KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/749
- Karar No
- 2024/632
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
Karar Metni
1.571 kelime·8 dk okuma·20 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇE YAZIM TARİHİ
Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava üzerine Beyşehir .Asliye Hukuk Mahkemesinin 31/01/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ve üzerine dava dosyası görevli gösterilen mahkememize gönderilmekle, dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan 08/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket nezdinde 06/08/2019-06/08/2020 tarihlerini kapsar ... poliçe nolu kasko sigorta poliçesi ile ... plakalı aracın sahibinin ... olduğunu, 15/07/2020 tarihinde ... davalı şirketten 14:00 saatlerinde piknik tüpü alarak aracın bagajına koyduğunu, 16:45 saatlerinde aracına binmek için kapıyı açtığında araçta patlama meydana geldiğini, yangın neticesinde aracın yanarak kullanılamaz hale geldiğini, hasarın davalı şirket tarafından ayıplı şekilde satılan tüpten kaynaklandığını,
yapılan ekspertiz çalışması sonrasına 117.325,00 TL hasar tespit edildiğini ve bu miktarın sigortalıya ödendiğini, müvekkilin bu alacağın tahsili konusunda Beyşehir İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını beyan ederek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle. Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... Soruşturma ...
Karar numaralı 10.09.2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, karşı tarafın iddialarının haksızlığını ortaya koyduğunu, karşı tarafın söz konusu savcılık dosyasını deliller kısmında belirttiğini, ancak söz konusu inceleme neticesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığı açıkça ortaya çıktığını, karşı tarafça gerçeğe aykırı bir şekilde delil değerlendirilmesi yapılarak dava dilekçesinde sunulduğunu, tüpün araç içerisinde patlaması zaten yanmakta olan araçtan kaynaklandığını, araçta yangını başlatan nedenin tüp olmadığını,
kaldı ki araç sahibinin 15 Temmuz tarihinde aracını sıcağın altında yaklaşık 3 saat boyunca park halinde bırakması araç içerisindeki basıncı ve ısıyı arttırdığını, bunun yanı sıra sedan tipi bir araçta en çok ısınan yer bagaj kısmı olduğunu, bagaj kısmında bulunan tüpün patlamasına neden olması hayatın olağan akışına uygun olduğunu, somut olayda da illiyet bağının kesildiğinden bahsetmek gerektiğini, bu durumda da müvekkilinin herhangi bir kusurlu hareketi bulunmadığını, bu nedenle söz konusu davanın reddedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya "Genişletilmiş Kasko Sigorta" poliçe kapsamında ödemiş olduğu miktarın rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI
1.T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 14/03/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetinin nazara alınması gerekir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, davacının sigortalısının tacir olmadığı ve davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." denilmiştir.
2.T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 02/03/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.(eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, davacının sigortalısının tacir olmadığı ve davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." denilmiştir.
3.T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 24/05/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Halefiyet ilkesi doktrinde ''zarar gören sıfati ile sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle meydana gelen zararlar için üçüncü şahsa karşı harhangi bir hukuki sebebe binaen tazminat alacağına sahip ise, bu hakkı ödenen sigorta tazminatı miktarınca kanun icabı sigortacıya geçmesi hali'' şeklinde tanımlanmıştır.( ... , Uygulamalı Zarar Sigortaları hukuku, Ankara 2012, syf: 224 ve devamı) iş bu tanımdan da anlaşılacağı üzere buradaki halefiyet ilkesi dava hakkını tanımakta olup, sigortalının diğer bir deyimle yerine kaim olunanın sahip olmadığı bir takım özel üstünlükleri halefe vermiş değildir.
Buradan hareketle yerine halef olunan ile zarar verenin arasındaki dava hangi şartlarda görülecek ise halef sigorta ile zarar veren arasındaki dava da aynı şartlarla görülmesi gerekmektedir.
Bu durumda zarar veren davalı ile zarar gören sigortalı arasındaki dava haksız fiil sorumluluğundan kaynaklı olup Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, sigortalının yerine kaim sigorta şirketi ile davalı zarar veren arasındaki salt halefiyet ilkesine dayalı iş bu davanın da Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Keza zarar veren ile davacının arasında bir sigorta ilişkisi doğmuş değildir. ( halefiyet ilkesi ve yukarıda vardığımız sonucu öngören örnek içtihad 22/03/1944 tarih ... -... sayılı yargıtay içtihadı birleştirme kararı; ... , age sayfa: 225 ve devamı, )" denilmiştir.
III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
1.Somut olayda davacı ile dava dışı sigortalı arasında akdedilen poliçenin incelenmesinde; Poliçenin 06/08/2019 tarihinde başladığı ve 06/08/2020 tarihinde sona erdiği, sigortalının dava dışı İsmail Demir olduğu, sigorta konusunun "... plakalı hususi otomobil" olduğu olduğu anlaşılmıştır.
2.Yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 14/03/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 02/03/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 24/05/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da nazara alındığında.
Davacı sigorta şirketinin, eldeki davayı dava dışı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre görevli mahkemenin tayininde dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetinin nazara alınması gerekmektedir. T.C. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir.
Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmıştır.
3.Halefiyet ilkesi doktrinde ''zarar gören sıfati ile sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle meydana gelen zararlar için üçüncü şahsa karşı harhangi bir hukuki sebebe binaen tazminat alacağına sahip ise, bu hakkı ödenen sigorta tazminatı miktarınca kanun icabı sigortacıya geçmesi hali'' şeklinde tanımlanmıştır.( ... , Uygulamalı Zarar Sigortaları hukuku, Ankara 2012, syf: 224 ve devamı) iş bu tanımdan da anlaşılacağı üzere buradaki halefiyet ilkesi dava hakkını tanımakta olup, sigortalının diğer bir deyimle yerine kaim olunanın sahip olmadığı bir takım özel üstünlükleri halefe vermiş değildir.
Buradan hareketle yerine halef olunan ile zarar verenin arasındaki dava hangi şartlarda görülecek ise halef sigorta ile zarar veren arasındaki dava da aynı şartlarla görülmesi gerekmektedir.
4.Yapılan açıklamalar ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Mahkememizce yapılan araştırmada dava dışı sürücü ... "tacir" olmadığı, davaya dayanak sigorta poliçesinin "... plakalı hususi otomobil"'in zararlarını teminat altına alan Genişletilmiş Kasko Poliçesi olduğu, davalı ile zarar gören dava dışı sigortalı arasındaki dava haksız fiil sorumluluğundan kaynaklı olup davaya bakmakla görevli Mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince usulden reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Katip Hakim
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/749, K. 2024/632, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama