KÜNYE
- Mercii
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/458
- Karar No
- 2024/924
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
Karar Metni
2.101 kelime·11 dk okuma·17 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar T.C.
TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ
2- ...
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Dava dosyası Ereğli (Konya) . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararı 08/06/2022 tarihinde kesinleştirilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiş ve dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu konumunda seyahat ederken, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile kaza meydana geldiğini, müvekkilinin yaralandığını, davalı ... 19/06/2016 tarihindeki iş bu eylemi sebebiyle Ereğli. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E, ...
K sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin kaza neticesinde maddi ve manevi zarar gördüğünü, arabuluculuk başvurusunda uzlaşma sağlanamadığını, kazaya sebep olan aracın poliçesinin davalı ...
Sigorta A.Ş tarafından yapıldığını belirterek, davanın kabulü ile şimdilik 1.000 TL maddi (fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere) ve 7.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 19/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketine kanuna uygun şekilde başvuruda bulunulmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dayanak gösterilen bilirkişi raporunun taraf olmadıkları bir ceza dosyasından alındığını, hükme esas teşkil edemeyeceğini, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde sorumluluğunun olduğunu, kusur durumunun tespiti için rapor alınması gerektiğini, müterafık kusur indiriminin yapılması gerektiğini,
dava konusu kaza ile davacının maluliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığından davanın bu yönden reddine karar verilmesini, davacının manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, davanın öncelikle usulden reddine, bu mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Mahkememizce Ereğli (Konya) . Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Ereğli (Konya) Hastanesi Başhekimliği'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacının maluliyetine ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu'ndan kusura ilişkin olarak, aktüer bilirkişiden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazasına dayalı olarak maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Dava dosyası Ereğli (Konya) . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararı 08/06/2022 tarihinde kesinleştirilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiş ve dosya Mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce davacı tanıkları Ereğli (Konya) . Asliye Hukuk Mahkemesi kanalı ile dinlenilmiş olup, davacı tanığı ... ; "benim Konya İli Ereğli İlçesinde diş hekimi olduğum için özel muayehanem vardır. Olayın olduğu tarihten sonra tam olarak 11/10/2016 tarihinde davacı bana geldi ve muayanesini yaptım. 21 numaralı dişi kırılmıştı bu dişin muayenesini yaptım. Bana muayeneye geldiklerinde davacının yüzünde kaza izleri vardı ve psikolojik durumu da iyi değildi. Benim davacının maddi durumu hakkında bir bilgim yoktur. Ben daha önce tanışık olduğumuz için ücret talep etmemiştim ancak başkasına yapmış olsam şuan 1.250,00 TL ye yapmaktayım. O tarih itibari ile ne kadar olduğunu hatırlamıyorum. Olay anında orada değildim, bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... ise. "Olay günü ... sayılı plakalı aracı ben kullanıyordum. Biz ... caddesinden ... caddesine doğru seyir halinde iken ...'ın kullandığı özel belediye otobüsü yolcu koltuğu tarafından çarpıştık. Otobüsün için yolcu doluydu benim kullandığı aracı görmesi mümkün değildi. Kaza sonrası otobüsü yolun kenarına durdurdu. Bu sırada kendi aracımdan çıkıp otobüsün yanına gittiğimde şoförü yoktu. ... olaydan sonra geldi.
Benim kullandığım aracın yolcu koltuğunda oturuyordu. Eşimin burnunun altından dudağı dişlerine kadar yaralanmış, ön dişi kırılmıştı. Göz kapağında da yarıklar vardı. Kaza sonrası eşimi araçtan hemen indirdim. Karşı taraftan bize herhangi bir yardıma gelen olmadı hatta bizi tehdit ettiler. Olay yerinde sağlıkçı olduğunu söyleyen biri vardı o yardım etti. Kardeşim ... plastik cerrahidir. Olay yerine gelerek eşimi aldı ve hastaneye götürdük.
Eşimin dikişleri yapıldı ve hastaneden ayrıldık. Diş tedavisi içinde ... gittik. Eşim şuan aracın yolcu koltuğuna oturamıyor ve sürekli araç içinde panik halinde, psikolojik olarak çok etkilendi ve olayın etkisini atlatamadı. Eşimin burnunun altından dudağına kadar iz kaldı, buda psikolojik olarak eşimi kötü etkiledi. Tedavi sürecindeki bütün masrafları kendimiz karşıladık.
Tedavisini yapan kardeşim olduğu için çok fazla maddi sıkıntıya düşmedik ama kardeşim yapmamış olsaydı maddi sıkıntı içine girerdik. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Kusur durumunun tayini açısından yapılan değerlendirmede; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 30/03/2023 tarihli raporunda sonuç olarak; sürücü ...'ın %75 oranında, sürücü ...'nun %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Maluliyet durumunun tayini açısından yapılan değerlendirmede. N.E.Ü. Meram Tıp Fakültesi Hastanesi'nin 18/11/2022 tarihli raporunda sonuç olarak.
Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri'ne göre; kişinin sürekli iş göremezlik kalıcı sakatlık niteliğinde arızasının bulunmadığı, mevcut arızasının iyileşme süresinin 3 haftayı bulacağı bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu süre zarfında bir başkasının bakımına ihtiyaç duymayacağı, fatura edilmeyen giderlerin 1.000 TL olarak değerlendirildiği belirtilmiştir.
Aynı kurumdan alınan 13/04/2024 tarihli raporda sonuç olarak.
Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, kalıcı sakatlık niteliğinde arızasının bulunmadığı, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre; kalıcı sakatlık niteliğinde arızasının bulunmadığı, iyileşme süresinin 3 haftayı bulacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu süre zarfında bir başkasını bakımına muhtaç olmayacağı, faturalandırılmayan tedavi giderlerinin 1.000 TL olduğu belirtilmiştir.
Aktüer bilirkişisinin 31/07/2023 tarihli raporunda sonuç olarak;19.09.2016 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 3 haftada iyileşen, bu sürede bakıcıya ihtiyaç duymayan ve malul kalmayan davacı ...
19.09.2016-10.10.2016 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 883,10 TL, sürekli iş göremezlik nedeni ile uğradığı maddi zararının bulunmadığı, iyileşme süresinde bakıcı giderlerinden doğan maddi zararının bulunmadığı, kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 1.000 TL olduğu belirtilmiştir. Aynı bilirkişi ek aktüer hesap raporunda sonuç olarak.
19.09.2016 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 3 haftada iyileşen, bu sürede bakıcıya ihtiyaç duymayan ve malul kalmayan davacı Sultan Uslu'nun, 19.09.2016 – 10.10.2016 tarihleri arasındaki 3 haftalık süre ile sınırlı, geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının: 883,10 TL, sürekli iş göremezlik nedeni ile uğradığı maddi zararının bulunmadığı, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının bulunmadığı, kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının.
1.000 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili 05/12/2024 tarihli dava değeri arttırım dilekçesinde sonuç olarak; dava dilekçesinde 50 TL olarak talep edilen geçici iş görememezlik bedelini 833,10 TL arttırarak 883,10 TL olarak, 400 TL olarak talep edilen tedavi giderlerini 600 TL arttırarak 1.000 TL olarak, taleplerini arttırarak 1.883,10 TL olarak talep ettiklerini, bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, yine davalılardan talep edilen 7.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Faiz başlangıcı açısından yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın haksız eylemden kaynaklandığı, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabul edileceği, 30/08/2018 tarihinde temerrüde düştüğü Mahkememizce kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede.
19/09/2016 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile diğer araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, dosya arasında mevcut kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olan ve Mahkememizce hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 30/03/2023 tarihli raporunda sonuç olarak; sürücü ...'ın %75 oranında, sürücü ...'nun %25 oranında kusurlu olduğu belirtildiği, N.E.Ü.
Meram Tıp Fakültesi Hastanesi'nin 13/04/2024 tarihli raporunda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre; kalıcı sakatlık niteliğinde arızasının bulunmadığı, iyileşme süresinin 3 haftayı bulacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu süre zarfında bir başkasını bakımına muhtaç olmayacağı, faturalandırılmayan tedavi giderlerinin 1.000 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, aktüer rapor ve davacının bedel artırım dilekçesi birlikte değerlendirilerek,
maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının manevi tazminat talepleri yönünden yapılan incelemede ise ; kazanın meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumu, davacının yaralanmasının derecesi, kalıcı maluliyet durumunun bulunmaması, tanık beyanları, paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve istenilen manevi tazminatın miktarı ile manevi tazminatın amacı göz önünde bulundurularak, davacının davalı ... yönünden açtığı manevi tazminat talebinin kabulüne, davalı sigorta şirketinin manevi tazminat yönünden poliçe kapsamı da dikkate alınarak sorumluluğu bulunmadığından, davacının, davalı sigorta şirketi aleyhine açısından açtığı manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/458, K. 2024/924, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama