KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi "Türk Milleti Adına"
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/420
- Karar No
- 2024/387
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas - ...
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
833 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak. Beyşehir. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ile 17/10/2019 tarihinde ... ’ın sevk ve idaresinde, ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın ... ’ye çarpması sonucu oluşan trafik kazasına istinaden maddi ve manevi tazminat davasının açıldığını, davalı sigorta şirketine bu dava dosyasının ihbar edildiğini, dosyanın kesinleştiğini, kesinleşen dosyaya ilişkin Nevşehir İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ancak işletilen yasal faiz dahil sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, sonrasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu izah olunan nedenlerle davanın kabulünü, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 100 TL olmak üzere belirsiz alacak davalarının ihbar tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak. Davacı tarafından açılmış Konya. Asliye Ticaret Mahkemesine ait ...
E. dosyasının bulunduğunu, davanın henüz kesin hükme bağlanmadığını ve derdest olduğunu, tarafları aynı olan davanın görülmekte olmamasının dava şartı olduğunu, sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklarla müracaat yapılmadığını, huzurdaki davanın zamanaşımına uğradığını, başvuru konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinde hukuki yarar bulunmadığını, poliçe limitinin belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, kusur durumunun tespitinin gerektiğini,
poliçe limitinden kaynaklı sorumluluklarının sigortalı aracın kusuru oranında bulunduğunu, eksik inceleme sonucu yapılan ödemeden müvekkil sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağını, davacının mevzuata uygun maluliyet raporu sunmadan dava açtığını ve eksik inceleme ile kurulan hükme istinaden ödeme yapıldığını, geçici iş görmezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatı ZMMS poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, bakıcı gideri tazminatının tedavi teminatı içeresinde değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla şahsın tazminat talebi söz konusu olduğundan proporsiyon uygulanması gerektiğini,
davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması ve ayrıca müvekkil şirketin temerrüde düşmediğinden faize hükmedilmemesinin gerektiğini, izah olunan nedenlerle davanın;
dava şartı eksikliği, derdestlik, zamanaşımı, belirsiz alacak yönünden hukuki yarar yokluğu ve eksik inceleme ile kurulan hükme dayandırılarak açılan açıldığından reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya konu kazada birden çok şahsın talebi bulunması nedeniyle garameten paylaşım durumuna göre hesaplama yapılmasını, tazminat sorumluluğunun doğması durumunda hesaplamaların hazine müsteşarlığına kayıtlı uzman bilirkişilerce, TRH 2010 mortalite tablosu ve %1,65 teknik faizi esas alınarak yapılmasını, aleyhe hüküm kurulması durumunda yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİLİMESİ VE GEREKÇE
Dava, tazminat isteminden ibarettir.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının trafik kazası neticesinde zarar görenlere yaptığı ödemeyi akidi ZMM sigortacısı davalıdan tahsilini talep ettiği, davacının tacir sıfatına haiz olmadığı, yine sigortalı aracın kullanım tarzının da hususi olduğu, davacının tüketici sıfatına haiz olduğu, dolayısıyla ZMMS poliçesinin tüketici işlemi niteliğinde olduğu, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda görevli mahkemelerin tüketici mahkemeleri olduğu sonucuna varıldığından, (Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K ) uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/420, K. 2024/387, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama