KÜNYE
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/738
- Karar No
- 2025/269
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
Karar Metni
785 kelime·4 dk okuma·21 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. GEREKÇELİ KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
VEKİLİ
İHBAR OLUNAN
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava üzerine Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/05/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süresi içinde başvuruda bulunulması üzerine dava dosyası kararda görevli gösterilen mahkememize gönderilmekle, dava dosyası mahkememizin yukarıdaki 2024/738 Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı şirket ile davalı dışı ... şirketi arasında yapılan iş yapım karşılığı daire sözleşmesi uyarınca dava konusu Konya İli ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... Parselde bulunan 2 numaralı villanın devri konusunda anlaşma sağlanmadığını, davalı şirket ile müvekkili arasında yapılan alacağın temliki sözleşmesi uyarınca söz konusu taşınmazın müvekkiline devrinin taahhüt edildiğini, aradan geçen uzun zamana rağmen sözleşme şartlarının yerine getirilmeyerek taşınmazın müvekkiline devrinin sağlanmadığını ileri sürerek, temlik sözleşmesine uyulmamasından kaynaklı olarak oluşacak müspet zararların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; davacı tarafın taşınmaz devrine ilişkin sunmuş olduğu, devir ilişkisini ispatlamaya elverişli resmi bir belge bulunmadığını, söz konusu sözleşmeye göre müvekkilinin pasif husumeti bulunmadığını, davacının söz konusu davayı müvekkiline karşı değil, dava dışı şirkete karşı yöneltmesi gerektiğini, davaya konu sözleşme incelendiğinde alacağın devrinin şartlarının oluşmadığını ve taşınmazın devrinin adi yazılı şekilde yapılmasını hukuk düzeninin korumayacağını, davanın ... A.Ş.'ye ihbar edilmesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin davacıya taahhüt ettiği herhangi bir edimin de bulunmadığını, davacı açısından bir zararın da doğmadığını
savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tazminat isteminden ibarettir. 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesine göre; (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Dava Şartı Olarak Arabuluculuk başlıklı 18/A-2.maddesine göre; " Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Eldeki davanın tarafları tacir olduğundan dava, nispi ticari dava niteliğindedir. Yine, davanın tazminat alacağına ilişkin olması karşısında, konusunun da para olduğu noktasında bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu kapsamda, eldeki davanın 6102 s. TTK'nın 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğu açıktır.
Davacı tarafça ibraz edilen arabuluculuk son tutanağı 31/05/2024 tarihinde düzenlenmiş, yine başvuru da 15/05/2024 tarihinde yapılmıştır. Eldeki dava ise bu tarihlerden önce 13/12/2023 tarihinde açılmıştır. Dolayısıyla, davadan önce arabulucuya başvurulmadığı, asliye hukuk mahkemesi tarafından 09/05/2024 tarihinde verilen görevsizlik kararından sonra arabulucuya başvurulduğu anlaşılmaktadır.
Görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede görülmeye başlayan dava yeni bir dava değil; bilakis görevsiz mahkemede açılan davanın devamı niteliğindedir. Dolayısıyla, arabuluculuk dava şartı yönünden yapılacak değerlendirmenin, görevsiz mahkemede açılan davanın tarihine göre yapılması gerekir. Nitekim Yargıtay. Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K., Yargıtay. Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K., Yargıtay. Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K., Konya BAM. HD.'nin ... E. ... K. ve Konya BAM.
HD.'nin ... E. ... K. sayılı ilamları da bu yöndedir. Dolayısıyla eldeki davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı ve bu dava şartı eksikliğinin sonradan tamamlanmasının da mümkün olmadığı sonucuna varıldığından davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/738, K. 2025/269, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama