İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/355 K.2025/209

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/355Karar2025/209Tarih8 Nisan 2025Okuma11 dk · 2.208 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
8 Nisan 2025
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2024/355 Esas - 2025/209
Esas no
2024/355 Esas
Karar no
2025/209
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
...
Vekili
Av. ...
Dava
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
11/06/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
08/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.208 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacının davalı şirketin bir dönem işçisi olan dava dışı ...'e asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı ödediğini, davalı ile 03.12.20212 tarihli sözleşme akdedildiğini ve dava dışı işçi ...'in bu sözleşmeye istinaden davalı nezdinde çalıştığını, davacı şirketin yalnızca, sadece ücret alacaklarıyla sınırlı olmak üzere davalının çalıştırmakta olduğu işçilerin alacaklarından sorumlu olduğunu, bunun dışında şirketin iç ilişkide davalıya karşı bir sorumluluğu olmadığını, dış ilişkide her ne kadar davalı şirketle birlikte kanun gereği işçilik alacaklarından müteselsil sorumluluk olsa dahi, iç ilişkide sözleşme hükümlerinin geçerli olacağını,

sözleşme hükümleri incelendiğinde şirketin işçi alacaklarından sorumluluğunun sadece ücret alacağıyla sınırlı olduğunu ve ücret alacağında da azami 3 aylık ücret nezdinde sorumlu olduğunun sözleşmeyle kabul edildiğini, iş bu nedenle dava dışı işçiye şirketçe kanun gereği ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuan tahsilinin gerektiğini, iç ilişkide ücret alacağı dışındaki diğer tüm işçi alacaklarının ödenmesindeki sorumluluğun davalı şirkete ait olduğunu, davalı hakkında Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2024/3363 Esasına kayıtla ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı şirket tarafından itiraz edildiğini belirterek,

Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2024/3363 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve asıl alacığın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava dilekçesi ve eklerinin davalı tarafa 19.06.2024 tarihinde tebliğ edildiği, Davalı tarafın cevap dilekçesini süresinde sunmadığı ve münkir sayıldığı anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Dava Sakarya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2024/3363 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde davalının çalıştırdığı işçilerden sorumluluğa ilişkin bir düzenleme olup olmadığı, varsa dava dışı işçiye ödenen tazminattan kimin hangi oranda sorumlu olduğu, davacının davalıya ödenen tazminat nedeniyle rücu edip edemeyeceği, davaya konu takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı yönündedir.

Sakarya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2024/3363 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, takibe konu asıl alacağın 7.586,27-TL, işlemiş faizin 753,64-TL olduğu ve toplamda 8.339,91-TL üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "Takip dışı işçi ...'e ödenen kıdem tazminatı , TİS farkının rücuen tahsili 7.586,27-TL” olarak gösterildiği, davalı borçlunun süresi içerisinde borca itiraz ettiği, takibin durmasına karar verildiği görüldü. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının gerçekleştiği ve davanın süresinde açıldığı tespit edilmiştir.

Taraflar arasında imzalanan Hizmet Alımına ilişkin sözleşmeler ibraz edilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde, müteselsil sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişki düzenlenmiş olup, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki bu hükümde, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği belirtilmiştir.

Dava konusu olayda da davacı idare ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenle işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işveren, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7 ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir.

Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır.

İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir.

Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır.

Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.

Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi’nin 31/05/2022 tarih, 2021/1473 Esas ve 2022/1183 Karar sayılı kararı: "…Genel olarak. "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir.

Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.

İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir.

Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.

İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar...İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.

Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır.

Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir(Yargıtay 23.HD 2019/296 E-2020/340 K,2019/1047 E-2020/2188 K).

Bu durumda, yukarıda ayrıntısı ile belirtilen ilkeler uyarınca davalıların davaya konu işçilik alacağının tamamından ve ödeme tarihinden işleyen faizi ile sorumlu olduğu, dosyaya aldırılan bilirkişi raporunun tam rucü yönünden görüş içerdiği, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2014/42932 E. ve 2015/35485 K. sayılı önceki ilamında da, "...Hizmet işleri genel şartnamesi öncelikle uygulanması gereken ihale dökümanı olarak sayılmıştır.

Bu açıklamalara göre işçinin işçilik alacakları için iş mahkemesinde açtığı davada davacı kurumun sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur. Davacı tarafından ödenen kısmın rücuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 22. ve 36/4 maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup şartnamenin 6. Bölüm 38. maddesi hükmüne göre çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davalı yüklenici sorumludur." şeklindeki izaha göre de, dava dışı işçinin diğerleri yanında davalının da işçisi olup sözleşmenin muvazaalı sayılamayacağı, İş Kanunun 112. maddesi değişikliğinin tahsilat kolaylığı sağlamak için konulduğu,

aynı kanunun 2/6 maddesi 6. maddelerinin açık hükmüne ve sözleşme eki genel şartname hükümlerine göre, işçiye ödenen bedelin çalıştırılan süre ile sorumlu olduğu kabul edilerek kurulan hüküm isabetlidir.” şeklindedir.

Mevcut dosyada taraflar arasında imzalanmış hizmet alım sözleşmelerine bakıldığında davacının asıl işveren ve davalının alt işveren olduğu tespit edilmiştir.

Sözleşmelerde " Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." şeklindeki, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin Altıncı Bölümü 38. Maddenin 4. Bendinde "Personel alacakları , hak ediş raporunun düzenlendiği tarihten önceki ( işçi ücretleri ödeme günü öncesindeki) günler için belirlenmiş sayılır.

Bu tür alacakların üç (3) aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk düşmez " şeklindeki düzenlemeler, uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararıyla birlikte değerlendirildiğinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren davalı) lehine herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu durumda yüklenicinin (alt işveren davalı) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işverenin (davacı) işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla takibe ve davaya konu ödemeden yüklenicinin sorumlu olduğu,

davalı yüklenicinin takip konusu işçilik alacağından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.

Mahkememizin 05.11.2024 tarihli celsesinde dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde işçilik alacaklarından sorumluluğa ilişkin bir düzenleme olup olmadığı, varsa kimin hangi oranda sorumlu olduğunun tespit edilmesinin istenmesine, dava dışı işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesinden davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarının tespiti ile icra takibine konu miktarın yerinde olup olmadığı, takip öncesi işlemiş faizin yerinde olup olmadığı hususları da değerlendirilerek rapor tanzimi istenmiştir.

Bilirkişi Hakan Üstün'ün 30/01/2025 Tarihli raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Bu raporda dava dışı işçinin giydirilmiş brüt ücreti üzerinden ve davacı tarafça ödenen tazminat miktarınca alternatif hesaplama ve ayrıca faize yönelik değerlendirme yapılmıştır.

Tüm dosya ve kapsamına göre, dava dışı ...'in farklı işverenler sigortalısı olarak davacı asıl işveren nezdinde 15.09.2010-28.02.2023 tarihleri arasında çalıştığı, davalı işyeri sigortalısı olarak 15.09.2010-31.12.2013 tarihleri arasında 1199 gün süre ile çalıştığı, iş yeri devri usulü ile başka işverenler nezdinde çalışmaya devam ettiği, 28.02.2023 tarihinde kıdem tazminatını hak edecek şekilde emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiği, banka dekontuna göre asıl işveren olan davacıdan 28.617,13-TL kıdem tazminatı TİS farkı ödemesi aldığı, TİS öncesi en son giydirilmiş brüt ücretinin 14.748,40 TL olduğu,

Yüksek Hakem Kurulu kararı dikkate alınarak TİS sonrası giydirilmiş brüt ücretinin 17.078,58-TL olduğu, hizmet süresine göre 28.745,15 TL kıdem tazminatı farkının ödenmesi gerektiği, buna göre davalının 7599,88-TL'den sorumlu olduğu, ancak davacının yapmış olduğu ödemenin dikkate alınması gerektiği, buna göre davalının sorumlunun 7566,03-TL olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle asıl alacak bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalının dava dışı işçinin işçilik alacağının tamamından ve ödeme tarihinden işleyen avans faizi ile sorumludur (Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi’nin 09/06/2022 tarih, 2021/1593 Esas ve 2022/1236 Karar sayılı kararı). Bu kapsamda davaya konu takipte asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Davacının yapmış olduğu ödeme dikkate alınarak buna göre hesaplanan işlemiş faiz miktarının 724,63-TL olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle işlemiş faiz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Ödeme emrinde "Alacağın tahsili tarihine kadar faizi masraf ve vekalet ücreti ile tahsili" şeklinde talepte bulunulduğu ve faizin nevi belirtilmediğinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm tesis edilmiştir.

Açıklanan tüm gerekçelerle takibe yönelik itirazın kısmen iptaline karar verilmiş olup takibe yapılan itirazın kabul edilen miktarca haksız olması ve takip konusu alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.

Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Sakarya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2024/3363 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 7.566,03-TL asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş 724,63 TL faiz olmak üzere toplam 8.290,66-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Davalının takibe yapılan itirazın kabul edilen miktarca haksız olması nedeniyle asıl alacak miktarı olan 8.290,66-TL 'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'e göre hesaplanan 8.290,66-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'e göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 49,25-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 855,20TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,

7-Davacı tarafından yapılan; 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 102,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.102,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı (%99,41 kabul, % 0,59 red) dikkate alınarak 3.083,68-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL ücretin kabul red oranı (%99,41 kabul, % 0,59 red) oranı dikkate alınarak 3.578,76-TL'sinin davalıdan, 21,24-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 9-Artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzünde Davalı vekilinin yokluğunda Miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlartıldı. 08/04/2025

Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/355, K. 2025/209, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/355
Karar No
2025/209
Tarih
8 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/355 K.2025/223
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/356 K.2025/448
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/356 K.2025/363
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/356 K.2025/392
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/356 K.2025/208
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/357 K.2025/341

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.