KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi "Türk Milleti Adına"
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/310
- Karar No
- 2021/412
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2021
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- İlgili icra dosyası
- Konya . İcra Dairesi ... Esas
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı tarafça 16/03/2016 keşide tarihli 30/12/2016 vade tarihli, 190.000,00 TL bedelli senet için müvekkil aleyhine Konya. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığının ancak müvekkilinin böyle bir borcunun olmadığını, Konya.
Asliye Ticaret Mahkemesi D.İş Sayılı dosyasınca icra dosyasının tedbiren durdurulması ve icra dosyaya yatırılan paranın karşı tarafa ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiğini, ayrıca senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle söz konusu senede ilişkin imza incelemesi yapılmasını, Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin tedbir kararının devamına karar verilmesini, senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilerek karşı tarafın %20’den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle;16/03/2016 keşide tarihli 30/12/2016 vade tarihli, 190.000,00 TL bedelli senette yer alan imzanın davacıya ait olduğunu, davacının yazılı belge ile borçlu olmadığı iddiasını ispat etmek zorunda olduğunu, senedin defterlere işlenmemesinin senedi hükümsüz bırakmayacağını savunarak davanın reddini ve davacının %20’den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki ihtilaf; davaya ve takibe konu bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığı ve davacının bu bono nedeniyle borçlu olup olmadığı hususlarından ibarettir.
Davaya ve takibe konu 16/03/2016 keşide tarihli, 30/12/2016 vade tarihli ve 190.000,00 TL bedelli bononun keşidecisinin ..., lehtarının ise .... Olduğu anlaşılmıştır.
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş ...D.İş. Karar sayılı kararı ile eldeki davaya konu takip dosyasına yatacak paraların tedbiren takip alacaklısına ödenmemesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasını talep etmiş ise de; davacının bonodaki keşideci imzasını inkar etmesi, ödeme iddiasında bulunmaması, bononun defterlerde kayıtlı olup olmamasının eldeki uyuşmazlığın çözümüne bir katkı sağlamayacak olması nedeniyle ve usul ekonomisi gereğince davacının bu talebi yerinde görülmemiştir.
Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E sayılı dava dosyasında yer alan ve bir sureti bu dosya arasına alınan 07.08.2020 tarihli kriminal raporu ile davaya ve takibe konu bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olduğu tespit edilmiştir.
Yine, ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 12.07.2021 tarihli rapor ile de bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya ve takibe konu 16/03/2016 keşide tarihli, 30/12/2016 vade tarihli ve 190.000,00 TL bedelli bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK'nın 72/4. Maddesine göre; Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Somut olayda, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş ... D.İş. Karar sayılı kararı ile tedbir kararı verildiğinden ve Mahkememizce de bu tedbir kararının devamına karar verildiğinden davalı alacaklı lehine tazminat hükmedilmesi gerekmiştir.
2004 sayılı İİK'nın 72/5. Maddesine göre; Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip du-rur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Somut olayda dava, davacı borçlu lehine neticelenmediğinden davacının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/310, K. 2021/412, 23 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama