KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/615
- Karar No
- 2024/698
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
Karar Metni
1.246 kelime·6 dk okuma·21 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇE YAZIM TARİHİ
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu dava T.C. Beyşehir . Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/06/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı gereğince mahkememize gönderildiği, mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili Mega Mimarlık firmasının ... ... Şubesi Müftülüğü'ne ait Konya ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parselde bulunan kreş binasının tamirat ve tadilat işlerinin yapımı için davalı kurum ile anlaştığını, müvekkilinin alacağı olan 170.000,00 TL alacağın tahsili için Beyşehir İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının 71.500,00 TL'lik kısmını yatırdığını ancak 98.500,00 TL'lik kısmına itiraz ettiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu belirterek davalının Beyşehir İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı için %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle. Mevzuat gereğince "İlamsız icra takiplerinde genel yetki kurallarına göre yetkili icra dairesi; genel olarak borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesidir." Paylaşılan hüküm doğrultusunda müvekkil/borçlu Vakfımızın yerleşim yeri adresinin "... Sokak No: ...
Kocatepe Çankaya/ANKARA" olması sebebi ile takibin kanunen yetkili olan Ankara İcra Dairelerinde açılması gerekirken Beyşehir İcra Dairesinde açılmış olması yetki kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle yetkiye itiraz ettiklerini, nitekim Beyşehirde açılan dava her ne kadar Konya Ticaret Mahkemeleri yetkili denilerek Konya'ya gönderilmişse de işbu davada ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili Vakıf ticari bir işletme halinde olmayıp kreşin yapımı için davacı ile anlaşma sağladığını, bu nedenle işbu davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu,
müvekkili Vakıf tarafından yapılan araştırmalarda bahsi geçen 170.000,00 TL'lik kısmın tamamını değil ancak 71.500,00 TL'yi kabul edildiği icra dosyasına bildirdiğini, ayrıca kabul ettikleri kısım olan 71.500,00 TL icra vekalet ücreti, faizi, masrafları ve tüm ferileri ile birlikte toplam 84.050,00 TL olarak 15.04.2024 tarihinde icra dosyasına yatırıldığını, ancak eksik ve yapılmayan işlerin karşılığı olan 98.500,00 TL'ye (kamera sistemi 14.000,00 TL, yangın sistemi 14.500,00 TL, eksik WC 20.000,00 TL, sınıf kapılarının tamiratı 15.000,00 TL, mutfak ile WC arasında duvar yapımı 15.000,00 TL,
Yeşilyurt Kur'an Kursu temizliği 20.000,00 TL) itiraz ettiklerini, öyle ki yukarıda detaylıca belirtilen işler yapılmadığını, dolayısı ile bunlar için alacak doğmamış olduğundan davacı tarafından talep edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davacının dilekçesinde öne sürdüğü iddiaları kabul etmemekle müvekkili şirket aleyhine açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddini, haksız icra takibi nedeni ile alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Davacı tarafından davalıya ait "Konya ili ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parselde bulunan Kreş Binasının tamirat ve tadilat işlerinin yapımı" hususunda tanzim edilen 6098 Sayılı Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında iş bedelinin eksik ödendiği iddiasıyla davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise; Taraflar arasında akdedildiği hususunda ihtilaf bulunmayan eser sözleşmesi kapsamında davacının herhangi bir alacağı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) GÖREVSİZLİK KARARI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: T.C. Beyşehir . Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/06/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Her ne kadar Mahkemesince ticaret mahkemesi sıfatıyla görevsizlik kararı verilmiş ise de dava tarihinin 15/06/2024 tarihi olduğu, davanın T.C. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 07/07/2021 Tarih ve 608 Sayılı Kararı sonrası açıldığı, dava tarihi itibariyle T.C. Beyşehir . Asliye Hukuk Mahkemesinin "Ticaret Mahkemesi Sıfatının" bulunmadığı görülmüştür.
(2) MUTLAK TİCARİ DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesine vücut verdiği, dolayısıyla davacı ile davalı arasındaki ihtilafın mutlak ticari davaya vücut vermediği Mahkememizce kabul edilmiştir.
(3) NİSPİ TİCARİ DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE
T.C. Beyşehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 02/08/2024 Tarihli müzekkere cevabının incelenmesinde davacı gerçek kişinin tacir kaydının bulunduğu görülmüştür. Dosya içerisinde yer alan müzekkere cevaplarından anlaşıldığı üzere gerçek kişi olan davacının tacir kaydının bulunduğu ve gerçek kişi tacir olduğu anlaşılmıştır. LAKİN;
6102 Sayılı TTK'nın "Tüzel Kişiler" başlıklı 16/2. Maddesinde; "Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar." amir kanun hükmü yer almaktadır.
Davalı Türkiye Diyanet Vakfı'nın 903 Sayılı Yasa’ya göre kurulduğu, 13/01/1978 Tarih ve 16168 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 20/12/1977 tarih ve 7/14433 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile vergi muafiyeti tanındığı, 2860 sayılı Yardım Toplama Kanununun 6’ncı maddesine göre 05/08/2005 Tarih ve 25897 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 12/07/2005 Tarih ve ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile izin almadan yardım toplayan kuruluşlardan sayılmasına karar verildiği, adı geçen vakfın kamu yararına çalışan ve gelirini kamuya vakfeden kuruluşlardan olduğu anlaşılmıştır.
(Bkz. https://tdv.org/tr-TR/) Yapılan açıklamalar ve somut olayımız değerlendirildiğinde kamu yararına çalışan davalı vakfın tacir olmadığı anlaşılmakla taraflar arasında görülmekte olan davanın nispi ticari davaya da vücut vermediği Mahkememizce kabul edilmiştir.
(4) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde.
Taraflar arasındaki ihtilafın 6098 Sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddeleri gereğince eser sözleşmesi olması sebebiyle mutlak ticari davaya vücut vermediği, her ne kadar davacı tacir ise de davalının gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıf niteliğinde olması sebebiyle tacir olmadığı, bir başka ifade ile eldeki davanın nispi ticari dava mahiyetinde de olmadığı, dolayısıyla davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C.
Beyşehir. Asliye Hukuk Mahkemesi (asliye Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) olduğunun tespitine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Katip Hakim
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/615, K. 2024/698, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama