İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/236 K.2023/634

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.

Esas2022/236Karar2023/634Tarih12 Ekim 2023Okuma20 dk · 3.917 kelime

KÜNYE

Mercii
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/236
Karar No
2023/634
Karar tarihi
12 Ekim 2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.917 kelime·20 dk okuma·18 bölüm

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO

KARAR NO

HAKİM

KATİP

DAVACI

VEKİLLERİ

DAVALI

VEKİLİ

DAVA İHBAR OLUNAN

DAVA

Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ

KARAR TARİHİ

KARARIN YAZILDIĞI TARİH

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; uyuşmazlık konusu tesisle ilgili olarak, müvekkili davacı ile davalı şirket arasında “Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması” imzalandığını, sözleşme maddesinde bahsedilen "sistem kullanım/dağıtım bedelinin", davalı tarafından hazırlanarak EPDK tarafından yayımlanan tarifelere göre belirlendiğini,

davacıya uygulanan son dönem tarifesinin (01/01/2022 itibarıyla) Üreticiler İçin Veriş Yönünde Tek Terimli Dağıtım Tarifesi’nin lisanslı üreticiler için 3,8193 kr/kWh, Lisanssız Üreticiler için ise 28,2765 kr/kWh olduğunu, şeklinde olduğunu, davanın ikame edildiği tarih itibarıyla davacının üreterek dağıtım sistemine verdiği her kWh elektrik enerjisine karşılık 28,2765 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alındığını, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım

yapıldığını, bu bağlamda davacıdan 28,2765 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken buna karşın

aynı hizmeti alan diğer üreticilerden sadece 3,8193 kuruş alındığını, tarife cetvellerindeki sistem kullanım/dağıtım bedellerinden derlenerek taraflarınca hazırlanan ve aşağıda sunulan karşılaştırma tablosundan da açıkça görüleceği üzere, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, buna göre; lisanslı-lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticilerden aynı bedel alındığını, bu bedelin (1 Ekim - 31 Aralık 2016 dönemi

için) 0,7596 kuruş olduğunu, 1 Ocak 2017 itibarıyla üreticiler arasında ayrıma gidilerek, lisanssız üreticilerin

dağıtım sistemi üzerinde ek maliyet oluşturduğu gerekçesine dayalı olarak, lisanssız üreticilerden

daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, buna dayanak olacak şekilde

davacının ek maliyet oluşturmadığını, buna göre tamamen aynı hizmeti aldığı ve aralarında herhangi bir ayrım yapılmasına hukuken imkan olmadığı halde davacıdan, ürettiği her bir kWh elektrik enerjisi başına neredeyse 10

kat oranında artırım yapılmak suretiyle sistem kullanım/dağıtım bedeli alındığını, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu yöntemle davacıdan haksız yere fazladan tahsil edilen tutarın 400.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, uyuşmazlık konusu lisanssız elektrik üretim tesislerinin hukuki altyapısının 6446 sayılı

Elektrik Piyasası Kanunu'nun 14 üncü maddesinde düzenlendiği, anılan maddeye göre bu tesislerin,

yenilenebilir enerji kaynaklarının ülke ekonomisine kazandırılması amacıyla desteklendiği ve bu

kapsamda "lisans alma" ve "şirket kurma" yükümlülüklerinden de muaf tutulduğunu, bunların dışında

başkaca hiçbir konuda, lisanslı ve lisanssız elektrik üretim faaliyeti arasında ayrım yapılmadığını, nitekim 12/05/2019 tarihli ve 30772 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan “Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği”nin 1 inci maddesine göre; lisanssız elektrik üretimiyle "küçük ölçekli üretim tesislerinin ülke ekonomisine kazandırılması ve küçük ölçekli üretim kaynaklarının etkin kullanımının sağlanması" ile "elektrik şebekesinde meydana gelen kayıp

miktarlarının düşürülmesi"nin amaçlandığının açıkça düzen altına alındığını, diğer taraftan 6446 sayılı Kanunun "Dağıtım faaliyeti" başlıklı 9/2 maddesine göre;"Dağıtım şirketi, lisansında belirtilen bölgedeki dağıtım sistemini elektrik enerjisi üretimi ve satışında rekabet ortamına uygun şekilde işletmek, bu tesisleri yenilemek, kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmak, dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olan tüm dağıtım sistemi kullanıcılarına ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin hizmet sunmakla

yükümlü" olduğunu, dağıtım bedellerinin nasıl belirleneceğinin 6446 sayılı Kanunun "Tarifeler ve tüketicilerin

desteklenmesi" başlıklı 17/6-(ç) bendinde düzenlendiğini, bedelin nasıl belirleneceği ve tahsil edileceğinin, yani uygulanmasının, 31/12/2015 tarihli ve 29579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan "Dağıtım

Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve

Esaslar"da düzen altına alındığını, düzenlemeden anlaşıldığı üzere, sistem kullanım/dağıtım bedelinin, farklı

uygulanmasının yegane şartının, lisanssız üretim tesisinin dağıtım sistemi üzerinde ek maliyet

oluşturması olduğunu, lisanssız üreticilerden alınan sistem kullanım/dağıtım bedeli bakımından diğer üreticilerden daha fazla bedel alınmasına sebep olacak herhangi bir ek maliyet ya da fazla hizmetin

bulunmadığını, somut olay bağlamında davalının, mevzuatta açıkça belirlenen ek maliyet sebebini

ortaya koymadan sanki ek maliyet varmış gibi Davacıdan fazla ve fahiş miktarda tahsilat yaptığı,

hal böyle iken tüm üreticilerin dağıtım şirketinden aldığı hizmet tamamen aynı olduğu halde

diğerlerine nazaran davacıdan daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmasının herhangi bir

teknik veya mali/finansal sebebi bulunmadığını, bilim, sanat ve fen kurallarına göre objektif ve somut bir şekilde; davacının diğer üreticilere nazaran dağıtım sistemi üzerinde ek maliyet oluşturduğu ve bu sebeple de fazladan sistem

kullanım/dağıtım bedeli alındığının iddia edilemeyeceği,

Olayı somut hale getirmek gerekirse; "birbirine komşu parsellerde kurulu olan" ve "her ikisi

de aynı trafo üzerinden dağıtım sistemine bağlanan" iki farklı güneş enerjisi santralinin ("GES'")

olduğu bir örnekte; her iki tesisin sistem üzerinde oluşturduğu maliyet tamamen AYNI olduğu

halde; Davacıdan 400.568,35 TL (yıllık) sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken diğer üreticiden

sadece 55.627,56 TL (yıllık) sistem kullanım/dağıtım bedeli alındığını, uyuşmazlıkta adli yargı görevli olduğuna göre, uyuşmazlık konusu tahsilatlara sebep olan tarifenin de işbu davada hukuki denetime tabi tutulmasının zorunlu olduğunu, Uyuşmazlık konusu olayın sözleşmeden doğmuş olup bu sözleşme önceden tek taraflı olarak

hazırlanmış ve tüm benzer olaylarda standart olarak kullanıldığı ve sisteme bağlantı yapılması

öncesinde davacıya dayatıldığını, bütün bunlar, uyuşmazlık konusu sözleşme kuralının genel işlem

koşulu olduğunu ortaya koyduğunu, uyuşmazlık konusu bedelin fazladan tahsilinin, açıkça dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu bedelin, genel tarife üzerinden tahsil edilmesi gerektiğini, sözleşme adaletinin sağlanmasının zaruri olduğunu, "Mülkiyet hakkı"na müdahale niteliğindeki uyuşmazlık konusu fazla bedel tahsilatının

hukuken korunamayacağını, huzurdaki davada, davacıya oldukça yüksek miktarda uygulanan sistem kullanım/dağıtım bedelinin gerçekte ne kadar olması gerektiğinin ve bu kapsamda davacıdan fazladan yere tahsil

edilen bedellerin bu aşamada hesaplanmasının objektif şartlar dahilinde mümkün olmadığını, zira uyuşmazlık konusu dağıtım sistem kullanım bedelinin belirlenmesine ilişkin hususların

22/8/2015 tarihli ve 29453 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Elektrik Piyasası Tarifeler

Yönetmeliği" ile bu Yönetmeliğe dayalı olarak 19/12/2015 tarihli ve 29567 sayılı "Dağıtım

Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ"de düzen altına alındığını, uyuşmazlık konusu sistem kullanım/dağıtım bedelinin anılan Yönetmeliğin 24 üncü

maddesine göre; davalı şirket tarafından hazırlandığını, davacının elektrik dağıtım sistemi üzerinde ne kadar ek maliyet oluşturduğu afaki dahi olsa

hesaplanamadığından ve buna bağlı olarak da davacıdan haksız yere fazladan tahsil edilen (dava

konusu) bedellerin miktarı bu aşamada ortaya konamadığından işbu davadaki talebin belirsiz alacak

olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek; davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya

çıkacak gerçek alacak tutarına talebi artırmak üzere, davacıdan dava tarihine kadar fazladan tahsil

edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam

tutar için şimdilik 1.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline ve davacıya verilmesine, alacağa konu

bedellere, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca

mevduata uygulanan azami faiz veya her halükarda en yüksek ticari faiz/değişen oranda avans faizi

uygulanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; tarifelerin, üstün kamu iradesi tarafından herkes için bağlayıcı nitelikte olmak üzere EPDK tarafından belirlenmekte olup idari birer işlem niteliğinde olduğunu, şirketlerin tarifeleri uygulamama yönünde bir takdir yetkisi bulunmadığı, Müvekkiline ait yanlış bir uygulama sebebiyle değil EPDK

tarafından yapılan bir idari düzenleme sebebiyle oluştuğu iddia edilen farkın talep edildiğini, bu nedenle davada idari yargının görevli olduğunu, dava EPDK tarafından düzenlenen tarifeye dayalı olarak yapılan faturalandırmalara karşı

açılmış bulunduğundan öncelikle pasif husumetin temelde EPDK’ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını, dava konusu uyuşmazlığın temeli niteliğindeki idari işlemin iptali için açılan davada

Danıştay . Dairesinin verdiği ... esas ... karar sayılı karar ile davanın reddine karar

verdiğini, hukuk mahkemesinin idari yargının yada EPDK’nin yerine geçerek dağıtım bedeli katkı

payını belirlemesinin yada kaldırmasının düşünülemeyeceğini, dava davacının kendisi aleyhine sebepsiz zenginleşme iddiasına dayanmakta olup, davacı

baştan itibaren kendisine uygulanan dağıtım tarifesinden haberdar oluğunu, sebepsiz zenginleşmeden

doğan istem hakkının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki

yılda sona ereceğinden davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacının faturalara TTK 21. Maddesinde gösterilen sekiz günlük süre içinde itirazda bulunmadığını, Kanun gereğince

faturanın içeriğini kabul etmiş sayıldığını, ayrıca söz konusu faturaları ticareti defterlerine işlemek

suretiyle içeriğini benimsemiş olduğunu, müvekkilinin 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun Teşkilat ve Görevleri

Hakkında Kanun ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde faaliyet gösteren 6446 sayılı

yasanın 3/1-c maddesi çerçevesinde lisansında belirlenmiş dağıtım bölgesi olan Konya, Aksaray,

Niğde, Kırşehir, Nevşehir ve Karaman olmak üzere 6 ilde mülkiyeti kamuya (TEDAŞ’a ) ait olan

elektrik dağıtım tesisleri ve şebekesini işleten elektrik dağıtım şirketi olduğunu, davacının ise lisanssız güneş enerjisi santrali (GES) işletmecisi olduğunu,

yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yapılan mevzuat çalışmalarından incelenmesi

gereken bir diğer kanunun ise 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu olduğu, Kanunun, elektrik

piyasasına ilişkin genel bir kanun niteliği taşımasının yanında elektrik üretiminde kullanılan

yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik lisanslı veya lisanssız bir şekilde yenilenebilir enerji

kaynaklarından enerji elde edilmesinin 6446 sayılı Kanun çerçevesinde ele alındığı, 6446 S.K. 3/1.t

maddesinde lisansın, tüzel kişilere piyasada faaliyet gösterebilmeleri için bu Kanun uyarınca verilen

izin şeklinde tanımlandığını,

davacının lisanssız statüde olması sayesinde tüm bu bedelleri ödemekten muaf tutulduğunu, ayrıca üretim lisansı başvurusunda bulunan tüzel kişiden, önlisans yükümlülüklerinin yerine

getirilmesini müteakiben üretim tesisinin lisansında belirlenen inşaat süresi içerisinde kurulmaması

halinde irat kaydedilmek üzere, kurulmak istenen üretim tesisinin niteliğine ve büyüklüğüne göre

yatırım tutarının yüzde onunu geçmemek üzere teminat mektubu alındığını, bu kanuni düzenlemelerin yanı sıra lisanslı üreticilerin 02.11.2013 tarih 28809 sayılı Resmi

Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ile EPDK kararlarına konu edilmiş pek

çok ek hukuki yükümlüğe tabii kılınmışken lisanssız santrallerin lisans almak ve lisans almanın yanında getirdiği pek çok ek yükümlülükten muaf tutulduklarını, tüm bu yasal hukuki statü avantajlarının yanında lisanssız elektrik üreten tesislerin

ürettikleri enerjiyi daha yüksek bir bedelle satmaları sayesinde fiyat avantajına sahip olduklarını,

29/12/2010 tarihli ve 6094 sayılı Kanunun hükmüne göre düzenlenen I Sayılı Cetvel’de

Güneş Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi’nde uygulanacak fiyatın 13,3 ABD Doları cent/kWh olduğunu, 03.12.2010 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik

Üretimine İlişkin Yönetmelik gereği, güneş enerjisine dayalı üretim tesislerine YEK destekleme

mekanizması kapsamında belirlenen kWh başına 13,3 dolar/cent ile ihtiyaç fazlası enerjinin 10 yıl

süre ile üreticilere görevli tedarik şirketi tarafından ödenmekte olduğunu, Rüzgâr ve Güneş Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Önlisans

Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği gereği lisanslı santral kurmak isteyen her bir tüzel

kişinin TEİAŞ’a katkı payı ödemek veyahut alım garanti fiyatı için yarışmaya katılarak en düşük fiyat teklifini yapmak zorunda olduğu, Rüzgâr ve Güneş Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak

Üzere Yapılan Önlisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği’nin 6 ncı maddesi 3 üncü fıkrası

kapsamında seçim işleminin Şirket lehine ise bu katkı payı teklifi esas alınarak yönetmelik

hükümlerine göre yarışmanın sonuçlandırıldığını, 2015 yılında TEİAŞ tarafından yapılan 600 MW

GES ihalesinde 13,3 dolar çent alım garantisine karşılık 2 milyon TL’leri bulan katkı payı

ödemelerini TEİAŞ’a yapmak üzere ihalenin sonuçlandığını, davacının Lisanssız santral için başvuru yaptığı Mart 2016 yılında kWh başına alım

garantisi 6,99 dolar/cent civarında iken, 2021 yılında ise YEKA kapsamında kurulan lisanslı tesisler

için alım garantisi birim fiyatlarının 20 kuruş/kWh civarında olduğu, davacının tesis kurulum

aşamasında TEİAŞ’a herhangi bir katkı payı ödemesi yapmadığından veya tavan fiyatın düşürülerek

yarışmaya girmemesinden dolayı lisanslı tesis, kapsamında değerlendirilmesinin söz konusu

olmadığını, Lisanslı tesisler için Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 30/6.

Maddesi uyarınca, transformatör ve/veya hat kaybı uygulanması söz konusuyken davacının lisanssız

tesisinde böyle bir uygulamaya tabii olmadığını, Lisanslı üreticiler tarafından yükümlülükleri kapsamında üstlenilen ancak, lisanssız üreticiler

tarafından karşılanmayan tüm bu maliyetlerin lisanssız üreticiler adına sistemde ek yük oluşturduğunu, tüm bu açıklamalar ışığında davacının lisanssız GES’e yatırım yapmayı lisanslı / lisanssız

ayrımını avantajlı dezavantajlı yönlerini bilerek basiretli bir tacir olarak tercih ettiği ve kendi tercih

ettiği statü üzerinden hukuk güvenliği ve hukuki öngörülebilirlik içinde EPDK tarafından bir idari

işlem olarak belirlenen tarife ile fiyatlandırıldığı, davacının durumu itibariyle baştan itibaren lisanslı

GES’lere göre lisanssız GES’ler ilgili farklılıklar baştan itibaren davacı açısından hukuki

öngörülebilirlik ve bunun getirdiği hukuki güvenlik ilkesinin bir yansıması olarak nasıl bir hukuki

muamele karşılaşacağını bildiği, bu yönüyle de davanın açıkça kötü niyetli olup haksız bir menfaat

sağlamaya dönük olduğunu, dağıtım tarifelerinin; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji

maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak

bedellerden oluştuğunu, dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin 31.12.2015 tarihli ve 29579 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik

Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına ilişkin Usul ve Esaslarda (Usul ve Esaslar) belirlendiğini, Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinin ilki 22.08.2015 tarihli Resmi Gazetede

yayınlanarak 01.01.2016 tarihinde, ikincisi 19.06.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak ilkini

ilga etmek suretiyle 01.01.2021 tarihinde yürürlüğe girdiğini, yönetmelikler kapsamında dağıtımla ilgili iki temel tarife dağıtım bağlantı tarifesi (bağlantı

tarifesi) ve dağıtım tarifesi olmak üzere iki ayrı başlıkta eski ve yeni Yönetmeliğin 6 ve 9.

Maddelerde düzenlendiğini, eski ve yeni her iki yönetmeliğe göre bağlantı tarifelerinin şebeke yatırım

maliyetlerini kapsamadığını, bağlantı yapan kişinin iç tesisatının dağıtım şebekesine bağlanması için inşa edilen bağlantı hattı kapsamında katlanılan masraflar ile sınırlı olduğunu, üreticilerden alınan bedellerin gelir tavam üzerinde kalan kısmı tarifeye tekrar iade edildiğini, bu kapsamda 29.12.2016 tarihli 6338 sayılı Kurul Kararı ile lisanslı ve lisanssız üreticilerin birim fiyatları ayrıştırılmış olup 31.12.2017 den önce devreye giren santrallere üretici yönündeki

lisanssız fiyatından %75 İndirim uygulandığı, bu indirim kapsamındaki santrallerin 31.12.2021

tarihine kadar 4 yıldan fazla indirimden faydalandığı, 30.12.2021 tarihli ve 10700 sayılı Kurul

Kararı ile 2016 yılında veriler indirim geri alınarak, lisanslı ve lisanssız olmak üzere üreticilere

tarifelerin sadeleştirildiğini, dağıtım tarifelerinin sadece birim fiyat karşılığı elektrik bedeli değil, esasen dağıtım

faaliyetlerinin ne şekilde finanse edileceğinin Devlet (EPDK) tarafından planlanması niteliğinde

olduğunu, bu noktada tarifelerin davacının iddiasını aksine sadece belli bir tesisat yada abone

grubunun durumu değil sistemin bütünü nazara alınarak tarifelerin belirlendiği, o yüzden davacının

“lisanslının şebekeye maliyeti, lisanssızınkinden farklı değildir, o zaman neden dağıtım bedeli

farklıdır” şeklinde ortaya koyduğu gerekçenin temeli bulunmadığını, %75 indirim uygulandığını, EPDK tarafından belirli periyotlarda yayınlanan “Elektrik Faturalarına Esas Tarife

Tablolarında” Nihai Tarife Tablosu kısmında lisanssız üreticiler için veriş yönünde alınması gereken

dağıtım bedellerinin belirtildiğini, bağlantı anlaşmalarının genel işlem şartı içerdiği değerlendirmesinin hukuki bir dayağının bulunmadığını, davaya konu talebin hukuki öngörülebilirlik ve hukuk güvenliği yönüyle de kabulünün

mümkün olmadığını, ödeme tarihinden itibaren mevduata uygulanan azami faiz veya en yüksek ticari faiz/değişen

oranlarda faiz talebinin de diğer talepler gibi mesnetsiz olduğu belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, alacak isteminden ibarettir.

Taraflar arasındaki ihtilaf: davalı dağıtım şirketinin lisanslı üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi ile lisansız üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi arasında fark olup olmadığı, bu farkın dayanağının ne olduğu, dağıtım tarifelerinin kim tarafından hazırlandığı, dağıtım tarifesinin belirlenmesinde davalının etkisinin bulunup bulunmadığı, üreticilere uygulanan tarifelerdeki farklılığın yasaya uygun olup olmadığı, lisanssız üreticilerin lisanslı üreticilere kıyasla sisteme bağlanmasının daha fazla maliyet gerektirip gerektirmediği, bu ek maliyetlerin nelerden ibaret olduğu,

ihtiyaç fazlası enerji yönünden davacının dağıtım bedeli katkı payından sorumlu olup, olmadığı davacıdan tahsil edilen dağıtım bedellerinin davalıdan istirdadının gerekip gerekmediği, varsa tutarının ne kadar olduğu, uyuşmazlığın çözümünde adli yargı mercilerinin görevli olup olmadığı, dava şartı eksikliği bulunup bulunmadığı, davalının husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davada zaman aşımı süresinin dolup dolmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Davanın sistem kullanım/dağıtım bedeli adı altında davalı tarafça tahsil edilen tutarın istirdadına ilişkin olup, davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, dava tarihi itibariyle ihtilafa uygulanması gereken 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığı, bu bakımdan zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığı, uyuşmazlığın özel hukuka ilişkin eylemlerden kaynaklanması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmış davalının yargı yolu itirazı da yerinde görülmemiştir.

Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak Elektrik Yüksek Mühendisi Mehmet Türkuçar, Elektrik mühendisi Mehmet Çamcı ve Mali Müşavir Hasan Göngör tarafından alınan 09/03/2023 tarihli heyet raporunda, taraflar arasında akdedilen " Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım

Anlaşması" nda dağıtım sistem kullanım birim fiyatı ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı ve anlaşma ile mevzuatın ve mevzuat değişikliklerinin geçerli kılındığı, lisanslı ve lisanssız elektrik

üreticilerinin teknik olarak dağıtım sistemini kullanmalarında birbirlerine göre bir farklılık

bulunmadığı ve lisanssız üreticilerin dağıtım sistemine ilave maliyet ve külfet oluşturmadığı, ancak

Yasal mevzuat gereğince Lisanssız Elektrik Üreticilerine uygulanacak dağıtım sistem kullanım

tarifelerinin düzenleyici kurum olan EPDK Kurul Kararları ile yürürlüğe konan dönem tarifeleri ile

belirlendiği, davalı MEDAŞ'ın EPDK kurul kararlarına ve tarifelere uymak zorunda olduğu, davalı

MEDAŞ tarafından EPDK kurul kararları ile yürürlüğe konan dönem tarifelerinde yer alan dağıtım

sistem kullanım tarifelerini davacıya doğru şekilde uyguladığı ve faturaların fazladan bir bedel

içermediği değerlendirildiği, 6446 sayılı Yasanın değişik geçici 20. Maddesi ile EPDK'nın lisanssız elektrik üreticileri için uygulamaya koyduğu tarifelerin dayanağı kurul kararlarının halen yürürlükte olduğu, davalı

MEDAŞ'ın EPDK Kurul Kararı ile uygulamaya konulan dönem tarife tablolarında yer alan lisanssız

üreticiler için geçerli birim fiyatları doğru şekilde alarak faturaları düzenlemiş olmasına bağlı

olarak, davacı şirketin davalı MEDAŞ'tan uyuşmazlığa konu taleplere ilişkin bir alacağının

bulunmadığı değerlendirildiği, davaya konu ... Abone Tesisat No.lu lisanssız güneş enerjisi üretim tesisin için 31.12.2017 tarihinden önce geçici kabul alan tesisler için uygulanan "Üreticiler için veriş yönünde

tek terimli dağıtım tarifesinin " uygulandığı ve lisanslı elektrik üreticilerine göre 251.628,44 TL

daha fazla dağıtım sistemi kullanım bedeli alındığı, davalı dağıtım şirketinin lisanslı üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi ile lisansız üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi arasında 01.01.2017 tarihinden önce bir fark bulunmadığı ancak bu tarihten sonra fark oluşturulduğu,ancak bu farkın dayanağı davalı yanca somutlaştırılmadığı, dağıtım tarifesinin, davalının da dahil olduğu dağıtım şirketleri tarafından hazırlanarak

EPDK'ya teklif edilmekte olduğu, ancak EPDK tarafından onaylanmasını müteakip tüm bölgelerde

hiçbir fark olmaksızın aynı tarife uygulandığı, Lisanssız üreticilere uygulanan tarifelerin, sadece ek maliyete neden olmaları halinde lisanslı üreticilere uygulanan tarifeden farklı olabileceği, ancak bu ek maliyet hususuna ilişkin

olarak davalı tarafça bir delil ibraz olunmadığı, davalı vekilinin ; GES’lerde dengesizlik

maliyetlerinin ortaya çıktığı, dengesizlik maliyetlerinin, alınması/satılması taahhüt edilen enerji

miktarı ile gerçekleşen alış/satış miktarı sonucunda ortaya çıkan alış/satış miktar farklılıklarına

yönelik ortaya çıkan bir maliyet unsuru olduğu, bir lisanslı üreticinin beyan ettiği enerjiyi

üretemediği veya fazla üretmesi durumunda, piyasanın enerji açığı veya fazlası olması durumuna

göre lisanslı üreticiye piyasa takas fiyatı (PTF) veya sistem marjinal fiyatı (SMF) üzerinden %3

ceza katsayılı olarak enerji bedeli uygulandığı,Lisanslı tesisler için Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 30/6. Maddesi uyarınca, transformatör ve/veya hat kaybı uygulanması

söz konusuyken davacının lisanssız tesisinde böyle bir uygulamaya tabii olmadığı,Lisanslı üreticiler

tarafından yükümlülükleri kapsamında üstlenilen ancak, lisanssız üreticiler tarafından

karşılanmayan tüm bu maliyetlerin lisanssız üreticiler adına sistemde ek yük oluşturduğu iddiasını

dayandırabileceği herhangi bir teknik kriter dosya içinde bulunmadığı, kaldı ki, 31.12.2017 tarihinden önce ve sonra geçici kabul alan lisanssız üreticiler arasında

bile 4 kata varan bir sistem kullanım bedeli tarifesi bulunmakta olup, bu tarihten önce geçici kabul

alanlarla sonra alanların, nasıl böyle farklı bir dengesizliğe nasıl neden olduklarını, oluşturulan ek

yükün ne olduğunun anlamanın mümkün olmadığı, normal şartlar altında lisanssız üreticilerin lisanslı üreticilere kıyasla sisteme bağlanmasının

daha fazla maliyet gerektirmediği, var ise ek maliyetlerin dağıtıcı yani davalı yanca ispatlanması

gerektiğinin değerlendirildiği, davalı MEDAŞ ,5346 sayılı YEK Kanunu'nun“Lisanssız elektrik üretim faaliyeti "başlıklı 6/A maddesi hükmüne göre, davacı Şirketin kendi ihtiyacının üzerinde ürettiği enerjiyi I sayılı

Cetveldeki fiyatlardan (13,3 dolar/cent) satın almak zorundadır. Bu şekilde üretici tesisindeki

(Lisanslı yada lisansız olması farketmez ) sayaçtan ölçülerek dağıtım şirketine ait dağıtım

hatlarına verilen enerji, dağıtım sistemini kullanan görevli şirketin malı haline gelmekte ve görevli

şirkette bu enerji sattığı tüketicilerden , aktif enerji bedeli ile dağıtım sistemi kullanma bedelini

tahsil etmektedir. Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulan ve bölgesinde enerji dağıtımı ve ticareti

yapmakla görevli olan davalı MEDAŞ ,davacı Şirketten aldığı enerjiyi ,tüketicilere satmak suretiyle

faaliyetini sürdürmektedir.Tüketicilere enerji satarken aktif enerjine ilaveten Elektrik Piyasası

Tarifeler Yönetmeliği'nde tarif edilen dağıtım bedellerini de tahsil ettiğini, kaldi ki, davacı

lisanssız üretici şirkette kendi ihtiyacında kullandığı enerji için dağıtım bedeli ödemek

zorunda olduğu, davacı şirketin 5346 sayılı YEK Kanunu kapsamında davacının sattığı ve davalının

dağıtım şebekesine aktarılan enerji için sistem kullanım bedeli altında, kendisine ait olmayan bir

enerji için bedel ödemesinin YEK Kanunu'na aykırı olduğu, sırf görevli dağıtım şirketlerinin

gelirlerini artırmaya yönelik olduğu değerlendirildiği, dava tarihine davalı tarafça davacıdan tahsil edilen Sistem Kullanım Bedelleri toplamı KDV hariç 417.015,63 TL olarak hesaplandığı, Lisansız üreticilerin dağıtım sistemine vermiş olduğu enerjinin ,lisanlı üreticilere nazaran daha fazla ek maliyet oluşturduğuna ilişkin hiçbir teknik kriter bulunmamakta olup, dava tarihine davalı tarafça davacıya, lisanslı üreticiler için uygulanan Sistem Kullanım Ücreti tarifesi uygulanmış olsa davacıdan alınması gereken tutar ise KDV hariç 165.387,19 TL olarak hesaplandığı, Dava tarihine kadar davalı tarafça davacıdan tahsil edilen Sistem Kullanım Bedelleri toplamı

KDV hariç 417.015,63 TL olarak hesaplanmış olup, davacıya lisanslı üreticiler için uygulanan

Sistem Kullanım Ücreti tarifesi uygulanmış olsa davacıdan alınması gereken tutar ise KDV hariç 165.387,19 TL olup , fazla tahsilat ise KDV hariç 251.628,44 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.

Taraf itirazları üzerine bilirkişi heyetinden alınan 09/06/2023 tarihli ek raporu ile, kök raporda davacının ürettiği ve davalı MEDAŞ'a ait dağıtım sistemine verdiği enerji miktarı üzerinden,aynı miktardaki elektrik enerjisi üretimi için lisanslı ve lisanssız üreticilere

uygulanan sistem kullanım bedeli farkı hesaplamaları yapıldığı, Lisansız GES üreticilerin aynı zamanda tüketici olmaları halinde ise ödemekle yükümlü

oldukları dağıtım bedeli birim fiyatları, dahil oldukları tüketim grubuna göre farklılaşmakta olduğu, örneğin, tüketim grubu sanayi işletmesi ise farklı, tarım işletmesi ise farklı dağıtım bedeli tarifesine

göre dağıtım bedeli ödendiği, taraflar arasında Lisansız Elektrik Üreticileri Dağıtım Sistemi Kullanım Anlaşması'nın imzalandığı 29/09/2017 tarihinde imzalandığı, bu anlaşma tarihi itibarıyla lisanslı üreticiler ile lisanssız üreticiler yönünden uygunlanan tarife fiyatları arasında 2,86 kat fark bulunmakta, dava tarihi olan 24/03/2022 itibarıyla ise tarife fiyatları arasında 7,40 fark bulunduğu, davacının kurulu gücü 1 MW olup, ortalama tüketim miktarının bilinmediği,

kendi ihtiyacı tüketim miktarının yapmış olduğu üretim miktarından düşük olması halinde tesisteki güneş panellerinin yeterli sayıdaki kısmının devre dışı bırakılmasıyla sadece kendi ihtiyacı kadar enerji üretmesinin mümkün olabileceği, anacak davacı şirketin GES Santrali yatırımını, üretim fazlası elektrik enerjisini, anlaşma tarihindeki tarifelere göre davalı dağıtım şirketine satabileceğine, ihtiyaç fazlası enerji ürettiğinde, bu fazla enerjiden dolayı bir zararının olmayacağına güvenerek yaptığı belirtilmiştir.

Kayseri BAM. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı ile ''Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,

incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 23. maddesi uyarınca kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapması esas olan davacının, kendi insiyatifiyle ihtiyaç fazlası olarak ürettiği elektrik nedeniyle davalıya ait dağıtım hatlarını kullanmasından dolayı kullanım/dağıtım bedellerinin EPDK tarafından düzenlenen tarifelerle belirleneceğine ilişkin mevzuat hükümlerine atıf yapan sözleşmeyi,

üstelik üretici ve lisanssız üreticiler yönünden sistem kullanım/dağıtım bedellerinin farklılaşmasından sonra imzalamış bulunmasına, sistem kullanım/dağıtım bedellerine ilişkin faturaları defterlerine kaydetmediği yönünde dosyada herhangi bir beyan, delil ve belge bulunmamasına, TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek,

ticari defterlerine borç kaydeden tacirin, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen tarafın, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olmasına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ...'' şeklinde olup, ilk derece mahkemesince verilen ret kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun bahsi geçen gerekçelerle esastan reddine karar verilmiştir. Yine Ankara BAM. Hukuk Dairesi'nin ...

E ... K sayılı ilamı da aynı yöndedir.

Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; lisanssız elektrik üreticilerine uygulanacak dağıtım sistemi kullanım tarifelerinin EPDK tarafından belirlendiği, tarifenin belirlenmesi konusundaki yetkinin EPDK'ya ait olduğu, bu konuda davalının insiyatif alarak farklı tarife uygulamasının mümkün olmadığı, davalı tarafça tahsil edilen bedellerin EPDK tarafından belirlenen tarifelere uygun olduğu,

yine davalıya sistem kullanım bedeli ödemek istemeyen davacının kendi ihtiyacı kadar elektrik üretme imkanı varken fazlasını üretip kullanım bedelinin iadesini istemesinin hukuken korunamayacağı, davacının tahsil edilen sistem kullanım bedelinin haksız olduğu ve istirdadının gerektiği iddiasını usulünce ispatlayamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Arabuluculuk görüşmeleri nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan 50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

6-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne tayin ve taktir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,

Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/10/2023

Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır

5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/236, K. 2023/634, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Konya
  4. . Asliye Ticaret Mahkemesi "Türk Milleti Adına"
  5. Gerekçeli Karar
  6. Esas No
  7. Karar No
  8. Hakim
  9. Katip
  10. Davacı
  11. Vekilleri
  12. Davalı
  13. Vekili
  14. Dava İhbar Olunan
  15. Dava
  16. Dava Tarihi
  17. Karar Tarihi
  18. Kararın Yazıldığı Tarih
  19. Gereği Düşünüldü
  20. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/236
Karar No
2023/634
Tarih
12 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/236 K.2023/792
  • Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/236 K.2023/559
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/238 K.2023/2929
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/238 K.2023/631
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/239 K.2023/816
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/240 K.2023/609

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.