KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/2041 - 2024/157
- Dosya no
- 2024/2041
- Karar no
- 2024/157
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/07/2024
- Numarası
- ... ESAS (Derdest
- Davacı
- SINIRLI SORUMLU ... SULAMA KOOPERATİFİ ...
- Vekili
- AV.
- Davalı
- ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- AV.
- Davanın konusu
- MENFİ TESPİT (ABONE SÖZLEŞMESİ
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/10/2024
Karar Metni
1.652 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/07/20204 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... Elektrik Dağıtım A.ş tarafından müvekkili kooperatif aleyhine 08/11/2023 tarihinde ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında toplam 339.073,08 TL ve aynı tarihte ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında toplam 318.582,99 TL değerinde icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkili kooperatifin takip alacaklısına böyle bir borcu bulunmadığını, ...
Elektrik Dağıtım A.ş tarafından sözde kaçak elektrik kullanımı iddiaları doğrultusunda enerji nakli esnasındaki olağan kayıplarını müvekkili kooperatife yükleyerek zararını karşılamak istediğini, yaşanan maddi kayıpları karşılama düşüncesiyle olmayan borcu var gibi göstermenin gerek hukuk devleti ilkesine gerekse Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca düzenlenen yönetmeliğe ters düştüğünü, çeşitli hizmet bedelleri adı altında elektrik kullanımı dışında ve elektrik dağıtım şirketinin olağan faaliyetleri gereğince yapılan hizmetleri veya oluşan kayıpların talep edilemeyeceğine Genel Kurul kararındaki ilkeler benimsenerek,
şu ifadelerle "kayıp-kaçak bedeli yanında, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedellerinin de dağıtım şirketleri tarafından elektrik abonelerinden alınamayacağına" karar verildiğini, müvekkili kooperatifin bir sulama kooperatifi olduğunu, yaz mevsimi olduğu için tarladaki ekinlerin sulama dönemi başladığını, söz konusu sulama susuz tarlalar için kuyu suyuyla yapıldığını, söz konusu sulamalarda elektrik tüketimine ihtiyaç bulunduğunu, bahse konu müvekkili kooperatifin kurulduğu ...
Köyünün tarla ve çiftçi yoğunluğunun bulunduğu bir köy olduğu, davalı tarafından elekriklerinin kesilmesi nedeniyle sulama yapılamadığını, ekinlerin bu dönemde sulama yapılamamasının bir köyün ve bir çok tarlanın ekinlerinin zayii olması anlamına geldiğini, müvekkili kooperatife elektrik açma işleminin yapılmasının hayati önem arz ettiğini, zira bölgede geçimini çiftçilik işiyle sağlayan insanların olması ve 1 yıllık geçimini 1 dönemlik mahsulden sağlayan çiftçiler için elektriğin tedbiren açtırılması ihtiyacı oluştuğunu, işbu nedenlerden ötürü davalı şirket tarafından müvekkil kooperatifin elektriğinin tedbiren açtırılmasını,
açıklanan nedenlerle davacı müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespitini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedeli olan 658,725,00 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden vekilinin itiraz dilekçesinde özetle: Mahkememizin 29.05.2024 tarihli ara kararında yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmeden konulan ihtiyati tedbir kararının yerinde olmadığını, kaçak elektrik kullanımının suç niteliği taşıyan haksız bir eylem olduğunu, ... görevlileri tarafından düzenlenen kaçak elektrik tüketim tespit tutanaklarının aksi kanıtlanmadıkça geçerli olan belgeler olduğunu, davacı tarafından kullanılan elektriğin kaçak elektrik tüketimi kapsamında olduğunun ... görevlilerince tanzim edilen kaçak elektrik tüketimi tespit tutanakları ile sabit olduğunu,
davacı tarafın ihtiyati tedbir istemini yaklaşık olarak dahi ispat edebilecek herhangi bir delil sunmadığını, Mahkememizce hükmedilen ara kararın hakkaniyete aykırı olduğu gibi tüm kamuyu da zarara uğrattığını ifade ederek 29.05.2024 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, ayrıca vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ
29/05/2024 Tarihli Ara Kararda :
Mahkemece"....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
Dava konusu kaçak elektrik tüketimi nedeniyle elektriği kesilen mahallin işyeri ve köye ait tarlaların olması nedeni ile elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi güç zararı doğacağı hususunda yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmiş olduğundan ve ihtiyati tedbir kararı ile sınırlı tutulan dönem borç dışında ve elektrik enerjisinin verilmesinden sonraki faturalar ödenmediği takdirde davalının elektriği kesme hakkının da baki olduğu gözetilerek davaya konu tesisat ve tedbire konu ...
İcra Müdürlüğü ... Esas ve ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyalarıyla belirlenen faturalar ile sınırlı olmak üzere dava değeri 658.725,00 TL'nin %20 si oranında teminat mukabilinde dava sonuna kadar tedbiren elektriğin bu borçtan dolayı kesilmemesine, bu borçlar dışındaki alacak ve sonraki faturaların ödenmemesi halinde davalı şirketin elektriği kesme hakkının baki kalmasına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İhtiyati tedbir talebinin kabulü ile; dosyada mevcut belgeler incelendiğinde davacının (SS ... SULAMA KOOPERATİFİ, Vergi No: ...) iş yerine ilişkin ... İcra Müdürlüğü ... Esas ve ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyalarında konu ve işbu davaya konu edilen borçtan dolayı dava değeri olan 658.725,00 TL nin %20 si teminat mukabilinde dava sonuna kadar TEDBİREN ELEKTRİĞİN BU BORÇTAN DOLAYI KESİLMEMESİNE, bu fatura dışındaki alacak ve elektrik enerjisi verilmesinden sonraki faturaların ödenmemesi hâlinde davalı şirketin elektriği kesme hakkının baki kalmasına
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde itiraz yolu açık olmak üzere karar verildi...." karar verilmiştir.
05/07/2024 Tarihli Ara Kararda :
Mahkemece ".... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nin 389 vd. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, HMK'nin 389. maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
İhtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya hâlen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir.
(HMK 390/3) Yani ispatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir.
Dava konusu olayda davacının yürüttüğü ticari faaliyetlerde elektrik enerjisi verilmemesi hâlinde telafisi imkansız zarar meydana geleceği, bu durumun "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir." kriterine uygun olduğu ve somut olayda HMK'nin 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla, 29.05.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına davalı tarafça yapılan itirazın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İhtiyati tedbir kararına itirazın REDDİNE, ...." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle : davacı şirketin fiili kullanıcı olduğunu, bunu da açıkça kabul ettiğini, dolayısıyla davalının tarımsal sulama abonelik grubuna ait ... nolu tesisatta yapılan incelemelerde, tesisatın enerjisinin kaçak elektrik tüketiminde bulunduğu gereğince müvekkili şirket tarafından kesilmesine rağmen, kesilen elektriğin yükümlülükler yerine getirilmeden davacı tarafından açılarak kaçak elektrik kullanımı teşkil edecek şekilde kullanıldığının görüldüğünü, (EPTHY m42/1-ç mühür fekki), bu nedenle dava konusu 10.08.2023 tarih ve ... sayılı, 24.08.2023 tarih ve ... sayılı,
28.08.2023 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, elektrik bağlandıktan sonra kaçak elektrik tüketimine devam eden davacı şirket, bugüne dek ödenmeyen söz konusu borcun tahsilatının da güçleşeceğini, kaçak elektrik kullanımı, abonelerin can ve mal güvenliğine tehlike oluştururken, ülke ekonomisine de zarar verdiğini, müvekkil şirket tarafından yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, tamamen mevzuat hükümlerine göre müvekkili kurum tarafından belirlenen kaçak elektrik kullanım bedelleri hukuka ve hakkaniyete uygun olduğundan,
müvekkili kurumun kötü niyetle ve haksız olarak hareket etmediğini, soyut iddialardan ibaret ve somut belgelere dayanmadan, haksız ve kötü niyetle açılan bu davanın reddine, asıl alacağın en az % 20' sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava menfi tespit davası olup, uyuşmazlık mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddi ara kararının kaldırılmasına ilişkindir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve Re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 389 v.d. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, HMK'nın 389. maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir.
İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir. (HMK m.390/3) Yani ispatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir.
Dosya kapsamı incelendiğinde, 02/08/2022 tarihli borç nedeni ile kesme ve mühürleme tutanağı içeriğine bakıldığında, davacı kooperatifin enerjisinin borcun ödenmemesi nedeni ile kesildiğinin anlaşıldığı, daha sonra 28/08/2023 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında kesilen elektriğin, yükümlülük yerine getirilmeden açılarak kullanıldığı yönünde tespit yapıldığı, tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda davacının kaçak tüketim yapmadığına dair yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından , tedbire itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulü gerekir.
HMK 353/1-b.2 maddesine göre yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b.2 maddesi gereği ilk derece mahkemesinin 05/07/2024 tarihli ara kararının ortadan kaldırılmasına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/2041, K. 2024/157, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama