KÜNYE
T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2014/925 Esas - 2018/59
- Esas no
- 2014/925 Esas
- Karar no
- 2018/59
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Alacak (Ticari Mümessillik Kaynaklı
- Dava tarihi
- 15/09/2014
- Kararın yazıldığı tarih
- 23/02/2018
Karar Metni
2.443 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Mümessillik Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle ; müvekkil şirketin 2013 yılı aralık ayı sonuna kadar davalı firmanın Samsun - Sinop Bölge Bayisi ve tek satıcısı olarak çalıştığını, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin yaklaşık olarak 4,5 yıl sürdüğünü, Samsun - Sinop bölgesinde tek satıcı konumunda olan müvekkil şirketin davılı firmanın tüm ürünlerinin satış ve pazarlamasını yaptığı dönemde ... markalı ürünler açısından bölgede büyük bir pazar oluşturduğunu, müvekkil şirketin bayiliğinden evvel bölge çapında hiç ürün satışı olmayan davalı firmanın ,
müvekkil şirketin bayiliği müddetince bölge çapında ciddi miktarda müşteri artışı yaşandığını, 2013 yılı sonunda ve özellikle aralık ayı içerisinde davalı firma tarafından aradaki bayilik ilişkisine son verildiğini, yine aralık ayı içinde dava dışı üçüncü bir kişiye mal sevkedilerek yeni bayilik başlatıldığını, halihazırda yeni bayi ileş çalışmaya devam eden davalı firmanın Samsun - Sinop bölgesinde müvekkil şirket tarafından oluşturulan müşteri portföyüne yeni bayi aracılığıyla mal satmaya devam etmekte olduğunu,
müvekkili şirketin toplam iş hacminin yarısından fazlasının iş bu bayilik iken ilişkinin davalı firma tarafından sona erdirilmesi yasal olmadığı gibi müvekkili şirket açısından birçok zarara sebebiyet verdiğini, müvekkil şirketin mevcut bayilik ilişkisine güvenerek ve işlerin artması kalitenin yükselmesi amacıyla bir çok yeni yatırım yaptığını, araç ve personel hacmini genişlettiğini, bayilik ilişkisinin sone ermesinin bu yatırımların da atıl kalmasına sebep olduğunu,
6102 sayılı yasanın 122 numaralı maddesi uyarınca tek satıcı bayi dstribitör acente ile müvekkil arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra tek satıcı bayi distribitör acentenin müvekkilinden denkleştirme istemi marifetiyle tazminat talebinde bulunabilmekte olduğunu, davalı firmanın bölgede bütün müşterilerini müvekkili şirket marifetiyle kazanmış olmasına rağmen bunların tamamı ile ticaretini devame ettirmekte olduğunu, yeni bayinin de bunlara mal sattığını, davalı firmaya ...
Noterliğinin ... tarih ...yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek anılan tazminat talep edildiğini, davalı firma tarafından müvekkiline hali hazırda herhangi bir ödeme yapılmadığını, arz edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL nin ihtarnamenin tebliği olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline yargılama giderlerleri ile vekalet ücretinin davalı firmaya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle ; davacı tarafın müvekkili ile ticari ilişkisinin sadece alım satım ilişkisi olduğunu, taraflar arasında imzalanmış her hangi bir bayilik tek satıcılık sözleşmesinin olmadığını, davacının satışı yaptığı, ... gibi markaların zaten bilinen , Türkiyede televizyonların çeşitli kanallarında sıklıkla reklamları yayınlanan markalar olduğunu, müvekkilinin pazarlama faaliyetlerini yürüten ve marketlerde çeşitli aktivitiler yoluyla ...' a hizmet veren merch hizmet ekipleri mevcut olduğunu,
davacının satış bölgesinde gerekse de Türkiye genelinde davacıya nazaran çok eski bir geçmişe sahip olduğunu, müvekkilinin davacı ile ticari ilişkisi başlamadan önce de bölgede mevcut satış noktalarına toptancyı ve bayiler aracılığıyla zaten satış yaptığını, müvekkilinin 01/04/1996 tarihinden itibaren ...' da ...Bölge Müdürlüğü mevcut olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete hiç bir şekilde bölge tek satıcılık yetkisini vermediğini, müvekkilinin davacının yanı sıra farklı satıcılar ve zincyir marketler ile de bölgede çalıştığını, davacının tek satıcılık yetkisi olduğuna dair herhangi bir sözleşme bilgi , belge ibraz edemediğini,
bu durumda davacının haksız kazanç peşinde olduğu, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Davacı tarafından davalı firma adına keşide edilen ...
Noterliğinin... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ; müvekkili şirketin 2013 yılı aralık ayı sonuna kadar Karadeniz Bölge Bayisi ve tek satıcı olarak yaklaşık 4,5 yıl çalıştığını, ... markalı ürünlerin neredeyse hiç satış olmayan pazarda bayilikleri müddetince bölge çapında ciddi miktarda müşteri artışı yaşandığı, 2013 yılı sonunda muhtap firma tarafından bayilik ilişkisine son verildiğini, aynı ay içinde 3. Bir kişiye mal sevkedilerek yeni bayilik başlatıldığını, 6102 sayılı yasanın 122.
Maddesinin denkleştirme tazminatı istemi marifetiyle tazminat talebinde bulunma hakkı verdiğini, iş bu ihtarname ile taleplerinin yasa maddelerine göre tazminat talebinde bulundulduğu hususunun ihbar ve anılan portföy tazminatı , yatırım kaynaklı zararlara karşılık tazminat , maddi ve manevi hertürlü zarardan kaynaklanan tazminatın ihtarnemenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesi olduğu, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ayrıca ihtar edildiği anlaşılmıştır.
2-Davalı ... tarafından davacı adına keşide edilen ...
Noterliğinin ... tarih ve ...yevmiye nolu cevabi ihtarnemesi incelendiğinde ; ihtarnamede iddia edilen hususlara ilişkin olarak , satışı yapılan markaların bilinen Türkiye televizyonlarının çeşitli kanallarında sıklıkla reklamları yayınlanan markalar olduğu, ...' ın 87 yıllık geçmişiyle Türkiyenin en eski kuruluşlarından ve en büyük reklam verenlerinden olduğu, müvekkili firmanın ... firması ile çalışmaya başlamadan önce de bölgede satış noktalarına toptancı ve bayiler aracılığı ile satış yapıldığı, ayrıca ... tarihinden itibaren S...' da ...
Bölge Müdürlüğünün mevcut olduğu, yapılan yatırımların fesih sonrasında atıl kaldığı beyan edilerek zarar edildiğinin iddia edildiği şirketin ticari kapasitesinin arttırılması veya işlerinin genişletilmesinin ya da her hangi gerekçe ile yatırım ya da masraf yapılmasında müvekkilinin sorumluluğunun olmadığı, sonuç olarak ihtarnamede ileri sürülen hususların müvekkil tarafından ticari hayatın gerekçelerine ve hukuka aykırı olduğunun ifade edildiği belirtilmiş ve ihtarnemenin ... tarihinde davacı firmaya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
3-... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ... sayılı yazıları incelendiğinde ; taraflar adına yapılan araç sorgusunda davacı ...adına kayıtlı 12 araç, ...2 aracının kayıtlı bulunduğnun belirtildiği görülmüştür.
4-Sgk Başkanlığı Samsun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Canik Sosyal GÜvenlik Merkezinin 02/02/2015 tarih 1.193.661 sayılı yazısı incelendiğinde ; merkezlerinde ... sicil sayılı dosyada ... firması adına işlem gören işyeri ile ilgili olarak 2010/1-2014/12 dönemleri arasında 5 yıl istihdam edilen işçilerin teblo halinde mahkememize sunulmuş olduğu anlaşıldı.
5-Davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat doğrultusunda bilirkişi bağımsız denetçi - mali müşavir ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle ; davalının sahibi lehine delil vasfına haiz incelenen resmi defter ve belgelerinde davacının herhangi bir borç veya alacak bakiyesinin bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen tek satıcılık sözleşmesinin bulunmadığının sonuç ve kanaatine varıldığnın belirtildiği görülmüştür.
6-Mahkememizce bilirkişi olarak davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapan mali müşavir bilirkişi ...tarafından hazırlanan 17/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davacıya ait resmi defterlerin lehine kanuni delil olarak kullanılabileceği , davacının 2012 ve 2013 yılında amacına uygun yatırımlar yaptığını, davacının satışlarının ekserisinin davalı ... ürünü olduğu, davacının 31/12/2013 tarihi itibariyle davalıya borcu veya alacağı olmadığı görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği görülmüştür.
7-Davacı vekilinin , Bilirkişi raporuna itirazlarını içerir 10/02/2016 tarihli dilekçesi ekinde mahkememize sunduğu, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim üyesi Yrd. Doç.
Dr. ...' ın 09/02/2016 tarihli uzman görüşü incelendiğinde ; ... arasında yazılı bir tek yetkili satıcılık sözleşmesi bulunmasa dahi , ... tarafından çıkarılan ... adlı dergide beyan ve teşükkür belgesinin mevcudiyeti ile bilirkişi raporunda ortaya konulan mali tablonun taraflar arasındaki ilişkinin tek yetkili satıcılık ilişkisini ortaya koyduğunu,... nin denkleştirme tazminatı talebinin şartlarının gerçekleşmiş olduğu,
... nin denkleştirme tazminatı talebi yerinde görülmese dahi , sözleşmenin makul bir süre daha devam edeceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle , müspet zararın tazminini ve yatırım nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edibileceğinin sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği görülmüştür.
8-Mahkememizce Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak hazırlatılan ve bilirkişiler Mali Müşavir ..., Yard. Doç. Dr. ... Doç.
Dr. ... tarafından hazırlanan 13/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; somut uyuşmazlıkta taraflar arasında ticari bir ilişkinin var olduğu, bu ilişkinin belli bir süre devam ettiği, bu ilişki çerçevesinde davacının davalı üreticiye ait ürünleri belirli bir bölgede sattığının açık olduğu, davacının bağımsız olarak kendi nam ve hasıbana hareket ettiği de tarafların beyanlarından anlaşıldığını, heyetin görüşü olarak taraflar arasındaki ilişkinin bir tek satıcılık sözleşmesel ilişki olduğu görüşünde olduğu, davacının denkleştirme tazminatına hak kazandığı,
denkleştirme tazminatının üst sınırının 177.573,07 TL olması gerektiği, ancak bu miktardan hakkaniyete uygun olarak önemli miktarda indirim yapılması gerektiği, (en az %50) davacının ancak dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceği görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği görülmüştür.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
Mahkememiz önündeki görülmekte olan dava hukuki niteliği itibariyle tek satıcılık sözleşmesinden kaynaklı davacının davalıdan tazminat talebine ilişkin alacak davasıdır.
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle müvekkili şirket ile davalı şirketin uzun bir süre bayilik kapsamında ticareti bulunduğunu, davalının haksız nedenlerle bayiliği fesih ettiğini , bu bayilik nedeniyle müvekkili firma tarafından yatırımlar yapıldığını bayiliğin feshi nedeniyle bu yatırımların zarara uğradığını bu nedenle de davalıdan denkleştirme tazminatı talebi olduğunu talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce tüm taraf delilleri toplandıktan sonra öncelikle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmış davalı defterleri açısından İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan rapor dosyaya sunulmuştur ve özetle ; davalının sahibi lehine delil vasfına haiz incelenen resmi defter ve belgelerinde davacının herhangi bir borç veya alacak bakiyesinin bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen tek satıcılık sözleşmesinin bulunmadığının sonuç ve kanaatine varıldığnın belirtildiği görülmüştür.
Davacı ticari defterleri açısından yapılan inceleme sonucunda davacıya ait resmi defterlerin lehine kanuni delil olarak kullanılabileceği , davacının 2012 ve 2013 yılında amacına uygun yatırımlar yaptığını, davacının satışlarının ekserisinin davalı ...ürünü olduğu, davacının 31/12/2013 tarihi itibariyle davalıya borcu veya alacağı olmadığı görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizce tüm dosya kapsamına göre bilirkişi incelemesi yapılarak rapor tanzimi için Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve bilirkişiler Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 13/06/2017 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde ;somut uyuşmazlıkta taraflar arasında ticari bir ilişkinin var olduğu, bu ilişkinin belli bir süre devam ettiği, bu ilişki çerçevesinde davacının davalı üreticiye ait ürünleri belirli bir bölgede sattığının açık olduğu,
davacının bağımsız olarak kendi nam ve hesabına hareket ettiği de tarafların beyanlarından anlaşıldığını, heyetin görüşü olarak taraflar arasındaki ilişkinin bir tek satıcılık sözleşmesel ilişki olduğu taraflar arasındaki iliş davacının denkleştirme tazminatına hak kazandığı, denkleştirme tazminatının üst sınırının 177.573,07 TL olması gerektiği, ancak bu miktardan hakkaniyete uygun olarak önemli miktarda indirim yapılması gerektiği (En az %50 ) , davacının ancak dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceğinin belirtildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere; üretici ile tek satıcı arasındaki ilişkileri düzenleyen , üreticinin mallarını belirli bir bölgede tekel şeklinde satmak üzere tek satıcıya göndermeyi üstlendiği, tek satıcının da kendisine gönderilen malların sürümünü arttırmak için kendi adına ve hesabına faaliyette bulunduğu, taraflar arasında sürekli borç ilişkisi doğuran isimsiz bir sözleşmedir. Bu sözleşmenin feshinde olağan fesih yolu kullanırken yeterli ihbar süresini vermeyerek veya olağanüstü fesih yolunu kullanırken dayandığı sebep haklı bulunmadığı için sözleşmeyi haksız olarak feshetmiş olan taraf diğer tarafın fiili zararı ve kar mahrumiyeti zararından sorumlu olur, ayrıca gerekli koşulları varsa portföy tazminatı da ödenmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve denetime açık ayrıntılı 13.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen hususlar ile taraflar arasındaki ticari faaliyetin süresi, ticari faaliyetin başladığı 2009 yılı ile sona erdiği 2013 yılı aralık ayı içerisinde davacının Sinop Samsun bölgesindeki satış miktarları, davacının Samsun ve Sinop Bölgesinde satılan davalı ürünlerinin %50-%60 kısımını satmış olması davalı tarafın Samsun ve Sinop Bölgesinde 2009 yılından önceki satışlarına dair bir defter kaydına rastlanılmamış olunması hususları birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında tek satıcılık ilişkisinin olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Somut olayda taraflar arasındaki ilişkinin davalı tarafından her hangi bir sebep belirtilmeden fesh edildiği görülmüştür.
Genel olarak portföy tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. Sözleşmenin feshi esnasında 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "portföy tazminatı", "portföy akçesi" olarak da ifade edilen bu tür tazminat düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122. maddesinde “Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.”
Yine denkleştirme tazminatı talebinin kabul edilebilmesi için, TTK 122 maddesinde aranan tüm koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Denkleştirme talebinde bulunabilmek için sözleşmenin sona ermesi yeterli olup, sözleşmenin hangi sebeple sona erdiğinin bir önemi yoktur. Sözleşme; sürenin son bulması, iflas, ölüm, kısıtlama veya feshi ihbarla sona ermiş olabilir (... Ticari İşletme, 2015, s.228).
Acente, sözleşmeyi haklı bir sebep olmaksızın feshetmiş ise veya müvekkil acentenin kusuru sebebiyle sözleşmeyi haklı sebeple feshetmiş ise acente denkleştirme talebinde bulunamaz. Diğer bir anlatımla sözleşmenin sona ermesinde acentenin kusurlu bir davranışının olmaması gerekir ...Ticari İşletme, 2016, s.546).
Bilindiği üzere TTK 122 maddesinde düzenlenen denkleştirme tazminatının hakkaniyete aykırı düşmedikçe tekel hakkı veren sürekli sözleşmelerin sona ermesinde de uygulanacaktır.
Somut olayda, davacının tarafların arasındaki tek satıcılık sözleşmenin sona ermesinde bir kusurunun olmaması nedeniyle denkleştirme talebinde bulunabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
13.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen hususlar taraf ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen Bilirkişi raporları, taraflar arasındaki ticari faaliyetin süresi, ticari faaliyetin başladığı 2009 yılı ile sona erdiği 2013 yılı aralık ayı içerisinde davacının Sinop Samsun bölgesindeki satış miktarları, davacının Samsun ve Sinop Bölgesinde satılan davalı ürünlerinin %50-%60 kısımını satmış olması davalı tarafın Samsun ve Sinop Bölgesinde 2009 yılından önceki satışlarına dair bir defter kaydına rastlanılmamış olunması davalının sözleşmeyi haklı neden olmadan fesh etmiş olması hususları dikkate alınarak davacı lehine denkleştirme tazminatına hükm edilmesine karar verilmiştir.
Davalının ulusal çapta yürüttüğü reklam ve pazarlama faaliyetleri istenebilecek tazminat miktarının TTK m. 122/2 uyarınca son beş yılda alınan yıllık komisyon ve varsa diğer ödemelerin ortalamasını aşmayacağı, davalının ulusal çapta faaliyet gösteren marketler aracılığıyla da satış yapması hususları birlikte değerlendirilerek hesaplanan denkleştirme tazminatında yüzde elli oranında hakkaniyet indirimi uygulanmıştır.
Taraflar arasında akitsel ilişkinin varlığı dikkate alınarak hükm edilen 88.786,53 TL nin 20.000,00 TL için dava tarihinden, kalan 68.786,53 TL için ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
... · ¸e-imzalıdır ... · ¸e-imzalıdır
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/925, K. 2018/59, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama