KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/49 Esas - 2025/281
- Esas no
- 2025/49 Esas
- Karar no
- 2025/281
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- İhyası istenen şirket
- —
- Atanan tasfiye memuru
- —
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 21/01/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 16/06/2025
Karar Metni
741 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekilinin dava dilekçesinde iki farklı şirketin ihyasını talep ettiği görülmekle iki ayrı dava bulunduğundan, ihyası talep edilen şirketlerden Hakkındaki ihya davasının mahkememizin bu dosyasından tefrik edilerek mahkememizin 2025/98 esas sırasına kaydedilmiş, ihyası talebi ise bu dosya kapsamında değerlendirilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İhyası istenen şirket hakkında, davacı şirkete ait olan borcundan dolayı Tekirdağ İcra Dairesinin 2020/3625 esas sayılı icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin ticaret sicil kaydının resen silindiğini, bu nedenle icra takibinin sürüncemede kaldığını belirterek TTK'nın geçici 7. maddesine göre şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Ticaret sicil kayıtları incelenmiş, ihyası istenen şirketin TTK Geçici 7. Maddesi uyarınca 30/12/2013 tarihinde ticaret sicilden resen silindiği tespit edilmiştir. Tekirdağ İcra Dairesinin 2020/3625 esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiştir.
Dava sicilden TTK nun geçici 7. Maddesi gereğince resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Davacının ihyası istenen şirket aleyhinde Tekirdağ İcra Dairesinin 2020/3625 esas sayılı dosyasında takip yürüttüğü, şirketin terkin edilmiş olması sebebiyle davacının takibin devamı açısından şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunduğu, TTK'nın geçici 7/15 yasal koşulların oluştuğu anlaşılmakla; dava konusu olan şirketin Tekirdağ İcra Dairesinin 2020/3625 Esas sayılı takip dosyasının infazı ile sınırlı olarak ihyasına, tasfiye memuru olarak şirketin önceki yetkilisi atanmasına karar vermek gerekmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HMK’nın 320’nci maddesinin açık düzenlemesi karşısında mahkeme, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde dilekçelere eklenen deliller yeterli görülürse davanın esası hakkında karar da verebilir. Dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların dilekçelerine ekledikleri ya da ilgili yerlerden getirtilmesini istedikleri delillerin toplanması ile mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri incelenmiş olacaktır.
Bu nedenle ön inceleme duruşması yapılmadan dosya üzerinden, mevcut deliller ile dava şartları ve ilk itirazlardan başka davanın esası hakkında da karar verilmesi mümkündür. Bu şekilde dosya üzerinden karar verildiğinde, taraflara dava ve cevap dilekçesinin tebliği ile bu dilekçelerinde bildirdikleri deliller toplanmış olacağından, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden de söz edilemeyecektir.
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-2924 Esas 2018/1935 Karar) (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.04.2018 tarihli ve 2017/13-2803 E., 2018/753
K. sayılı ilamı)
İhya davalarına ilişkin olan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/7191 esas 2022/2157 karar sayılı emsal kararında ön inceleme duruşmasının açılması gerekliliğine değinilmiş ise de bu karara ilişkin somut davada dilekçeler aşaması hiç yürütülmeden doğrudan husumet yokluğundan usule ilişkin red kararı verilmesi dairece hukuki dinlenilme hakkının ihlali olarak görülmüştür. Eldeki dosyamızda ise dilekçeler aşaması tamamlanmış, davalı cevabını sunmuş, ve tüm belgeler toplanmıştır.
HMK nun 320/1 maddesi açıkça basit yargılama usulünün uygulandığı davalarda mahkemenin, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebileceği açıkça düzenlenmiştir. Dolayısıyla eldeki somut davada duruşma açılmadan karar verilmiş olmakla hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmemiştir.
Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-2924 Esas 2018/1935 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere ihya davası niteliği itibariyle çekişmesiz yargı işidir.
Ön inceleme duruşması temelde taraflar arasındaki uyuşmazlığı tespit etmek ve yargılamanın çerçevesini çizmek amacına yönelik olduğundan, ihya davasında aslında bir uyuşmazlık ve ileri sürülebilecek bir hak bulunmadığından ve ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım niteliğinde bulunduğundan, sonuç itibariyle ihya davasına ilişkin yargılamalarında ön inceleme duruşması yapılması zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Başkan Üye Üye Katip
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/49, K. 2025/281, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama