KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/982
- Karar No
- 2025/680
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
Karar Metni
2.457 kelime·12 dk okuma·18 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLİ
DAVALILAR : 2-
3-
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARAR YAZMA TARİHİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle. 16/05/2024 tarihinde müvekkilinin maliki araç müvekkilin oğlunun sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken ... Mah. ... Sok.
Üzerine geldiği sırada ... plaka sayılı aracın müvekkiline ait araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ancak olay sonrasında araç sürücüsünün babası olduğunu öğrendiği ... isimli şahıs araçtan inerek müvekkilinin oğlu ...'i darp etmeye başladığını, sonrasında olay yerine gelen ambulans ile hastaneye götürüldüğünü, devamında ise ifade vermek için polis karakoluna gittiğini, olaylar neticesinde müvekkilin oğlu şikayetçi olduğunu ve Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü,
açıklanan sebeplerle taraflar arasında maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı tutulamadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini, ayrıca oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli ile birlikte kusurun tespiti için taraflarınca Konya. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...
D.iş dosyası üzerinde delil tespiti talebinde bulunulduğunu, alınan rapora göre davalı araç sürücüsü gerçekleşen kazada %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin kendi yolunda seyrederken gerçekleşen kazada hiçbir kusuru ve kural ihlali olmadığını, müvekkili adına arabulucuya başvurduğunu, ancak görüşmelerde bir sonuç alınamadığını, aracubulucuk dosya numarasının ise ... olduğunu, gerekli görülmesi halinde celbini talep ettiklerini, kazaya neden olan ... plakalı araç, ...
Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ... poliçe numarası ile sigortalandığını, Karayolları Trafik Kanunu 97. Maddesine göre ...
Sigorta A.Ş.' ye iadeli taahhütlü başvuru yapıldığını, 26/11/2024 tarihinde tebliğ edilmiş ise de bir sonuç alınamadığını, müvekkilinin gerçekleşen kaza nedeniyle zararı bulunduğunu, hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talepleri bulunduğunu, bu kalemlerin müvekkilce tespit edilmesi mümkün olmadığından davamız HMK 107 gereği belirsiz alacak davası olarak açıldığını, taleplerinin belirsiz alacak niteliğinde olduğunu, gerçek zarar yapılacak bilirkişi hesabıyla ortaya çıkacağını, tüm bu nedenlerle dava ve dava dışı fazlaya ilişkin tüm dava, talep, tazminat vs hakları saklı kalmak kaydıyla,
6100 sayılı HMK madde 107 gereğince alacak miktarının tam olarak belirlenememesi sebebiyle ayrı ayrı olmak üzere şimdilik 10,00 TL hasar bedeli, 10,00 TL değer kaybı, 10,00 TL araç mahrumiyetinden doğan zarar olmak üzere toplam 30,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile, poliçede belirtilen limitler dâhilinde ve araç mahrumiyetinden doğan zarar hariç olmak üzere) tahsiline, Konya.
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş Dosyasında yapılan yargılama giderleri de dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle.
Karayolları trafik kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartı eksiksiz yerine getirilmeksizin dava açıldığından, davanın usulen reddi gerekmektedir. davacı başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, dilekçe ekinde görüleceği üzere davacı yan değer kaybı talep dilekçesi ekine kanuni zorunlu evrakları müvekkil şirkete gönderilmediğini, müvekkili şirket 18.11.2024 tarihli başvuru mailene cevapla eksper raporunun tarafımıza iletilmesini talep ettiğini,
mağdur araç fiziki olarak görülmeden veya eksper raporu gereği hasar alan parçalar bilinmeden değer kaybı ödemesi veya hasar bedeli ödemesi yapılması malum olduğu üzere imkansız olduğunu, keza müvekkilinin elinde hesaplamaya yarar bir evrak olmadığını, bu sebeple iş bu davanın açılmasında hukuki yarar olmayıp usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin sigorta şirketinin rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, dosyaya sunulan hasar, değer kaybı ve kusura ilişkin tespit yapılan raporda araç markası modeli, km tenzili belirtilmediğini,
buna rağmen tespitte bulunulmasının kabul edilemeyeceğinin açıkça itiraz ettiklerini, değer kaybı hesabının genel şartalar göre yapılması gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında tarife uygulama esasları hakkında yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik madde 3 uyarınca sigorta şirketi tarafından ödenecek değer kaybı tutarının maddi teminat limitinin %15'ini aşamayacağını, araç mahrumiyet bedelinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını,
gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca müvekkil şirketin kdv'den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken kdv ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, bu nedenle parça ve işçilik fiyatlarına kdv dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin taraflarınca kabulünün mümkün olmamakla talebin reddi gerektiğini, kdve bedelinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, iskonto uygulaması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu,
temerrüt tarihine açıkça itiraz ettiklerini, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 16/05/2024 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacının aracında meydana gelen varsa değer kaybı, hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli tazminatının tazminine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
... Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
UYAP üzerinden 16/05/2024 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ...
Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine,
ayrıca dava tarihi olan 18/12/2024 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan sigorta uzmanı bilirkişisi ve adli trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 18/02/2025 tarihli raporundan özetle; ... sayılı otomobilin sürücüsü ... bu kazanın oluşumunda KTK'nın 84.maddesinin asli kusurlarından kod:8'e denk gelen madde-57/1-c (Kavşak yollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş kavşaklarda motorsuz araç sürücülerinin motorlo araçlara ilk geçiş hakkını vermemesi) asli kural ihlali olup %100 oranında kural ihlalinin olduğu, ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'in ise bu kazada herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı, %0 olduğu,
ayrıca onarım ekonomik olmadığından, piyasa rayici 370.000,00 TL'den sovtaj değeri 220.000,00 TL düşülerek hesaplanan 150.000,00 TL ödenmesinin uygun olduğu, pert işlemi uygulanması halinde değer kaybı oluşmayacağını, araç mahrumiyet bedelinin 36.450,00 TL olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 01/07/2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle: eksik harcın ikmali ile 150.000,00 TL pert bedeli (hasar bedeli) ve 36.450,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 186.450,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiz ile, poliçede belirtilen limitler dâhilinde ve araç mahrumiyetinden doğan zarar hariç olmak üzere) müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiş, tamamlama harcı yatırılmış, davalılara dava değer artırım dilekçesi tebliğ edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin tazminine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, araç sürücüsü ve işleteni olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (hasar bedeli ve değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır.
Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporun kanuna ve hukuka uygun olup denetlenebilir olduğu değerlendirilmiştir. Bilirkişi raporunda aracın onarımının ekonomik olmayacağı belirlenmekle yapılan hesaplama uyarınca pert farkı bedeli ve araç mahrumiyet zararının aşağıdaki hüküm uyarınca tazminine dair karar vermek gerekmiştir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir.
2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 12/12/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
Katip Hakim
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/982, K. 2025/680, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama