KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/855
- Karar No
- 2021/492
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2021
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- .../... Esas - .../...
- Esas no
- .../.. .
- Karar no
- .../....
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Kararın yaz. tarih
- ...
Karar Metni
1.238 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ...'den olan alacağının tahsili için Samsun İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu takip ve ödeme emrinde borcun konusuna yönelik açıklık olmadığını, müvekkilinin kabulünün yahut muaccel hale gelmiş borç ikrarının olmadığını, cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin likit hale gelmiş borcunun olmadığını, borcun hangi kalemler için talep edildiğinin bilinmediğini, hesap özeti istenildiğini ancak mutabakat sağlanamadığını, dava açma şartının doğmadığını, açılan davanın reddine ve %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslı, faturalar sunulmuştur. Samsun İcra Müdürlüğü .../... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Mali müşavir bilirkişiden ... tarihli rapor aldırılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, satış sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayalı alacağın tahsili istemi ile başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından davacının davalıyla arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle davalı hakkında Samsun İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin ... tarihinde tebliğ edildiği, ...tarihli dilekçe ile borcun tamamına ve faiz oranına itiraz edildiği, icra dosyasında itirazın alacaklıya tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı ve davacının hak düşürücü süresi içinde itirazın iptaline karar verilmesi için eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasından tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için ön inceleme celsesinde defter sunmak üzere taraflara süre verilmiş, davalı vekilince ticari defterlerin bulunduğu yer adresi bildirilmiş, davacı tarafça ticari defterlerin ibrazı için kesin süre verilmesine ve ihtar yapılmasına rağmen defterlerin sunulmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan ... tarihli bilirkişi incelemesinden; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış.. onaylarının bulunduğu ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüş, takibe konu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,...takip tarihi itibariyle davalının davacıya 96.241,64 TL borçlu göründüğü, takipten sonra ...tarihinde mahsup ile bakiyenin kapatılmış gösterildiği ancak buna ilişkin bir ödeme belgesine rastlanmadığı,
tutulması zorunlu olan defterlere yapılan kayıtların mutlak surette bir belgeye dayanması gerektiği, sonuç olarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 96.241,64 TL alacaklı olduğu, buna karşın davacının talebinin 10.031,18 TL olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Davalı vekilince ...tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde her ne kadar davacının alacağa konu edilen hizmeti vermediğini iddia etmiş ise de; cevap dilekçesinde yalnızca taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığından ve başlangıçtan bugüne kadar tüm hesap dökümleri ile hesap mutabakatının sağlanamadığından bahsedildiği, davalının hizmeti almadığı iddiasını ileri sürmediği,
HMK m.141 değişikliği öncesi tarafların ön inceleme aşamasına kadar iddia ve savunmasını genişletip değiştirebileceği, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile yahut taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebileceği yahut değiştirebileceği, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia ve savunmanın genişletilemeyeceği yahut değiştirilemeyeceği hükmü karşısında davalının söz konusu savunmasına ilişkin tahkikat yürütülememiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğu ve bundan kaynaklı fatura alacağından dolayı davacının davalı aleyhine takip başlattığı, davalının süresi içerisinde takibe itiraz ettiği, davacının itirazın iptali bakımından eldeki davayı açtığı anlaşılmış olup, davalı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacı ....nin talebi gibi 10.031,18 TL alacaklı, davalının borçlu olduğu kabul edilmiştir. Davalı tarafça her ne kadar yemin deliline dayanılmış ise de dava dilekçesinin ... tarihinde tebliğ edildiği, cevap dilekçesinin ... tarihinde sunulduğu, cevap dilekçesinin süresinde olmadığı anlaşılmış, davalı tarafa yemin delili hatırlatılamamıştır.
Takip öncesi dönem için temerrüt faizi istenebilmesinin temel koşulu, borcun belli bir günde ödenmesi taahhüt edilmemişse, borçlunun temerrüde düşürülmesidir. Eldeki davada, davalı borçlunun TBK'nun 117. maddesinde öngörülen şekilde temerrüde düşürüldüğü ileri sürülmemiş ve bu yönde herhangi bir delil bildirilmemiştir.
Bununla birlikte, 6102 s. TTK'nun 1530. maddesinde, ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklının, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlunun, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemediği durumda ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşeceği ve aynı maddenin 3. fıkrasında mütemerrit borçlunun alacaklısının sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanacağı vazedilmiş,
4. fıkrada da sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse borçlunun faturayı veya eş değer ödeme talebini aldığı tarihi takip eden otuz günlük sürenin sonunda ihtara dahi gerek kalmaksızın mütemerrit sayılacağı ve alacaklının faize hak kazanacağı belirtilmiştir. Somut olayda, takibe konu faturalar ..., ... ve ... tarihli olup, davalı otuz günlük sürelerin sonunda yani ... ve ... tarihlerinde temerrüte düşmüştür ve bu tarihlerden takip tarihine kadar faiz işletilmelidir.
Bu sebeplerle, birikmiş faiz toplamının takip talebindeki gibi 1.982,27-TL değil, 1.839,61-TL olduğu kabul edilmiş, 11.870,79-TL üzerinden hüküm kurulmuştur. Fazlaya ilişkin istem (143,09-TL) reddedilmiş ve bu miktar nazara alınarak davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Takibin faturaya dayandığı ve davalının faturaya itiraz etmediği veçhile alacağın likit kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiş, hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden davacı yararına % 20 oranında icra-inkar tazminatına hükmedilmiştir (Bkz: Yargıtay 19.HD.nin 11.06.2020 tarih ve 250/986 sayılı kararı). Yargılama giderleri ile davadan önceki zorunlu arabuluculuk ücreti, davanın kabul-ret oranına göre taraflara tahmil edilmiştir.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/855, K. 2021/492, 14 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama