KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Mart 2026
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2026/166 Esas - 2026/155
- Esas no
- 2026/166 Esas
- Karar no
- 2026/155
- Başkan
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Diğer davalılar
- 2- ...
Karar Metni
902 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
3- ... 4- ...
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/10/2025
KARAR TARİHİ : 10/03/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/03/2026
Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/254 Esas 2026/9 Karar sayılı yetkisizlik kararı üzerine Mahkememize tevzi edilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili.
Davacı aleyhinde Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2025/12483 esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, bu takibin usule aykırı olduğu gibi, takibe konu çek hakkında müvekkilinin Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığında yaptığı bir ceza şikayetinin bulunduğunu, çekin tebligatına ilişkin usulsüzlük iddiasının da Sakarya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/647 esas sayılı dosyası ile görülmekte olduğu ve halen dosyanın derdest olduğunu, müvekkilinin, takibe konu alacaklıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, 620.000,00-TL bedelli çekin,
kargo yoluyla yetkili kişiye gönderildiğini ancak alıcıya ulaştığında çekin gönderilen paket içinde bulunmadığının tespit edildiğini, çekin müvekkilinin bilgisi dışında üçüncü kişiler tarafından sorgulandığını ve rızası dışında elinden çıktığı, takip dosyasında alacaklı ve borçlu görünen birçok şirketin aynı kişi olan ... ile bağlantılı olduğunu, ayrıca dosyada yer alan cirantalardan ... ’in yetkisiz olmasına rağmen vekâletname düzenlediğini, bu durumun, takibe konu çekin hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğini göstermekte olduğunu belirterek İİK m.72 maddesi uyarınca menfi tespit talebinde bulunmuştur.
Davalı ... Ve ... vekili; Davacı tarafından arabuluculuğa 25/10/2025 tarihinde başvurulduğunu ancak süreç tamamlanmadan 31/10/2025 tarihinde davanın açıldığını, müvekkili olan şirketin dava konusu çeki önceki ciranta olan ... ticari ilişki kapsamında aldıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde arabuluculuk son tutanağının düzenleme tarihinin 07/11/2025 ve imza tarihinin 08/11/2025 olduğu, bu haliyle dava açıldığı 31/10/2025 tarihinde tamamlanmış bir arabuluculuk sürecinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK’nın “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 5/A maddesine göre; “ Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmündedir.
Yine 6325 sayılı HUAK’ın “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 18/A maddesine göre; “ İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmündedir.
HMK nun 118 maddesinde Davanın, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağı düzenlenmiştir. Dava görevsiz mahkemede açılmış ise de dava açılma tarihi dava dilekçesinin görevsiz mahkemeye kaydedilme tarihidir. (Emsal Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5133 Esas 2022/5708 Karar)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.09.2020 tarih 2017/10-2695 esas, 2020/587 karar sayılı ilamında; “... arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda soru işareti bulunmamaktadır. Çünkü kanun koyucu "Arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde açık düzenleme yaparak bireysel iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur.” denilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın dava şartlarını düzenleyen 114/2.maddesinde, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu düzenlenmiştir. Aynı yasanın 115/2.maddesi 1.cümlesi düzenlemesine göre ise mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Davanın açıldığı tarihte arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı, arabuluculuk son tutanağının dava tarihinden sonra imzalanmış olduğu, bu haliyle arabuluculuk dava şartının somut dava yönünden gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Başkan ... · e-imzalıdır
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/166, K. 2026/155, 10 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama