KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/632
- Karar No
- 2025/295
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- —
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- —
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Karar yazma tarihi
- Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.829 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Müvekkil ...'e ait ... Ticaret isimli şirket, hırdavat malzemelerinin satışına yönelik faaliyet gösteren bir işletme olduğunu, ... İsimli şahsın, müvekkiline ait şirket adına ticari görüşmeler gerçekleştirdiğini, ...
Tarım isimli şirket yetkilisi davalı ... ile gerçekleştirdiği görüşmenin neticesinde siparişini aldığını, ayrıca uyuşmazlığa konu edilen malzemelerin, teslim edilmeden evvel müvekkile ait şirket nezdinde olduğuna dair 15/09/2022 tarihli 2 adet fatura da bilgi amaçlı sunulduğunu, Nakliye ve teslimat işlemleri, ... plakalı araç sürücüsü ... , ... ve ... isimli şahıslar tarafından yerine getirildiğini, mesajlaşma içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalıya ait fatura bilgileriyle birlikte faturanın gönderileceği e-posta adresi tarafımıza iletildiğini, e-posta içeriğinden de anlaşılacağı üzere ilgili fatura,
davalıya ait şirketin “... .com.tr” olarak kullandığı güncel mail adresine 30/09/2022 tarihinde gönderildiğini, Konya .Noterliğinin 25/10/2022 tarihli ... yevmiye no'lu ihtarnamesi doğrultusunda davalı tarafından inkar edildiğini, taraflarınca yapılan araştırmalar ve şifahen edinilen bilgiler neticesinde davalı ... ile Mehmet Serkan isimli şahsın, fatura bedelinin (106.400 TL) bir hayli altındaki miktarda (60.000 - 65.000 TL) kendi aralarında anlaştığı bilgisine ulaşıldığını, nitekim, bu şahısların meydana getirdiği gayri ahlaki sürece yönelik Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ...
Srş. sayılı dosyası uyarınca suç duyurusunda bulunulduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararının tazminine yönelik davalarının kabulüne, şimdilik 100,00 TL maddi zararın meydana geldiği tarih olan 30/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle.
Davacının müvekkilden hiçbir alacağı bulunmadığını, müvekkili ile karşı taraf arasında davaya konu edildiği şekilde ve hiçbir şekilde sözleşme bulunmadığını, bu sebeple taraflar arasında var olduğu iddia edilen ticari ilişkinin, sözleşmenin ve mal tesliminin yazılı belge ile davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, davacının müvekkil hakkında fatura tanzim etmiş olması davacıyı alacaklı yapmadığını, sadece fatura kesilmiş olması da sözleşmenin ve alacağın varlığına delalet etmediğini, bu hususun da davacı tarafça yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini,
müvekkilinin davacının kestiği faturadan haberdar olur olmaz Konya .Noterliğinin 25/10/2022 tarihli, ... yevmiye no'lu ihtarnamesini keşide ederek söz konusu faturayı iade ettiğini ve bu faturanın kesilmesini gerektirir hiçbir hukuki durum, ticari ilişki olmadığı gibi, fatura muhteviyatında belirtilen şekilde karşılıklı anlaşılan ve davacı tarafça anlaşmaya istinaden ifa edilmiş hiç bir mal veya hizmet tesliminin de bulunmadığı bildirildiğini, kaldı ki faturaya hiçbir itiraz edilmemesi halinde dahi, sözleşmenin varlığını ve kural olarak,
malın teslim edildiğini, işin görüldüğünü, diğer bir menfaatin sağlandığını ispat yükü, bu hususları iddia eden konumundaki faturayı düzenleyip gönderen taraf üzerinde olduğunu, fatura konu konu alacağın dayandığı bu sözleşme, HMK. m. 200 uyarınca senetle/kesin delille ispatlanmak durumunda olduğunu, müvekkilinin bahsedildiği şekilde Serkan Binicioğlu isimli kişi ile davacı adına hiçbir görüşmesi olmadığını, davacının bu yöndeki iddiaları hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira kendi işletmesi olan ve tacir olan davacının, şirketinde çalışmayan SGK kaydı bulunmayan ... isimli 3. bir kişinin kendisi adına ticari görüşmeler yaptığını,
mal ve hizmet tesliminin yine 3. Kişiler eliyle yapıldığını iddia etmesi, buna ilişkin hiçbir yazılı belge sunulamaması ve dosyaya sunulan teslim tesellüm tutanağında müvekkilinin imzasının bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde davacının iddialarının soyut kaldığı ve yazılı belge ile ispata muhtaç olduğunun açık olduğunu, davacının kendi iddiasına göre fatura ve alacak miktarı belirli iken 100 TL'lik dava açması da alacak iddiasındaki samimiyetini ortaya koyduğunu, tüm bu nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Tarafların yerleşim yerindeki Ticaret Sicili Müdürlüğüne, tarafların yerleşim yerindeki Esnaf Ve Sanatkârlar Odaları Birliği Esnaf Ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak tarafların kendi adına tacir veya esnaf kaydının olup olmadığının sorulmuş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına alınmıştır.
Tarafların yerleşim yerindeki Vergi Dairesine müzekkere yazılarak; tarafların vergi mükellefi olup olmadığının bildirilmesi, vergi mükellefi ise bilanço usulüne göre mi yoksa götürü usulde mi vergi mükellefi olduğu hususunda araştırma yapılması istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Tarafların bağlı oldukları vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2022-2023 yıllarına ait BA/BS formlarının gönderilmesi istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişisinin 03/06/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle.
Dava konusu faturanın davacı kayıtlarında yer aldığını, davacının işletme defteri tutması nedeniyle faturaya ilişkin bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususu defterden tespit edilemediğini, yine davacının işletme hesabı esasına göre defter tutması nedeniyle BS formu düzenlenmediğini, söz konusu fatura davalı kayıtlarında yer almazken yer almazken, davalı BA formunda yer aldığını, ayrıca davalı tarafından dava konusu faturaya ilişkin 8 günlük süre içerisinde yapılmayan itirazı bulunduğunu, davalı dava konusu fatura içeriğinin kendisine teslim edilmediğini, taraflar arasında böyle bir işlem olmadığını iddia ettiğini,
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının tarafların iddiaları doğrultusunda dava konusu fatura ve işlemlere ilişkin soruşturması bulunduğunu, ticari işlemin gerçekleşme sürecinde yer alan kişilerin ifadelerinin de soruşturma dosyasında yer aldığını rapor etmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 19/12/2024 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle: İşbu davaya konu edilen fatura alacağı taleplerinin toplamda 106.400,00 TL yükseltilmesi suretiyle fatura tarihinden (30/09/2022) tarihinden işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş, arttırılan meblağ üzerinden ıslah harcı yatırılmış, davalı tarafa dava değer artırım dilekçesi tebliğ edilmiştir.
Dava, faturaya konu malların teslim edilmesine rağmen bedelinin ödenmemesi nedeniyle alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında akdi ilişki bulunup bulunmadığı, 30.09.2022 tarihli ... nolu e-arşiv faturadan kaynaklı olarak davacının faturaya konu ürünleri davalıya teslim edip etmediği, teslim edilmiş ise dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne olduğu hususlarına yönelik olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdî bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiç bir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdî ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222-(3) maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticarî defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre. “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır.
Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Alacak davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davacıya düşer. Zira hukuki ilişkinin varlığını iddia eden ve bundan dolayı alacaklı olduğunu ileri süren taraf davacı olduğu için 4721 sayılı TMK’nın 6. maddesi (HMK. md. 190) uyarınca ispat külfeti davacı alacaklıdadır.
Kuşkusuz bu kuralın uygulanabilmesi için davalı borçlunun dava konusu hukuki ilişkiyi inkar etmesi ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesi gerekmektedir.
Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı hizmetin alıcıya mutlaka, daha önce verilmiş olduğu anlamına gelmeyeceğinden; davacı satıcının faturada yazılı hizmetin davalıya verdiğini usulen ispat etmesi zorunludur.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması,
belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu,
taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
Somut olayda, dava konusu faturanın davacı kayıtlarında yer aldığı, davacının işletme defteri tutması nedeniyle faturaya ilişkin bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun defterden tespit edilemediği, yine davacının işletme hesabı esasına göre defter tutması nedeniyle BS formu düzenlenmediği, söz konusu faturanın davalı kayıtlarında yer almazken davalı BA formunda yer aldığı, ayrıca davalı tarafından dava konusu faturaya ilişkin 8 günlük süre içerisinde yapılmayan itirazı bulunduğu, söz konusu faturanın davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, tacir olan davalının basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğünün bulunduğu,
teslim alınmayan bir mala ilişkin davalının BA formunda yer almasının normal şartlarda mümkün olamayacağı ve BA formunda yer almasına rağmen ticari defter kayıtlarında yer almamasının defterlerin usulüne uygun olarak tutulmadığını gösterdiği bu nedenle davalının faturadaki miktar yönünden sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Faiz türü yönünden; davacının işbu meselede avans faizi talep etmesi mümkün olduğundan talebiyle bağlı kalınarak karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/632, K. 2025/295, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama