KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/986
- Karar No
- 2021/1079
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2021
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/832 Esas - 2021/1103
- Esas no
- 2021/832
- Karar no
- 2021/1103
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Davacılar
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 25/05/2015
- Karar tarihi
- 22/12/2021
- Karar yazım t.
- 24/12/2021
Karar Metni
2.130 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İddia ve savunmaların özeti;
Davacılar vekili 27/10/2014 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın 06/07/2014 tarihinde davalı ...'in idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesinde vefat ettiğini, davacı ...'ın murisin eşi, diğer davacıların ise çocukları olduğunu, müvekkillerinin tek maddi destekçisinin muris ... olduğunu, genç yaşta vefat eden ...'ın eşinin dul, çocuklarının yetim kaldığını, davacıların son derece üzgün olduklarını, çocuklarının okul hayatlarında babalarının manevi desteğinden yoksun kaldıklarını, murisin sgk emeklisi olduğunu, SRC nitelikli ağır vasıta sürücü ehliyetinin olduğunu,
şehirler arası tır ve kamyonlarda aylık 3.500 TL ile uzun yol şoförlüğü yaptığını, çalıştığı firmaların mütevefanın yemek ve yol ücretlerini karşılığından bütün gelirini ailesine harcadığını, muristen kalan emekli maaşından başka hiçbir geliri olmadığını belirterek,
adli müzaheret talebinin kabulüne, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar için ayrı ayrı 50.000,00'şer TL maddi tazminatın davalı ... ve ...'ndan, davalılar ...'den sorumlu olduğu miktarla sınırlı olmak üzere 250.000,-TL'sinden davalı ...'dan sorumlu olduğu miktar ile sınırlı olmak üzere müştereken ve mütesilsilen tahsili ile müvekkillerine kaza tarihi itibarıyla yasal faiz ile tahsiline, davacılar için ayrı ayrı 100.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi lie birlikte davalı ... ve ...
İl Müdürlüğünden alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...
03/02/2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; olay nedeniyle çok üzgün olduğunu, psikolojik durumunun halen bozuk olduğunu, ancak bu kazada ambulans şoförü olarak hiçbir kusurunun olmadığını, aniden anayolda önüne atlayanın maktül olduğunu, frene bastığını ancak durma şansının olmadığını, bir metreden önüne atladığını, hayata döndürmek için ellerinden geleni yaptıklarını ancak döndüremediklerini, polis karakolunda verdiği ifadenin olayın şokuyla verildiğini, o yolda hız sınırının genelde 90km olduğunu bildiğini, dolayısıyla polis karakoluna bu sınıra uyduğunu beyan etmek amacıyla 90 km civarında hızının olduğunu söylediğini,
kaza olan yerde hız sınırının 70 km hız limitine düşüren levha varsa kendisinin o hıza uygun gitmiş olabileceğini, kesinlikle hız limitlerine uygun davranmakta olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuş ve vekili sunduğu 04/12/2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle;
davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, 24/07/2014 tarihli kaza tespit tutanağından, keşif incelemesinden ve tanık beyanlarından açıkça anlaşılacağı üzere müvekkilinin kaza sebebiye hiçbir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın %100 kusurlu olarak kazaya kendisinin sebebiyet verdiğinin aşikar olduğunu belirterek, davanın reddine, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olması sebebiyle görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili 08/12/2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle;davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, davaya bakmakta İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın dava dilekçesinde de belirttiği şekilde sigortalısı araç sürücüsünün davacının zarar görmesinde kusuru olmadığını, davanın müvekkili şirket açısandan reddi gerektiğini, davacının maddi tazminat talebinin trafik sigorta poliçesi teminatına girdiğini, ihtiyari mali mesuliyet poliçesinde maddi-bedeni ayrımsız teminatın 250.000,-TL ile sınırlı olduğunu,
kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın sigortalısının kusurunu ispat etmesi gerektiğini, zira müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduklarını, ceza davası sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacı tarafın zararını usulen ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın yetki yönünden reddine, haksız açılan davanın reddine, davacının davasının ispatı halinde müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmak ise asıl alacak, yargılama giderleri ve vekalet ücreti açısandan ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ...28/11/2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra ancak poliçe limitleri oranında sorumluluğunun olduğunu, poliçe limitinin şahis başına toplam 250.000,00TL olup yapılan ödemelerin bu limitten mahsubu gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusursuz olduğunu, gerçek hak sahibinin belirlenmesi gerektiğini, davacının gerçek zararının belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ...
19/12/2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, Sağlık Sosyal Yardım Bakanlığı gibi bir bakanlık olmadığını, dolayısıyla İl müdürlüğünün de olmadığını, dava konusu olayda tazmin şartlarının oluşmadığını, tazminat talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira tazminat ödeme mükellefiyetinin doğması için gereken şartlardan hukuka aykırılık, kusur ve uygun illeyet bağı şartlarının dava konusu olay yönünden gerçekleşmediğini, trafik kazalarına dayalı tazminat davalarında kusur öğesinin tazminatın hesaplanmasında temel ölçülerden biri olduğunu,
söz konusu ölüm nedeniyle maddi manevi tazminat davası açılacaksa bu davayı müteveffayı kovalayan şahıslara karşı açmaları gerektiğini, ölüm olayına sebep olan davranışın müteveffanın iki kişiden kaçarken orta refüjden ağaçların arasından gece vakti ambulansın önüne atlaması olduğunu, yola atlayan ve vefat eden yaya ...'ın %100 kusurlu olduğunu, araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığının trafik kaza raporunda açıkça belirtildiğini belirterek, davanın öncelikle görevsizlikten reddine, aksi halde davanın tümüyle esasdan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacılar vekili 11/12/2014 ve 23/12/2014 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalıların cevaplarının reddi ile talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 13/11/2015 tarihli düzeltme dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin talep kısmının düzeltilerek müvekillerinin fazlaya dair hakları mahfuz kalmak ve davalı sigorta şirketlerinin de maddi ve manevi tazminat içni mali mesuliyet miktarı ile sınırlı olmak kaydı ile müvekillerinin, 50.000,00'şer TL ayrı ayrı maddi, 100.000,00'er TL ayrı ayrı manevi manevi tazminatın davalılardan kaza tarihi itibaren faizi ile tahsili ile müvekillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/441 Esas 2015/183 Karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararı verilmiş, dosya mahkememizin 2015/486 Esas sayılı sırasına kaydedilmiş olup, 02/10/2019 tarih 2015/486 Esas 2019/871 karar sayılı ilamı ile kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, Yargıtay 4. HD'nin 2021/9643 Esas 2021/4268 Karar sayılı ilamı ile bozularak mahkememizin yukarıdaki esasına kayıt olmuştur.
Toplanan deliller:
Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen 2015/356Esas 2018/66 Karar sayılı ilamı, Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/145 Esas sayılı dosyasına ait 24/11/2016 tarihli bilirkişi raporu, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/14786 soruşturma sayılı dosyasında alınan 25/06/2015 tarihli rapor, mirasçılık belgesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi, kaza tespit tutanağı, ifade tutanağı, gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, 2014/5-6 d-UKOME kararı, ...
Organize Birlik Karayolu Yük Taşıma Koop.'nin 20/03/2015, 28/06/2017, 29/06/2017 ve 17/11/2017 tarihli cevabi yazıları ile SRC belgeli şoförlerin günlük ücretine ilişkin bilgi/belgeler, Sosyal Güvenlik Kurumunun cevabi yazılarından, ölenin eş ve çocuklarına ölüm aylığı bağlandığına ilişkin bilgi/belge, davacılar murisinin geliri ve sürekli çalışıp çalışmadığı hususunda 12/09/2018 tarihli celsede davacı tanıkları dinlenmiş, Prof. Dr. Müh. ... Em. Doç. Dr. Müh....ve Em. Trf.
Kaza Uzm. ...'dan alınan 31/12/2016 tarihli kusur raporu, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'dan 13/09/2017 tarihli kusur raporu, Aktüerya Hesap Bilirkişisi Av. ...'dan alınan 13/02/2018 tarihli rapor ve 15/02/2019 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamı.
Davacıların adli yardım talebi mahkememizin 21/10/2015 tarihli celsesinde ara kararla reddedilmiş, ara kararda belirtilen peşin ve başvuru harcı ikmal edilmiştir.
Delillerin tartışılması, değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, TBK 53 ve 56. maddelerine dayanan maddi/manevi tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamından; 06/07/2014 tarihinde ... plakalı davalı ... nezdinde ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile davalı ...'ye ise genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ve ... Müdürlüğü adına kayıtlı ambulansın, ...'ın sevk ve idaresinde Samsun istikametinden ... istikametine boş olarak Atatürk Bulvarı üzerinde seyir halinde iken 19+200 km'ye geldiğinde sol tarafından orta refüj üzerinden aniden kontrülsüz şekilde yola giren davacılar murisi ...'a aracın sol ön kısmı ile çarpması ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacıların işbu sebeple maddi ve manevi tazminat talebinde bulundukları görülmektedir.
Yapılan yargılama sonucu mahkememizin 2015/486 Esas 2019/871 Karar sayılı ilamıyla davalı ... hakkındaki maddi tazminat talebinin reddine, davalı ... ve ... hakkında manevi tazminat yönünden açılmış bir dava bulunmadığından bu yönde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacılar için ayrı ayrı maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş, manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den tahsiline, maddi tazminatın ise davalılar ... ve ...'den tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... ve ... ayrı ayrı İstinaf yasa yoluna başvurmuş, Samsun BAM 3. HD'nin 2020/121 Esas 2020/333 Karar sayılı ilamıyla İstinaf talepleri ayrı ayrı reddedilmiştir.
Bu karara karşı da aynı davalılar temyiz yoluna başvurmuş, Yargıtay 4. HD'nin 2021/9643 Esas 2021/4268 Karar sayılı ilamı ile davacılardan ..., ... ve ...'a yönelik temyiz itirazları Bölge Adliyesi Mahkemesi kararlarının kesinlik sınırına göre kesin olduğundan bahisle reddedilmiş, davacılar ... ve ...'a yönelik temyiz itirazları ise davalı sürücünün ATK Ankara Trafik İhtisas Daire Başkanlığı'nın kusur raporuna göre kusursuz olduğu, kabul edilerek sorumlu tutulmaması gerektiğinden ve davalı ...'nın harçtan muaf olması sebebiyle sorumlu tutulmasının doğru olmadığından bahisle mahkememiz kararı bozulmuştur.
Yeniden yapılan yargılamada davacılar vekili bozma ilamına karşı bir diyeceği olmadığını bildirmiş olmasına göre usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Mahkememizin önceki kararının davalılar ... ve ... tarafından İstinaf yasa yolu ve temyiz yasa yoluna götürülmesi ve Yargıtay 4. HD'nin bir kısım davacılar yönünden temyiz talebinin reddetmesi karşısında önceki kararımızın ..., ... ve ...'a yönelik maddi ve manevi tazminata ilişkin kısımlarının keza önceki kararın sigorta şirketleri yönünden kesinleştiği anlaşılmakla bu davacılar ve davalılar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar vermek gerekmiştir.
Bozma ilamı kapsamında kalan kısım ise davacılar ... ve ... yönünden, davalılar ... ve ...'den talep edilen maddi-manevi tazminat talebine ilişkin olup, ATK Ankara Trafik İhtisas Daire Başkanlığı'nın raporundan davalı sürücü ...'in kusuru olmadığı anlaşılmakla bu davalı ve çalıştığı kurum olan ... yönünden davanın reddi gerekmiştir.
Karar gereği toplam manevi tazminat 45.000,00 TL maddi tazminat ise 155.542,92 TL olup, toplamın üzerinden harç alınmıştır.
Bozma sonrası davacılar ... ve ...'ın davalılar ... ve ... aleyhine açtığı maddi-manevi tazminat davasının reddedilmesi ve red sebebinin ortak olması sebebiyle AAÜT 3. ve 13/4 maddesi gereği davalılar ... aleyhine maktu tek vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Mahkememizin önceki kararı ... ve ... yönünden kesinleştiğinden manevi tazminat yönünden kurulan vekalet ücretlerinin aynen korunması gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/986, K. 2021/1079, 17 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama