KÜNYE
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/241
- Karar No
- 2025/897
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
Karar Metni
2.373 kelime·12 dk okuma·21 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
BEYANLAR
Davacı dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir. Olay günü 18.01.2025'te müvekkili ... ... Mahallesi ...
Meydanda park tarafından karşı kaldırıma doğru geçmek istediği esnada ... plakalı araç sürücüsü ... aniden doğu istikametinden gelerek müvekkilinin ayağının üzerinden geçmesi neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili kazada yaya konumunda olduğunu, kusur mütalaasına göre dava konusu kazanın oluşumunda, ... plakalı araç sürücüsü ..., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b ve 47/d maddeleri hükmünce trafik kazasında kusurlu sayıldığını, davacı müvekkili ... söz konusu kaza dolayısıyla yaralanmış olup, Mersin Toros Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındığını, kazaya sebebiyet veren "..." plaka sayılı araç,
davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ... poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu beyanla. Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla. 100,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 100,00-TL geçici bakıcı gideri, 100,00-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 300,00- TL tazminatın davalı ...
Sigorta Anonim Şirketine başvuru tarihi olan 27.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,(Belirsiz alacak davasıdır.), ön inceleme ile birlikte; ... ...
Polis Merkezi Amirliği ... tahkikat nolu dosyasının celbine, Mersin Toros Devlet Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacıya ait tüm tedavi evrakının, film ve grafilerinin, CD formunda raporlarının gönderilmesinin istenilmesine, dosyada kusur raporu alınmak üzere dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kusur raporu aldırılmasına, kusur raporu ve tedavi evrakları gelince dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu aldırılmasına,
kusur ve maluliyet raporu gelince dosyanın aktüerya hesap bilirkişisine gönderilmesine ve müvekkilinin maluliyet tazminatının hesaplanmasına ve raporların taraflara tebliğine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir.
Dava dilekçesinde müvekkili ... için 100,00-TL olan geçici bakıcı gideri tazminatı taleplerini 12.902,75 TL artırarak toplam 13.002,75 TL geçici bakıcı gideri tazminatı, 100 TL olan tedavi gideri tazminatı 1.400,00-TL arttırarak toplamda 1.500,00 TL tedavi gideri olmak üzere ve toplam 14.502,75 TL tazminat miktarının davalıdan alınarak davacı müvekkili ...'ya verilmesini, talepleri için sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih olan 27/02/2025 tarihinden tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep ettiklerini beyanla.
İşbu dilekçelerinin davalı Zurıch sigorta şirketine tebliğine, davacı müvekkili ... için tazminat miktarı olan 14.502,75- TL 'nin sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih olan 27/02/2025 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir.
Mevzuatı uyarınca müvekkili şirkete gerekli evraklar ve sağlık raporu ile yazılı başvuru yapılmadığını, usule aykırı olan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, ...'nun KTK madde 68/1-b (yüz metreye kadar mesafede yaya geçidi bulunduğu halde yayaların karşı taraf geçmek için taşıt yolunun yaya geçidi dışında herhangi bir yerini kullanmaları) kuralını ihlal ettiğinin açık olduğunu, kazaya karışan ... plakalı araç 23.12.2024 - 23.12.2025 vade tarihleri arasında ... poliçe numarası ile müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığını,
dava konusu kazanın meydana gelmesine davacı yaya ...'nun asli ve %100 kusuru sebebiyet verdiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için, davacı tarafın, sigortalının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunu ispat etmesinin gerektiğini, mezkur kazada yaralandığı söyleyen davacının henüz maluliyetine ilişkin bir belge veya bilgi ibrazı olmadığından maluliyet durumunun söz konusu olmadığı anlaşıldığını, davacının söz konusu olaydan dolayı SGK kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitinin gerektiğini,
davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın gelir durumunu gösterir hiçbir belge bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğuna karar verilecek ise poliçe limitlerinin dikkate alınması gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatı trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, davacı yan, sayın mahkememiz huzurunda ikame ettiği daimi ve geçici iş göremezlikten kaynaklı tazminat davasının yanında aynı zamanda bakıcı gideri tazminatı da talep ettiğini, müvekkili şirket temerrüde düşürülmemiş olduğundan, faiz talebinin reddinin gerektiğini, müvekkili şirket;
davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyanla. Haksız açılan davanın usulden ve esastan reddine, faiz, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden faize yönelik taleplerin reddine, hasar ve talep ile ilgili tüm evrakların taraflarına tebliğine dek cevap ve delil sunma haklarının saklı tutulmasına, davanın ... plakalı araç maliki ...
Türk T.C. ... ve sürücü ...'a T.C... ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER
Bilirkişi ...
03.06.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun bu kazanın oluşumunda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği Madde 109/1-d “Kavşağa gelen sürücüler kavşak giriş ve çıkışlarından kurallara uygun olarak karşıya geçen veya geçmek üzere olan yayalara, Geçiş hakkını vermek zorundadırlar” kuralını ihlal ettiğini ve kazanın oluşumunda yüzde elli (%50) kusurlu olduğunu, yaya ...'nun ise bu kazanın oluşumunda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu,
Karayolları Trafik Yönetmeliği Madde 138/1-b “Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçmek, Zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda yüzde elli (%50) kusurlu olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi ... 09.09.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir;
Sağlık gideri klozu teminat Limiti(2.700.000,00TL) içinde kalan tutar:
Davacı için geçici iş göremezlik(maluliyet) tazminatı olarak 33.157,00TL,
Davacı için geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 13.002,75TL,
Davacı için tedavi gideri tazminatı olarak 1.500,00TL olmak üzere toplam 47.659,75TL tazminat hesaplandığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinin 12.08.2025 tarihli raporunda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine Göre; davacının:
Kişide meydana gelen yaralanmanın kalıcı sakatlık (sürekli iş göremezlik) niteliğinde olmadığını,
İyileşme sürecinin 3 ayı bulabileceği,
Bakıcıya ihtiyaç duyduğu sürenin 1 ay olduğu,
Fatura edilemeyen tedavi giderinin 3.000,00 TL olacağı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
18.01.2025'te müvekkili ... ... Mahallesi ... Meydanda park tarafından karşı kaldırıma doğru geçmek istediği esnada ... plakalı araç sürücüsü ... aniden doğu istikametinden gelerek müvekkilinin ayağının üzerinden geçmesi neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının gerçekleşen kaza nedeniyle dosya içerisinde bulunan Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 12/08/2025 tarihli raporuyla; Kişide meydana gelen yaralanmanın kalıcı sakatlık (sürekli iş göremezlik) niteliğinde olmadığı, İyileşme sürecinin 3 ayı bulabileceği, Bakıcıya ihtiyaç duyduğu sürenin 1 ay olduğu, Fatura edilemeyen tedavi giderinin 3.000,00 TL olacağı bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan uzman bilirkişi raporuna göre, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun bu kazanın oluşumunda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği Madde 109/1-d “Kavşağa gelen sürücüler kavşak giriş ve çıkışlarından kurallara uygun olarak karşıya geçen veya geçmek üzere olan yayalara, Geçiş hakkını vermek zorundadırlar” kuralını ihlal ettiğini ve kazanın oluşumunda yüzde elli (%50) kusurlu olduğu,
yaya ...'nun ise bu kazanın oluşumunda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği Madde 138/1-b “Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçmek, Zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda yüzde elli (%50) kusurlu olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali Türk Borçlar Kanunu madde 54 düzenlenmiştir. Buna göre; bedensel zarar sonucu zarara uğrayanın tedavi giderleri, çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesi zararları, ekonomik geleceğin sarılması nedeniyle uğranılan zararlar ve kazanç kayıpları talep edilebilecektir (... : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Genişletilmiş 20. Bası, Ankara 2016, s.431-433).
Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (... : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s.713).
Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının, gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektirdiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir.
Bu durum, ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de, burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir (Y. HD, ... E, ... K, 07/10/2019 T).
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır.
Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur. Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan genel şartlar ile belirlenmesi öngörülmüştür.
Böylece sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğacak borcu, idare tarafından her zaman değiştirilebilir nitelikteki kurallar olan genel şartlara göre belirlenecektir. Borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunda belirlenmediği, idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır.
Mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin içeriğine ilişkin düzenleme öngören itiraz konusu kuralların, sözleşmenin tarafları olarak motorlu taşıt işleten ile sigorta şirketinin yanında motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle zarara uğrama riskine maruz kalan üçüncü kişilerin menfaatleri arasındaki dengenin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin zarara uğraması hâlinde işletenin tazminat borcunun kapsamı 6098 sayılı Kanun’un gerçek zararın tazminini öngören kurallarına göre belirlenmektedir. Bu tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sigorta şirketinin borcunun kapsamı ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlenmektedir.
Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; meydana gelen haksız fiil sebebiyle davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, üç aylık geçici maluliyetinin bulunduğu, davacının meydana gelen trafik kazasında davacının yüzde elli (%50) dava dışı ...'un yüzde elli (%50) oranında kusurunun bulunduğu, davacının bu geçici maluliyet dönemi sebebiyle 14.502,75 TL bedensel bağlamda maddi zarara uğradığı, ilgili maddi zarardan davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu değerlendirilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır.
Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18.
"Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Dava konusu bedensel zarar açısından 14.602,75 TL'nin 17/03/2025 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limiti dahilinde) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2- 100,00 TL sürekli maluliyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 990,68 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 665,40 TL'nin masubu ile bakiye 325,28 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan : 665,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça ödenen 615,40 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 611,19 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yapılan 16.751,35 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 16.636,64 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
9-Karardan sonra yapılacak masrafların % 99,32 oranında (kabul oranı) davalıya; % 0,68 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,
10-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
11-Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 14.502,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip Hakim
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizin 18/11/2025 tarih ve ... Esas sayılı duruşmasının HÜKÜM bölümünün 1 nolu fıkrasında Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 1-Dava konusu bedensel zarar açısından 14.602,75 TL'nin 17/03/2025 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limiti dahilinde) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE," şeklinde SEHVEN YAZILDIĞI ANLAŞILMAKLA; "Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 1-Dava konusu bedensel zarar açısından 14.502,75 TL'nin 17/03/2025 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limiti dahilinde) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE," olarak DÜZELTİLMESİNE ilişkin bu tashih şerhi düzenlenmiştir. 08.12.2025
Katip Hakim
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/241, K. 2025/897, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama