İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/647 K.2025/374

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/647Karar2025/374Tarih2 Haziran 2025Okuma10 dk · 1.988 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
2 Haziran 2025
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2024/647 Esas - 2025/374
Esas no
2024/647 Esas
Karar no
2025/374
Hakim
—
Katip
—
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekilleri
—
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
04/10/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
04/07/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.988 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişkilerin olduğunu, davalının talep ettikçe davacının davalıya hizmet verdiğini ve karşılığında da fatura keşide ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki sonrasında davalının hesap bakiyesini ödemediğini, fatura alacağına ilişkin Sakarya 2. İcra Dairesi'nin 2024/9190 sayılı icra dosyasından davalı aleyhine yapılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, haksız itirazın iptalini, %20 icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde bu hususun ortaya çıkacağını, davacı tarafın faturaya konu malın teslim edildiğini ispat yükümlülüğü altında olduğunu,, cari hesap ilişkisine dayalı ticari ilişki de alacağın likit olmadığını, her ne kadar davalı şirketin davacı şirkete borcu olmasada davalı şirketin temerrüde düşürülmeden faiz talep edilemeyeceğini, icra inkar tazminatına ve vekalet ücreti alacağına iptal edilen miktar üzerinden hükmedilebileceğini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin iptal edilen kısım üzerinden hesaplanması gerektiğini,

davacı tarafın haksız çıktığı miktar üzerinden davalı şirkete kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;

Dava, fatura ilişkisinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.

Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2024/9190 Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının faturalara karşılık ödeme yapıp yapmadığı, davalının itirazının haklı olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşıldı.

Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2024/9190 sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 439.881,99 TL asıl alacak ve 18.511,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 458.393,19 TL üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "Hesap ekstresinde belirtildiği üzere kesilen faturalardan tahsilatlar ve iadeler düşüldükten sonra kalan bakiye borç tutarı 439.881,99 TL" şeklinde olduğu, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 18.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, 14.08.2024 tarihinde borca itiraz edildiği ve takibin 15.08.2024 tarihinde durduğu, davanın süresinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü.

Eskişehir Defterdarlığı, Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Yurtiçi Kargo A.Ş'den temin edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir.

TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.

“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı HMK'nın 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir.

..YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir.

Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir.

Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.

Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.

İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz.

Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur.

Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanununda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir.

Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır.

İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır.

Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya.

Sh 111 vd.) TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur." (Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2014/10398 esas 2015/140 karar sayılı emsal ilamı).

İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.

İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.

Somut olayda;

Davacı taraf, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu alacağın düzenlenen faturalardan kaynaklandığını, faturaların tebliğ edildiğini ve herhangi bir süresinde itirazın yapılmadığını belirtmiştir. Davalı taraf davanın reddini talep etmiştir.

Taraflar süresi içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yer adresini bildirdiği tespit edilmiştir.

Mahkememizin 18.03.2025 tarihli celsesinde tarafların defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir.

Davacının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi (Talimat yolu ile) sunduğu 22.04.2025 tarihli raporda davacının ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, faturalara karşı itiraz işlemi yapılmadığı, davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 439.881,98 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.

Davalının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi sunduğu 10.04.2025 tarihli raporda davalının ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, takibe konu faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalara karşı itiraz işlemi yapılmadığı, davalının ticari defter kayıtlarında davacıya 439.882,00 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.

Alınan raporlar taraflara tebliğ edilmiş ve rapora itirazlar incelenmiştir.

Dosya kapsamı ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 22.04.2025 tarihli ve 10.04.2025 bedelli bilirkişi raporu dikkate alınarak; takibe konu faturaların davalının ticari defterlerinde yer aldığı, tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, takibe konu faturalara 8 gün içinde itiraz edilmediği anlaşıldığından, bu faturalar kapsamında satışın gerçekleştiği kabul edilmiştir.

Taraflarca sunulan ticari defter kayıtlarının delil niteliği taşıdığı ve kayıtların birbiriyle örtüştüğü miktarın 439.881,98 TL olduğu, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında yapılan değerlendirmelerin yerinde olduğu ve ek rapora ihtiyaç duyulmadığı kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda, davacının davalıdan 439.881,98 TL alacaklı olduğu hususu, tarafların ticari defter kayıtlarıyla ispat edilmiştir.

Davalı tarafından borcun bulunmadığı ya da ödemenin yapıldığına ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Ayrıca, takibe konu faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği, ticari defter mündericatının sahibi aleyhine delil sayılacağı göz önüne alındığında, malın teslim edilmediği yönündeki davalı itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.

Bu nedenlerle, davalının 439.881,98 TL tutarındaki asıl alacağa yönelik itirazı yerinde görülmeyerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 18/09/2018 Tarih, 2017/3266 Esas 2018/4228 Karar Sayılı ilamında, "...TTK'nın 1530.maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Taraflar arasında da sözleşme ile ödeme günü kararlaştırılmadığı için davacı alacaklı icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamaz..." belirtilmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1530. maddesi kapsamında taraflar arasında bir tedarik sözleşmesi bulunmadığı ve davalının Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi hükmünce temerrüde de düşürülmediğinden davacının icra takibindeki işlemiş faize ilişkin talebine yönelik davalı itirazı yerinde görülmüştür. Çoğun içinde az var da vardır esasına göre asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.

Kabul edilen alacak likit olduğundan kabul edilen alacak miktarının üzerinden yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,

2-Davalının Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2024/9190 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 439.881,98 TL asıl alacak yönünden iptali ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. madde uyarınca 439.881,98 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,

4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 30.048,34-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 5.536,24-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 24.512,10-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 69.982,30-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 18.511,21-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 5.536,24-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 5.963,84TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davacı tarafından yapılan; 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 186,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.186,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranı dikkate alınarak (%95,96 oranında kabul) 11.693,69TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

9-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.600,00-TL'nin davanın kabul red oranı dikkate alınarak (%95,96 oranında kabul) 3.454,56 TL'lik kısmının davalıdan, bakiye yargılama giderinin ise davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

10-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/06/2025

Katip Hakim

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/647, K. 2025/374, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/647
Karar No
2025/374
Tarih
2 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/650 K.2025/585
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/650 K.2025/554
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/650 K.2025/909
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/650 K.2025/430
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/650 K.2025/502
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/650 K.2025/457

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.