KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/274
- Karar No
- 2025/37
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2025
Karar Metni
811 kelime·4 dk okuma·17 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARAR YAZMA TARİHİ
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;
Müvekkilimiz ... davalı şirket nezdinde bir fiil çalışmış olup davalı şirketin %20 hissesine sahibi olduğunu, davalı şirketin aile şirketi olduğunu, müvekkilinin babaları ... tarafından kurulduğunu ve 4 erkek kardeş olarak şirketin belirli bölümlerinde çalıştığını ve o alanlarda uzmanlaştıklarını, müvekkilinin kalıp ve CNC tezgah ustası olup tek başına kalıbın çizimi ve CNC operatörü olarak tüm süreçlerde ustası olduğunu, diğer kardeşlerin perakende satış ve genel müdür görevinde ... , diğer kardeşi ...
Plastik enjeksiyon ve üretim, diğer kardeşi ... kauçuk biriminde yıllardır çalıştığını, yıllardan beri ufak tefek eksiklikler olduğu halde aile şirketi olarak çalışmış olan müvekkilinin şirket içerisinde ki ciddi sıkıntı, dedikodu, söz hakkının bulunmaması, karar mercilerinin güç sarhoşluğunda olması, yetkilerini kötüye kullanması, kar paylarının dağıtılmaması,
adaletsiz harcamalar ve diğer sebepler mahkememizce değerlendirildiğinde müvekkili için artık ortaklığın devamı kendisinden beklenemeyecek hale geldiği anlaşılacak olduğunu, davalı şirket içerisinde ... şirket kurucusu olup genel müdürlük görevi ... tarafından yerine getirildiğini, ... şirkette tek imza yetkisi olup tüm banka, muhasebe ve resmi işlemlerde münferit olarak işlem yapma yetkisine sahip olduğunu, hissedar ...
Bey şirket içerisinde iletişim noktasında çok ciddi eksiklikleriyle beraber devamlı olarak huzursuz ortamın oluşması, dedikodular, genel müdürlük yetkilerinden kaynaklı güç sarhoşluğu ve özellikle müvekkiline karşı takındığı hal, tavır ve bazı cümleleri sebebiyle şirket içerisinde ki güven ortamını mahvetmiş, hissedarlar arasındaki güveni yok ettiğini, müvekkilinin epilepsi hastası olup doktor raporu ve tavsiyesiyle sabahları 10 gibi mesaiye başlaması gerektiğini söylediğini fakat bu durum bile hissedar ...
Bey’in gözüne battığını ve söylemleri hiç bitmediğini, müvekkilinin iş yapmayan, hiçbir işin ucundan tutmayan, şirkete yük olan bir insan olarak gördüğünü, tüm bu nedenlerle müvekkilinin davalı şirket ortaklığından haklı sebeplerle ayrılmasına izin verilmesine, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle.
Şirketin kurucusu ve ortağı bulunan ... şirketi kurduktan çok sonra yani 23.11.2020 tarihinde aile birliğini kurmak, aileyi bir arada tutmak amacı ile evlatları ... , ... , ... ve davacı ... kendi ortaklık payından her bir oğluna şirketin % 20 hissesini bağışladığını, bu hususta hiçbir maddi karşılık almadığını, gayesinin tamamen çocukların birlikte ve bir aradalığını sağlamak olduğunu, zamanla davacı oğul ... babasından şirket ortağı olarak birtakım aşırı istekleri olmaya başladığını, aynı zamanda diğer kardeşleri şirkette iş bölümü yaparak uzmanlaştıkları dalda çalışmaya devam ettiğini, bu çalışmalarının karşılığını maaş olarak aldığını,
aylık maaş ödemelerinin haricinde davacının şirketten avans olarak aldığı yaklaşık 240.000.- TL borcu bulunduğunu, bila bedel bağış olarak devredilen hisselerle ilgili gerek şirketin düzeninin bozulmasına gerekse aile bütünlüğüne ve şirketin geleceğine ilişkin zararlar doğuracak olması nedeni ile bağışlayan ... tarafından bağıştan rücu davası ikame edileceğini, şu anda kullandığı ... ... marka vasıtanın ... tarafından verildiğinden ve ikamet ettiği evin masraflarının karşılandığından söz etmemesi bile kötü niyetini gösterdiğini, kötü niyetin hukuken korunması mümkün olmadığını,
tüm bu nedenlerle öncelikle ihtiyati tedbir talebinin ve haksız davanın reddi ile mahkeme masraflarının ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizin 24/10/2024 tarihli duruşma ara kararı ile; Davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği, taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK 150/2 maddesi gereğince taraflardan biri tarafından yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına kararı verildiği görülmüştür.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE
Dava, limited şirketi ortaklığından çıkmaya izin davasıdır. İş bu davanın yargılaması sırasında 24/10/2024 tarihli ara karar ile, dosyanın 24/10/2024 tarihi itibariyle HMK 150/1 maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. HMK'nun 150/1 maddesinde düzenlenen 3 aylık dava yenileme süresinin 27/01/2025 tarihinde dolduğu, eldeki davanın bu süre içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından H.M.K'nun 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/274, K. 2025/37, 28 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama