kusurlu olduğu;
... plaka sayılı araç sürücüsünün ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı, dava konusu ... plaka sayılı araçta 04/07/2023 tarihli kaza sonrası oluşan hasar bedelinin eksper ücreti ile birlikte (raporda eksper ücreti dahil edilerek söz konusu miktara ulaşılmıştır) 31.757,00TL olduğu, kusur oranında gerçek hasar zararının ise 31.757,00TL olduğu, dava konusu ... plaka sayılı araçta oluşan Toplam Değer Kaybı bedelinin 50.000 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat taleplerinden sorumlu olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin 24/06/2025 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, ASIL DAVA YÖNÜNDEN.
Davanın KABULÜ ile, hasar ve eksper bedeli olmak üzere toplam 31.757,00-TL tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 10/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ATM'NİN...
ESAS .......KARAR SAYILI DOSYASINDA, Davanın KABÜLÜ ile, 50.000,00-TL değer kaybı tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, temerrüt tarihi olan 25/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-Davanın KABULÜ ile, hasar ve eksper bedeli olmak üzere toplam 31.757,00-TL tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 10/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 2.169,32-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 442,28-TL ve ıslah harcı 960,00-TL'nin mahsubu ile eksik 767,04-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 442,28-TL peşin harç ve 960,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.829,88-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 2.150,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ATM'NİN... ESAS 2...... KARAR SAYILI DOSYASINDA,
1-Davanın KABÜLÜ ile, 50.000,00-TL değer kaybı tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, temerrüt tarihi olan 25/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 3.415,50-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL'nin mahsubu ile eksik 3.415,50-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri ve 600,00TL Eksper ücreti olmak üzere toplam 2.627,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/09/2025
Katip · e- imzalıdır Hakim · e- imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1012, K. 2025/767, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama