KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/6
- Karar No
- 2025/469
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
Karar Metni
2.280 kelime·11 dk okuma·17 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLİ
DAVALILAR : 2-
3- ... -
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARAR YAZMA TARİHİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle.
21/01/2024 tarihinde Konya ili, ... ilçesinde, ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeni ile davacının aracında büyük hasarlar meydana geldiğini, 2 ay aracından mahrum kaldığını, kusurlu davranarak kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç sürücüsü ... ile aracın ruhsat sahibi ... mahrumiyet bedelinden kaynaklı herhangi bir ödeme yapmadıklarını, kaza neticesinde davacıya ait ... plakalı 2000 model ... marka aracın zarar gördüğünü ve değer kaybına uğradığını,
değer kaybı ve hasar bedeline ilişkin olarak 20/09/2024 tarihli ihtarname davalı sigorta şirketine gönderildiğini ancak eksper raporunda belirtilen hasar bedeli servise davalı sigorta şirketi tarafından eksik ödendiğini, eksper raporuna göre 69.000,00 TL ödeme çıkmasına rağmen 51.750,00 TL ödeme yapıldığını, servis tarafından talep edilen ve geriye kalan tutar olan 29.008,86 TL'nin davacı tarafından servise ödenmek zorunda kaldığı gibi nedenlerle davanın kabulü ile,
bilirkişi raporu ile tespit edildikten sonra arttırılmak üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak 500,00 TL araç değer kaybının ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 17.250,00 TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak davalı şahıslardan 500,00 TL mahrumiyet bedelinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini,
yargılama neticesinde davacının alacağının karşılıksız kalmaması adına ve davacının maddi durumu da göz önüne alındığında takdiren teminatsız olarak aksi kanaatte olunması halinde teminat yatırmamız için taraflarına süre verilmesi sureti ile davalı şahısların adına kayıtlı araçlar ve taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz şerhi koyulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; hasar onarım bedeline ilişkin tazminat isteminin belirlenebilir olduğundan; davanın, belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olması nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, kaza tespit tutanağında izafe edilen kusura itiraz ettiğini, bu sebeple kusur oranlarının belirlenmesi adına olay yerine ait mobese kamera görüntülerinin dosyaya celbi ile kusur değerlendirilmesinin yapılması gerektiğini, kusur oranlarının belirlenmesi adına bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini, davacı tarafından talep edilen aracın değer kaybı zararının oluşmadığını, aracın modeli, özellikleri,
olay tarihindeki yaşı göz önüne alındığında bu hususun apaçık ortada olduğunu, davaya konu ... plakalı ... marka 2000 model araç, olay tarihinde 24 yaşında olduğunu, işbu sebeplerden ötürü araçta herhangi bir değer kaybının da oluşmayacağını, davacının sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın kasko sigortasının bulunup bulunmadığına dair Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılmasını, varsa davacının kasko sigorta şirketine davanın ihbar edilmesini talep ettiği gibi nedenlerle davanın usulden reddini, mahkememizin aksi kanaatte olması haline davanın esastan reddini,
davacının sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın kasko sigortasının bulunup bulunmadığına dair sigorta bilgi ve gözetim merkezi'ne müzekkere yazılmasını, varsa davacının kasko sigorta şirketine davanın ihbar edilmesini, tüm yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 26/07/2023-26/07/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 200.000,00-TL olduğunu, dava konusu aracın hasar onarım bedeli için davacıya kusur oranına göre 51.750,00 TL ödeme yapıldığını, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1.
Maddesine göre sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davası hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl sonra zamanaşımına uğradığını, huzurdaki dava hasar bedeli yönünden kısmi dava olarak açıldığından ve dava konusu edilmeyen miktar için zamanaşımı işlemeye devam edeceğinden ıslah yapılması durumunda zamanaşımının dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini,
aracın kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceği gibi nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle oluşan varsa bakiye hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini hususunda olduğu görülmüştür. Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, ... sigortaya yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. UYAP üzerinden sorgulama yapılarak 21/01/2024 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya arasına alınmıştır. Mahkememizin 11/02/2025 tarihli tensip zaptının 6 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın adli trafik ve sigorta alanında uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 25/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ... sigorta tarafından sigortalanan davalı ...'ın ruhsat sahibi olduğu, ... plaka sayılı motosikletin sürücüsü davalı ...'in 2918 sayılı KTK'nun 48 Mad.
(Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır) trafik kuralını, 47/b maddesinde açıklanan trafik kurallarını ve bu kurala karşılık gelen yine aynı kanunun, trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan hallerden 84/a (kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme) trafik kuralını da ihlal ettiği; kusur durumu oran olarak istendiğinden dolayı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunu, ... plaka sayılı otomobilin ruhsat sahibi ve sürücüsü olan davacı ...'in kural ihlalinin bulunmadığı,
... plakalı araçta KDV dahil 82.800,00TL hasar tazminat tutarının oluştuğu, davaya konu 2000 model araç ile ilgili 21/01/2024 tarihi itibariyle reel değer kaybı tutarının 15.000,00TL olduğunun tespit edildiğini, araç üzerinde meydana gelen hasar ve yapılan onarımlar dikkate alındığında aracın onarımının 7 gün süreceği bu süreye göre kiralama bedelinin KDV dahil 9.975,00TL olduğu tespit edildiği, sigorta şirketinin ZMMS araç başına maddi hasar limiti incelendiğinde, belirlenen değer kaybı tazminat tutarının davalı sigorta şirketinin maddi hasar teminatı dahilinde değerlendirilebileceği görüş ve kanaati bildirir rapor sunulmuştur.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Kazanın meydana geldiği tarih gözetildiğinde zamanaşımı defi yersizdir.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, araç sürücüsü ve işleteni olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (hasar bedeli ve değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır.
Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporların olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, kusur durumuna ilişkin olarak davalı araç sürücüsünün ışık ihlali yaptığı ve kazanın meydana gelmesinde yüzde yüz kusurlu olduğu açıktır. Hasar bedeline ilişkin olarak bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre hasar bedelinin 82.800 TL olduğu, davacıya 05/03/2024 tarihinde 51.750 TL ödeme yapıldığı bu anlamda davacının hasar bedeli olarak 31.050,00 TL daha talep edebileceği değerlendirilmekle bu yöndeki talep yönünden kısmen kabul kararı verilmiştir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir.
2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 04/10/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı değerlendirmesinde, kazaya sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile teminat altına alınan aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti bakımından; davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olmasına, dava şartı niteliğindeki bu başvuru şartı nedeniyle de arabuluculuğun işbu davada zorunlu olmamasına rağmen (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası), davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması halinde, yargılama sonucunda bu ücretin davalı sigorta şirketine yüklenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Şöyle ki;
Dava kısmen kabul edilmiş ve davacı taraf yargılamada kısmen haklı bulunmuş olmasına göre, arabuluculuk giderinin davacı üzerinde bırakılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davanın taraflarının, dava açılmadan önce, zorunlu olmasa dahi dava açılmasının son çare olduğunu gözeterek uyuşmazlığı gidermek amacıyla ve makul olacak şekilde ihtiyari uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurmasının ve buna bağlı olarak yaptıkları ihtarname masrafı, ihtiyari arabuluculuk ücreti gibi masraflarını haklılık oranlarına göre eldeki davada talep etmelerinin kabul edilebilir olduğu düşüncesiyle davacı taraf aleyhine bu konuda hüküm kurmanın hakkaniyetli olmayacağı, son olarak, sigorta şirketine başvurmak ile arabuluculuk müessesesinde tarafların çözüm aramasının aynı durumlar olmadığı değerlendirilmiştir.
Katip Hakim
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/6, K. 2025/469, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama