İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

KONYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/28 K.2025/589

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

Esas2024/28Karar2025/589Tarih2 Temmuz 2025Okuma12 dk · 2.466 kelime

KÜNYE

Mercii
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/28
Karar No
2025/589
Karar tarihi
2 Temmuz 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.466 kelime·12 dk okuma·27 bölüm

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

"TÜRK MİLLETİ ADINA"

T.C. GEREKÇELİ KARAR

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

KARAR NO

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

ANA DAVADA

DAVACI

VEKİLLERİ

DAVALI

VEKİLLERİ

BİRLEŞEN DAVADA

DAVACI

VEKİLLERİ

DAVALI

VEKİLLERİ

DAVA

Tazminat ve İstirdat

DAVA TARİHİ

KARAR TARİHİ

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH

Davacı vekilinin davalı aleyhine açtığı tazminat davası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle ve yine davacı vekilinin davalı aleyhine açtığı istirdat davası da Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sırasına kaydedilmekle ve sözü geçen ... Esas sayılı dava dosyası da aralarındaki hukuki, fiili ve şahsi bağlantı nedeniyle mahkememizin ...

Esas sayılı dosyası ile birleştirilmekle, iki dava dosyasının birleştirilmesi üzerine, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda, mahkememizin 05/10/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında belirtilen nedenlerle ana davada karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davadaki taleplerin ise reddine ilişkin istinaf kanun yolu açık olan bu kararımıza karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine KONYA Bölge Adliye Mahkemesi.

Hukuk Dairesinin 03/01/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kararımızın kaldırılmasına ve dava dosyasının mahkememize gönderilmesine kesin olarak karar verilmesi üzerine mahkememize gelen dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Ana davada davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 2018 yılının Nisan ayında bayilik/distribütörlük anlaşması yapıldığını, davalı şirket tarafından verilen distribütörlük formu 01/04/2018 tarihinde müvekkili tarafından imzalanarak davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkili tarafından defalarca istenilmesine rağmen davalı şirket tarafından imzalı sözleşme müvekkiline gönderilmediğini, sözleşme gereğince 2.700 m² büyüklüğünde bir depo kiralanarak tüm maliyetleri müvekkili tarafından karşılanmak suretiyle soğuk hava deposu kurulduğunu,

2019 yılı sonuna kadar işbu depo kirası peşin olarak ödenerek yine sözleşme kapsamında edimlerin ifası için 13 adet araç satın aldığını, söz konusu ticari anlaşmanın gereklerinin layığı ile yerine getirilebilmesi için müvekkili tarafından ayrı bir şirket merkezi kurulduğunu, çokça personel istihdam edildiğini, bir çok masraflar yapıldığını, sözleşme tarihinden bugüne kadar davalı tarafından müvekkili şirketin bir çok anlamda zarara uğratılmasına rağmen müvekkilinin sözleşme edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini,

müvekkili şirketin tüm talep ve ısrarlarına rağmen 2019 yılına ait Ekim ve Kasım ayı siparişlerinin davalı tarafından gönderilmediğini ve iptal edildiğini, davalı tarafça iade alınmayan ürünlere ilişkin olarak 199.336,19 TL bedelli fatura düzenlenerek davalı tarafa gönderildiğini, davalı tarafın işbu fatura sonrasında müvekkili şirketten 99.985,67 TL alacağı bulunduğundan sözü geçen bedel müvekkili şirket tarafından ödendiğini ve davalının carisinın sıfırlandığını, taraflar arasındaki sözleşme haklı nedenle müvekkili tarafından feshedildiğini,

müvekkili tarafından evvelce davalı tarafa teslim edilen 1.250.000,00 TL bedelli teminat mektubunun müvekkiline iadesine ilişkin davalı tarafa ihtarname keşide edildiğini, davalı tarafından teminat mektubunun iade edilmediği gibi ihtara cevap da verilmediğinden bahisle öncelikle teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile teminat mektubunun müvekkiline iadesine karar verilmesine,

müvekkilinin hesaplanması gereken zararlarına karşılık şimdilik 1.000,00 TL nin, kar kaybı alacaklarının şimdilik 1.000,00 TL sinin ve ciro primi alacaklarının şimdilik 1.000,00 TL sinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Ana davada davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 07/04/2018 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ve eklerine göre davacının Rize Merkez ve ilçelerinde pazar ağı kurarak müvekkili şirketten satın alacağı ... markalı gıda ürünlerinin tanıtım, satış ve dağıtım işlerini kendi nam ve hesabına yürüteceğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi gereği ürün alım satım ilişkisi bulunmakta olduğunu, bu nedenle taraflar karşılıklı olarak cari hesap kayıtları tutulanacağını, bayinin fatura borçlarının ...

Bankası nezdinde doğrudan borçlandırma sistemi aracılığı ile tahsil edileceğini, davacının DBS limitlerini vadesinde tahsilata elverişli tutarlarla güncellemeyi taahhüt ettiğini, bununla birlikte sözleşmenin 12. maddesi gereğince davacının 1.250.000,00 TL tutarlı teminat mektubunu müvekkiline teslim ettiğini, davacı taraf sözleşmenin taraflarında olmadığını iddia etmiş ise de sözleşmenin iki nüsha tanzim edildiğini, müvekkilinin davacı taraftan araç satın alması gibi bir koşulunun söz konusu olmadığını, davacı tarafın asli edimlerini hiç bir zaman yerine getirmediğini, davacının önceki bayinin satış oranlarını yakalayamadığını,

davacının müvekkili şirketin bölgede kar ve itibar kaybetmesine neden olduğunu, davacının sözleşmeyi gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle tazminat ve sair haklarını saklı tuttuklarını, davacı şirketin 2019 yılının tamamında 2018 yılının ilk 6 ayındaki satış rakamlarını yakalayamadığını, davacı tarafın kötü niyetli hareket ederek ısrarla mahkemeyi cari hesap mutabakatı ile yanıltmaya çalıştığını, davacının müvekkili şirkete olan 199.336,19 TL cari alacağı 23/07/2020 tarihinde ödediğini, bu sebeple zikredilen teminat mektubunun davacıya iade edildiğini,

teminat mektubunun paraya çevrilmesi ile ilgili talebin hukuki anlam ifade etmediğinden bahisle davacının hukuka aykırı ve uygulanabilirliği bulunmayan ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, tüm dava ve alacak haklarının saklı kalması kaydıyla haksız ve mesnetsiz davanın da reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2018 yılının Nisan aynıda bir bayilik anlaşması yapıldığını, davalı tarafından verilen Distribütörlük Formunun da 01/04/2018 tarihinde müvekkili şirketi tarafından imzalanarak ilgili şirkete teslim edildiğini, 2018 Nisan ayında taraflar arasındaki ticari ilişki kurulduğunu,

davalı taraftan müvekkili şirketçe talep edilmesine rağmen müvekkili şirkete imzalı sözleşmenin gönderilmediğini ve müvekkil şirketin DBS hesabından haksız ve mesnetsiz olarak tahsil edilen 199.336,19 TL'nin davalı şirket hesabına aktarıldığı tarihten itibaren yürütülecek olan ... ...

Şubesinin DBS hesabına uyguladığı faiz ile birlikte davalı şirketten istirdadı ile müvekkili şirkete iadesine, DSB hesabı için tahakkuk eden hizmet ve komisyon bedelleri başta olmak üzere maddi zararlarından şimdilik 500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle davalı şirketten tazminine, davalı şirketinin dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, ayrıca açmış olduğu dava ile Konya.

Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan ... Esas sayılı dava arasında aynı ticari ilişkiden kaynaklandığından ve her iki dava arasında bağlantı bulunduğundan usul ekonomisi gereği tensiben birleştirilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının DBS hizmet ve komisyon bedeli talepleri belirlenebilir nitelikte olduğundan hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın bu talep yönünden reddinin gerektiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 07/04/2018 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ve eklerine göre davacının Rize Merkez ve ilçelerinde pazar ağı kurarak müvekkili şirketten satın alacağı ... markalı gıda ürünlerinin tanıtım, satış ve dağıtım işlerini kendi nam ve hesabına yürüteceğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi gereği ürün alım satım ilişkisi bulunmakta olduğunu,

bu nedenle taraflar karşılıklı olarak cari hesap kayıtları tutulanacağını, bayinin fatura borçlarının ...

Bankası nezdinde doğrudan borçlandırma sistemi aracılığı ile tahsil edileceğini, davacının DBS limitlerini vadesinde tahsilata elverişli tutarlarla güncellemeyi taahhüt ettiğini, bununla birlikte sözleşmenin 12. maddesi gereğince davacının 1.250.000,00 TL tutarlı teminat mektubunu müvekkiline teslim ettiğini, davacı taraf sözleşmenin taraflarında olmadığını iddia etmiş ise de sözleşmenin iki nüsha tanzim edildiğini, davacı tarafın asli edimlerini hiç bir zaman yerine getirmediğini, davacıdan önceki bayinin satış oranlarını yakalayamadığını, davacının müvekkili şirketin bölgede kar ve itibar kaybetmesine neden olduğunu,

davacının sözleşmeyi gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle tazminat ve sair haklarını saklı tuttuklarını, davacı şirket 2019 yılının tamamında 2018 yılının ilk 6 ayındaki satış rakamlarını yakalayamadığını, davacının dilekçesinde tek yetkili distribütör olduğu bölgede AS Gelişim Ltd.

Şti. isimli başka bir şirketin yetkilendirildiği ve davacının satış yapmasının engellediğini iddia ettiğini, davacı taraf ile yapılan sözleşmede de açık bir şekilde belirtildiği gibi müvekkili şirketin Rize Bölgesindeki ticari faaliyetlerinin akıbeti yalnızca davacının keyfiyetine bırakılmadığını, yine davacı ile yapılan sözleşmede açıkça belirtildiği gibi davacının buna hiç bir şekilde karşı çıkamayacağı ve şirketten hiçbir hak ve alacak talep edemeyeceğinin sabit olduğunu, sözleşmeden anlaşılacağı üzere ürünlerin iadesi konusunda tek yetkili karar mercinin müvekkili şirket olduğunu,

bu nedenle davacı tarafın tüm itirazlarının dayanaksız olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olarak STK si geçmemiş ürünleri iade alarak davacının cari hesabından düştüğünü, 04/05/2020 tarihli cari hesap mutabakat mektubunda ise müvekkil şirketin davacıya borcu olmadığı yönünde mutabakat sağlandığını, bu durumların yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, sözleşme gereği somut olayda alacağını tahsil edemeyen müvekkilinin DBS limitlerini kendi güncelleyen davacının DBS hesabı aracılığı ile tahsil etmesinin tabii olduğundan bahisle öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,

tüm dava ve alacak hakları saklı kalmak üzere davanın reddine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Ana dava sözleşmenin feshine dayalı olarak teminat mektubunun iadesi ve tazminat istemine, birleşen dava ise haksız tahsil ve buna dayalı oluşan zarar iddiasına dayalı ödenen bedelin istirdadı ve tazminat istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki ihtilaf;

Ana dava yönünden; sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenlerle feshedilip feshedilmediği, teminat mektubunun davacıya iadesinin gerekmediği, fesih nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, feshe dayalı olarak hangi zararların ortaya çıktığı, zarar miktarının ne kadar olduğu, sözleşmenin feshinde kimin ya da kimlerin kusurlu olduğu, davacının fesihte az da olsa kusurlu olup olmadığı, dolayısıyla davacının feshe dayalı olarak tazminat ve teminat mektubunun iadesini isteyip isteyemeyeceği,

Birleşen dava yönünden; davacının DBS hesabından tahsil edilen 199.336,19 TL tutarındaki paranın haksız olarak tahsil edilip edilmediği, davalının tahsil tarihi itibariyle davacıdan bu tutarda alacaklı olup olmadığı, tahsil edilen tutarın davacıya iadesinin gerekip gerekmediği, tahsilat haksız ise davacının buna dayalı olarak zarara uğrayıp uğramadığı, oluşan zarar tutarının ne kadar olduğu ile davalının varsa bu zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarından ibarettir.

Açılan dava daha önce Konya. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sırasına kaydedilmiş bu sıra üzerinden yapılan yargılama neticesinde verilen 05/10/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerinde Konya BAM. Hukuk Dairesi'nin 03/01/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile " ...

6100 sayılı HMK'nun 193/2. maddesinde "Taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkansız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir." denilmekte olup davalıya itiraz hakkı tanımayan delil sözleşmesinin geçerli olduğunun kabul edilemeyeceği (Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 21.11.2012 tarih ... Esas ...

Karar sayılı ilamı), davalının sözleşmeyi fesh etmekte haklı olup olmadığı değerlendirilerek buna göre davacı-birleşen dosya davacısının dava dilekçesinde belirttiği kalemleri talep edip edemeyeceği hususunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir..." gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kaldırma kararı sonrasında dava Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya bu sıra üzerinden devam edilmiştir.

30/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ile, davalının 2018-2019-2020 yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği, davalının ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalıya 10.07.2020 tarihi itibariyle 199.336,19 TL borcu olduğu, 30.07.2020 tarihi itibariyle borcun kalmadığı, davacının sözleşmedeki şartları sağlamaktan uzaklaştığı, son aylarda kullanılabilir risk limitinin 0,00 yada çok düşük 24,25 seviyeye gerilediği, borçlarını ödemeyi geciktirdiği, satış rakamlarının önceki dönemlerin gerisinde kaldığı bu durumda Sözleşmenin 7. Maddesinin yeni bayii ihdası hakkını davalıya verdiği,

davalının buna itiraz etmemeyi, bu durumda hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmamayı taahhüt ettiği, dolayısıyla davalının başka bir firma ile anlaşmasının davacının sözleşmeyi feshetmesine haklı neden olmayacağı mütalaa edilmiştir.

05/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ile, DBS yönünden yapılan incelemede, davacının limitlerinin eksik kaldığı, tali bayilik ve iade ürünlerin teslim alınmamasını sebep göstererek davacı tarafından tek taraflı haksız fesih yapıldığı, davacı tarafından düzenlenen iade ürünlere ait 199.336,19 TL tutarındaki fatura davacı ticari defterinde 25.02.2020 tarihinde kayıt edildiği, davalının söz konusu faturayı yasal süresinde iade ettiği ve iade prosedürüne uygun hareket ettiği, ticari defter kayıtlarına söz konusu faturayı almadığı,

dolayısıyla davalının ticari defter kayıtlarında davacının cari hesap bakiyesi 199.336,19 TL olup davacının sözleşmeyi fesih etmesine rağmen açık bulunan DBS hesabından davalı tarafça vapılan tahsilat usulüne uygun olduğu, sonuç olarak; davacının sözleşmeye ticari defter kayıtlarına göre yapılan tahsilat tutarı kadar borcunun bulunduğu yapılan tahsilat tutarının davacıya iadesinin gerekmediği, ana ve birleşen dosyalar yönünden alacak ve tazminat hakkının doğmadığı mütalaa edilmiştir.

05/03/2025 tarihli rapor içeriğinde bir takım hususların açık olmaması ve tereddüte neden olması nedeniyle ek rapor tanzimine karar verilmiştir.

15/05/2025 tarihli ek rapor ile, davacı ... Ltd.

Şti.'nin 2019 yılı Ekim ve Kasım aylarına ilişkin siparişlerinin, davalı tarafından haksız şekilde teslim edilmediği iddiasına yönelik olarak ticari defter ve belge kayıtlarında bu iddiayı destekleyen herhangi bir kayda rastlanmadığı, siparişlerin iptal gerekçesinin, davacının davalıya olan borç bakiyesi ile güvence olarak verilen DBS (Doğrudan Borçlandırma Sistemi) limitlerinin yetersizliğinin olabileceği, şirket kayıtları ve kök raporumuzun 6. sayfasında yer alan DBS limit bilgilerini içeren tablolar dikkate alındığında, DBS limitlerinin yetersiz olduğu, e-posta yazışmalarından da davacının borçlarını vadesinde ödemediği,

bu kapsamda, davacının ödemelerinde gecikme yaşadığı, sözleşmenin haklı nedenle fesih şartlarının oluşmadığı mütalaa edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının sözleşmenin feshine dayalı olarak tazminat isteminde bulunabilmesi için feshin haklı nedene dayandığını usulünce ispatlamasının gerektiği, davalının siparişleri haksız olarak iptal ettiği ileri sürülmüş ise de davacının DBS limitlerinin yetersiz olması, ödemelerini vadesinde yapmaması karşısında tek başına bu hususun davacı yönünden haklı neden sayılmayacağı, fesihte davacının kendi kusurunun da etkili olduğu,

fesihte az da olsa kusurlu olan tarafın tazminat isteminde bulunamayacağı, davalının başka firmalara bayilik vermesinin sözleşmeye aykırı olmadığı, sözleşme ile davalıya bu konuda serbesti tanındığı, dolayısıyla davacının haklı nedenle fesih iddiasını ispatlayamadığı, bu kapsamda feshe dayalı olarak tazminat isteminde bulunamayacağı, teminat mektubunun dava devam ederken iade edilmesi nedeniyle davanın bu yöne isabet eden kısmının konusuz kaldığı, birleşen dava yönünden 199.336,19 TL tutarında haksız tahsilat yapıldığı iddia edilmiş ise de davacının bu tutarda borcunun bulunduğu, davalı tarafça yapılan tahsilatın haksız ve usulsüz olmadığı,

davacının aksi yöndeki iddialarını ispatlayamadığı, yine haksız tahsilat iddiası ispatlanamadığından davacının buna dayalı tazminat isteminde de bulunamayacağı sonucuna varıldığından asıl davada teminat mektubunun iadesi davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tazminat istemlerinin reddine, birleşen dava yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;

1-ANA DAVA YÖNÜNDEN;

a-)Davacının teminat mektubunun iadesi davası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

b-)Davacının maddi tazminat davasının REDDİNE,

2-BİRLEŞEN DAVA (Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı davası) YÖNÜNDEN; DAVANIN REDDİNE,

3-ANA DAVADA;

a)Peşin alınan 21.398,11 TL. nispi karar ve ilam harcından karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL. karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 20.782,71 TL. harcın istek halinde davacıya iadesine,

b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

c)Davalı tarafından yapılan 30,00 TL yargılama gideri davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

d)Davacının teminat mektubunun iadesine yönelik yaptığı her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesinin 24/9 maddesi nazara alınarak davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

e)Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 3.000,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

f)Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320,00 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

g)Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde TARAFLARA İADESİNE,

h)Mahkememizin dosyasından (...) daha önce yazılan harç tahsil müzekkeresinin iadesinin istenilmesine,

4-BİRLEŞEN DAVADA;

a)Peşin alınan 3.412,71 TL. nispi karar ve ilam harcından karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL. karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 2.797,31 TL. harcın istek halinde davacıya iadesine,

b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

c)Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,

d)Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 31.973,79 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

e)Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde TARAFLARA İADESİNE,

Dair ; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/07/2025

Başkan Üye Üye Katip

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/28, K. 2025/589, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. "Türk Milleti Adına"
  4. T.C. Gerekçeli Karar
  5. Konya
  6. . Asliye Ticaret Mahkemesi
  7. Esas No
  8. Karar No
  9. Başkan
  10. Üye
  11. Üye
  12. Katip
  13. Ana Davada
  14. Davacı
  15. Vekilleri
  16. Davalı
  17. Vekilleri
  18. Birleşen Davada
  19. Davacı
  20. Vekilleri
  21. Davalı
  22. Vekilleri
  23. Dava
  24. Dava Tarihi
  25. Karar Tarihi
  26. Gerekçeli Kararın
  27. Yazıldığı Tarih
  28. Gereği Düşünüldü
  29. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  30. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/28
Karar No
2025/589
Tarih
2 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/32 K.2025/550
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/32 K.2025/579
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/33 K.2025/523
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/33 K.2025/545
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/33 K.2025/546
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/33 K.2025/634

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.