İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/360 K.2024/39

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.

Esas2021/360Karar2024/39Tarih25 Ocak 2024Okuma10 dk · 2.051 kelime

KÜNYE

Mercii
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/360
Karar No
2024/39
Karar tarihi
25 Ocak 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.051 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.

KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO

KARAR NO

HAKİM

KATİP

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI

VEKİLİ

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ

KARAR TARİHİ

KARAR YAZMA TARİHİ

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine ait ... sayılı poliçe ile Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza sigortalısı olan ... Turizm Nak. Petrol ve Din. Tes. Ltd.

Şti.'ye ait olan ve ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüsün peronlar önünde kapısı açık vaziyette iken otobüste muavin olarak bulunan ...'ın otobüsün açık olan kapısından düşmesi sonucu tek taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası sonucu ...'ın yaralanarak malul kaldığını, müvekkil şirket tarafından ...'a 17.500,00 TL ödendiğini, ödemenin rücusu amacı ile davalı hakkında Konya .İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına,

icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak da iddiaların doğru olmadığını, müvekkil şirketin bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, muavinin açık olan kapıdan düşmesinin tamamen kendi kusuru ve dikkatsizliği ile vuku bulduğunu, sigortanın ödeme yapmış olmasının rücu hakkı olduğu anlamına gelmediğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.

Mahkememizin ... Esas , ... Karar sayılı 25.10.2018 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verildiği, akabinde dosyanın Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sırasına kaydedildiği, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı 09/0472021 tarihli ilamı ile karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine yargı merci tayini için dosyanın Konya BAM . Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verildiği, Konya BAM . Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı 06.07.2021 tarihli ilamı ile Mahkememizin görevli olduğunun belirlenmesi üzerine dosyanın Mahkememizin iş bu esas sırasına kaydının yapılarak yargılamaya devam olunmasına karar verildiği görülmektedir.

DELİLLER

Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, davacı sigorta şirketinden yapılan ödemeleri de gösterir hasar dosyası, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, sigorta uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, Selçuk Üniversitesi ATK'dan maluliyete ilişkin rapor aldırılmış, aktüerya uzmanı hesap bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.

Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı olan sigorta şirketi, borçlularının mahkememiz dosyası davalısı olan ... Turizm... LTD ŞTİ ve dava dışı ... olduğu, 17.500,00 TL asıl alacak ve 660,21 TL işlemiş faiziyle birlikte toplam 18.160,21 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçlular vekillerince ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine icra müdürlüğünce borçlu ... Turizm ...ŞTİ açısından başlatılan takibin 19/10/2017 tarihinde durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; sanık ... hakkında 23/05/2017 tarihinde taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan neticeden 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hüküm açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 19.07.2017 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.

Konya CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyasında kusura ilişkin trafik bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 04.05.2016 tarihli raporda özetle; ... plakalı otobüsün şoförü ...'ın 2918 KTK'nun 47-1-D maddesini(Trafik güvenliğini ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural ,yasak zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadır) ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 110-B-2 maddesini (kapıların kapanmasını beklemeden hareket etmek yasaktır.) ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğu , muavin ...'ın kural ihlalinde bulunmadığı ve kusursuz olduğu tespit edilmiştir.

DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında sigortacı tarafından dava dışı üçüncü kişiye yapılan ödemenin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali yoluyla yapılan ödemenin sigortalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, davalıya ait olan aracı kullanan sürücü Abdil Erkanın ağır kusurlu olması sebebiyle kazanın meydana geldiğini ileri sürerek, rücu hakkına dayalı başlattıkları icra takibindeki itirazın iptalini dava etmiştir. Davalı taraf yukarıda özetlendiği gibi davanın reddini savunmuştur.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) (dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan) 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.

85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.

85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.

Poliçenin düzenlendiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası (KZKFKS) Genel Şartlarının A.1. maddesine, “ Bu sigorta, yurtiçi ve uluslararası yolcu taşımacılığı kapsamında seyahat eden yolcuları, sürücüleri ve yardımcılarını, taşımacılık - hizmetinin başlangıcından bitimine kadar geçen seyahat süresi içinde, duraklamalar da dahil olmak üzere, maruz kalacakları her türlü kazaların neticelerine karşı aşağıdaki şartlar çerçevesinde teminat altına alır.

Poliçede kayıtlı taşımacının, 10/07/2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununa istinaden verilen taşımacı yetki belgesine sahip olması; yolcu taşımacılığının zorunlu haller hariç, bu kanun hükümleri çerçevesinde yapılması ve taşımanın yapıldığı aracın poliçede kayıtlı olması zorunludur.” düzenlemesini getirmiş iken.

“Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigorta Ettirene Rücu Hakkı” başlıklı A.7. maddesinde ise; “ Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller sigortalılara ve hak sahiplerine karşı ileri sürülemez.

Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir.

Sigorta ettirene başlıca şu nedenlerle rücu edilir: Tazminati gerektiren olay; a) Sigorta ettirenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmişse, b) 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununda yasaklanan hallerden, sigorta ettirenin bu kanun ve ilgili yönetmelikteki yükümlülüklerini yerine getirmemesinden doğmuşsa, c) Taşımacının yetki betgesinde kayıtlı olmayan taşıtlarla yapılan veya yetki belgesi olmadan yapılan taşımalar sonucu meydana gelmişse, d) Taşıtın, mevzuatın gerektirdiği teknik şartlara uygun olmamasından,

nitelikli şoför ve hizmetli personeli olmadan sefere çıkarılmasından; güzergah mesafesini dikkate alarak yeteri kadar sürücü bulundurulmamasından meydana gelmişse, e) İkram edilen yiyecek ve içecekler ile diğer maddelerin sağlık şartlarına uygunluğunun sağlanmaması,

yolcuların sağlığının olumsuz etkilenmemesi hususunda taşımacının yükümlülüklerini yerine getirmemesinden doğmuşsa, f) Gerekli ilk tıbbi yardım malzeme ve ilaçların taşitta bulundurulmaması veya bunlardan derhal istifade edilmesi imkanının sağlanmamış olmasından meydana gelmişse, g) 2918 sayılı Karayollari Trafik Kanunu ve ilgili diğer mevzuata göre, taşıtın, gerekli sürücü belgesine sahip kişiler tarafından sevk edilmemesi sonucunda olmuşsa, h) Sürücülerin uyuşturucu Veya keyif verici maddeler almış olmasından veya alkollü içki almış olarak aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından meydan gelmişse;

i) Yetkili makamlarca saptanan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınmasından veya taşıtın işletilmesine ilişkin diğer yasaklanan hallerden doğmuşsa, j) Sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru neticesinde aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda meydana gelmişse, ve sigorta ettirenin rizikonunun gerçekleşmesi halinde B.2. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle, artan zarar miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla, zarar miktarında bir artış olmuşsa sigorta ettirene rücu edilir.” ibarelerine yer verilmiştir.

Yine, Kanun’un 95. maddesi ile sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği hüküm altına alınmıştır.

Burada düzenlenen rücu hakkı kaynağını sigorta sözleşmesi ilişkisinden almaktadır. Eş söyleyişle; bu rücu hakkının kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve Yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacının, bu hakka dayanarak kendi akidine dönmesini sağlamaktadır (...: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara 2012, s:1010 ).

Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği yukarıda belirtilen Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı A.7. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır.

Somut olayda davacı sigortacı; sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında asli ve tam kusurlu olduğunu belirtmiş, kendi akidi olan sigortalısından rücuen tazminat isteminde bulunmuştur. Bir başka anlatımla davacı sigortacı, Karayolları Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın A.7. A maddesine dayanmıştır.

Bu durumda uyuşmazlığın çözümü için bu maddelerde düzenlenen " ağır kusur veya kasıt" hâlinin açıklanması gerekmektedir.

Taraflar arasında akdi ilişkiyi düzenleyen sigorta poliçesinin sigortacının işletene rücu hakkını düzenleyen A.7/a maddesi; sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortacının zarar görene ödeme yaptıktan sonra kendi sigortalısına rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Görüldüğü gibi maddede tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan söz edilmektedir.

Kast, ceza hukukunda suçun manevi unsuru olup, yasanın suç saydığı bir fiili bilerek ve isteyerek işlemek iradesi anlamına gelir. Kast, özel hukukta ise kusur çeşitlerinden olup, haksız bir sonucun elde edilmesi için bilerek ve isteyerek yapılan iradi faaliyettir. Kusur ise, tazminatı (ödenceyi) veya cezalandırılmayı gerektiren hukuka aykırı davranış biçimidir. Kusur, ihmal veya tedbirsizlik sonucunda ortaya çıkar. Ayrıca borçlunun sözleşmenin gereklerini yerine getirmemesi akdi kusurdur. İhmal; haksız sonuca yönelmemekle birlikte, durumun ve koşulların gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeme hâli, dikkatsizlikten ve/veya özensizlikten kaynaklanan kusur; savsama ve gerekli özeni göstermeme durumudur (Yılmaz, E: Hukuk Sözlüğü, Ankara 1996, s:363, 451, 490).

Öğretide ve yargısal uygulamada yerleşik şekliyle sadece kusurun "ihmal türü" kusur sözcüğü ile ifade edilmekte, "kast türü" ise yine "kast" olarak anılmaktadır.

Karayolları Trafik Kanunu'nda, Yönetmelikte ve Tüzükte, karayolundan yararlanan motorlu araç sürücüleri, yayalar ve hayvan güdücülerin hâl ve hareketleri belli kurallara bağlanmıştır.

Bu kurallar kusurun belirlenmesinde önemli bir unsur olup, bunlara aykırı davranış, sorumluluk hukuku açısından kusurlu davranış olarak kabul edilir. Trafik kuralları nitelik açısından iki grupta toplanır. Bunlardan ilkinde, karayolundan yararlanacakların davranış biçimi teknik ve objektif olarak tüm kapsamıyla belirlenip tanımlanmış ve objektif hukuk normu hâline getirilmiştir. İkincisi ise; karayolundan yararlananlara belli durum ve koşullarda özen yükleyen kurallardır. Ayrıca, her kusur, sorumluluk için mutlak bir değer ifade etmez; zararın uygun sebebi olan ve zarar tehlikesi ihtimalini artıran kusurlar önemlidir.

İşte bu noktada "ağır kusur" kavramı ve somut olayda ağır kusurun varlığından söz edilip edilemeyeceği irdelenmelidir.Ağır kusur, yargısal kararlarda "aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği en ilkel (basit) dikkat ve özenin gösterilmemesi" şeklinde tanımlanmaktadır. Başka bir anlatımla ağır kusurda; hâl ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kurallara "tam bir aldırmazlık" söz konusudur. Ağır kusur, bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayanır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre de ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olarak; kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun varlığını ifade etmektedir.

Yukarıda da açıklandığı gibi, trafik kurallarının büyük çoğunluğu, karayolundan yararlanan sürücü ve yayalara belli durumlarda kesin olarak belirlenmiş (objektif) nitelikte bir hareket tarzı emreder. Bu kurallar karşısında kişinin bir takdir ve değerlendirme hakkı yoktur. Ne emredilmişse ona uymak zorunluluğu vardır; özenin ölçüsü kuralın kendisidir. Ancak, kusurun derecelendirilmesinde somut olayın özelliği de gözetilmelidir; belli bir hareket tarzını emreden mutlak nitelikteki bir trafik kuralı ihlal edilmesine rağmen, ağır kusur kavramından ayrılmak gerekebilir. (Hukuk Genel Kurulunun 10.12.2003 tarihli ve ... E., ... karar sayılı kararı)

Somut olayda, davalı şirkete ait ... plakalı otobüs sürücüsünün kazanın oluşumunda

asli kusurlardan Trafik güvenliğini ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural ,yasak zorunluluk veya yükümlülüklere uymak ve kapıların kapanmasını beklemeden hareket etmek yasaktır şeklindeki kuralların ihlali sebebiyle tam kusurlu olduğu,Yargıtay. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamalarına göre.

KZKFKS Genel Şartlarında belirtilen ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği, bu itibarla sürücünün az önce belirtilen kural ihlallerinin ağır kusur olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, hal böyle olmakla sigortalıya rücu şartlarının oluşmadığı vicdani kanısına Mahkememizce varılmakla, açılan davanın reddine karar verilmiş, davacının takibin başlatılmasında kötü niyetli olduğu dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler doğrultusunda sübuta ermediğinden davacı aleyhine tazminata hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Açılan davanın REDDİNE,

2-Yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,

3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 219,34 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 208,26 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Taraflarca yatırılan ve dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflara iadesine,

DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, dava değeri yönüyle reddedilen miktar nazara alınarak 6100 Sayılı Kanunun 341/2-4 maddesi ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesiyle eklenen Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranı uygulanarak 2024 YILI İÇİN BELİRLENEN 28.250,00 TL'LİK PARASAL SINIR nazara alındığında miktar itibariyle KESİN OLMAK ÜZERE Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı.25/01/2024

Katip Hakim

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/360, K. 2024/39, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Konya Türk Milleti Adına
  4. . Asliye Ticaret Mahkemesi Gerekçeli Karar
  5. Esas No
  6. Karar No
  7. Hakim
  8. Katip
  9. Davacı
  10. Vekili
  11. Davalı
  12. Vekili
  13. Dava
  14. Dava Tarihi
  15. Karar Tarihi
  16. Karar Yazma Tarihi
  17. Gereği Düşünüldü
  18. Deliller
  19. Davanın Niteliği, Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/360
Karar No
2024/39
Tarih
25 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/361 K.2024/33
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/361 K.2024/17
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/362 K.2024/23
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/362 K.2024/51
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/365 K.2024/27
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/365 K.2024/16

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.