KÜNYE
T.C. Sakarya
- Mercii
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2024
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/91 Esas - 2024/110
- Esas no
- 2024/91 Esas
- Karar no
- 2024/110
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Dava
- Ticari Şirket (Fesih ve Tasfiyeye İlişkin) TTK 636/2
- Dava tarihi
- 13/02/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 16/02/2024
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih ve Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan değerlendirmesi sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı taraf davalı şirketin %90 hissesine sahip olduğunu, %10 hisse sahibi diğer ortağın aynı zamanda tek müdür olduğunu, diğer ortak ...'ın şirketin menfaatlerine aykırı işlemler yaptığını ve şirketi zarara uğrattığını ayrıca davacının ortaklıktan kaynaklı haklarının ihlal edildiğini belirterek TTK nun 636/3 maddesine istinaden haklı sebeple şirketin feshine karar verilmesini ve öncelikle yönetim kayyımı atanması ile şirket varlıklarının korunması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Ticaret Sicil Gazetesinin internet portalından alınan kayıtlarda davacının kuruluşundan bu yana davalı şirketin %90 hissedarı olduğu, aynı zamanda şirket müdürü olan diğer ortağın ise %10 pay sahibi olduğu, başka ortak bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu husus davacı tarafça da belirtilmektedir.
Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemede bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta ve mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması gerektiğine ilişkin ilke anlamına gelir. Davacının davayı açtığı tarih itibariyle dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır.
6100 sayılı Kanun'un sözü edilen maddesinin gerekçesinde de "...Maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde ise davacının dava açmakta hukukî yararının bulunmasının bir dava şartı olduğu hususu açıkça vurgulanmıştır. Burada sözü edilen hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hâli hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır.
Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hâli hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukukî yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir..." yönünde açıklamalar yer verilmiştir. (Yargıtay HGK, T.16.05.2019, E.2016/22-1166 K.2019/576)
Davacının iki ortaklı olan davalı şirkette %90 pay sahibi olması itibariyle bu dava ile amaçladığı fesih ve tasfiyeyi bu gündemle yapılacak genel kurul toplantısında sahip olduğu oy nisabı ile temin edebileceği, şirket müdürünün genel kurulu toplantıya çağırmaya yanaşmaması ihtimalinde TTK nun 411 ve 412 maddelerine göre genel kurul yapılmasını mahkemeden isteme imkanının olduğu, bu haliyle TTK nun 636/3 maddesine dayanan haklı sebeple fesih davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı değerlendirilmekle; davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. (Emsal Yargıtay 11. HD , T.15/05/2019, E.2018/1514, K.2019/3755)
Dava basit yargılama usulüne tabi olmakla HMK 320 maddesi gereğince dosya üzerinden inceleme yapılarak dava şartları hakkında her aşamada karar verilmesi mümkündür. "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır" şeklindeki HMK nun 115/1 maddesi ile usul ekonomisi nazara alınarak dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tensiple dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi mümkün görülmüştür. Kararın niteliğine nazaran davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkının ihlalinin söz konusu olmadığı düşünülmüştür.
Başkan ... · e-imzalıdır. · Üye ... · e-imzalıdır. · Üye ... · e-imzalıdır. · Katip ... · e-imzalıdır.
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/91, K. 2024/110, 16 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama