KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2026
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/414 Esas - 2026/274
- Esas no
- 2024/414 Esas
- Karar no
- 2026/274
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.318 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/07/2024
KARAR TARİHİ : 24/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı şirket yetkilileri ve temsilcileri (... , ... ve ...) arasında iş yerinin iç tasarımı ve mobilya uygulaması konusunda anlaşma sağlandığı, proje ve teklif formunun WhatsApp üzerinden iletildiği, davalının 100.000 TL peşinat yatırdığı, işin eksiksiz tamamlandığı ancak bakiye 275.681,85 TL'nin ödenmediği, davalının haksız yere faturaya itiraz ettiği belirtilerek alacağın ticari faiziyle tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile toplam 200.000 TL bedel üzerinden anlaşıldığını ve yarısının peşin ödendiğini, davacının malzeme fiyat artışlarını bahane ederek fahiş fiyat talep ettiğini, işlerin bir kısmının (elektrik, asma tavan, alçı/boya) eksik bırakıldığını, teslim edilen Bar dolabının ise darbeli ve ayıplı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında anlaşmazlık bulunmayan konular: Taraflar arasında bir iç mimari uygulama ve mobilya üretim ilişkisinin bulunduğu, davalı tarafça davacıya toplam 100.000 TL ödeme yapıldığı hususlarıdır.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Taraflar arasında yapılan eser sözleşmesinin kapsamının ne olduğu, sözleşme bedelinin ne olduğu, tarafların üzerine düşen edimi eksiksiz yerine getirip getirmediği, mevcut imalatlarda ayıp bulunup bulunmadığı, davacının 24.04.2024 tarih ve GIB2024000000028 numaralı faturadan kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olup olmadığı, bar dolabının ayıplı olup olmadığı hususundadır.
Tarafların karşılıklı beyanlarına göre davalıya ait iş yerinin iç tasarımı ve mobilya uygulaması konusunda anlaşma sağlandığı açıktır. Kurulan ticari işe yönelik bu anlaşma 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerekir.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder.
Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar.
Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur.
Eser sözleşmesinin ifa edildiği mahalde keşif icra edilmiş, keşif esnasında davacı tanıkları dinlenmiş, davalı tanığı ise davalı ile yakınlığı dikkate alınarak dinlenmemiştir.
Yapılan keşif sonrası tarafların ticari defterleri de incelenmek suretiyle rapor sunulmuştur. Mahkememizin ara kararları ile bilirkişi heyetinden ek raporlar alınmıştır.
21.04.2025 tarihli kök, 03.10.2025 tarihli ek ve 26.01.2026 tarihli ek raporlar birlikte değerlendirildiğinde özetle: taraflara arasında ticari işin olduğu, sözleşme bedelinin 375.000,00 TL olduğu, davacı tarafça düzenlenen GIB2024000000028 TL faturaya karşı davalının süresinde itirazda bulunduğu, yine davalının BA olarak bildirimde bulunmadığı, yapılan tüm işin %95'inin tamamlandığıi eksik iş bedelinin 5.886,37 TL olduğu, ödeme ile birlikte bakiye ödeme bedelinin 226.024,99 TL olduğu, belirtilmiştir.
Somut olayda:
Taraflar arasında ticari işin kurulduğu, davacının bakiye iş bedelini talep ettiği tespit edilmiştir. Bu tespite rağmen sözleşmenin bedeli konusunda uyuşmazlık vardır. Davacı taraf sözleşme bedelinin 375.681,85 TL (iki fatura toplamı ve 6.818,18 TL'nin düşülerek) olduğunu ileri sürerken davalı taraf pazarlıklar sonucu bedelin 200.000,00 TL olduğunu ileri sürmüştür.
Davacı vekilinin flash bellek içerisinde sunduğu 29.12.2023 tarihli teklif formu incelenmiştir. Teklif formunda belirtilen teklifin geçerlilik süresi içerisinde davalı tarafça 50.000,00 TL ödemenin banka kanalıyla yapılması, sözleşmenin kurulduğuna dair davalı vekilinin beyanı birlikte değerlendirilerek 29.12.2023 tarihli icaba göre sözleşmenin kurulduğu anlaşılmıştır. 29.12.2023 tarihli teklif formunda KDV'nin ücrete dahil olmadığı belirtilmiştir.
Yine flash bellek içerisinde davalının yaptığı ödeme ve bir kısım ürünlerin yapımdan çıkarıldığını gösterir son durum formu da dikkate alınarak sözleşmenin bedelinin 375.000,00 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte alınan bilirkişi raporlarında da sözleşmenin bedelinin 375.000,00 TL olduğu belirtilmesine karşılık davalı bilirkişi raporlarında belirtilen bu bedele açıkça itiraz etmemiştir.
Davaya konu sözleşme kapsamında davacı taraf, davalıya esasında iki ayrı fatura düzenlemiştir. Bunlardan ilki GIB2024000000076 numaralı KDV dahil 50.000,00 TL bedelli faturadır. Bu fatura "lake mutfak" içerikli olup dava konusu değildir. Diğeri ise davacının dava dilekçesinde dayandığı GIB2024000000028 numaralı KDV dahil, 332.500,03 TL miktarlı faturadır. Bu faturanın da KDV dahil 6.818,18 TL'si (...) dava konusu edilmemiştir.
Davacının dava dilekçesinde dayandığı GIB2024000000028 numaralı faturanın davalının delil olma vasfına haiz ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının süresinde bu faturaya itirazda bulunduğu, BA formunda göstermediği tespit edilmekle sözü edilen faturanın kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Davacı taraf delil olma vasfına haiz ticari defter ve kayıtları ile davalıdan 282.500,00 TL alacaklı olduğunu ortaya koymuştur. Fatura kesinleşmediğinden fatura içeriğinin gerçekleşip gerçekleşmediği incelenmiştir. Dosya kasamı ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek sözleşme kapsamında davacının üstlendiği işin %95'ini tamamladığı, bar dolabının ayıplı olmadığı, eksik iş bedelinin 5.886,37 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacının iş karşılığı ediminin büyük bir kısmını yerine getirdiği sonucuna varılarak gerçekleştirdiği edimin karşılığı olan tutarın davalıdan tahsilini talep edebileceği sonucuna varılmıştır
Davacının davalı tarafa 50.000 TL ve 332.500,03 TL olmak üzre iki fatura düzenlediği, 332.500,03 TL tutarlı faturadaki 6.818,18 TL'nin (... - ...’ın şahsi işi) davaya konu edilmediğinden bu miktarın mahsubu gerektiği tespit edilmekle davacının davalıdan toplamda 375.681,85 TL alacak iddiasında bulunduğu anlaşılmaktadır. Oysa yukarıda da belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmenin KDV dahil toplam 375.000,00 TL olarak belirlendiği tespit edilmiştir. 375.000,00 TL'den davalının yaptığı 100.000,00 TL ödeme ve 5.886,37 TL eksik iş bedeli miktarı düşülmüş ve davacının davalıdan 269.113,63 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişiler raporlarında, davacının ticari defter kayıtlarında 2023 yılı için 50.000,00 TL nakit ödemesi yapıldığı kaydının olduğu, davalının banka kanalı ile de 100.000,00 TL ödeme yaptığı, 50.000,00 TL'lik ödemenin GIB2024000000076 faturaya, 100.000,00 TL'lik ödemenin ise GIB2024000000028 faturaya yönelik olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak bilirkişiler 150.000,00 TL ödemenin varlığını kabul etmişlerdir.
Davacı taraf bu hesaplamaya itiraz etmiş ve ticari defterelere sehven yapılan nakit ödemesi kaydının dikkate alınmaması gerektiğini, davalının da ödeme miktarını 100.000,00 TL olarak belirttiğini ileri sürmüştür.
Yapılan incelemede, dava dilekçesinin ekinde iki ayrı banka dekontuyla ve davalı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanıyla davalının davacıya sadece 100.000,00 TL ödeme yaptığı, bu ödemeninde tüm sözleşme kapsamında yapıldığı tespit edilmiş ve bilirkişi raporundaki bu değerlendirmeye itibar edilememiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/414, K. 2026/274, 24 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama