KÜNYE
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/438
- Karar No
- 2025/108
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
Karar Metni
1.185 kelime·6 dk okuma·21 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. GEREKÇELİ KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VASİSİ
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili ile dava dışı ... Sanayi Ticaret Ltd.
Şti. arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden krediler açıldığını, davalı ...' nin takibe konu sözleşmeyi müştereken ve müteselsilen kefil olarak imzaladığını, davalının borcun tamamından asıl borçlu gibi sorumlu olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin kredinin kullandırılmasından bir süre sonra yerine getirilememesi nedeniyle ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle Konya. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyasının açıldığını, sözü geçen takip dosyasına davalının haksız olarak itiraz ettiğini, yapılan itirazın takibi uzatma amacı ile yapıldığını, müvekkili bankanın alacağının halen devam ettiğini, bankaya yapılan herhangi bir ödemeni bulunmadığını, banka kayıtları ile alacağın sabit olduğunu, itirazın tamamen kötü niyeti ve zaman kazanma amacıyla yapıldığından bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 3.497.731,77 TL üzerinden devamına, davalı aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibinin 3.362.899,94 TL asıl alacak, 121.192,07 TL işlemiş faiz, 6.059,61 TL BSMV ve 7.580,15 TL masraf olmak üzere toplam 3.497.731,77 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak kredi sözleşmelerinin gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için de eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse. HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Davaya konu icra takibinin kredi sözleşmelerine dayalı olması karşısında eldeki davada takip tarihi itibariyle davacının kredi sözleşmelerine dayalı olarak davalıdan alacaklı olup olmadığının ve varsa alacak tutarının ne kadar olduğunun belirlenmesi gerekir.
Dosya kapsamında mevcut kredi sözleşmelerinin incelenmesinde davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı ve kefalette geçerlilik şekli yönden bir eksikliğinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 05/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile, davacı bankanın takip tarihi itibariyle 3.264.174,36 TL asıl alacak, 127.302,80 TL işlemiş faiz ve 6.365,14 TL BSMV olmak üzere toplam 3.397.842,30 TL tutarında alacaklı olduğu, ödeme emrinde bahsi geçen 7.580,15 TL tutarındaki masrafa ilişkin makbuzun da mevcut olduğu, bu tutarın da hesaplamaya dahil edilmesinin gerektiği, davacı bankanın taleple bağlılık ilkesi gereğince 3.264.174,36 TL asıl alacak, 121192,07 TL işlemiş faiz, 6.059,61 TL BSMV, 7.580,15 TL ihtarname masraf olmak üzere toplam 3.399.006,19 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu ve uygulanacak temerrüt faiz oranı %78,00 olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacı banka tarafından dava dışı ... Ltd.
Şti.'ye, bu firma ile imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden kredi tahsisi yapıldığı, kredinin geri ödemesinin yapılmaması üzerinde kredi hesabının kat edildiği, davalının kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalaması ve kefaletin geçerli olması nedeniyle banka alacağından teminat limiti dahilinde sorumlu olduğu, davalı yönünden temerrüdün kat ihtarnamesinin tebliği ve mehil süresinin dolmasıyla gerçekleşeceği, aksi yöndeki davacı itirazlarının yerinde olmadığı,
davacı bankanın talep edebileceği (her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı taleple bağlılık ilkesi gözetildiğinde asıl alacak tutarının 3.264.174,36 TL, işlemiş faiz tutarının 121.192,07 TL, BSMV tutarının 6.059,61 TL ve masraf tutarının 7.580,15 TL olmak üzere) toplam alacak tutarının 3.399.006,19 TL olduğu, davalının bu tutardaki banka alacağından sorumlu olduğu sonucuna varıldığından takibe itirazın kısmen iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacının feri nitelikteki icra inkar tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise takibe itirazın haksız olması ve alacağın da likit nitelikte kabul edilmesi nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/438, K. 2025/108, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama