KÜNYE
T.C. Sakarya
- Mercii
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2026
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/274 Esas - 2026/261
- Esas no
- 2025/274 Esas
- Karar no
- 2026/261
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davalılar
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/01/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 30/04/2026
Karar Metni
923 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalıların müvekkil bankadan kullandıkları kredi borçlarını ödememeleri üzerine ...’nin ... (eski ...) sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, sehven ikinci kez ödeme emri gönderilmesi üzerine davalıların borca, faize ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduklarını, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, arabuluculuk sürecinde de bir sonuca ulaşılamadığını, kredi sözleşmesi, ihtarname ve banka hesap hareketlerinden borcun sabit olduğunu, bu nedenle davalıların itirazının iptali ile takibin devamına ve borçlular aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: takip talebi ve ödeme emrinde borcun sebebi belirtilmediğinden usule aykırı takip yapıldığını, müvekkillerin borcun hangi nedenle doğduğunu anlayamadıklarını, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davacı bankanın sunduğu kredi sözleşmesinin dava konusu borçla ilişkilendirilemeyeceğini, müvekkillerin bankaya herhangi bir kredi başvurusu veya ödemesi bulunmadığını, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca kefalet sözleşmesinin TBK m.583 uyarınca şekil şartlarını taşımadığını,
kefaletin fer’iliği gereği sorumluluğun sınırlı olduğunu ve adi kefalet hükümlerine göre asıl borçluya başvurulmadan müvekkillerin takip edilemeyeceğini, ödeme emrinde yer alan alacak kalemlerinin de ferdileştirilmediğini ve bu haliyle usule aykırılık bulunduğunu, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: davalıların kredi sözleşmesi kapsamında davacıya borçlu olup olmadıkları, dava konusu takip dosyasına yapılan itirazın yerinde olup olmadığı, icra inkar tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı konularındadır.
... ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; ödeme emrinde alacaklının davacı, borçluların ... , ... , ... , olduğu, takibin toplamda 47.456,12 TL üzerinden yürütüldüğü, takibe yapılan itiraz ile takibin durduğu, arabuluculuk görüşmesinin yapıldığı ve davanın süresinde açıldığı tespit edilmiştir.
Takip dosyasında yapılan tebliğ işleminde dayanak belgenin olmadığı yönündeki itirazın takip hukukunu ilgilendirmesi ve borca itiraz dilekçelerinde de bu yönde itiraz yapılmaması nedenleriyle usul yönünden yapılan itiraz yerinde görülmemiştir.
Davacı bankadan takibe konu belgeler temin edilmiş ve incelenmiştir.
Dosya kül halinde bilirkişi ...'na tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporu 23.10.2025 tarihinde sunulmuş olup mahkemece taraflara rapor tebliğ edilmiştir.
Bankacı Bilirkişisi ... 23.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda hesaplamaları yapmıştır.¸
Somut olayda;
Davacı banka ile dava dışı ... , arasında 04.07.2011 tarihli, 250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, imzalanan sözleşmeye davalılar ... , ... 'nin müteselsil kefil sıfatıyla 250.00,00 TL miktar üzerinden kefil olduğu görülmüştür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Mevcut olaya dayanak genel kredi sözleşmesi 04.07.2011 tarihidir. Bu durumda 818 sayılı mülga Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde eşin rızası kefalet için geçerlilik şartı değildir. Dolayısıyla davalıların kefaletinin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın hesabı kat ederek, asıl borçlu ve kefillere ... ... yevmiye numaralı 15.05.2013 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderdiği, kat ihtarına yönelik tebligatın sözleşmede belirtilen adreslere çıkarıldığı, kat ihtarını tebliğ edildiği, kat ihtarında ödenmesi için öngörülen 1 günlük süre de dikkate alınarak davalının 23.05.2013 tarihinde temerrüte düştüğü anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunda davacının takip dosyası kapsamında davalıdan toplam 21.174,37 TL alacaklı olduğuna dair hesaplama yapılmıştır. Davalının temerrüte düştüğü de dikkate alınarak takip dosyasında ileri sürülen taleplere yönelik itirazın kısmen yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. İcra takip dosyasında ve mevcut davada ileri sürülen talep miktarlarıyla bağlı kalınarak davalının toplamda 21.174,37 TL (bilirkişi raporunda toplama işleminin 0,02 TL eksik yapıldığı dikkate alınmıştır) miktarınca davacıya borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-İmzalıdır Hakim ... · E-İmzalıdır
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/274, K. 2026/261, 21 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama