KÜNYE
/// Türk Milleti Adına /// T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2021
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2019/442 Esas - 2021/70
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/07/2019
- Gerekçeli karar tarihi
- 08/02/2021
Karar Metni
1.043 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Davacı banka ile dava dışı .... arasında 05.05.2016 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve bu kapsamda borçlu şirkete taksitli ticari kredi kullandırıldığını, davalının anılan kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredinin geri ödenmesi sırasında yaşanan gecikme sebebiyle hesabın kat edilip borçlu ve kefile ihtarname gönderildiğini ancak borcun verilen kesin süre içinde de ödenmediğini, akabinde davalının da içinde olduğu borçlu ve kefiller aleyhine ...
Esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız icra yoluyla takibe girişildiğini ancak itiraz üzerine takibin durduğunu, davadan önceki zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını beyanla, gerek nakdi ve gerekse gayinakdi krediler yönünden itirazın iptalini ve takibin devamını, davalının icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir. ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş olup, incelenmesinden: Takip alacaklısı davacı tarafından borçlu ve kefilin de aralarında olduğu takip borçluları aleyhine, 206.504,29-TL asıl alacak, 29.023,75-TL işlemiş faiz, 1.451,19-TL faizin BSMV'si ve 376,66-TL masraf olmak üzere toplam 237.35,89-TL üzerinden ilamsız icra yolu ile takibe girişildiği ve aynı takip kapsamında iki adet çekin yasal sorumluluk tutarı 3.010-TL yönünden depo talep edildiği, davalının süresinde ileri sürdüğü, borca imzaya ve takibin fer'ilerine yönelik itirazları üzerine takibin durduğu, işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce alınan 09.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Takip dayanağının davacı banka ile dava dışı .... arasındaki 05.05.2016 tarihli genel kredi sözleşmesi ve bu kapsamda borçlu şirkete tahsis edilen taksitli ticari kredi olduğu, hesabın 11.10.2018 tarihi itibariyle kat edilip hesap kat ihtarnamesinin borçlu ve kefile 15.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen kesin süreye göre borçlu ve kefilin 17.10.2018 tarihinde temerrüte düştüğü, akdi faiz oranının %17,88 ve temerrüt faizi oranının %90 olduğu,
takip tarihi itibariyle asıl alacağın 205.970,53-TL, işlemiş temerrüt faizinin 26.875,03-TL, faizin BSMV'sinin 1.343,75-TL ve masraf kaleminin 376,66-TL olduğu, buna göre davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği toplam tutarın 234.565,97-TL olduğu mütala edilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara usulünce tebliğ edilmiştir. Davalı şirketi, kefalet tarihi itibariyle temsil ve ilzama yetkili kişilerin kim oldukları Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden sorulmuş olup cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Burada öncelikle davalının takipteki imzaya itirazı mevzusu irdelenecek, akabinde davanın esası yönünden değerlendirmelere bulunulacaktır.
Davalı, takibe itirazında, şirketin kefalet sözleşme tarihi itibariyle ancak müşterek imza ile sorumluluk altına sokulabileceğini belirterek, tek bir yetkilinin imzasının şirketi bağlamayacağını ileri sürmüştür. Nitekim, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazıdan, şirketin ... ile birlikte ... veya ...'ın müşterek imzası ile sorumluluk altına sokulabileceği yönünde yönetim kurulu kararı bulunduğu görülmüştür.
Bununla birlikte, kefalet sözleşmesi incelenmiş, davalı şirket kaşesi üzerinde iki ayrı imzanın bulunduğu ve imzaların Bülent Akman ile ...'nun imza sirküsündeki imzaları ile benzerlik gösterdiği çıplak gözle dahi görülmüştür. Hal böyle olunca ve davalının davaya cevap vermediği ve duruşmalara da katılmadığı nazara alınınca, bu yönde ayrıca bir araştırma yapılması gerekmediği değerlendirilmiş, davalının bu yöne ilişkin itirazı reddedilmiştir.
Davalının, borca ve takibin fer'ilerine yönelik itirazlarına gelince; dosya kapsamından, davacı banka ile dava dışı .... arasında 05.05.2016 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve bu kapsamda borçlu şirkete taksitli ticari kredi kullandırıldığı, davalının ise anılan kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, takibin dayanağı ve davanın konusu kredinin anılan GKS ve bu kredi olduğu,
davacı bankanın hesabı 11.10.2018 tarihi itibariyle kat edip hesap kat ihtarnamesini borçlu ve kefile gönderdiği ve borçlu ve kefilin 17.10.2018 tarihinde temerrüte düştüğü, takip tarihi itibariyle alacağın 205.970,53-TL asıl alacak, 26.875,03-TL işlemiş temerrüt faizi, 1.343,75-TL faizin BSMV'si ve 376,66-TL masraf olmak üzere toplam 234.565,97-TL olduğu, iki adet çekin yasal sorumluluk tutarı 3.010-TL olup çek kredisinin de sözleşmenin 5.17.maddesinde hüküm altına alındığı ve gayrinakdi kredi bakımından da hesaplanan alacağın kefilin sorumluluğunda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu tespit ve değerlendirmeler muvacehesinde, nakdi kredi yönünden takipteki taleple de bağlı kalınarak, 205.970,53-TL asıl alacağa, 26.875,03-TL işlemiş faize, 1.343,75-TL faizin BSMV'sine ve 376,66-TL masrafa hükmedilmeli ve 234.565,97-TL üzerinden hüküm kurulmalıdır. Gayrinakdi kredi bakımından ise, yasal sorumluluk tutarı toplamının banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmek suretiyle takibin devamına şeklinde karar verilmelidir. Alacağın likit ve belirlenebilir olduğu değerlendirilmeli (Bkz: Yargıtay 19.HD.nin 06.12.2018 tarih ve 2827/6400 sayılı kararı), kabul edilen alacak toplamı üzerinden davacı yararına icra-inkar tazminatına hükmedilmelidir.
Bu sebeplerle davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiş, yargılama giderleri de kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak belirlenmiştir.
Zorunlu arabulucuk sürecinde, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücreti, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 13.fıkrasının son cümlesi ile 14.fıkrası gereğince, yargılama gideri olarak davanın kabul-ret oranına göre taraflara tahmil edilmiştir.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/442, K. 2021/70, 1 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama