KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/252 Esas - 2018/567
- Esas no
- 2017/252 Esas
- Karar no
- 2018/567
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/05/2016
- Kararın yaz. tarih
- 24/07/2018
Karar Metni
939 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili Samsun 3. Tüketici Mahkemesi'ne vermiş olduğu 26/05/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; ...'in kurumlarının ... nolu abonesi olduğunu, davalının 13/02/2012 tarihinde davacı kuruma 2.571,44 TL anapara ve 1.323,09 TL gecikme zammından oluşan toplam 3.894,53 TL borçlu olduğunu, borcun ödenmediğini ve sayacın mühürlenerek kapatıldığını belirterek 3.894,53 TL alacağın 6183 sayılı kanunda belirtilen faiz oranlarına göre alacak tarihinden itibaren faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini etmiştir.
Davalı vekili Samsun 3. Tüketici Mahkemesi'ne vermiş olduğu 20/06/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının ... adresinde 01/07/1986 tarihinde kafe işletmeye başladığını ve bu adresten 26/12/1988 tarihinde ayrıldığını, alacağın 2009 yılı Temmuz ayına ilişkin faturaya dair olduğunu ve 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, 26/12/1988 tarihinde dava konusu adresten ayrıldığını, ödenmediği idda edilen su faturalarına dair kullanımların kendilerine ait olmadığını, borcun doğduğu iddia edilen 2009 yılının Temmuz ayının söz konusu taşınmazdan ayrılmasından 21 yıl sonraya tekabül ettiğini,
1988 yılında iş yerinden ayrılırken tüm kurumlara ödemelerini yaptığını, fiilen başkası tarafından kullanılan suyun kim tarafından ve hangi süre ile kullanıldığının tespiti gerektiğini, su borcunun hangi dönemlere ve hangi miktarlarda ait olduğunun da açıklattırılıması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Toplanan deliller, değerlendirilmesi ve gerekçe:
Davanın öncelikle Samsun 3. Tüketici Mahkemesinde açıldığı, Samsun 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2016/393 Esas 2017/76 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın mahkememizin 2017/252 Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde Samsun Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün 13/02/2012 tarihli kayıt evrakı, 09/12/2011 tarihli Su Tüketim Borcuna Bağlı Sayaç Mühürleme Tutanak evrakı ve 13/02/2012 tarihli Abone Toplam Fatura Borcu Listesinin örneği sunulmuştur.
Samsun Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünden davalı adına kayıtlı su aboneliğine ilişkin abonelik sözleşmesi ve aboneye ait borçları gösterir evrakların onaylı sureti celp edilmiştir.
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası'nın 13/04/2017 tarihli yazısı, Samsun Vergi Dairesi Başkanlığı 19 Mayıs Vergi Dariesi Müdürlüğü'nün 26/04/2017 tarihli yazısı, Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 06/04/2017 tarihli yazısı ve Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğü'nün 23/04/2017 tarihli yazısı dosyamız arasına celp edilmiştir.
Dava, taraflar arasında su abonelik sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen fatura alacağının tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır.
Tüm dosya kapsamından davalının davacıdan su abonelik sözleşmesi ile işlettiği kafe için su hizmeti aldığı, davalının 1988 yılında ayrıldığını bildirdiği bu işyerine ait ödenmeyen su faturası borcunun bulunduğu ve su faturası borcunun tahsili için davacının bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Samsun Ticaret ve Sanayi Odasından gelen 13/04/2017 tarihli cevabi yazıda davalının ... ortaklarından olduğu, Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen 06/04/2017 tarihli cevabi yazıda Müdürlüklerinde kaydının bulunmadığı, Samsun Vergi Dairesi Başkanlığı 19 Mayıs Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen 26/04/2017 tarihli cevabi yazıda davalının 20/12/1995 tarihinden itibaren herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığı ve Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğünden gelen 23/04/2017 tarihli cevabi yazıda davalının müdürlüklerinde kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağına dair bir düzenleme bulunması gerekir.
Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve kanun yolu aşamasında re'sen incelenir.
Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini gerektirmeyecektir.
Somut olayda davacının alacak talebinin davalının işyeri aboneliği sözleşmesine dayalı olduğu, Samsun 19 Mayıs Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 8.6.2016 tarihli yazısına göre davalının davacının bildirdiği adreste kafe işlettiği, 26.12.1988 tarihinde işi terk ettiği, davalının o tarihte ve halen tacir sıfatını haiz olduğunun tespit edilemediği, davalının şirket ortağı olmasının davalıyı tacir yapmadığı, abonelik işyerine ait olsa da davalının ticarethane aboneliği yönünden yapılan arastırmada davalının tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla davanın genel yetkili Mahkemelerde (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/2807 Esas Sayılı Kararı) görülmesi gerektiği kanaatine varılmış, görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/252, K. 2018/567, 19 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama