KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/442
- Karar No
- 2024/780
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
Karar Metni
1.124 kelime·6 dk okuma·18 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil ile davalı ...
Konya merkezli olarak kozmetik malzemeleri ticareti yaptığını, taraflardan sadece davalı ...'un tacir olduğunu, diğer davalı ...'un ise ...'un eşi olduğunu, müvekkilin işi gereği ihtiyaç duyduğu malları temin etmek için ... ile anlaşmaya vardığı ve anlaşma gereği teslim edilmesi gereken malların müvekkile teslimi için müvekkilin ciro müşterilerinden aldığı çek ve senetleri 20/03/2023 günü Davalı ...'a teslim ettiğini, ...'un ticaret erbabı olmadığı, siparişler ve senedin teslimi işleri ...'la yapıldığını, söz konusu çek ve senetlerin hepsinin tahsilinin gerçekleştiğini, ancak malların tesliminin yapılmadığı,
müvekkilinin karşı tarafın samimiyetsiz davranışları nedeniyle mal alımından vazgeçtiğini ve hesabından tahsil edilen tutarın iadesini istemiş ancak geri ödemenin yapılmadığını, sonrasında Konya. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalıların itirazıyla takibin durdurulduğunu, dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk şartı gereği başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle takibe yapılan itirazın reddine karar verilmesini, davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin yaptığı ödemelerin daha önce vadeli alınan ürünlere istinaden alındığı, bu bakımdan tam iki tarafa borç yükleyen ivazlı bir sözleşmenin feshinde veya sözleşmeden dönme durumunda TBK 207 vd. hükümlerinde anılan seçimlik haklar kullanılmasının gerektiğini, davacının iddia ettiği şekilde gerekçesiz bir şekilde vazgeçme durumundan bahsedilemeyeceğini, bunun yanı sıra davacı tarafından satıcının temerrütü ya da seçimlik haklarının kullanılması talebi ile herhangi bir ihtarda bulunulmadığını,
davacının iddia ettiği şekilde usul ve yasaya aykırı bir şekilde fesih veya diğer seçimlik hakların kullanımından bahsedilemeyeceğini, zira vazgeçme gerekçesi ile satım sözleşmesinin sonlanmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle davacının beyan ettiği satım sözleşmesi sağlıklı bir şekilde kurulmuş ve müvekkilin sözleşme gereği malı davacıya teslim ettiğini, davacının müvekkiller ile yapmış olduğu whatsapp mesajlaşması neticesinde de borçlu olduğunu kabul ettiğini, davacının huzurdaki davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, çünkü;
davacı, davacının oğlu ve eşi ayrı ayrı ticaretle uğraşmış ve ayrı ayrı çek ve bonoları piyasaya sürdüğü ve hukuki ihtilafların ilk olarak ... karşı başlatılan icra takipleri ile başladığını, sonrasında ise davacının oğlu ... karşı icra takibi başlatıldığını ve akabinde ise her iki tarafa karşı da itirazın iptali davası açıldığını, taraflara karşı açılan itirazın iptali davalarının gerekli görülmesi durumunda mahkememize bildirileceğini, dava dışı üçüncü kişi olan ... müvekkil tarafından başlatılan icra takibinde çekteki imzaya itiraz ettiğini,
ticari defterlerin incelenmesi durumunda da müvekkillerin davacı ve ailesinden ayrı ayrı alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, müvekkiller tarafından başlatılan icra takipleri neticesinde huzurdaki davanın kötü niyetli olarak ikame edildiğinin anlaşılacağını belirtmek suretiyle davacının davasının reddine karar verilmesini, davacının icra inkar tazminatı ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Konya Vergi Dairesi Başkanlığından ve Ticaret Sicili Müdürlüğünden tacir araştırması yaptırılmış, ...'dan dava konusu çeke ilişkin bilgi alınmış, Ziraat Bankasından davaya konu senetlerle ilgili yazımız cevabı dosya arasına alınmış ve ayrıca ... Bankasından davaya konu çekin ibraz bilgisi istenilmiştir.
05/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, ticari defter ve belgelerinin her iki taraf adına delil özelliği taşıdığını, davaya ve takibe konu çek ve senetlerin davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı bu nedenle avans olarak değerlendirilemeyeceği, her iki tarafın defterlerinde yapılan incelemeler neticesinde davacı tarafın davalı tarafa 52,39 TL, davalı tarafın ticari defterlerinde ise davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, hesap bakiyesinin sıfır olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİLİMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibinin 465.000 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak 22 adet bononun ve 2 adet çekin gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için de eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; davaya ve takibe konu bonolar ve çeklere ilişkin hizmetin davacıya sunup sunulmadığı, davacının bu bonolar ve çekler nedeniyle alacaklı olup olmadığı, varsa alacak tutarının takip tarihi itibariyle ne kadar olduğu, takipten sonra davadan önce ödeme yapılıp yapılmadığı, bu ödemenin mahsubundan sonra davacının varsa bakiye alacağının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez.
Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir.
Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması ve faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir.
Somut olayda, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın davalı taraftan aldığı mallara ilişkin faturaları defterine işlediği, yukarıda açıklandığı üzere davacının takibe konu faturaları ticari defterlerine kaydetmesi, faturaya konu malın davacıya teslim edildiğine karine teşkil ettiğinden davacı tarafın malları teslim aldığı, takibe konu alacağın avans olarak verildiğine ilişkin her iki taraf defterinde de herhangi bir ibare olmadığından,
davacı tarafın çek ve bonoların avans olarak verildiğine ilişkin herhangi bir yazılı delil ibraz etmediği yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve davalı tarafça takibin kötüniyetli başlatıldığına ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediği anlaşıldığından davalıların kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Katip Hakim · e-imzalıdır e-imzalıdır
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/442, K. 2024/780, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama