KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi . Asliye Ticaret Mahkemesi 2-MAHKEMEMİZ Dosyası İle Birleştirilen Mahkememizin ... Esas Sayılı Dosyadaki Davada:
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/205
- Karar No
- 2022/296
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2022
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- 1-mahkememizin kök ... esas sayılı dosyadaki davada
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
- I) tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.826 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı firma arasında ticari ilişki söz konusu olup, davalı bu ilişki kapsamında müvekkilinden kömür satın aldığını, taraflar arasındaki bu ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklı olarak müvekkili tarafından.
07/10/2020 tarihli, ... nolu ve 16.230,00 TL bedelli fatura düzenlenerek davalı firmaya teslim edildiğini, ayrıca faturaya konu edilen malların da davalı firmaya eksiksiz teslim edilmiş olduğunu, faturaya ilişkin herhangi bir itiraz da söz konusu olmadığını, davalının, bahse konu faturaya ilişkin borcunu ödememesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla Konya. İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas numaralı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı neticesinde takip durduğunu, davalının haksız itirazı sonucu icra takibinin durması üzerine, dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak davalı taraf görüşmelere katılmamış neticesinde anlaşma sağlanamadığını, davalarının KABULÜ ile Konya. İcra Müdürlüğü’ nün ...
E. numaralı dosyasına vaki itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, takibe haksız olarak itiraz eden davalı (borçlu) aleyhine %20’ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin mahkememiz dosyası ile birleşen mahkememiz ... Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı firma arasında ticari ilişki söz konusu olup, davalı bu ilişki kapsamında müvekkilinden ithal kömür satın aldığını, taraflar arasındaki bu ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklı olarak müvekkili tarafından.
02/10/2020 tarihli, ... nolu ve 3.162,20 USD bedelli (24.375,82 TL.) fatura tarihindeki kur üzerinden tahsili talepli) fatura düzenlenerek davalı firmaya teslim edildiğini, ayrıca faturaya konu edilen mallar da davalı firmaya eksiksiz teslim edilmiş olup, faturaya ilişkin herhangi bir itiraz da söz konusu olmadığını, davalının, bahse konu faturaya ilişkin borcunu ödememesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla Konya. İcra Müdürlüğünün ...
Esas numaralı dosyası kapsamında (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 24.375,82 TL. Fatura tarihindeki kur üzerinden alacak aslı olarak tahsili talepli) icra takibi başlatılmış ancak davalının haksız itirazı neticesinde takip durduğunu, aynı olayla ilgili Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından itirazın iptali davalarının derdest olduğunu, tensiple birlikte dosyanın Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligatlara rağmen, davaya cevap vermediği ve ticari defterlerini dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER
Mahkememizce; Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek incelenmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi ... 05/03/2022 tarihli raporunda özetle.
Davacı yanın iddia, talep, sunulan delil ve belgeler, icra dosyası kapsamı, davacı yanın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda, rapor içeriğinde ayrıntıları ile açıklandığı üzere; dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı 02.10.2020 tarihli ... sayılı 3.162,20 USD ve 07.10.2020 tarihli ... sayılı 16.230,00 TL tutarlı fatura alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğunu, davacının 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davacı yan ticari defterlerinde, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu;
davacının ticari defterlerine göre; davacının takibe konu ettiği yukarıda belirtilen faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacı şirket tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın E-Arşiv fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiğini, davalı yanın faturaya takip öncesi itirazının olmadığını, davacı yanın 2020 Ekim dönemi BS formunda (187.satır); davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen takibe konu 2 adet KDV Hariç 34.411,00 TL bedelli faturanın davacı tarafından Maliyeye bildirimde bulunulduğu tespit edildiğini, neticeten;
işbu faturalardan dolayı davacının takip tarihi (24.03.2021) itibariyle davalı yandan 16.230,00 TL alacaklı olduğunu, birleşen dosyaya ait icra takip tarihi (29.03.2021) itibariyle davalı yandan 3.162,20 USD alacaklı olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.
(III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşbu asıl dava ve birleşen dosyada; İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; Konya . İcra Müdürlüğünün ... ve ... E. Sayılı faturadan kaynaklı takiplerde, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, icra takiplerine yapılan itirazların haklı olup olmadığı, itirazların iptalinin gerekip gerekmediği hususları olduğunun tespitine/belirlenmesine, hususları olduğu anlaşılmıştır.
HMK.116. maddede düzenlenen ilk itirazlardan incelenecek itiraz olmadığı anlaşılmıştır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesinin 1. Fıkrasında yer alan açık kanun hükmü uyarınca; uyuşmazlığın çözümü için mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine vereceği karar ile ticari defterlerin ibrazını isteyebilir ve ticari defterleri delil olarak inceleyebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesinin 2. Fıkrasındaki “kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulma, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olma ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasıdır.” hükmüne uygun olmaları aranmaktadır. Genel hukuk kuralları dâhilinde bir kimsenin kendi düzenlemiş olduğu belgenin kendi lehine delil sayılması mümkün değildir.
Görüldüğü üzere ticari defterlerin sahibi lehine delil sayılması istisnai bir haldir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için bir takım şartların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.
Bu şartların neler olduğu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Ticari Defterlerin İbrazı Ve Delil Olması” başlıklı 222. maddesinin 3. Fıkrasında " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T.
7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklinde belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile somut dava dosyamızda HMK 222. Maddenin 3 fıkrasında belirtilen hususlardan " ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünün uygulama alanı bulacağı açıktır.
Yukarıda belirtilen nedenler ve açıklayıcı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve diğer delil ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin davalı aleyhine açtığı itirazın iptali davasının temerrüd şartları oluşmadığından takip öncesi faiz taleplerinin reddi ile kısmen kabulüne; dosyaya konu icra dosyalarındaki itirazların iptali ile; alacak likit olduğundan hüküm altına alınan kısım üzerinden % 20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Dosyada mevcut Arabulucu Son Tutağında da belirtildiği üzere arabuluculuk ilk oturumuna davalı mazeretsiz katılmamıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi 11. Fıkrası " Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." hükmünü içermektedir.
Bu nedenle davalı arabuluculuk ilk oturumuna mazeretsiz katılmadığından 6325 sayılı kanunun 18/A m. 11 fıkrası gereği yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmuş ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Katip ... Hakim ...
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/205, K. 2022/296, 19 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama