KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1421
- Karar No
- 2021/1591
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2021
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- .../... - .../...
- Dosya no
- .../...
- Karar no
- .../...
- Başkan
- ... (......
- Üye
- ... (.......
- Üye
- ... (....
- Katip
- ...(.......
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- .../.../...
- Numarası
- .../... Esas, .../... Karar
- Davacı
- ......
- Vekilleri
- Av. ...........
Karar Metni
1.446 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Av. .......... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .....
DAVA
Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ
.../.../...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
.../.../...
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../.../... tarih ve .../... Esas, .../... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ......... tarihinde meydana gelen trafik kazasında plakası ve sürücüsü belirlenemeyen bir araç ile davacının sevk ve idaresindeki bisikletin çarpışması sonucu davacının ağır bedeni ve ruhi maluliyete maruz kaldığını, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu, davalarının kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL geçici ve sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline eksik evrakla başvuru yaptığını ve eksik evrakları ikmal etmediğini bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının kazaya karıştığı ve plakasının belirlenemediğini iddia ettiği aracın varlığını ispat etmesi gerektiğini, savcılık soruşturmasında da davacının dengesini kaybedip bisikletten düştüğünün belirlendiğini, olayın tek taraflı meydana geldiğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından müvekkilinin sorumlu olmadığını,
plakası tespit edilemeyen aracın kazaya karıştığının tespiti halinde müvekkilinin sorumluluğunun sigorta limitleri ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve davacının sürekli maluliyeti oranında olabileceğini, kusur ve maluliyet oranlarının ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının davasının ıslah talebi doğrultusunda kabulü ile, 20.922,30 TL tazminatın dava tarihi olan ../ ../... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun ......... tarihli raporunun eksik ve hatalı olduğunu, Adli Tıp raporu değerlendirilirken mesleğinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı vekili.
6704 sayılı yasa ile değişiklik KTK 97.maddesi gereği dava açmadan önce müvekkil kuruma yasada aranan şekilde başvuru yapılmadığından davanın reddi gerekmekte iken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, plakası tespit edilemeyen motorlu aracın varlığının ve kazaya kusuru ile sebep olduğunun somut delillerle ispatlanamadığını, müşteki şüphelinin ifade tutanağında davacının "...nasıl olduğunu anlamadım, dengemi kaybettim yola, yere düştüm, biraz hızlıydım..." şekilinde beyanda bulunduğunu, .....
Cumhuriyet Başsavcılığının ..../.. soruşturma, .../.... karar sayılı ......... tarihli kararla "olay günü ...
Dengesini kaybetmesi sonucu yere düşerek yaralanan mağdurun kendi kusuru ile yaralanması olayına ilişkin kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına" şeklinde karar verildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı araştırılmadan ve vekil eden sorumlu olmadığı halde geçici iş göremezlik yönünden karar verildiğini, hükme esas alınan raporda ... yılındaki asgari ücretin esas alınmasının hatalı olduğunu, olay tarihi olan.......... yılına ait net asgari ücretin dikkate alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi dahi yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeni ile yaralanmadan kaynaklı olarak açılan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından maluliyet raporunun hatalı olduğu, davacının iş grubunun dikkate alınmadığı, davalı vekili tarafından ise usulüne uygun başvurunun olmadığı, kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğunun ispatlanamadığı, SGK tarafından ödeme olup olmadığının araştırılmadığı, müterafik kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğu, olay tarihindeki asgari ücretin baz alınması gerektiği ileri sürülerek istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinafı yönünden yapılan incelemede;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesi ya da üniversitelerin adli tıp ana bilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden, olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre alınacak rapora göre belirlenmesi gerekmektedir.
Dosyadan alınan maluliyet raporunun incelenmesinde, Mahkemece ..... ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan ...... tarihli ATK maluliyet raporunun, kaza tarihi olan ....... tarihinde yürürlükte bulunan ....... tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği görülmekle, bu yönüyle davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Ayrıca yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davacının kaza tarihinde yevmiye ile çalışan işçi olduğunun bildirildiği, dosyada davacının aşçı olduğuna dair delil bulunmadığı anlaşılmakla, meslek grup numarasının ATK tarafından düz işçi olan 1 alınması doğru olmakla maluliyet oranı ve raporuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede;
Davadan önce davalıya usulüne uygun belgelerle başvuru yapıldığı ancak ödeme yapılmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Dosya kapsamı ve olay anını gösteren CD incelemesinde kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğu, bu nedenle davalının zarardan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Yine davacının kaza tarihinde SGK kaydı olmadığından SGK tarafından yapılan ödemenin olmadığı SGK tarafından bildirilmiştir.
Davacının yaralanmasının kalça kırığından kaynaklanması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir bir durum yoktur. Bu nedenle bu yönlerdeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak olay tarihi .......... olup bu tarihteki net asgari ücret 1.177,46 TL olduğu halde rapor tarihindeki asgari ücret üzerinden geçici iş göremezlik zararı hesaplanması ve bu rapora göre karar verilmesi hatalıdır. Buna göre davacının 9 aylık iş göremezlik süresi için 9x1.177,46=....597,14 TL tazminat hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle kararın bu yönüyle düzeltilmesi gerekmektedir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın tam kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece davanın kısmen kabulü ile, ... aylık iş göremezlik süresi için ....597,14 TL geçici iş göremezlik nedeniyle tazminatının (bu yönde istinaf bulunmamakla) dava tarihi olan ...... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine,
davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1421, K. 2021/1591, 12 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama