KÜNYE
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/5
- Karar No
- 2025/596
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
Karar Metni
1.063 kelime·5 dk okuma·18 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilleri dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; müvekkil aleyhine davalı şirket tarafından 21.12.2023 tanzim ve 04.02.2024 ödeme tarihli, 196.650,00 TL bedelli bono dayanak gösterilerek Akşehir İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının 05.11.2024 tarihli dilekçeyle takipten vazgeçtiğini, buna rağmen bono aslının davalıda bulunduğu ve müvekkilin halen icra tehdidi altında olduğu, bu nedenle borçsuzluğun tespiti ve icra tehdidinin bertaraf edilmesi için işbu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, bono üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığını, bu nedenle imza incelemesi yapılması gerektiğini, bu konuda davalı yetkililer hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...
S. dosyası üzerinden sürdüğünü, müvekkilin banka hesabından 12.304,57 TL tutarında haksız haciz uygulandığını ve bu meblağın istirdadını istediklerini, davalının kötü niyetli işlem yaptığı ve bu nedenle İcra ve İflas Kanunu 72. madde gereği en az %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilin konuya ilişkin olarak arabuluculuk başvurusu yaptığı ve anlaşma sağlanamadığını, senetteki imzanın sahte oluşu nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, icra tehdidinin sürmesi nedeniyle dava açmakta hukuki yararı bulunduğunu, işbu menfi tespit davasının tam değer üzerinden açıldığını ve eksik harç yatırılmadığını,
müvekkilin borçsuzluğunun tespitine ve haczedilen tutarın iadesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının ileri sürdüğü tüm iddia ve taleplerin kabul edilmediğini, müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, faiz oranı, temerrüt tarihi, kötüniyet tazminatı ve davanın zamanaşımı süresi yönlerinden itirazlarının bulunduğunu, müvekkilin ...’den alacaklı olduğunu ve bu sebeple Akşehir İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine davacı ...’in banka hesabına haciz uygulandığını, hesaba yatırılan paranın tahsil harcı düşüldükten sonra kalan 11.498,63 TL’nin müvekkile ödendiğini, davacının belirttiği rakamın gerçeği yansıtmadığını, arabuluculuk süreciyle birlikte senet üzerindeki imzanın sahte olduğuna dair iddianın öğrenildiğini, senedin ... tarafından ... ’a teslim edildiğini ve bu teslim sırasında davacının eşi olduğu beyanıyla işlem yapıldığını, ...’ye ulaşılamaması üzerine takipten vazgeçildiğini, müvekkilin bu süreçte kusurunun olmadığını,
dolandırıcılık ve sahtecilik mevcutsa sorumluluğun ...’ye ait olduğunu, bu nedenle kendisine ihbar yapılmasını talep ettiklerini, ayrıca savcılık soruşturması sürdüğünden dosyanın bekletici mesele yapılmasını, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava konusu senedi sunmak için taraflara süre verildiği halde senet aslı Mahkememize sunulmamıştır. İcra müdürlüğünü senet aslı sorulduğunda "ilgili evrak 05/11/2024 tarihinde dosyanın vazgeçme/feragat ile kapandığından dolayı şirket yetkililerine teslim edildiği görülmüştür." şeklinde bilgi verilmiş, aynı husus soruşturma dosyasında sorulduğunda senet aslının dosya içinde bulunmadığı bildirilmiştir.
İcra dosyasının cevabi yazısından senet aslının davalı şirkette olduğu anlaşılmış, ön inceleme duruşmasından senet aslını sunmak üzere verilen süre içerisinde senet aslı sunulamamıştır. Ayrıca soruşturma dosyası kapsamında ifade veren ... "Akşehir CBS nin ... Soruşturma sayılı yazılarına oknu olay hakkında bilgi sahibi oldum. Ben ... Tic. AŞ adına Pazarlamacı olarak çevre il ve ilçelerinde görev yaparım. Evraka konu olan senet ile ilgili olarak Isparta ili ...
İlçesinde ... isimli şahsa mal karşılığında senet düzenlemiştik. Senet üzerindeki tüm bilgiler bilgisayar ortamında veri girişi ile yapılmıştı. Sadece imza kısımları bulunmaktaydı. Kendisinin alışveriş ile ilgili yanına gitmemin nedeni kaza geçirmiş olmasıdır. Kendisinin hareket kabileyeti azdı.
Bu nedenle Yalvaç'taki aile apartmanına gitmek zorunda kalmıştım.Senet üzerindeki veri girişine meblağnın yüksek olması dolayısı ile kefil talep edildi. ... eşinin memur olduğunu belirtip eşi ... in bilgilerini vermişti. Bu bilgileri de senet üzerine bilgisayarda işlenmşti.
Senet çıktısı alınmıştı. ... gözümüzün önünde senet üzerindeki isminin altına kendi eli ile imzasını atmıştı ayrıca bana ulaşamazsanız eşi olan ... in ceptelefonu numarasını da yazayım diyerek eşinin telefon bilgisini de senet üzerine kendi el yazısı ile yazmıştı. Bu senet üzerindeki işlemleri ... nin aile apartmanındaki evinde yapmıştık. Sonrasında seneti alarak eşi ... e imza attırıp geleceğini söyledi. Bulunduğu dairesinden ayrıldı üst kata gitti.
5-10 dakika sonra tekrar geri geldi. Geldiğinde ... in adının bulunduğu yerdeki imza bulunmaktaydı. Ben imzayı ... in attığını görmedim. isim üzerindeki imzayı kimin attığını da görmedim. Ben başkasının adına imza atmadım, Üzerime atılı olan suçlamaları kabul etmiyorum. Benim adıma imza attığım iddiasıvla bana iftira atan kişi veya kişilerden ŞİKAYETÇİYİM." şeklinde beyanda bulunmuştur.
01/07/2025 tarihli celsede davacı vekiline dava konusu senedin taraflarına 2 kez süre verilmesine rağmen sunulmadığı hatırlatılarak senedi sunmadıkları taktirde senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığını kabul etmiş sayılacakları yönünde ihtarat da bulunulmasına rağmen davalı tarafça senet sunulmamıştır. Bu durumda mahkememizce senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığı kabul edilmek suretiyle ödenen tutar bakımından istirdat, henüz ödenmeyen kısım bakımından ise menfi tespit talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip Hakim
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/5, K. 2025/596, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama