KÜNYE
T.C. Geçici Konkordato
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/537
- Karar No
- 2025/664
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... E. - ... K.
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- HASIMSIZ
- Müdahiller
- 1-
- Vekili
- 2-
- Vekili
- 3-
- Vekili
- 4-
- Vekili
- 5-
- Vekilleri
- —
- Komiseri
- —
- Dava
- ADİ KONKORDATO
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.077 kelime·5 dk okuma
Davacı vekili 25/07/2025 tarihli dilekçesiyle; davacının borçlarını ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü beyan ederek, 2004 s. İİK.nin 285 vd. maddeleri gereğince davacı lehine 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve davacı lehine tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı tarafından ön proje ve ekleri ibraz edilmiş, 30/07/2025 gün ve ... E. sayılı ara kararı ile davacı lehine 3 ay süre ile geçici mühlet verilip ayrıca, davacı lehine tedbirlere hükmedilmiştir.
Geçici mühlete ilişkin gerekli ilanlar yapılmış ve ilgili yerlere müzekkereler yazılmış, konkordato komiseri tarafından 2 ayrı rapor ibraz edilmiş, konkordato komiseri tarafından ayrıca gayrimenkul değerleme bilirkişisinden de rapor alınmıştır.
Davacı asil son duruşmada dinlenilmiştir.
Müdahiller vekilleri, davanın reddini istemiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Adi Konkordato" davasıdır.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Adi Konkordato" davasıdır.
2004 s. İİK'nin 288. maddesine göre, "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur."
2004 s. İİK'nin 287/5. maddesine göre, "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır."
2004 s. İİK'nin 292/1-a ve 292/1-b maddesine göre de, "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa."
Somut olayda ; Davacının tacir olup olmadığının tespiti için ilgili ticaret sicili müdürlüğüne ve vergi dairesine müzekkere yazılmış, Uyap GİB kaydı araştırılmış, davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan geçici konkordato komiserinin 08/10/2025 tarihli son raporuna göre; davacının tacir olmadığı, kendi nam ve hesabına aktif vergi kaydının bulunmadığı, davacının şahsına ait 11 adet gayrimenkul bulunduğu, malvarlığının 73.571.354,11 TL. borca batık olduğu, 2027 yılı Eylül ayından başlamak üzere 24 ayda aylık ve eşit taksitler halinde sadece anapara borçlarına yönelik ödeme taahhüdünde bulunduğu, taşınmazlarının kira gelirini, kendisinin dava dışı ... A.Ş.'deki danışmanlık gelirlerini ödeme kaynağı olarak gösterdiği, davacının kefil olduğu borçların asıl borçlusu olan ve kendisinin de ortak olduğu ... Ltd. Şti'nin borçlarını ödemesiyle de borçların tasfiye olacağını bildirdiği görülmüştür.
İzmir BAM . HD'nin 11/01/2024 gün ve ... E.... K. sayılı emsal kararına göre de, "Konkordatonun temel amacı borçların ödenmesi olmakla birlikte 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle borçlunun işletmesinin iyileşmesi de bir işlev olarak konkordatoya yüklenmiştir. Ancak bu işlev alacaklıların alacaklarının çeşitli yollarla yok edilmesi suretiyle borçlunun borçlarından kurtulması ve buna ek olarak işletmenin kalkındırması maksadıyla kullanılamaz. Borçlu alacaklılarına mümkün olan en yüksek tatmini sağlamak zorundadır...
Bütün bu verilere göre şirketin vadesi gelmiş borçlarının tamamını derhal, bütün borçlarını da alacaklıları fazla bekletmeden ödeyebilecek güçte olmasına rağmen ödemeyi tasdik tarihinden başlatarak 13'üncü aya ertelediği ve aylık aralıklarla 36 aya yaydığı; bu yolla borçların zaman etkisinden yararlanılarak eritilmeye çalışıldığı, tek ortağın ve şirketin bu süreçte hiçbir yükümlülük altına girmediği ve konkordatonun finansal bir enstrüman olarak kullanıldığı değerlendirilmiştir.
Konkordatoya başvuru için geçmişte aranan dürüstlük koşulu 4949 sayılı Yasa'nın İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesinde yapılan değişiklikle, tasdik için aranan dürüstlük koşulu da 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Ancak bu değişiklikler kötü niyet boyutuna gelmiş konkordato taleplerine göz yumulacağı şeklinde yorumlanamaz..."
Davacının kendi adına kayıtlı 11 adet taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğu, ön projede bu taşınmazların satışının değil, kira gelirlerinin ödeme kaynağı olarak gösterildiği, geçici mühlet içerisinde sadece 3 taşınmazdan kira geliri geldiği, taşınmazlardan bir tanesinde davacının kendisinin, diğerinde annesinin oturduğu, kalan 6 taşınmaz yönünden bir kira geliri tespit edilemediği, davacının dava dışı ...
A.Ş'ye danışmanlık hizmeti verdiğini iddia etmesine ve bu şirkete bir miktar para gelmesine rağmen, ...
A.Ş. tarafından bu hususunun kabul edilmeyip, geçici konkordato komiserine davacının kendilerinin sigortalı işçileri olduğunu beyan ettikleri, kendi şirketi olan davacının başka bir şirkette iş akdiyle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu husunun şirket sahiplerinin (karşılıklı olarak) kendilerini başka bir şirkette işçi gibi göstererek eski sisteme göre Bağ-Kur emekliliği yerine, SGK emekliliğini tercih etmelerinden kaynaklanan işlemler olabileceği, davacının son duruşmada bir kaç ay içerisinde taşınmaz satarak borç ödeme beyanının da proje ile uyumsuz son anda yapılmış soyut beyanlar olduğu,
2027 yılı Eylül ayından başlayarak 2 yıllık dönemde ve sadece ana para borçlarının ödenmesinin vaad edilmesinin bugünkü ekonomik koşullarda ciddi, iyi niyetli ve samimi bir borç tasfiye iradesi olarak görülemeyeceği, davacının malvarlığının önemli miktarda borca batık olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının projesinin uygulanabilir olmadığı, yukarıda yazılı İzmir BAM.
HD'nin emsal kararında da belirtildiği üzere, konkordatonun finansal bir enstrüman olarak kullanıldığı, bunun iyi niyet prensipleri ile de bağdaşmadığı, diğer yandan davacının sahibi olduğu dava dışı asıl borçlu şirketin borcu ödemesi halinde davacının kefil olduğu borçların sona ereceği beklentisinin davacının kendi kefalet yükümlülüğü ve konkordatonun amacıyla bağdaşmadığı sonucuna varılmış, bu nedenle kesin mühlet aşamasına geçilmesi talebi de kabul edilmeyerek,
davacının konkordato davasının 2004 s. İİK'nin 292/1-b maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş, davacının tacir olmadığı anlaşıldığından iflas kararı verilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/537, K. 2025/664, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama