İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/229 K.2025/368

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve…

Esas2025/229Karar2025/368Tarih30 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.264 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
30 Mayıs 2025
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2025/229 Esas - 2025/368
Esas no
2025/229 Esas
Karar no
2025/368
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
...
Vekili
Av. ...
Dava
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
27/03/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
30/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.264 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ...'a Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/6837 Esas Sayılı dosyası kapsamında ödeme emri 07.06.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu ödeme emri tebliğ edildikten sonra 12.06.2024 tarihinde borca itiraz ettiğini, itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini;

davalı tarafın İcra Müdürlüğüne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu. davalı ile müvekkili arasında simsarlık sözleşmesi yapıldığını, davalı, bu sözleşmeye binaen müvekkilinin gayrimenkullerine ilişkin süreçleri yürüttüğünü, müvekkili, kira alacaklarının kendisine ödenmemesi sebebiyle kiracılarla iletişime geçtiğini ve esasında kira alacaklarının ... tarafından alındığını fakat kendisine iletilmediğini öğrendiğini, açıklandığı üzere davalı borçlunun yapmış olduğu itiraz gerçeklikten uzak, haksız ve kötü niyetli olduğunu yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını,

%20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Huzurda ikame edilen dava simsarlık sözleşmesi mucibince vekalet ilişkisine aykırılık mahiyetinde olup açılan davada tüketici mahkemeleri görevli olduğunu; dava konusu tüm talepler bakımından zamanaşımı itirazında bulunduklarını; müvekkilinin Sakarya ilinde emlak komisyonculuğu ve danışmanlık faaliyetleri yaptığını, ... isimli şahsı adına kayıtlı şahsi işletmesi bulunduğunu;

davacı ile müvekkili davalının Sakarya ilinde yapacağı yatırımlarla ilgili olarak komisyonculuk faaliyetleri sebebi ile simsarlık ücreti, inşaat faaliyetlerinde inşaat süresince maaş, yapılacak işlerin takibi için araç ve masraf tedariki ve elde edilecek kardan kar ortaklığı hususunda görüşmeler yaptıklarını ve anlaştıklarını;

daha sonra müvekkilinin şahsi işletmesi ve yetki belgesine istinaden yapmış olduğu emlak komisyonculuğu faaliyetleri ile aşağıda belirtilen arsa niteliğindeki taşınmazları davacı satın aldığını, ancak davacı arsaları almasına rağmen müvekkilinin hak ettiği komisyonculuk faaliyetleri sebebi ile simsarlık ücretlerini ödemediğini, arsaların alımı sırasında müvekkili tarafından yapılan masrafları da müvekkiline ödemediğini;

davacı arsaları aldıktan sonra müvekkile Sakarya 5. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaraları düzenleme şeklinde vekaletnamesini verdiğini, müvekkili komisyonculuk, faaliyetleri sebebi simsarlık ücretlerini istediği için davacı, müvekkiline kendisine güven duymasını sağlamak ve müvekkilini idare etmek-oyalamak için bu vekaletnameyi verdiğini Vekaletname müvekkilinin, davacıya alınmasına aracılık ettiği evlerin hepsinde kiracılar bulunduğunu, davacıya bu evleri alınmasına aracılık etmeden önce zaten önceki sahibinden dolayı yine kira takiplerini ve iş takiplerini müvekkili yapmakta olduğunu.

Müvekkili davacıdan olan alacaklarını almak için Sakarya 5. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarname keşide ettiğini, ihtarnameye karşı olumlu dönüş olmayınca müvekkilinin, davacı aleyhine Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/6740 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin, davacıdan 162.720 ABD Doları simsarlık ücreti alacağı, 238.000,00 TL iş takibi ve emlakçılık faaliyetleri sebebiyle doğan alacaklar ve 295.920,00 TL tutarında alacaklı tarafından borçlu adına ödenen ve iade edilmeyen alacağı olduğunu;

daire ve villaları aldıktan sonra yine komisyonculuk faaliyetleri sebebi ile simsarlık ücretleri ve yapmış olduğu masrafları talep ettiğinde davacı bu kez müvekkile kendisinin geleceğini, oturup konuşacağını söylediğini, geldiğinde kendisinin parasının olmadığını, müvekkile daire vermek istediğini söylediğini, müvekkili de kabul ettiğini, devirleri 2024 yılı temmuz ayında Türkiye'ye geldiğinde yapacağını söylediğini, ancak daha sonra müvekkilini haksız şekilde şikayet ederek azlettiğini;

karşı tarafın Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/6740 esas sayılı dosyasına itiraz etmesi sebebi ile kendileri tarafından itirazın iptali için Sakarya Tüketici Mahkemesinin 2024/642 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, halen bu davanın yargılamasının devam ettiğini; davacı ile müvekkili arasında imzalanan 01.01.2023 tarihli "iş Takip Sözleşmesi Ve Alım Satım Sözleşmesi" incelendiğinde yukarıda izah ettikleri tüm hususların doğru olduğu ortada olduğunu;

müvekkilinin davacıya ait olan 11 adet dairenin kiraya verilmesi ve işlerinin takibi ile emlakçı olarak ilgilendiğini, müvekkili ile davacı her yıl için bir daireden bir kira bedelinin müvekkiline ödenmesi hususunda anlaştıklarını, davacı taraf müvekkilinin hak etmiş olduğu ücreti ödemediğini;

dava dışı ... ailevi sebeplerle ve kızlarının eğitimi sebebi ile Sakarya iline yerleşmek istediğini, bu sebeple Sakarya ilinde emlakçılık faaliyetleri yapması sebebi ile müvekkili ile görüştüğünü, bu şekilde müvekkili vasıtası ile davacıya ait olan ...adresinde bulunan daireyi kiralamak istediğini, Kira hususunda ... ile müvekkili anlaştığını, müvekkili ...'a, dairenin içinde kiracı olduğunu, kiracının 30.07.2024 tarihinde çıkacağını, 01.08.2024 tarihi itibari ile eşyalı olan daireye yerleşebileceğini söylediğini, bunun üzerine ..., müvekkilinin kendisine verdiği ve davacıya ait olan ...

İban numaralı hesaba 01.08.2024 tarihinde 9.000,00 TL depozito bedelini gönderdiğini, ancak kiracının bir ay geç çıkması, evdeki tadilatların uzaması sebebi ile müvekkili, ...'a evin 15.10.2024 tarihinde teslim edileceğini söylediğini, ...evi beğendiği için beklemediğini, ..., 2023 yılı ekim kirası olmak üzere 04.10.2023 tarihinde 9.000,00 TL'yi yine davacının yukarıda belirtilen İban numarasına gönderdiğini, daha sonra müvekkili, ...'a davacının daireyi kiralamaktan vazgeçtiğini ve satılığa koyduğunu söylediğini, zira davacı o daireyi kiralamaktan vazgeçtiğini, ... da bunun üzerine müvekkili ile tartıştığını,

gönderdiği depozito ve kiranın tarafına iadesini istediğini, daha sonra müvekkili depozito ve kira bedelinin iadesini ...ve ... isimli kiracılar tarafından kira bedellerinin ...'a ödenmesi sureti ile gerçekleştirmiştir. ...

3.000,00 TL, 3.000,00 TL, 8.000,00 TL, ... ise 4.000,00 TL gönderdiğini, hatta bu ödemeler ...'e 2024 yılında gerçekleştirildiğini, müvekkili ile ... bu hususta da tartıştığını, ancak müvekkili davacının paraları göndermediğini, kendisinin de zor durumda kaldığını söylediğini, kiracılardan bu şekilde ...'in parasını gönderdiğini.

Dava dışı ..., ...adresinde bulunan davacıya ait daireyi müvekkilimin aracılığı ile kiraladığını, ...'nın kira konusu daireyi kiralamasından hemen önce kiraya verebilmek için anılan daireye kendi cebinden masraf yaptığını, daire eksiksiz şekilde ...'ya teslim edildiğini, ... ise müvekkiline 18.03.2024 tarihinde 42.000,00 TL ve 19.04.2024 tarihinde 21.000,00 TL olmak üzere toplam 63.000,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemeler kira ödemesi olduğunu, müvekkili, davacının da bilgisi dahilinde bu ödemeleri kendi cebinden yaptığı masraflara mahsup ettiğini;

tüm işlemler tarafların bilgisi ve mutabakatı ile yapılmış olup, bu hususa kiracı dairede ikamet eden kişi olarak doğrudan şahit olduğunu; davacı, borcun varlığını ve geçerliğini ispata yetkin deliller sunamadığını, oysa ki, borcun varlığı iddiası davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar

Dava, karma hizmet sözleşmesi sebebi ile, davalı tarafından kiracılardan tahsil edilen kira alacaklarının davacıya ödenmemesi iddiasına dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.

Uyuşmazlık, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve mahkememizin görevli olup olmadığı hususlarındadır.

III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, ve Gümrükönü Vergi Dairesi Müdürlüğünden istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek incelenmiştir

IV-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler

Ticari davalar TTK'nın 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava söz konusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.

Taraflar, aralarındaki sözleşmeyi "Simsarlık Sözleşmesi" olarak nitelendirmiş iseler de, dava ve cevap dilekçeleri ile ekleri incelenerek sözleşme türünün belirlenebileceği, dava konusu sözleşmenin nitelendirilmesi için "Vekalet sözleşmesi, (TBK 502.vd.)" ve "Simsarlık Sözleşmesi (TBK 520 vd.)" hükümlerinin incelenmesi gerekir.

Vekalet sözleşmesi, TBK'nun 502.ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, vekalet sözleşmesi vekilin vekalet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir.

Simsarlık sözleşmesi ise, TBK'nun 520. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında sözleşme kurulması imkanını veya sözleşmenin kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği sözleşmelerdir.

Somut olayda ise, davalı, davacı ile üçüncü kişiler arasında sözleşme kurulmasına aracılık etme, davacının malik olduğu taşınmazı davacı adına kiralama, kira bedellerini tahsil etme vesair hususları içeren hizmetleri yerine getirmek hususunda anlaşmış oldukları görülmüştür. Bu haliyle sözleşmenin içerisinde vekalet hükümlerini de içeren karma hizmet sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme "Vekâlet sözleşmesi" olarak da değerlendirilse "Simsarlık Sözleşmesi" olarak da değerlendirilse, "karma Hizmet Sözleşmesi" olarak da değerlendirilse, eldeki davanın mutlak ticari dava olarak TTK md. 4 kapsamında sayılmadığı, Mutlak Ticari Dava olarak nitelendirilemeyecektir.

Davanın konusu karma hizmet sözleşmesi sebebi ile, davalı tarafından kiracılardan tahsil edilen kira alacaklarının davacıya ödenmemesi iddiasına dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.

6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).

İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1). Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir (TTK 14/1). İktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir (TTK 17/1).

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.

Ayrıca TTK’nun 1463.maddesinde de, önce 17.maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17.maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.

Gerçekten, 19.02.1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463.maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;

1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan, iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,

2- Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.

Konu ile ilgili olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 177. maddesinde öngörülen hadlere dava tarihi (27/03/2025 olduğundan bir önceki yıl olan 20024) itibariyle bakıldığında (2024 yılı için defter tutma ve sınır değiştirme hadlerine dair vergi usul kanunu genel tebliği sıra no: 556'den yapılan incelemeye göre);

177/1 bendine göre satın aldıkları malları olduğu gibi veya işleyerek satanlar yönünden (ticari kazanç hesabına göre vergiye tabi olanlar) yıllık alımlarının tutarı 1.400.000,00 TL'yi veya satışlarının tutarı 2.000.000,00 TL'yi aşılması halinde esnaf sınırının geçildiğini ve ticari işletmenin bulunduğunun göstergesidir.

177/2. bendine göre 1. bent dışında işlerle uğraşıp da (hizmet sektöründe) gayrisafi hasıla miktarlarının 690.000,00 TL'yi aşılması halinde esnaf sınırının geçildiğini ve ticari işletmenin bulunduğunun göstergesidir.

177/3. bendine göre de 1. ve 2. bentte yazılı işleri yapanlar için (Karma sektörde) iş hasılat tutarının 5 katı ile yıllık satış tutarının toplamının 1.680.000,00 TL'yi aşılması halinde esnaf sınırının geçildiğini ve ticari işletmenin bulunduğunun göstergesidir.

Vergi Usul Kanunun 177. maddesi ile TTK'nın 11 ve 15. maddesindeki atıflar gereğince yukarıda özetlenen Bakanlar Kurulu kararının 1/a maddesindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, 2024 yılı için ticaret sektöründe vergilendirilenler yönünden hadlerin yarısı esas alınacağından, alışlarının veya satışlarının yarısını aşanlar ile 2. bentteki hizmet sektöründe faaliyet gösterenlerin gayrisafi hasıla miktarını aşanlarının ve karma sektörde faaliyet gösterenlerin ise, gayrisafi hasıla miktarlarının 5 katı ile yıllık satış tutarının toplamını aşanların TTK anlamında 2024 yılı itibariyle ticari işletme sahibi olarak nitelendirilecekleri anlaşılmaktadır.

TTK'nın 24 ve devamı maddelerde düzenlenen ticaret siciline ilişkin hükümler tacir sıfatını taşımanın tescile bağlı olmadığı, üstelik bu sıfatı taşımanın sonucu ve gereği olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle esnaf boyutunu aşan ticari işletme işleten kimsenin ticaret siciline kaydını yaptırmamış olması, tacir olmadığını göstermediğinden, esnaf sayılmasını gerektirmez. Ayrıca GİB kişi sorgulama kayıtlarında, davacının meslek bilgisi olarak Gayrimenkul Faaliyetleri İçin Aracılık Hizmetleri Faaliyetleri olarak yer aldığı anlaşılmıştır.

Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık karma hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, anılı sözleşme TTK’da düzenlenmediği sabittir. Taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu kabul edileceği, iş bu davada, davalı tarafın esnaf sınırını geçmemesi sebebi ile tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşıldığından davaya bakmakla görevli mahkemenin Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):

1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,

2-Görevli mahkemenin Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,

3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,

5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/229, K. 2025/368, 30 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/229
Karar No
2025/368
Tarih
30 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/229 K.2025/358
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2025/230 K.2025/809
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/230 K.2025/381
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/231 K.2025/289
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/231 K.2025/369
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/231 K.2025/415

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.