KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/202
- Karar No
- 2025/768
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- —
- Esas no
- Esas
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.155 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Av.
DAVALI
VEKİLİ : Av.
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/07/2024
KARAR TARİHİ : 19/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin Mithatpaşa mahallesi, Güneşli sokak, Yoka Sitesi müteahhidi olduğunu, davalı tarafından su fatura bedelinin tarifeye göre hukuka aykırı bir şekilde fazla alınması ve binada takılı olan su sayaçlarının davalı tarafından sökülmesi sonucunda meydana gelen zararın tazmini gerektiğini, davalı müdürlük tarafından su fatura bedelinin tarifeye göre hukuka aykırı bir şekilde fazla alınması nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.500,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini,
müvekkilinin şirketine ait inşaatta takılı olan su sayaçlarının davalı tarafından hatalı bir şekilde sökülerek götürülmesi sonucunda taşınmazda meydana gelen zararlara ilişkin olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.500,00-TL'nin zararın meydana geldiği itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafından dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiklerini, hak düşürücü süre itirazları olduğunu, bu nedenle de davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının iddiaları gerçeği yansıtmamakta ve soyut iddialar içerdiğini, dolayısıyla herhangi bir hukuki dayanağı da olmadığını, davacı tarafından idarelerine yapılan ilk müracaat, 2020 yılında kanal tahakkuk birimine şantiye aboneliği için yapıldığını,
ancak davacı akabinde yapması gereken hukuki prosedürleri devam ettirmediği için abonelik işlemleri tamamlanamadığını, fen memurluğunca düzenlenen bina sıhhi tesisat kontrol belgesinde endekslerin ilk aboneliğe ilişkin ilk abone endeksi olduğunu, şantiye sayacından binadaki sayaçlara su verildiği, sayaçların kaski sayacı olmadığı,
bu nedenle değiştirilmesi gerektiği ve sayaç ücretlerinin her dairenin faturasına yansıtılacağını,...’nın bilgisi dahilinde olduğu belirtilmiş olup bu belge ....' ya da tebliğ edildiğini, davacının ödemesi gereken tutarın, yönetmelik maddeleri ve genel kurulda belirlenen cezalı tarifeye istinaden 121917 numaralı tutanak ile tahakkuk yapıldığını, öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.
6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur.
7155 sayılı yasanın 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesindeki; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki düzenleme ile kanunun yürülüğe girdiği 01.01.2019 tarihinden sonra açılacak konusu alacak ve tazminat olan ticari davalarda arabuluculuk müessesesi getirilmiş ve arabuluculuk için başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.
Öte yandan 05/04/2023 tarihli ve ..... sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda dördüncü bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla beşinci bölüm eklenmiş ve eklenen 18/a maddesine göre;
(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın,dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..."
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2022/4534 E, 2023/3417 K sayılı ilamında “…Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari dava niteliğindeki alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde hüküm tesisi yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,
TTK'ya eklenen 5/A maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddeleri kapsamında dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.” denildiği görülmüştür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin: 2023/1047 E, 2024/4340 K tarihli kararında “…..Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki tarafın tacir ve ticari işletmesiyle ilgili olan nispi ticari davada davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararından sonra davacı tarafından arabulucuya başvurulduğu, dava tarihinin davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı tarih olduğu, davacı tarafından, 6325 sayılı Kanun'un 18/A, 2 fıkrasına göre dava açılmadan önce, arabulucuya başvurulmadığının sabit olduğu bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ''gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararının onandığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça davanın 12/07/2024 tarihinde Kayseri 1.Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı,asliye hukuk mahkemesi tarafından, mahkememize görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır
Davanın Ticaret Mahkemesinin görevi kapsamına girmesi ve dava konusu itibari ile davanın arabuluculuğa tabi olmasına rağmen davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmadığı,görevsizlik kararından sonra 03/03/2025 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından, tamamlanamayan dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine karar veriliştir.
Katip · ¸E-imzalıdır Hakim · ¸E-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/202, K. 2025/768, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama