KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/71 - 2024/164
- Dosya no
- 2024/71
- Karar no
- 2024/164
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/04/2022
- Numarası
- ... ESAS - ... KARAR
- Davacı
- ... ORGANİZASYON TANITIM ... VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Vekilleri
- AV.
- Davalı
- ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- AV.
- Davanın konusu
- MENFİ TESPİT (ABONE SÖZLEŞMESİ
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/10/2024
Karar Metni
2.278 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/04/2022 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Şirket bünyesinde yer alan, ... ... Hotel'de 15.10.2019 tarihinde ...
Elektrik Dağıtım A.Ş'dan gelen yetkililerin önce rutin bir kontrol olduğunu ve sayaç panosunu kontrol etmeleri gerektiğini beyan ettiklerini, bunun üzerine sayaç panosunu kontrol edip ... ve ... numaralı mühürlerde oynama olduğunu, kablolarda bir temassızlık olabileceğini belirtip, mühürlerin tellerini kesmek suretiyle şalteri kapatıp panoyu mühürlediklerini, akabinde Otel yetkililerine basit bir sorun olduğunu şifahen iletmişler ve fakat otel yetkilisine imzalattıkları tutanakta kaçak elektrik kullanımından kaynaklı mühürleme yapıldığını beyan altına aldıklarını, söz konusu mühürleme sonrasında, müvekkili şirkete,
kaçak elektrik kullanım bedeli cezası olarak 196.000,00 TL fatura kesildiğini, işbu cezai bedele itiraz etmeleri sonucunda ise 18.10.2019 tarihli cevabi yazılarında Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 ve devamı maddeleri kapsamında tespit tutanağı düzenlendiklerini ve cezai bedelin ödenmesinden sonra elektriklerini kullanıma açabileceklerini beyan ettiklerini, müvekkil şirketin ise, davaya konu yerin bir otel olmasından kaynaklı, söz konu cezai bedeli 8 taksite böldürdüğü ve ilk taksidini asla kaçak elektrik kullanımı iddialarını kabul etmemekle birlikte ödemek zorunda kaldığını,
müvekkili şirketin kaçak elektrik kullanımı yapmadığının tespitine ilişkin .... Sulh Hukuk Mahkemesi ...
Değişik İş sayılı dosya ile taraflarınca tespit talebinde bulunmuşlarsa da ; söz konusu durumun yargılamayı gerektirir nitelikte olması gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkili şirket, bünyesinde yer alan Hotel'de, öncelikle Akıllı Dijital Sayaç ve pano kullanıldığını, söz konusu Akıllı Dijital Sayaç ve panonun en önemli özelliği " Sayaçlar kendisi üzerinde herhangi bir şekilde oynama yapıldığında “Bana müdahale var' diyerek ihbar ederken uzaktan erişime de imkan sağladığı." dolayısıyla sayaç ve pano üzerine herhangi bir müdahale olmasına izin vermeyerek işbu Akıllı Dijital Sayaç ve panolarla kaçak elektrik kullanımının önüne geçildiğini,
davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş yetkililerinin iddia ettiği gibi herhangi bir kaçak elektrik kullanımı mevcut olsa idi Akıllı Dijital Sayaç ve panonun doğrudan müvekkili şirketi ihbar edeceğini, ancak davalı ...
Elektrik Dağıtım- Enerji SA, herhangi bir ihbar olmadığını, rutin kontrol sonucunda böyle bir kaçak kullanım tespit ettiklerini iddia ettiklerini, müvekkili şirketin otel işletmecisi olduğundan, tek bir gün dahi elektriklerinin olmaması büyük zararlara yol açacağından ötürü işbu bedeli davalı tarafa faiziyle birlikte ödemek zorunda kaldığını, davalı tarafın müvekkili şirkete kaçak elektrik tüketim bedeli olarak 196.104,99 TL ceza kestiğini, şirketin,
bu cezai bedeli aylık 26.330,59 TL olmak üzere toplam sekiz taksitte 210.644,72 TL olarak ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek bu nedenlerle öncelikle davanın kabulü ile müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, haksız yere ödenen 210.644,72 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaçak tespit tutanaklarının hmk 204/2 uyarınca aksi ispat edilene kadar kesin delil niteliğinde olduğunu, HMK 204/2 uyarınca "ilgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." HMK 204/2 gereği ... görevlileri tarafından düzenlenen ve imzalanan kaçak tespit tutanakları kesin delil niteliğinde olduğunu, Yargıtay kararlarının da kaçak tespit tutanaklarının HMK 204/2 uyarınca kesin delil niteliğinde olduğunun kabulüne ilişkin olduğunu,
kaçak elektrik tespit tutanaklarının usul ve yönetmeliğe uygun düzenlenmiş olup, yine yönetmelik hükümleri gereği faturalandırıldığını, otel olarak faaliyet gösterilen ... Mah. ... Blv.
No:17/a ... ... /... adresinde ... nolu tesisatla ilgili ölçü devresine müdahale etmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, 15.10.2019 tarihinde yapılan kontrolde ölçü mühürleriyle oynandığı, akım trafolarına ait uçların sayaç klemensinde yerlerinin farklı olduğunu, bundan dolayı sayacın geçen akımı eksik kaydettiğini tespit edildiğini, işletmenin otel olarak kullanıldığı ve 24 saat faaliyet gösterdiği tespit edildi." şeklinde tespit yapılarak ... nolu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenerek müvekkili kurum görevlileri tarafından imza altına alındığını,
her ne kadar iki tutanak olsa da her iki tutanağın aynı adreste ve aynı gün düzenlendiğini, ancak ... nolu tutanakla yapılan tespitin açık ve ayrıntılı belirtilmesi amacıyla ... nolu kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, davacının kaçak elektrik tespit edilen adreste faaliyet gösterdiğinin itilafsız olduğunu, burada üzerinde durulması gereken hususun kaçak kullanımın varlığı olduğunu, dava dilekçesinde hotelde akıllı dijital sayaç ve pano kullanıldığı ve bu nedenle kaçak kullanımın yapılamayacağını çünkü, kaçak kullanımda sayacın müdahaleyi bildirdiğinin iddia edildiğini, ancak,
söz konusu tesisatta müdahaleyi bildirir akıllı dijital sayacın mevcut olmadığı, tesisatta osos(otomatik sayaç okuma sistemi) sistemi aktif olduğunu, elektrik piyasası dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliği'nin tanımlar başlıklı 4/eee maddesinde osos tanımının yapıldığını, maddede, otomatik sayaç okuma sistemi (osos): sayaç verilerinin otomatik olarak uzaktan okunabilmesi, verilerin merkezi bir sisteme aktarılması, doğrulanması, eksik verilerin doldurulması,
verilerin saklanması ve ilgili taraflara istenilen formatta sunulması amacıyla, teiaş ve dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından kurulacak olan ve gerekli yazılım, donanım ve iletişim altyapısını kapsayan sistem olarak tanımlandığı, osos sisteminin şirketlerinin tüketimlerini uzaktan izleyebildiği bir sistem olduğu, müdahale anında şirketlerine müdahale yapıldığı ile ilgili bilgi veren bir sistem olmadığı, bu nedenle müdahalenin müdahale anında tespiti ve bunun engellenmesinin mümkün olmadığı, kaçak kullanıma ilişkin tespitlerin yapılan rutin saha araştırmalarında tespit edilebildiği,
bu halde, davacı yanın hotelde takılı sayacın müdahaleyi bildirdiği yönündeki iddiası gerçekle bağdaşmadığını savunarak bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece".... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. Davacı ... Organizasyon Tanıtım Konaklama Turizm Taşımacılık Tic. Ltd. Şti.’nce işletilen ... Hotel'in davalı ...
Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin ... tesisat numaralı elektrik abonesinin olduğu, davacı abonenin elektrik sayaçları davalı elektrik dağıtım şirketince otomatik sayaç okuma sistemi (OSOS) üzerinden uzaktan online olarak okunduğu ve faturalandırıldığı anlaşıldığı, davalı şirket görevlilerince davacı şirketin otelindeki OSOS panosunda elektrik sayacı ölçü devresinde 15.10.2019 tarihinde yapılan kontrole istinaden 15.10.2019 tarihli ve ... nolu kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı düzenlendiği, sayacın bulunduğu abone grubunun ticarethane olduğu, ölçü devresindeki akım trafolarının oranının 800/5 olduğu,
yapılan kontrolde “ölçü devresine müdahale ederek tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle elektrik enerjisi tüketildiğinin tespit edildiği” belirtilerek (OSOS sayaç panosuna) ... ve ... nolu mühürlerin takılarak panonun mühürlendiği, aynı gün 15.10.2019 tarihinde ... nolu bir kaçak tespit tutanağı daha düzenlendiği, davacının kaçak elektrik kullanımın bulunduğu, davalı idarenin düzenlemiş olduğu Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağının yönetmeliğin 43. Maddesi hükümlerine uygun olduğu,
yönetmeliğin 44. Ve 45 maddesi hükümlerine göre ihtilafsız dönem günlük ortalama tüketimi ve geriye dönük olarak kaçak tahakkuku oluşturulması gerektiği, dava konusu Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı için oluşturulacak tahakkukta kullanılacak tarife (ceza) katsayısının 1,5 olması gerekeceği,
söz konusu kullanım yerinin ticarethane olması nedeniyle ticarethane tarifesi üzerinden hesaplama yapılması gerekeceği dikkate alınarak hükme esas alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacının davalıya ödemesi gereken kaçak ve eksik tüketim bedelinin 160.136,20 TL olarak belirlenmesi sebebiyle (vade farkı/gecikme zammı oranlarının aynı olacağı göz önüne alınarak) borcun 8 taksit halinde ödenmesi nedeniyle davacının ödemesi gereken toplam tutarın.
(160.136,20 /196.104,99)x210.644,72 TL = 172.009,11 TL olacağı, bu durumda davacının fazladan ödediği tutarın 210.644,72 TL - 172.009,11 TL = 38.635,61 TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE, 38.635,61 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,...." karar verilmiştir.
TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kaçak elektrik kullandığına ilişkin bir delil bulunmadığını, müvekkili şirketin bünyesinde yer alan Hotel'de, öncelikle Akıllı Dijital Sayaç ve pano kullanılıyor olup, söz konusu Akıllı Dijital Sayaç ve panonun en önemli özelliği " Sayaçlar kendisi üzerinde herhangi bir şekilde oynama yapıldığında “Bana müdahale var' diyerek ihbar ederken uzaktan erişime de imkan sağladığını, dolayısıyla sayaç ve pano üzerine herhangi bir müdahale olmasına izin vermeyerek işbu Akıllı Dijital Sayaç ve panolarla kaçak elektrik kullanımının önüne geçildiğini, davalı ...
Elektrik Dağıtım A.Ş yetkililerinin iddia ettiği gibi herhangi bir kaçak elektrik kullanımı mevcut olsa idi Akıllı Dijital Sayaç ve pano doğrudan müvekkil şirketi ihbar edeceğini, davalı ...
Elektrik Dağıtım- A.ş. herhangi bir ihbar olmadığı rutin kontrol sonucunda böyle bir kaçak kullanım tespit ettiklerini iddia ettiklerini ancak iddialarının somut bir dayanağı bulunmadığını, davalı kurum yetkilileri her ay rutin kontrole gelerek kabloları kontrol edip akabinde sayaç yenileme yaptıklarını, 3 aylık süre zarfında sayaç tam 3 kez değiştirildiğini, davalı kurum, "kabloda temassızlık olabilir, incelemeye götürmemiz gerek" diyerek sayacı değiştirmiş akabinde sayacın altındaki kabloları da yine davalı kurum yetkilileri bizzat bağladıklarını,
kabul anlamına gelmemekle birlikte sayacın bu haliyle eksik tahakkuk oluşturduğunu düşünsek dahi sorumluluk salt davalı kuruma ait olup eksik yazılan bedelden ötürü cezai fatura kesmeleri hukuka aykırı olduğunu, kurum, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmışcasına cezai bedel faturalandırdığını, bunun kabul edilemez olduğunu, davalı tarafın görevini gereği gibi yapmamasının bedelinin vergisini düzenli ödeyen ve saygın bir şirket olan müvekkiline kesilemeyeceğini, ... yetkilisi tarafından prosedüre uygun bulunan tesisatlara, abone sözleşmesi yapılıp elektrik enerjisi verildiği anda,
dağıtım ve ölçü devrelerindeki mühür yerleri ... tarafından mühürlenerek, düzenlenen tutanağın bir kopyası aboneye verildiğini, bu andan itibaren mühür bozmadan dağıtım ve ölçü devrelerine ulaşılamayacağını, herhangi bir nedenle elektriği kesilmesi gereken abonenin, yetkili ... ekibi tarafından mühürleri sökülerek elektriği kesilip, mühürlerin yenileneceğin, tutanak düzenlenerek,
düzenlenen tutanağın bir kopyası aboneye verilmesi gerektiğini, abone dosyasında enerji kesme tutanağı bulunmayan veya altında tanık imzası olmayan tutanakların şaibeli olduğunu, kaçak elektrik kullanımı olduğu iddiası ispatlanamadığını, detaylı araştıma yapılmadan hazırlanan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini beyanla usul ve yasalara aykırı verilen ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından yönetmelik uyarınca kaçak tespitinden(15.10.2019) sayaç mahallindeki önceki son işlem tarihine kadar(25.10.2018) kaçak tahakkuk edilmiş, son işlem tarihinden(25.10.2018) tüketimin düştüğü tespit edilen tarihe(31.03.2019) kadar ek tahakkuk hesaplaması yapıldığını, kaçak tespitinden önceki sayaç mahallinde yapılan işlem 25.10.2018 tarihli tutanak olduğunu, yönetmelik uyarınca geriye dönük en fazla 90 gün faturalanabildiğinden 90 gün kaçak tahakkuk edildiğini,
karara gerekçe alınan bilirkişi raporunda sayaç mahallinde gerçekleştirilmeyen sayaç okuma tarihi baz alınarak kaçak faturalandırıldığını, kaçak tutanağından önce 01.10.2019 tarihinde sayaç okuma gerçekleştirildiği gerekçesi ile 15.10.2019 tarihinden geriye dönük 01.10.2019 tarihine kadar kaçak tahakkuk edildiğini, 01.10.2019 tarihinden 31.03.2019 tarihine kadar ek tahakkuk ile hesaplama yapıldığını, osos sistemi kurulu sayaçlarda okuma sistem üzerinden gerçekleştiği için sayaç mahallinde kaçağın tespiti okuma anında söz konusu olmayacağını, sayaç okuma mahallinde yapılan bir işlem olmadığını,
dolayısıyla ölçü sistemine yapılmış bir müdahaleyi endeks değerinin alındığı herhangi bir anında görebilmesi de mümkün olmadığını bu nedenle bilirkişi raporunda kaçak tüketim hesaplamasında kaçak tahakkuk süresi 90 gün alınmış, geriye kalan 108 gün ek tüketim hesaplanmadığını,
osos okumalar yerine gidilerek yapılmadığı halde kaçak döneminin (faturalamaya esas süre 25 ile 35 gün aralığında olabileceğinden sistemde son endeks okuma tarihi otomasyonla bu aralıkta belirlenmektedir) son endeks okuma tarihi ile kaçak tespit tarihi arasında kabul edilmesini (01.10.2019 – 15.10.2019 tarihler arası kabul edildiği) ve bu yönde hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunun yönetmeliğe aykırı olduğunu beyanla usul ve kanuna aykırı verilen ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava kaçak elektrik kullanımına istinaden davalı tarafından davacı şirket aleyhine kesilen kaçak tespit tutanağından kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu tutanağa istinaden ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve Re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamında yer alan belge ve taraf delilleri kapsamında iki defa bilirkişi raporu alınmış, 14/01/2022 tarihli heyet bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden yapılan incelemede, davacının kaçak tüketim yaptığının dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları ve kaçak tüketim tutanakları ile sabit olduğu, raporlardaki hesaplamaların, doğru ve kaçak tüketim tutanağının tutulduğu tarihteki yönetmelik hükümlerine uygun olarak hesaplandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekir.
Davalı vekilinin istinaf itirazları yönünden yapılan incelemede, davalı şirketçe, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 45/1-c maddesinde son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydı ile kontrol, mühürleme, kesme -bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan sürenin 90 günü geçemeyeceği dikkate alınarak tahakkukun oluşturulduğu,
oysaki dosya kapsamı incelendiğinde sayaç mahallinde dağıtım şirketince en son işlem endeks okuma işlemi olup, 01/10/2019 tarihinde gerçekleşmiş olması nedeni ile yönetmelik gereği 01/10/2019 ile 15/10/2019 (kaçak elektrik tüketim tespit tutanağı tarihi) tarihleri arası 15 günlük kaçak tahakkukun oluşturulması gerektiği, bu hususun dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu içerikleri ile sabit olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekir.
Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesi ile hüküm fırkasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/71, K. 2024/164, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama