KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/362 Esas - 2024/542
- Esas no
- 2023/362 Esas
- Karar no
- 2024/542
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/06/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/10/2024
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Dava dışı ... müvekkil bankanın ... şubesinden ... nolu KGF Hazine Destekli PGS Yapılandırma Kredisi Kullanmıştır. Davalı borçlu ise sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalamak sureti ile borçtan sorumlu olmayı kabul ettiğini, davalı borçlunun borçlarını ödememesi ve sözleşmeye riayet etmemesi üzerine borçlulara Beşiktaş 26.Noterliği’nin ... tarih ...
Yevmiye Numaralı ihtarnamesi çekilerek hesapları kat edildiğini, davalı-borçlu hakkında takibe aktarılan kredi için Karasu İcra Müdürlüğü’nün 2021/649 E. sayılı dosyası üzerinden (Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2021/23147 E. sayılı dosyasından yetkisizlikle gönderilerek) genel Haciz Yolu ile Takip başlatıldığını, davalı tarafından hakkında başlatılan takipte borca itiraz edildiğini, davalı-borçlu hakkında arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup anlaşma sağlanamadıklarını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına ve itiraz edilen nakdi alacağımızın %20’si oranından icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep etmiştir.
Davacı vekili duruşmada alınan beyanında: "Dosya borcu kefil ... tarafından haricen tarafımıza ödenmiştir. Ancak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz yoktur, arabuluculuk ücreti karşı tarafa yükletilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili 03/10/2024 tarihli celsede, haricen borçlu kefilin kendilerine ödeme yaptığını, bu nedenle de davanın konusuz kaldığını belirtmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 313 ve devamı maddeleri uyarınca; sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Ancak irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin beyanları ve yukarıda anılan HMK hükümleri kapsamında, davacının takibe konu taleplerinin karşılanması nedeniyle sulh oldukları, sulhun yargılamaya son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemlerinden olduğu anlaşılmış ve sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına; dava tarihindeki haklılık durumuna göre Arabulucuk sarf ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerektiğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır.
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/362, K. 2024/542, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama