KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/591
- Karar No
- 2024/778
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
Karar Metni
2.905 kelime·15 dk okuma·21 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACILAR : 1-
2- 3- 4-
VEKİLLERİ
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ
2-
VEKİLİ
İHBAR OLUNAN
VEKİLİ
DAVA : TAZMİNAT
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili 16/05/2013 tarihli dilekçesiyle; davacıların desteği ...'nın kullandığı ... plakalı araç ile davalılardan ... Ltd. Şti.'ye ait olup, ZMMS poliçesi de ... Sigorta Şirketi tarafından tanzim edilen ... plakalı aracın, 17/03/2013 tarihinde kaza yapması sonucu davacıların desteği ...'nın vefat ettiğini, kusurun karşı tarafta olduğunu, davacıların bu kaza nedeniyle ...'nın desteğini yitirdikleri gibi büyük bir acı ve üzüntü de yaşadıklarını beyan ederek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılardan ... (önceki soyadı ... ) için 1.000 TL, ..., ... ve ... için 500'er TL. olmak üzere toplam 2.500 TL. destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte her iki davalıdan, davacılardan ... için 200.000 TL. ..., ... ve ... için ise 100.000'er TL. olmak üzere toplam 500.000 TL. manevi tazminatın da kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... Ltd.
Şti.'den tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin Konya. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/11/2013 gün ve ... E. ... K. sayılı karar ve ilgili belge suretleri ile bu ceza davasına ilişkin Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 11/07/2013 tarihli kusur raporu, Konya. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı ilam sureti, davalı tarafa ait aracın trafik kaydı, davalı sigorta şirketinden sigorta dosyasına ilişkin belgeler ve mahkememizin ...
E. sayılı davasına ilişkin 30/11/2015 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu kusur raporu dosyamıza getirtilmiş, tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, bu dosyamız üzerinden Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan 26/05/2015 tarihli kusur raporu alınmış, tazminat bilirkişisinden 23/07/2014 tarihli rapor, 25/11/2014 tarihli ek rapor, 01/10/2015 tarihli 2. ek rapor ve 06/05/2016 tarihli 3. ek rapor alınmıştır.
Açılan dava Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28/01/2014 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiştir. Kararın kesinleşmesi ve talep üzerine dosya Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş, mahkeme yapılarındaki değişiklik nedeniyle dava bu kez Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilerek ... E. sırasını almıştır.
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2016 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davacıların davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı temyiz yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay . HD'nin 08/09/2020 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile karar bozulmuş, bozma sonrası dosya mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiş ve bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı sonrası tazminat bilirkişisinden 26/04/2021 tarihli 4. ek rapor, 25/06/2021 tarihli 5. ek rapor ve 23/11/2021 tarihli 6. ek rapor alınmıştır.
Yapılan yargılama sonunda Mahkememizin 15/12/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davacıların davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı da temyiz yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay . HD.'nin 06/10/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile karar bozulmuş, bozma kararına karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi üzerine de Yargıtay . HD'nin 20/05/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile karar düzeltme talebi reddedilmiş ve bozma sonrası dava Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiş ve bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı sonrası tazminat bilirkişisinden 16/09/2024 tarihli 7. ek rapor alınmıştır.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "trafik kazası sebebiyle destek tazminatı ve manevi tazminat" davasıdır.
Somut olayda ; davacıların desteğinin içinde bulunduğu ... plakalı araç ile karşı tarafa ait ... plakalı aracın 17/03/2013 tarihinde yaptığı kazaya ilişkin olarak,
a) Kusur yönünden yapılan incelemede;
Konya . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında alınan 11/07/2013 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu kusur raporuna göre davacıların desteği ...'nın tali, karşı tarafa ait araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu belirlenmiş, mahkememizin aynı kazaya ilişkin tarafları farklı ... E. sayılı davasına ilişkin 30/11/2015 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu kusur raporuna göre de ...'nın %10, karşı tarafın %90 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Bu dava dosyamız üzerinden alınan Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 26/05/2014 tarihli kusur raporuna göre ise ...'nın %20, karşı tarafın %80 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan kusur raporu hükme esas alınarak davacıların desteğinin %20, karşı tarafın %80 kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle tazminat hesabı yaptırılarak karar verilmiş ise de, Yargıtay . HD'nin 08/09/2020 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile karar bu yönden bozulmuştur.
Uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere, davacıların tazminat taleplerinin tamamını, bütün müteselsil sorumlulardan veya bir ya da bir kaçından istemesi mümkün olup, davacıların tazminat talebinin tamamını karşı araç işleten ve sigortacısına yönelttiği belirlenmiştir. Ancak, temyiz dilekçelerinde de taleplerini karşı tarafın %90 oranında kusuruyla sınırladıkları göz önünde bulundurularak davalı tarafın %90 kusurlu olduğu kabul edilmiş ve davalı tarafın %90 oranındaki kusur durumuna göre tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
b) Manevi tazminat yönünden yapılan incelemede ise;
Bozma kararı öncesi verilen manevi tazminata yönelik temyiz talepleri Yargıtay tarafından kabul edilmemiş, bu konudaki temyiz talepleri reddedilmiş ancak, açık bir onama hükmü kurulmamıştır.
Yargıtay . HD’nin 03.11.2020 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "Dairemizin önceki ilamında ... Gıda A.Ş. aleyhine kurulan hüküm yönünden temyiz istemlerinin reddine karar verilmiş olup, hükmün açıkça onanmasına karar verilmemiş olması nedeniyle mahkemece, infazda tereddüde yer bırakmayacak surette yeniden ... Gıda A.Ş. hakkında da hüküm kurulması gerekirken bu davalı yönünden “yeniden karar verilmesine yer olmadığına...” şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple de davacı yararına bozulması gerekmiştir."
Bu nedenle açıkça onama kararı verilmediğinden fakat manevi tazminat yönünden önceki hükme yönelik temyiz talebi reddedildiğinden, manevi tazminat konusunda bozma öncesi verilen kararın yeniden ve aynen verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
c) Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede de;
Usul ve yasaya uygun görülerek uyulmasına karar verilen Yargıtay. HD'nin 06/10/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı bozma ilamında, "Mahkemece bozma ilamından sonra yapılan yargılamada hükme esas alınan 23.11.2021 tarihli aktüer raporunda; davacılar ... , ... ve ... lehine yapılan destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasında, desteğin anne ve babasına pay ayrılmak suretiyle hak sahipleri arasında pay dağıtımı yapılmıştır.
Mahkemece bozmadan önce alınan aktüer raporunda ise, desteğin anne ve babasına pay ayrılmamış olup ilk hüküm davalı tarafça temyiz edilmediğinden anılan hususta davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; pay hesabı bakımından davacı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde hesaplama yapılması için ek rapor alınarak karar verilmesi gerektiği" bildirilmiş, tazminat bilirkişisinden bozma ilamına uygun rapor düzenlenmesi istenilerek 16/09/2024 tarihli 7. ek rapor alınmıştır.
Hükme esas alınan tazminat bilirkişisinin 16/09/2024 tarihli 7. ek rapora göre de; davacıların destek zararının davacılardan ... için 28.507,46 TL, ... için 262.863,19 TL, ... için 356.509,55 TL. ve ... için 263.616,43 TL. olduğu belirlenmiş, davalılardan ... Sigorta Şirketinin sorumluluğunun ise aynı sıraya göre ; 7.082,97 TL, 65.311 TL, 88.578,39 TL. ve 65.498,16 TL. olduğu anlaşılmıştır.
Davacılar vekili 05/12/2014 tarihli talep artırım dilekçesiyle; maddi tazminat taleplerini davacılardan ... için 187.064,61 TL.'ye, ... için 34.603,04 TL.'ye ... için 39.832,04 TL.'ye ve ... için 35.017,51 TL.'ye yükselterek bu bedellerin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde) davalılardan tahsilini istemiş, talep artırım dilekçesinin davalılara tebliği sağlanmıştır.
Talepten fazlaya karar verilemeyeceğinden, talep artırım dilekçesinde daha azı istenilen talepler yönünden talep artırım dilekçesindeki bedeller, fazlaya ilişkin talepler yönünden ise 7. ek rapordaki tespitler esas alınarak davacıların davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Buna göre, davacılardan ... için 28.507,46 TL, ... için 34.603,04 TL.'ye ... için 39.832,04 TL.'ye ve ... için 35.017,51 TL.'ye (davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğunun aynı sıraya göre 7.082,97 TL, 34.603,04 TL, 39.832,04 TL. ve 35.017,51 TL. olmak üzere) hükmetmek gerekmiştir.
Davacıladan ... lehine usuli kazanılmış hak bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede;
İlk bozma kararı öncesi verilen Mahkememizin kararında, davacılardan ... (... ) lehine 143.226,87 TL. destek tazminatına hükmedilmiş ve bu karar davacılardan ...'e ilişkin olarak, sadece bu davacı tarafından temyiz edilmiş, diğer davalılar önceki kararı temyiz etmemiş iseler de;
Kazada vefat eden ...'nın gayri resmi nikahlı eşi olan ... , ilk kararın verildiği 13/07/2016 tarihinden sonra 13/11/2019 tarihinde evlenerek Karlıer soyadını aldığı, ilk karara dayanak tazminat raporunda evlenme ihtimali hesap edilerek tazminat yapıldığı, yeniden evlenmekle destek zararının sona erdiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere destek tazminatı, gerçek zararın tespitinin mümkün olmadığı hallerde varsayımsal hesaba dayalı olarak ve gerçek zararın belirlenebildiği durumlarda da gerçek zarar esas alınarak hesap edilmektedir. Gerçek zararın belirlendiği durumlarda vasayımsal hesaba dayanılması mümkün değildir. Usuli kazanılmış hak, bir tarafın kendi aleyhine sonuç doğuran durumun varlığını bilerek (veya kendisinden bilmesi beklenerek) yasal haklarını kullanmaması halinde söz konusu olabilir. Davalılar yönünden ilk karar tarihi itibariyle davacılardan ...'ın evlendiği bilenen veya bilinmesi beklenen bir durum olmayıp, ilk karar tarihi itibariyle değil, sonradan evlendiği nüfus kayıtları ile de sabittir.
İlk karar tarihi itibariyle henüz evlenmemiş olan bu davacı yönünden, davalıların davacı ...'ın ileride evlenme ihtimalini düşünerek kararı karşı temyiz yoluna gitmeleri hayatın olağan akışına göre kendilerinden beklenemez. Mahkememizce bozma kararı sonrası verilecek 2. karardan önce ...'in (önceki soyadı ...) evlendiği tespit edilmiş, varsayımsal hesap yerine gerçek zararın tespiti imkanı doğmuş olduğundan, kendisinin evlendiği tarihe kadar olan dönem için destek zarar hesabı yaptırılmıştir. Daha düşük olan bu bedele göre karar verilmesinin usuli kazanılmış hakkın ihlali olmayacağı, usuli kazanılmış bir hakkın da bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Faiz yönünden yapılan değerlendirmede ;
Davacı taraf, hem dava ve hem de talep artırım dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara her iki davalı yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini istemiştir. Davalılardan işleten şirket yönünden sorumluluk haksız fiile dayanıp, maddi ve manevi tazminat yönünden haksız fiil (trafik kazası) tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi mümkün ise de, davalılardan sigorta şirketi yönünden sorumluluk poliçe ve yasadan kaynaklandığından ve dava öncesi sigorta şirketinin temerrüte düşürüldüğü ispat edilemediğinden faize dava tarihinden itibaren hükmetmek gerekmiştir.
Vekalet ücretlerine ilişkin değerlendirmede ;
Dava dosyası görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş ve görevsizlik kararından dolayı davalılar lehine vekalet ücreti tayini gerekli görülmüş ise de; bozma öncesi verilen ilk kararda davalılar lehine görevsizlik kararından dolayı vekalet ücretine hükmedilmediği halde, kararın davalılar tarafından temyiz edilmemesi sonucu davacılar lehine usuli kazanılmış hak meyana geldiği sonucuna varıldığından, görevsizlik kararından dolayı vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Manevi tazminatlar yönünden yapılan değerlendirmede, bozma öncesi verilen manevi tazminat miktarlarına aynen hükmedilmiş ise de; bozma öncesi verilen karar tarihindeki A.A.Ü.T. ile bu son karar tarihindeki A.A.Ü.T.'nin ve hükmedilecek vekalet ücretlerinin farklı olduğu belirlenmiştir. Bozma öncesi ilk karar bozma kararı ile (manevi tazminatlar da dahil olmak üzere) tamamen hukuk dünyasından kalktığından, manevi tazminata ilişkin olarak temyiz talebi reddedilmesine rağmen açıkça bir onama hükmü kurulmadığından yeniden aynı miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesine rağmen, güncel tarifeye göre vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacılardan ... için maddi tazminat talebi (işleten şirket yönünden) kısmen reddedilmesine rağmen, davalılardan ... Sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere maddi tazminat talep edilmesi ve talep artırım dilekçesinde de poliçe limitleri dahilinde talepte bulunulması karşısında, davalılardan sigorta şirketinin yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/591, K. 2024/778, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama