KÜNYE
T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/294 Esas - 2018/672
- Esas no
- 2017/294 Esas
- Karar no
- 2018/672
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 12/04/2017
- Kararın yazıldığı tarih
- 08/11/2018
Karar Metni
1.398 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili 02/08/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle;Davalı banka tarafından Samsun 7. İcra Müdürlüğünün 2010/8502 Esas sayılı dosyası ile kendisi aleyhinde icra takibine geçildiğini, kendisinin 02/08/2005 tarihte cezaevine girdiğini ve 02/08/2015 tarihte cezaevinden çıktığını, bu sürede yasal haklarını arayamadığını, kendisi aleyhindeki icra dosyasından 2015 yılının Kasım ayında çalıştığı kuruma gelen maaş haczi kesintisine ilişkin yazı geldiğinde haberdar olduğunu,
bu nedenle belirttiği kefalete ilişkin açmış olduğu davaya yasal sürelerin maaş kesintisi nedeniyle haberdar olduğu Kasım 2015 tarihinden itibaren başlatılmasını talep ettiğini, icraya konu alacağı ilişkin icra dosyasına sunulu ve davalı yedinde bulunan hiçbir kefalete ilişkin sözleşme, evrak, liste, bilgi ve beglelerde bulunan imza ve yazıların şahsına ait olmadığını, ayrıca icra takibine ilişkin borca konu kefalet sözleşmesinin yasal unsurlara haiz olmadığını, kefalet sözleşmesinde tarih ve miktar kısımlarının boş olup, geçerli bir sözleşme olmadığını, borca konu edilen tarihte cezaevinde olduğundan imzalamasının mümkün olmadığını,
icra takibindeki tutar olarak dava değerinin 35.2010,27.TL olup bu nedenlerle davalıya borçlu olmadığının tespitini maaşından yapılan kesintiler devam ettiğinden ne kadar zaman ve ne kadar miktarda maaş kesintisi yapılacağını net olarak bilmediğinden bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak ödenen miktarın ödeme tarihleri itibariyle ayrı ayrı işletilecek banka mevduatlarına uygulanan en yüksek faiziyle davalıdan geri alınmasını istirdatını alacaklı görünen halen maaş haczine devam ettiğinden aleyhinde başkaca işlem yapmaması ve ileride telafisi mümkün olmayacak zararların oluşmaması için dava sonuçlanıncaya kadar Samsun 7. İcra
Müdürlüğü'nün 2010/8502 Esas sayılı icra takibinin ve maaş haczi kesintisinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kötü niyetli davalı tarafın % 20 tazminat ödemesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 05/10/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının davasında haksız ve kötü niyetli olduğunu, öncelikle davanın taraf sıfatı husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davaya konu alacağın ... şirketine temlik edildiğini, icra dosyasında da bu hususun açıkca belli olduğunu, dosyada davacının maaşından kesintiler olduğunu ve davacıdan taraflarınca hiç bir tahsilat yapılmadığını, tüm tahsilatları davada taraf olması gereken varlık şirketinin yaptığını, davacıya icra takibi yapılırken usulüne uygun tebligat yapıldığını, davacının iş bu davaya konu Samsun 7.İcra Müdürlüğünün 2010/8502 Es.
Sayılı dosyasında 03.05.2010 tarihinde haczedilmezlik şikayetinde bulunduğunu, davanın taraf sıfatı (husumet) yokluğundan reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER
1-Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2016/16305 E. (Kapatılan 7.İcra Müdürlüğünün 2010/8502 Esas sayılı) Dosyası İncelendiğinde; Alacaklısının ...T.A.Ş, borçluların ..., ..., ..., ..., ... olarak gösterildiği, borçlular hakkında 33.130, 30 TL asıl alacak 1980,92 TL işlemiş faiz 99,05 BSMV olmak üzere toplam 35.210,27 TL üzerinden takip başlatıldığı takip dayanağı olarak kredi sözleşmesi... Noterliğinin 13.01.2010 tarih ...yevmiye numaral ihtarnamesi ile banka defter ve kayıtlarının gösterildiği görülmüştür.
2-Davalı ... A.Ş ile dava dışı esas borçlu ...ve davalı ve dava dışı diğer kefiller arasında düzenlenen 04.12.2006 tarihli 50.000 TL tutarlı ve 24.12.2004 tarihli 30.000 TL tutarlı kredi sözleşme suretleri dosyamız arasına alınmıştır.
2-12/03/2018 Tarihli Bilirkişi Raporu İncelendiğinde; dava ve takibe konu davalı banka alacağının, dava dışı asıl borçlu ... ile davalı banka arasında imzalanan 24.12.2004 tarihli, dava dışı ... ile davacı ...'in kefalet imzasının bulunduğu Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı müşterek borçlu müteselsil kefil ... hakkında yürütülen takibin yasal ve hukuka uygun olduğu, davacı ... ait 24.12.2004 tarihli 30.000 TL limitli Genel Kredi sözleşmesindeki kefalet imzasında tarih ve kefalet limiti bulunmadığı, kefaletin geçerli olup olmadığı hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı ...
A.Ş nin usulüne uygun düzenlenen 24.12.2004 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi sonucu davacı müşterek borçlu ve müteselsil kefil ...'den alacaklı olduğu, icra takip tarihi olan 05.03.2010 itibariyle alacak tutarının, 30.084,00 TL asıl alacak, 1.886,52 TL işlemiş faiz, 94,33 TL BSMV olmak üzere toplam 32.064,85 TL şeklinde olduğu, davalı banka tarafından takip sonrası asıl alacak tutarı olan 30.084,00 TL ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %52,50 oranında temerrüt faizi ile faizin %5 i kadar gider vergisinin talep edilebileceğinin bildirildiği görülmüştür.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
Davacı davalı hakkında Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2016/16305 Esas sayılı dosyası (Samsun 7.İcra Müdürlüğünün 2010/8502 E. Sayılı dosyası) ile başlatılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti davasıdır.
Somut olayda uyuşmazlık noktası; davacınında imzasının bulunduğu davalı Banka ile dava dışı esas borçlu ... arasında imzalanan 24.12.20104 Genel Kredi Sözleşmesi kapsamı uyarınca takibe konu borçtan dolayı kefil sıfatıyla sorumluluğunun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacının borca itirazı nazara alınarak, davaya konu edilen icra dosyası celp edilerek, davalı tarafın takip tarihi itibariyle alacağın tespit açısından bankacı bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bankacı bilirkişi tarafından hazırlanarak dosyamıza sunulan 12/03/2018 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; dava ve takibe konu davalı banka alacağının, dava dışı asıl borçlu ... ile davalı banka arasında imzalanan 24.12.2004 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, davacı ...'in bu sözleşmede kefalet imzasının bulunduğu, davacının sorumluluğunun bu tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı,
davacı müşterek borçlu müteselsil kefil ...hakkında yürütülen takibin yasal ve hukuka uygun olduğu davalı ...A.Ş nin usulüne uygun düzenlenen 24.12.2004 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi sonucu davacı müşterek borçlu ve müteselsil kefil...'den alacaklı olduğu, icra takip tarihi olan 05.03.2010 itibariyle alacak tutarının, 30.084,00 TL asıl alacak, 1.886,52 TL işlemiş faiz, 94,33 TL BSMV olmak üzere toplam 32.064,85 TL şeklinde olduğunun belirtildiği görülmüştür.
12.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda kefilin sorumluğunun kaynaklandığı genel kredi sözleşmesinin açıkça belirlendiği, hesap kat tarihi, temerrüt tarihi, temerrüt faizi ve akdi faizin ayrıntılı ve gerekçeli şekilde belirtildiği raporun bu haliyle denetime uygun ve somut olaya uygun olduğu kanaatine varılarak hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Davalı bankanın takipte davacı hakkında 33.130,30 TL asıl alacak 1980,92 TL işlemiş faiz 99,05 BSMV olmak üzere toplam 35.210,27 TL üzerinden takip başlattığı buna karşılık davacının takip tarihi itibariyle 30.084,00 TL asıl alacak, 1.886,52 TL işlemiş faiz, 94,33 TL BSMV olmak üzere toplam 32.064,85 TL sorumlu olduğu görülmekle davacının Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2016/16305 E. (Kapatılan 7.İcra Müdürlüğünün 2010/8502 E.) sayılı dosyasında 3.145,42 TL borçlu olmadığı,
Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2016/16305 Esas (Kapatılan 7.İcra Müdürlüğünün 2010/8502 E.) sayılı dosyasındaki takibin 30.084,00 TL asıl alacak, 1.886,52 TL işlemiş faiz, 94,33 TL BSMV olmak üzere toplam 32.064,85 TL borçlu olduğunun tespitine, bu meblağ yönünden davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağadaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı bankanın takipte açıkca haksız ve kötü niyetli olduğu yönünden dosyada somut delil olmadığından davacının kötü niyet tazimat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı... ait 24.12.2004 tarihli 30.000 TL limitli Genel Kredi sözleşmesindeki kefalet imzasında tarih ve kefalet limiti bulunmamakla birlikte davacının imzasının bulunduğu 24.12.2004 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 818 Sayılı Borçlar Kanunu döneminde akdedildiği sözleşmede 30.000,00 TL limit gösterilmek suretiyle sorumlu tutulduğu görülmekle kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde borca konu edilen sözleşme tarihinde cezaevinde bulunduğunu, sözleşmeyi imzalamadığını beyan etmiş ise de, mahkememizin 09.11.2017 tarihli 3 numaralı celsesindeki beyanında, 24.12.2004 tarihli Genel Kredi sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiğinden imza incelemesi yaptırılması yönündeki ara karardan dönülmüştür.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/294, K. 2018/672, 9 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama