KÜNYE
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/237
- Karar No
- 2025/911
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
Karar Metni
1.317 kelime·7 dk okuma·20 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
BEYANLAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davalı borçlu aleyhine Konya. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile 78.590,00 TL alacak için icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirket tarafından davalıya son olarak 17.04.2024 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yapıldığını ve bu ödeme sonrası müvekkilin 78.590,00 TL alacaklı hale geldiğini, bu bedele karşılık davalı tarafından mal teslim edilmediğini ve bedelin iade edilmediğini,
Ağustos 2024’te WhatsApp yazışmalarıyla alacağın davalıya bildirildiğini ve davalı temsilcisi tarafından borcun kabul edildiğini, ayrıca 13.01.2025 tarihli e-posta ile gönderilen mutabakat formuna davalı tarafından itiraz edilmediğini, böylece alacağın kabul edildiğini, buna rağmen davalının kötü niyetli ve mesnetsiz şekilde icra takibine itiraz ederek tahsili geciktirdiğini, bu nedenle İİK 67/2 uyarınca davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve borçlunun %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini,
fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla talep ettiklerini belirtmiştir.
Davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER
Bilirkişi (Doç. Dr. ... ) 22.09.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; davacı ... Ticaret Limited Şirketinin 2024 yılına ait ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda defterlerin Türk Ticaret Kanunu’na uygun şekilde tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve davacı lehine delil niteliği taşıdığı, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin kredi kartı ödemesinin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacının sipariş avansı olarak ödediği 100.000,00 TL’nin cari hesaba işlendiği ve bu kayıtlar uyarınca davacının 78.190,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında uyuşmazlık konusunun ticari ilişkiye dayalı yapılan icra takibine ilişkin itirazın iptali olduğu görülmüştür.
Tacir, ticari işletmesinin ekonomik ve mali durumunu, borç-alacak ilişkilerini ve her iş yılı içinde elde edilen sonuçları belirlemek amacıyla defter tutmakla mükelleftir. Defterler, tacirin ticari işlemleri ile işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap döneminde elde edilen sonuçları, açıkça görülebilir ve üçüncü kişi uzmanlara makul sürede fikir verebilir şekilde tutulmalıdır (... ... ... : Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2022, s.230-232).
Mahkemece istenmesi halinde, taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilecektir. Ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmaları, onaylatılmış olmaları ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ... ... ... : Medeni Usul Hukuku, Ankara 2018, s.410-411).
Defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gereklidir.
İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı itirazla duran takibin devamını sağlama amacıyla açılan bir davadır. Alacaklı davayı kazanır; yani borçlunun itirazı hükümden düşürülürse bununla aynı zamanda borçlunun itirazı da iptal edilmiş olur.
Mahkeme bir alacak davasında olduğu gibi bu davada da tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere inceleyecek, borçlunun ödeme emri itirazının doğru olup olmadığı hususunu araştırır. Burada alacaklı alacağını ispat bakımından İcra ve İflas Kanunu madde 68'de sınırlı sayıda belirtilmiş bulunan belgelere bağlı değildir. Alacaklı bir alacak davasında olduğu gibi alacağını Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre her tür delil ile ispat edebilecektir (... ... ... :İcra ve İflâs Hukuku, Ankara 2018, s. 172-184).
İtirazın iptali davasında davacı alacaklı takip konusu alacağın varlığını ispat etmelidir. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. İtirazında borcunun varlığını kabul edip, ödeme savunmasında bulunan borçlu bu savunmasını ispat etmelidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 6'ya göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her bir taraf hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür hükmü amirdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 139 ve 140' göre; yapılan ihtara rağmen tarafların dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmadıkları veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmadıkları takdirde bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği hükmü amirdir.
Somut olayda; taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişki olduğu, davacının düzenlemiş olduğu faturaya istinaden mal satış ve hizmet yükümlülüğünü ifa ettiğini fakat davalının herhangi bir ödemede bulunmadığı, bu amaçla davaya konu edilen icra takibine giriştiği, davalının borca itirazı sebebiyle takibin durduğu, davacının 1 yıllık hak düşürücü süre zarfında iş bu davayı dermeyan ettiği, taraflara ticari defterlerini sunmaları için sonuçları hatırlatılacak şekilde kesin süre verildiği, davacının defter sunma yükümlülüğünü yerine getirdiği,
davalının cevap dilekçesi sunmadığı gibi defter sunulmasına ilişkin ara kararı da yerine getirmediği, uzman bilirkişi raporundaki tespitlere göre, davacının defterinin usulüne uygun şekilde onaylarının yapıldığı, uyuşmazlık konusu faturanın kayıtlı olduğu ve bedelinin kısmi olarak ödenmediği şeklinde olduğu, davalının defterlerini sunmadığı gibi icra takibine konu edilen faturanın ödendiğine ilişkin herhangi bir delili de dosyaya sunmadığı gözetildiğinde davalının yapmış olduğu itirazın kısmen haksızlığına karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi hususu değerlendirildiğinde. İcra ve İflas Kanunu madde 67/2 gereğince; alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talebinin yanı sıra mahkemenin, itirazın iptali yargılaması sonucunda borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar verilmesi gerekir.
Borçlunun itirazının haksız olduğunun tespiti yapabilmek için borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın likit yani muayyen/belirli olması gereklidir. Buna karşılık likit olmayan alacaklarda alacağın miktarı belirli değildir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını tespit edebilmek için bütün unsurlar bilinmemekte veya bilinememektedir.
Bu sebeple borçlu ne kadar borcu olduğunu kendisi tespit edememe durumu içerisindeyse yapmış olduğu itirazda haklı olacaktır (... : İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2018).
Somut olayda; alacağın likit olmadığı, borcun davacı tarafından kısmi olarak yanlış hesaplandığı, gibi yapılan itiraz kapsamının kötü niyetli olmadığı değerlendirmekle talebin reddine karar verilmiştir.
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE
1-Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe davalı tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin; 78.190,00 TL ASIL ALACAK ÜZERİNDEN AYNEN DEVAMINA, fazlaya ilişkin 400,00 TL TALEBİN REDDİNE,
-Şartları oluşmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam; 5.341,16 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 781,66 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.559,50 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 781,66 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça ödenen 615,40 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 612,27 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yapılan 3.157,50 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 3.141,43 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 4.576,59 TL'sinin davalıdan; 23,41 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
8-Karardan sonra yapılacak masrafların % 99,49 oranında (kabul oranı) davalıya; % 0,51 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,
9-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
10-Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kabul edilen kısım yönünden;davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Reddedilen kısım yönünden; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/11/2025
Katip Hakim
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/237, K. 2025/911, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama