KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/149
- Karar No
- 2025/792
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
Karar Metni
2.620 kelime·13 dk okuma·21 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ
DAVALI : 2-
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARAR YAZMA TARİHİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Müvekkilin işleteni olduğu ve kaza anında sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı aracı ile ... Sokak ile ...
Caddesini bağlayan yoldaki trafik ışıklarında kırmızı ışık yandığı için durduğunu ve bu esnada davalı ... 'ın işleteni olduğu, ... ' nın (T.C. ... ) sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı araç (dolmuş) 07.08.2024 tarihinde müvekkilin aracına arkadan çarptığını, bu trafik kazası akabinde müvekkilinin aracının hasara uğradığını, bu durumun kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğunu, sürücü ... ” nın, söz konusu kazanın oluşmasında 90100 asli kusurlu olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ("KTK") 84. maddesinin birinci fıkrasının d bendi uyarınca arkadan çarpma durumunda çarpan kişinin asli kusurlu olduğunu,
müvekkili aracının kaza sebebiyle değer kaybına uğradığını, bilindiği üzere trafik kazası sonucu hasara uğrayan araçlar her ne kadar tamir ve onarım görse de, araç satılmak istendiğinde eskiye göre daha düşük fiyatla satılacağını, hasara uğrayan araca ilişkin bilgiler tramer kayıtlarına işlendiği için çoğu ikinci el araba alıcısı bu konuyu dikkate almakta olup, ikinci el araba alırken aracın mümkün olduğunca az onarım görmesine önem verildiğini, söz konusu maddi kayıplara sebep olan sigortalının ve sigorta şirketinin müvekkilin zararlarını tazmin etmesi gerektiğini,
sürücü ... ' nın asli kusurlu olduğu kaza sebebiyle müvekkilin aracının bir müddet bakım ve onarım için servise teslim edildiğini ve bu süreç boyunca müvekkil aracını kullanamadığını, aracının serviste olduğu günlerde iş yerine farklı ulaşım seçenekleriyle ulaşım sağlamış ve masraf ettiğini, ayrıca günlük başka işlerini yine aracı olmadığından bu şekilde ulaşım sağlamış ve oldukça olumsuz etkilenmiş, gerek maddi açıdan gerekse zaman açısından zarara uğradığını, bu hususta müvekkil oldukça hak mahrumiyetine uğradığını,
araç mahrumiyet değerine ilişkin talebimiz yalnızca araç sahibi sıfatıyla davalı ... ' a yöneltilmiş olmakla birlikte bu hususta davalı sigorta şirketinden herhangi bir araç mahrumiyet bedeli taleplerinin bulunmadığını, Sigorta şirketinden hasar dosyasının celbini istediklerini, mahkemenize bildirmekle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyası celbedildiğinde, sigorta şirketine başvuru tarihlerinin 21.10.2024 olduğunun anlaşılacağını, dolayısıyla bu tarih itibariyle davalı sigorta şirketi hasardan haberdar olduğunu, 8 iş günü olan yasal süre eklendiğinde bu tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü,
sigorta şirketi açısından bu tarihin faiz başlangıç tarihi olarak esas alınması gerektiğini, diğer davalı olan araç sürücüsü açısından ise haksız fiil tarihi olan 07.08.2024 tarihi faiz başlangıç tarihi olarak dikkate alınması gerektiğinden bahisle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kaza sebebiyle müvekkil sigorta şirketi nezdinde ... nolu hasar dosyası açıldığının, ... hesabına 09.10.2024 tarihinde 43.000,00-TL tutarında hasar tazminatı ödemesi yapıldığının, ... hesabına 22.11.2024 tarihinde 16.046,00-TL tutarında değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığının, hasar aşamasında yapılan ödemeler, poliçe tanzim tarihi itibariyle amir genel şartlara uygun olarak hesaplandığının, bakiye tazminatın söz konusu olmadığının, yapılan ödemelerin toplamına bakıldığında ödenebilecek tazminat bulunmadığının, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğinin,
bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, aracın ağır hasar halinin olup olmadığının tespit edilmesi, aracın ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini, gerçek değer kaybının belirlenebilmesi için gerekli kriterlerin incelenmesi ve bu incelemenin de alanında uzman bilirkişi kanalı ile yapılması gerektiğinin, araç mahrumiyet bedeli teminat dışı hallerden olduğunun, başvuran tarafça sunulmuş olan ekspertiz raporunda belirtilen değer kaybına ilişkin tutarların son derece fahiş olduğunun,
bu raporun taraflarınca kabulünün imkansız olduğunun, öncelikle araçta meydana gelen değer kaybı ücretinden, hasar aşamasında ödeme yapılmış olması sebebiyle müvekkilimiz şirketin sorumluluğunun bulunmadığından bahisle davanın reddi ile yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere, 18.954,00 TL araç değer kaybının; davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren, ... Sigorta açısından poliçe limiti dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere, 5.000,00 TL Araç mahrumiyet bedelinin ise davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, fazlaya ilişkin her türlü hak saklı olmak üzere talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 07/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığını iddia ettiği bakiye değer kaybı ve ikame araç bedelinin tazmini talepli maddi tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise; 07/08/2024 tarihinde meydana gelen kazada davalılara atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının iddia ettiği maddi zararları olup olmadığı, var ise miktarı ve davalılardan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) SİGORTA ŞİRKETİNE BAŞVURU DAVA ŞARTI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından 2918 Sayılı Kanunun 97/1 maddesi gereğince dava öncesinde usulüne uygun bir başvuru olmadığı iddia edilmiş ise de 2918 Sayılı Kanunun 97/1 maddesi gereğince davacının dava öncesinde sigorta şirketine yapmış olduğu başvuru neticesinde hasar dosyası oluşturulduğu ve kısmi ödeme yaptığı anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmiştir.
(2)KUSUR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Mahkememizce T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmıştır.
29/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde takip mesafesini korumayan ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 52/a, 56/c ve 84/d maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 29/09/2025 Tarihli Kusur Raporunda yer alan tespitlerin, Kaza Tespit Tutanağında yer alan tespitlerle örtüşmesi, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde kendi sigortalısı %100 oranında asli ve tam kusurlu kabul edilerek davacıya kısmi ödeme yapılması ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle taraf vekillerinin yeniden rapor aldırılması yönündeki itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(3) HESAP RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce dava konusu araca ilişkin olarak sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak davaya konu kaza tarihinde, davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri dosyamız arasına kazandırılmış, akabinde yukarıda detayı verilen Yüksek Mahkeme ilamları çerçevesinde davacının var ise değer kaybı ve ikame araç bedeli maddi zararının hesaplanması hususunda Motorlu Araç Değer Kaybı, Motorlu Araç Sigortaları/Hasar Tespiti alanında uzman bilirkişiden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
29/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, değişmesi gereken parçalar, işçilik ve KDV hariç olmak üzere tramer kayıtlarına işleyecek onarım bedelinin 43.000,00 TL olduğu, kaza tarihinde 2. El piyasa değerinin 294.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 259.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 35.000,00 TL olacağı, sigorta şirketi tarafından dava öncesinde yapılan 16.046,00 TL ödemenin mahsubu neticesinde bakiye değer kaybı maddi zararının 18.954,00 TL olacağı, aracın makul tamir süresinin 10 gün olduğu,
kaza tarihi itibariyle davacının aynı marka model bir aracı yapması gereken zorunlu masrafların düşülmesi sonrasında günlük 500,00 TL'ye kiralayabileceği, ikame araç bedeli maddi zararının ise 5.000,00 TL olacağı rapor edilmiştir.
T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 21/02/2022 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamında "ZMMS Genel Şartlarına göre değer kaybı hesaplamasının yapılamayacağı, araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir." şeklinde ifade edildiği üzere davalı sigorta şirketinin hesaplama yöntemi yönüyle yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı,
UYAP Bilişim Sisteminden yapılan sorgulamada davacının kaza tarihini kapsayan bir KASKO Poliçesi olmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin bu yönde yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı(Rapor dosyamız arasına alınmış ve taranarak UYAP Bilişim Sisteminden dosyaya eklenmiştir), Mahkememizce Türkiye Reasürans Şirketler Birliği ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden davacıya ait aracın önceki kayıtlarının dosyamız arasına celp edildiği,
nitekim bilirkişi raporunun 8-9/11 sayfasında bu hususunun göz önüne alınarak hesaplama/değerlendirmenin yapıldığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin bu yönde yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı, Sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası, Türkiye Reasürans Şirketler Birliği ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin müzekkere cevapları, kazanın oluş şekli, çarpma noktaları, dava konusu aracın modeli, markası, özellikleri, kaza sebebiyle yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı,
kaza neticesinde araçta meydana gelen hasar miktarı ve Yüksek Mahkeme içtihatları gereğince araçta meydana gelecek değer kaybının kaza tarihi itibariyle hesaplanmak durumunda olunması, dava konusu aracın 2005 model olması sebebiyle kaza tarihi itibariyle KASKO Değerinin tespit edilememesi, aracın daha öncesinde 3 adet kazaya karışması,
kaza tarihinde 250.610 KM'de olması ve 29/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan emsal nitelikteki ilanlar/görseller de nazara alındığında söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle davalı sigorta şirketinin yeniden/ek rapor aldırılması yönündeki itirazlarının reddine karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(4) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde.
07/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında zara meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde takip mesafesini korumayan ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 52/a, 56/c ve 84/d maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, 29/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu ile tespit edildiği üzere kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, değişmesi gereken parçalar, işçilik ve KDV hariç olmak üzere tramer kayıtlarına işleyecek onarım bedelinin 43.000,00 TL olduğu,
kaza tarihinde 2. El piyasa değerinin 294.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 259.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 35.000,00 TL olacağı, sigorta şirketi tarafından dava öncesinde yapılan 16.046,00 TL ödemenin mahsubu neticesinde bakiye değer kaybı maddi zararının 18.954,00 TL olacağı, aracın makul tamir süresinin 10 gün olduğu,
kaza tarihi itibariyle davacının aynı marka model bir aracı yapması gereken zorunlu masrafların düşülmesi sonrasında günlük 500,00 TL'ye kiralayabileceği, ikame araç bedeli maddi zararının ise 5.000,00 TL olacağı anlaşılmakla davacının davasının bu tutarlar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
(5) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce daha önce eldeki davanın mutlak ticari dava olması ve dava açılmadan önce sigorta şirketine arabuluculuk başvurusunda bulunmanın ve süreci tamamlamanın dava şartı olduğundan bahisle Zorunlu Arabuluculuk Ücreti masrafı sigorta şirketlerine yükletilmekte ise de T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin bağlı bulunduğu T.C.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 11/07/2025 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamları emsal alınarak davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği bir başka ifade ile eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
(b) Diğer Davalı Açısından: Sigorta şirketi dışındaki davalı ile davacı arasındaki ilişkinin nispi ya da mutlak ticari davaya vücut vermediği(her ne kadar kazaya sebebiyet veren araç davalı şirket adına kayıtlı ve ticari mahiyette kullanılmakta ise de davacıya ait araç hususi mahiyette kullanılan otomobil olması sebebiyle nispi ticari dava olarak kabul edilmemiştir), T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 24/10/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında bu davalı yönüyle arabuluculuğun dava şartı olmaması sebebiyle arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
(6) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE
(a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde minibüs olarak ticari mahiyette kullanıldığı anlaşılmakla T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak hükmolunan tazminatlara avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
(b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 18/10/2021 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı,
somut olayımızda davacı tarafından dava öncesinde sigorta şirketine yapılan başvurusunun 21/10/2024 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle sigorta şirketinin 01/11/2024 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara sigorta şirketi açısından bu tarihten, işleten/sürücü açısından ise kaza tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Katip Hakim
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/149, K. 2025/792, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama