İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/256 K.2025/781

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.

Esas2023/256Karar2025/781Tarih20 Kasım 2025Okuma10 dk · 2.089 kelime

KÜNYE

Mercii
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/256
Karar No
2025/781
Karar tarihi
20 Kasım 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.089 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.

KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO

KARAR NO

HAKİM

KATİP

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI

VEKİLİ

DAVA

Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ

KARAR TARİHİ

KARAR YAZMA TARİHİ

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle.

Taraflar arasında imzalanan 17/09/2021 tarihli satış sözleşmesi ile hazır betan ve parke tesislerinin alıcıya satış ve teslimine ilişkin alıcı firmanın satıcı firmaya teslim edeceği iki bin metreküp hazır beton teslimine ilişkin hükümlerle imza altına alınarak şart ve kaideye bağlandığını, bu satış sonrası alıcıdan teslim alınacak olan iki bin metreküp hazır betonun metreküp fiyatının KDV dahil 300,00TL üzerinden hesaplanacağı ve alınan betonların bedellerinin aylık bazda alıcıya fatura mukabilinde ödeneceği, ancak davalı tarafça işbu sözleşme hükümlerine aykırı şekilde davranılarak beton teslimini gerçekleştirilmediği,

bu durumun davacının maddi ve manevi zarara uğramasına neden olduğu gibi nedenlerle satın alınan ürüne ilişkin öncelikli olarak ürünün teslim edilmesi, mümkün olmaması halinde ise ürünün güncel değeri üzerinden bedel iadesine karar verilmesini ve her halükarda davacı bünyesinde oluşan zararın tanzim edilmesini, bedel iadesi halinde temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizin 22/02/2024 tarihli duruşmasında dosyanın SMMM bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.

Mahkememize sunulan 20/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Davacı ... Ltd. Şti. İle davalı ...

Limited Şirketi arasında 17.09.2021 tarihinde imzalan 'satış sözleşmesi' ne istinaden davacı firmanın satışa ait yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalı firmanın sözleşmede belirtilen satışa ait ödemeleri ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiği, davacı firmanın 2.000 M3 beton ile ilgili olarak zamanında ihtar çekmediği 02.09.2022 tarihinde ihtar çektiği ihtar için 1 ( bir) yıl beklediği, Davalı ...

Ticaret Limited Şirketi 2.000 M3 hazır beton ile ilgili yükümlülüklerini eksik yerine getirdiği tespitleri yapılmış olup hala 1.819 M3 hazır beton teslimi yapılmadığı, Davalı ...

Ticaret Limited Şirketi 2.000 M3 hazır beton ile ilgili yükümlülüklerini eksik yerine getirdiği tespitleri yapılmış olup hala 1.819 M3 hazır beton teslimi yapılmadığı, TÜİK - TÜFE oranlarına göre hesaplanan 1.819 M3 hazır beton fiyatının 2024 yılı itibari ile 2.188.993,69 TL tekabül ettiği sonuç ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.

Mahkememize sunulan 26/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Sözleşme kapsamında olup, teslim edilmediği beyan edilen 1.819,00 m3 miktarındaki C25/30 sınıfı hazır betonun; güncel tarihteki yerel (Mut ve çevre bölgesi) piyasa rayiçleri ile (KDV dahil) toplam bedelinin. 4.583.880,00 TL olabileceği belirlenmiştir.

Taraflar arasında 17.09.2021 tarihli satış sözleşmesi yapıldığı, sözleşme gereğince Mut /Mersin arasındaki Hazır Beton ve Parke tesislerinin alıcı davacı firmaya satış ve teslimi gerçekleştiği, sözleşme gereğince alıcı firmanın satıcı (davacı) firmaya teslim edeceği 2000 m3 hazır betonun teslim edileceği taraflarca kabul edildiği,

satıcı firmanın satış sonrası alıcıdan teslim alacağı 2000 m3 hazır beton KDV dahil m3 fiyatının 300,00-TL olarak hesaplanacağı, alınan betonların bedelleri aylık bazda fatura mukabili ödeneceği, beton bedellerinin ödeme vadesi 60 gün olacağı ve bu betonların sevkiyatının alıcı firma tarafından satıcının bildireceği Mut ilçesi sınırları içindeki şantiye veya adreslere satıcı istediği tarihlerde mikserli veya pompalı şekilde teslim edileceği kabul edilmiş olup, Davacı satıcı firma tarafından Konya.

Noterliğinin 02.09.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığı, beton teslimlerinin yapılmadığı, satıcı firmanın bildireceği adreslere beton teslimi yapılması yönünde ihtar keşide edildiği ve tebliğ edildiği,

davalı taraf sözleşmenin varlığını kabul etmekle birlikte sözleşmede ifa zamanının gösterilmediğini, yasal olarak ifanın sözleşmenin yapıldığı tarihte muaccel hale geleceğini, ancak davacı tarafça böyle bir talebin bulunmadığını, 2 sene sonra böyle bir talebin kabul edilemez olduğunu, kaldı ki davacı (şirketin) betonun gönderileceği adres bildirmediğini, sadece 18 m3 beton talep ettiğini, betonun gönderildiğini ve faturanın düzenlendiğini, bu fatura bedeli ödenmediğini, iki sene sonraki talebin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu beyan ettiği,

davada sözleşme hükümlerinden 2000 m3 beton teslim edilmediğinden doğan tazminat talebini içerdiği, alacaklının borcunu kendi istediği ile ifa etmeyen borçlu aleyhine açabileceği ve onu ifaya mecbur bırakacağı bir mahkeme kararı sağlamak amacıyla açılan davalar ifa davası olup olayda ifanın mümkün olduğu, yani 2000 m3 betonun tesliminin mümkün olduğu, böylece borcun ifasının imkansız hale gelmediği, davacı satısının 2000 m3 betonun döküleceği adresi bildirdiğine dair dosya içinde bir bilgi ve belge olmadığı,

Davacı sadece sözleşme hükümleri gereğince 2000 m3 betonun teslimi gerçekleştirilmediği yönünde ihtar keşide edilerek ifanın yerine getirilmesini talep ettiği, bu sebeple aynen ifa davası açmak yerine tazminat talep etmesi tarafların tacir olması, ticari nitelikte alım satımlarda malın teslimi için bir vade belirlememişse, alım satım akdi iki tarafa borç yükleyen akitlerden olduğundan karşılıklı akitlere özgü B.K.

106 TBK 123 madde gereğince borcun ifasından vazgeçip ifa etmeme nedeniyle tazminat istemek veya “akdi fesih etmek” hakkını kullanması için borçlunun asıl edim bakımından mütemerrüt olması yeterli değildir. Kural olarak bundan dolayı borçluya borcun ifası için “mehil” vermiş olması da gerekir.

Sözleşmede kesin bir süre belirlenmemişse ve BK 107 ve TBK 124 Koşulları gerçekleşmediğinden süre verilmeden açılan davanın Reddi/Kabulü hususlarının Takdir ve tayini mahkememize ait olmak üzere rapor sunulduğu görülmüştür.

Davacı taraf, satış sözleşmesi ile davalının taahhüt ettiği 2000 m3 hazır betonun teslim edilmediğini, öncelikli olarak taahhüt edilen hazır betonun teslim edilmesini, mümkün olmaması halinde ürünün güncel değeri üzerinden bedel iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf, sözleşme tarihinin 17/09/2021 olduğunu, sözleşme tarihinden 2 yıl sonra malın tesliminin talep edilmesinin kötüniyetli olduğunu, ayrıca sözleşme kapsamında davacının malı nereye teslimini istediğini bildirmediğini, 181 m3 betonun teslim edilmesine rağmen bedelinin ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Tüm dosya kapsamına göre, davacıya 181 m3 betonun teslim edildiği 1819 m3 betonun teslim edilmediği ve bu kısmın talep edildiği sabittir.

Taraflar arasındaki satış sözleşmesinin 17/09/2021 tarihinde imzalandığı, davacının geriye kalan malın teslimine ilişkin davalıya 02/09/2022 tarihinde ihtarname gönderdiği görülmüştür.

Sözleşme içeriğine göre davaya konu hazır betonun ne zaman teslim edileceği konusunda bir tarih belirlenmemiştir. Sözleşmeye göre ifanın sözleşmenin imzalandığı tarihte muaccel hale geldiğini söylemek mümkün değildir.

Davacı taraf davalıya gönderdiği ihtarname ile sözleşmenin ifasını talep etmiş ancak davalı taraf ihtarnameye yanıt vermemiştir. Davacı şirketin aynen ifa talebinde bulunduğu, sözleşmenin ayakta olduğu, ihtarname ile ifayı talep ettiği anlaşılmıştır.

Teslim edilen 181 m3 betonun ücretinin ödenip ödenmediği hususunda ise; davacı taraf, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında davalının borcuna mahsup edildiğini bildirmiştir.

Tüm bu verilere göre özetle; sözleşmenin 17/09/2021 tarihinde imzalandığı, 20/10/2021 tarihinde 181 m3 hazır betonun ilk teslimatının yapıldığı, 02/09/2022 tarihinde davacının davalıya teslime ilişkin ihtar çektiği, 28/04/2023 tarihinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür.

Davalı taraf, davacının uzun süre sonra aynen ifa talebinin ülkedeki enflasyonist ortam gözetildiğinde hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu savunmuştur.

Bir hakkın kullanılmasının açıkça adaletsizlik teşkil ettiği ve gerçek hakkın tanınması ve ferdin korunması için bütün hukuki yolların kapalı bulunduğu hâllerde MK. M.2, hükmünün amacı, zaruretten doğan ve olağanüstü bir imkân sağlamaktır.

Kişiler arasındaki ihtilâflar ve dolayısıyla hukuk canlı ve değişkendir. Başlangıçta öngörülmesi mümkün olmayan değişim ve ihtiyaçların ortaya çıktığı bazı durumlarda kanunun harfi harfine uygulanması kimi zaman adaletin esaslı unsurlarından olan hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabilir.

Dürüstlük kuralı da adalet terazisinde, kanun önündeki hak ile vicdan nazarındaki hakkaniyet arasında, ince bir ayardır. Ancak bu dengede şu husus hiçbir zaman gözden kaçırılmamalıdır: Dürüstlük kuralı bir ana kaide, bir çatı norm olmakla birlikte aynı zamanda ikincildir de. Aslonan rasyonel hukuk kurallarının uygulanmasıdır.

Zira hukukun asıl anlam ve amacı, hukuki meseleleri kişiden kişiye değişebilecek hakkaniyet hisleriyle değil, kat’i ve açık, herkes için geçerli norm ve prensiplerle çözümlemektir. Hâkim, hayatın sayısız görünümüne kanun koyucunun öngördüğü kaidelerle çözüm bulmaya çalışırken, her hukuki meseleye ona uygun kanun hükmünü uygulamak yerine, dürüstlük kuralının taliliğini unutarak adaletini salt bu esasa dayandırırsa hukukun asıl anlam ve amacını tehlikeye atar.

Bu sebepledir ki objektif normun varlığına rağmen dürüstlük kuralının esas alınması gibi çok istisnai olan bu hâlin takdirinde hâkimin azami seviyede ihtiyatlı ve basiretli davranması şarttır. Butlan sonucunu doğuran eksikliği etkisiz bırakabilecek takdir hakkının kullanılmasında her hukuki meselenin kendine özgü koşullarının titizlikle irdelenmesi zorunludur.

Davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmeden söz edildiğinde onun, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulduğu kabul edilir (BK m.1). Türk Borçlar Hukukunda sözleşmeye bağlılık ( ... ) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Diğer bir ifade ile sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekte de, sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır.

Doktrinde ise ... göre; sözleşmeler hukukunda ana kural, bir sözleşmenin kurulmasından sonra, tarafların yükümlülüklerini aynen yerine getirmek zorunda olmalarıdır. Bu konuda geçerli olan kural, akde vefa (söze bağlılık) ilkesidir. Bu ilkeye göre, bir sözleşme geçerli bir şekilde kurulduktan sonra, koşullar ne kadar değişirse değişsin taraflar sözleşmenin gereğini aynen yerine getirmek zorundadırlar (Bkz.Prof.Dr. ... , Borçlar Hukuk-Genel Hükümler Genişletilmiş 17. Basım, Turhan Kitapevi, Sayfa 254).

Taraflar tacir olup 6102 sayılı TTK’nun 18/2 maddesi uyarınca her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.

Her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde alacaklı, temerrüde düşen borçludan TBK 125. (eski BK 106. vd.) maddeleri çerçevesinde aynen ifa ve gecikmeden dolayı uğradığı zararının veya aynen ifayı reddederek müspet zararının yahut sözleşmeyi feshederek menfi zararının tazminini seçimlik olarak isteyebilir. Davacı somut olayda aynen ifa talep etmiştir.

Tüm bu hususlar göz önüne alındığında; sözleşmenin halen ayakta olduğu, sözleşmede teslim tarihine ilişkin bir süre belirlenmediği, davalının basiretli bir tacir olarak kurduğu sözleşmenin sonuçlarıyla bağlı olduğu, sözleşmenin imzalanmasından 1 yıl sonra teslim talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılması anlamına gelmeyeceği, tacir olan davalının 1 yıllık bir sürede ülkemizdeki enflasyonist ortamı yaklaşık olarak tahmin edebileceği, ifa süresi belirlenmeyen bir anlaşmada 1 yıl sonraki teslim talebinin sözleşmenin uyarlanmasını gerektirir derecede bir durum oluşturmayacağı,

davalının kendisine gönderilen ihtarnameye karşı sözleşmenin feshi yoluna da gitmediği, davacının da sözleşmeyi ayakta tutmaya devam ettiği, Türk Borçlar Hukukunda sözleşmeye bağlılık ( Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda ) ve sözleşme serbestliği ilkelerine göre, sözleşmenin yapıldığı andaki gibi aynen uygulanması gerektiği, diğer bir ifade ile sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlunun sözleşmedeki edimini aynen ifa etmesi gerektiği açıktır.

Bu anlamda davalının hakkın kötüye kullanıldığına yönelik savunması yukarıda anlatılanlar ışığında kabul edilmemiştir. Meseleye başka bir açıdan bakıldığında; davalı 1 yıl sonra teslim talep edildiği için enflasyonist ülke koşulları nedeniyle sözleşmenin uyarlanmasını talep etmektedir. Sözleşmenin uyarlanması koşullarının işbu meselede mevcut olmadığı çok açıktır.

Davalının bir diğer savunması; davacının malın nereye teslim edileceğini davalıya bildirmedikçe davalının temerrüde düşmeyeceğine ilişkindir. Davacı taraf davalıya gönderdiği ihtarnamede bildireceği adrese malın teslim edilmesi gerektiğini açıkça bildirmiş ancak davalı davacıya cevap dahi vermemiştir. Burada davalının davacıya malı teslim edeceğini bildirmesi halinde davacının teslim yerini bildireceği anlaşılmaktadır. Kaldı ki gelinen aşamada davalının adresin kendisine bildirilmemesi nedeniyle değil diğer savunduğu sebeplerle malı teslim etmediği/etmeyeceği sabittir. Yani davalıya adres bildirilseydi davalı malları teslim edecekti gibi bir savunma zaten meselenin özünde mevcut değildir.

Bir diğer savunma ilk etapta teslim edilen 181 m3 betonun ücretinin davacı tarafından ödenmediğine yöneliktir. Davalının malı teslim etmesine rağmen aradan geçen yaklaşık 1 yıl süre sonra ödeme talep ettiğine dair bir bilgi bulunmaması, öte yandan geri kalan malların teslimini davacının talep etmesi ve davalının bundan önce ve bundan sonra ödememe definde bulunmaması (davaya kadar) hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki davalının savunmasının özü geri kalan kısmın uzun süre sonra talep edilmesi üzerine kuruludur.

En nihayetinde belirlenen malın aynen ifa edilmesinin mümkün olduğu da gözetildiğinde davacının davasında haklı olduğu değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının davasının KABULÜ İLE;

Taraflar arasında imzalanan 17/09/2021 tarihli satış sözleşmesi gereğince davacıya teslim edilmeyen 1.819 m3 C25/30 beton sınıfı hazır betonun, sözleşmede kararlaştırılan hal ve şartlarla ve sözleşmede kararlaştırılan "m3 fiyatı KDV Dahil 300 TL üzerinden hesaplanacak bedelin davacı tarafından davalıya ödenmesi şartıyla" davalı tarafından davacıya teslimine, teslime ilişkin tüm masrafların davalı tarafından karşılanmasına,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 37.276,77-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 179,90-TL peşin harç ve 22.349,20TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 14.747,67-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafından karşılanan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harcı, 22.349,20TL tamamlama harcı, 126,75 -TL posta ve tebligat gideri, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 25,60-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 32.861,35-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 87.312,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 20/11/2025

Katip Hakim

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/256, K. 2025/781, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Konya Türk Milleti Adına
  4. . Asliye Ticaret Mahkemesi Gerekçeli Karar
  5. Esas No
  6. Karar No
  7. Hakim
  8. Katip
  9. Davacı
  10. Vekili
  11. Davalı
  12. Vekili
  13. Dava
  14. Dava Tarihi
  15. Karar Tarihi
  16. Karar Yazma Tarihi
  17. Gereği Düşünüldü
  18. Çekişmeli Hususlar, Toplanan Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/256
Karar No
2025/781
Tarih
20 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/257 K.2025/260
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/257 K.2025/887
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/259 K.2025/896
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/260 K.2025/766
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/260 K.2025/880
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/260 K.2025/866

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.