KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2021
- Dosya no
- 2020/1837
- Karar no
- 2021/2088
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ....
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan
- Karar tarihi
- —
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/12/2021
Karar Metni
1.014 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30/12/2011 tarihli kaza tespit raporuna göre dava dışı ...’ün kullandığı ve davalı tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen ... plakalı arac içerisinde yolcu konumunda iken sürücünün direksiyon hakimiyetini yitirmesi ile kaza meydana gelmiş ve müvekkil bu kazada BTM ile iyileşemeyecek şekilde ağır yaralanması nedeni ile 6100 sayılı yasanın 107.
Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile) zararın kapsamı belli olduktansonra miktarı açıklanacak geçici işgöremezlik ve sürekli iş gücü kaybı tazminatının sigorta şirketi yönünden sigorta limiti aşmamak üzere, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde; mahkemece davacı tarafından talep edilen kısmı ödeme talebinin 13/03/2018 tarihli ara karar ile ile kabul edildiğini, İş bu 13/03/2018 tarihli ara karara bağlı ilamın icraya konulmadığı, infaz edilmediği, davalı tarafından davacıya bir kısmi ödemede bulunulmadığını, davalı tarafından, davacıya, iş bu ara karardan evvel 19.02.2018 tarihinde 72.000,00 TL ödemede bulunduğu ve fakat yapılan bu ödeminin tarihi de dikkate alındığında 13/03/2018 tarihli ara karara bağlı bir ödeme olmadığını, davanın sulh nedeni ile son bulduğunu, bu nedenle davalı taraf lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin de yanlış olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, ve 55 maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, maddi tazminat talebi yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekil istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin geçici ödemeye ilişkin kurulan hükmün, ilamdan çıkarılmasına yönelik yaptığı istinaf başvurusunun inclemesinde;
İlk derece mahkemesince 13/03/2018 tarihli ön incelemeye davet tutanağının 4. maddesinde, davacıların kısmi ödeme talebi kabul görmüş ve 20.000,00 TL ödeme yapılmasına karar verilmiş ve 13/03/2018 tarihli gerekçeli ara karar ile bu kararın gerekçesi de yazılmak üzere kısmi ödeme kararı verilmiştir.
Yine ilk derece mahkemesince; verilen nihai kararda davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş ve 13/03/2018 tarihli ön incelemeye davet tutanağının 4. maddesinde ki 20.000,00 TL ödemenin iadesine karar verilmiştir.
İş bu 13/03/2018 tarihli ara karara bağlı ilamın icraya konulmadığı, infaz edilmediği, başka bir anlatımla, davalı tarafından davacıya bir kısmi ödemede bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Yine davalı tarafından, davacıya, iş bu ara karardan evvel 19.02.2018 tarihinde 55.000,00 TL yaralanmasına bağlı tazminat, 2.200,00 TL yargılama gideri, 7.650,00 yargılama vekalet ücreti 2.950,00 faiz ve 4.200,00 TL icra vekalet ücreti olmak üzere 72.000,00 TL ödemede bulunduğu ve fakat yapılan bu ödeminin tarihi de dikkate alındığında 13/03/2018 tarihli ara karara bağlı bir ödeme olmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin 2 numaralı "Mahkememizce 13/03/2018 tarihli ara karar uyarınca hükmedilen 20.000 TL geçici ödemenin karar tarihi olan 13/03/2018 gününden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsili ile davalıya iadesine" şeklindeki hükmün ilamdan çıkartılması gerektiğinden, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Davacı vekilinin davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin yaptığı istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı tarafından, davacıya 72.000,00 TL ödemede bulunduğu, iş bu ödemeye bağlı olarak sulh sözleşmesi imzaladıkları ve yine bu sulh sözleşmesine istinaden davadan feragat ettikleri anlaşılmakla, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı görülmekle istinaf başvurusu bu yönüyle haklı bulunmuştur.
Davacı vekilinin geçici ödemeye ilişkin kurulan hükmün, ilamdan çıkartılarak lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yönelik yaptığı istinaf başvurusunun inclemesinde;
Davalı tarafından, davacıya, iş bu ara karardan evvel 19.02.2018 tarihinde 55.000,00 TL yaralanmasına bağlı tazminat, 2.200,00 TL yargılama gideri, 7.650,00 yargılama vekalet ücreti 2.950,00 faiz ve 4.200,00 TL icra vekalet ücreti olmak üzere 72.000,00 TL ödemede bulunduğu ve fakat yapılan bu ödeminin tarihi de dikkate alındığında 13/03/2018 tarihli ara karara bağlı bir ödeme olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtildiği üzere davacının tüm vekalet ücretleri, dava sırasında yapılan sulh protokolü ile karşılandığı anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Söz konusu maddi tazminat hakkında yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu kanaatine varılmakla davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun duruşma yapılmadan bu yönüyle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1837, K. 2021/2088, 14 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama