KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi "Türk Milleti Adına"
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/454
- Karar No
- 2024/407
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - : ... ...
- Vekili
- —
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- —
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak.
Davalı tarafından dava dışı ... aleyhine alanya İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ile Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, davalı tarafından takip borçlusunu davacı nezdinde alacağı olduğu iddiası uyarınca haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ancak usulsüz tebligat yapıldığını ,davacının usulsüz tebligattan haberdar olmaması nedeniyle icra dosyasına itirazda bulunamadığını, davacının takip borçlusu ... ile arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisi ve ticari bağının da olmadığını, ... ın davacının babası olduğunu ve kendisiyle bir alacak verecek ilişkisi olmadığını,
bu sebeplerle davacının takip borçlusuna herhangi bir borcu olmadığının tespitine ve davalının haksız ve kötüniyetli olarak müvekkil aleyhine işlem yapması nedeniyle dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davacının davasının öncelikle zamanaşımı nedeniyle ve hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, dvacıya yapılan tebligatların usulüne uygun olduğunu ve tüm tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, ancak davacının icra dosyasına herhangi bir itirazda bulunmadığını, davacı tarafın kendisine usulüne uygun olarak yapılan tüm tebligatlara rağmen söz konusu haciz ve ihbarnamelere cevap vermeyerek iş bu davanın açılmasına tamamen kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini ve bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 sayılı kanunun 5/A maddesine göre; (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Dava Şartı Olarak Arabuluculuk başlıklı 18/A-2.maddesine göre; " Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, davanın ticari dava niteliğine haiz, konusu para olan menfi tespit davasından ibaret olması karşısında 6102 s. TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, eldeki davanın ise arabulucuya başvurulmadan açıldığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/454, K. 2024/407, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama