KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Asıl Davada
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2022
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/132 - 2022/129
- Dosya no
- 2021/132
- Karar no
- 2022/129
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av...
Karar Metni
2.339 kelime·12 dk okuma·10 bölüm
Av... DAVALILAR : 1- ... VEKİLLERİ : Av... Av... 2- ... VEKİLLERİ : Av...
BİRLEŞEN DOSYA ( Mahkemenin ... esas sayılı dosyası)
DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av... DAVALILAR : 1- ... VEKİLLERİ : Av... Av... 2- ... VEKİLLERİ : Av... Av...
DAVA
Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 18/01/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in kulanmış olduğu ... plakalı kamyoneti park ederken şoförden tarafta bulunan sağ kapısını açması ile müvekkillerinin murisi ... ...'in kullandığı motorsiklete çarptığı ve çarpmanın etkisi ile motorsikletin yola savrulduğunu, savrulma neticesinde ... plakalı kamyonun altında kalarak vefat ettiğini, 2 yaşında babasız kalan ... ...'nin ömrü boyunca babasız kalacağını, ayrıca kazaya karışan aracın sigortalısı olan davalı şirkete yaptıkları başvuru neticesinde davalı sigorta şirketinin ibraname imzalandığı takdirde müvekkillerine 146.162,93 TL ödeme yapacağını belirttiğini,
müvekkilinin davalı sigorta şirketinin ödemesi eksik olduğu halde ibranameyi imzalamak zorunda kaldıklarını belirterek, müvekkili ... adına 40.000,00 TL, ... ... adına 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak müvekkillerine verilmesini, müvekkili ... için şimdilik 2.000,00 TL, ... ... için 2.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesine, tahsil edilecek bu bedellere davalı ... için kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi için sigortaya başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin birleşen dosyaya vermiş olduğu cevap dilekçesiyle; 14/04/2015 günü oğlu ... ...'in ...sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun sağ arka teker altına girmesi sonucu vefat ettiğini, ... Sigorta A.Ş'ye yapılan başvuru sonucunda sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, murisin eşi ... ...'in davacısı olduğu Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında alınan kusur ve sair raporların bu davada da değerlendirilmesini ve hükme esas alınmasını talep ettiğini, meydana gelen olay neticesinde Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyası ile yargılamanın yapıldığını, müvekkilinin murisin desteğinden yoksun kaldığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı ... sevk ve idaresindeki aracın müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, davadan önce davacının müvekkili şirkete başvurusu ile aktüer uzmanınca hazırlanan tazminat raporu uyarınca belirlenen 146.162,93 TL miktarda tazminatın davacıya ödendiğini ve davaca tarafça ibraname imzalandığını, bu nedenle de dosyayı kapattıklarını, müvekkili şirketin bu kazadan dolayı sorumluluğunun sigorta poliçesinde belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine bir karar verilecek olursa bunun poliçe limiti sınırları içerisinde olması gerektiğini belirterek haksız olarak açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ve tüm ailesi ile birlikte gerek mağdurun gerekse de mağdurun annesinin evinde kurulan taziye çadırına giderek taziye ziyaretinde bulunduğunu, ceza dosyasında yapılan keşif sonucunda alınan raporda, ölümlü trafik kazasının oluşumunda davacının eşi olan ... ... ve ... ... 'ın kusurlarının bulunduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun olmadığını belirterek haksız olarak açılan davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, mahkemenin ... esas sayılı dava dosyası yönünden; davacı vekili tarafından duruşmada alınan beyanı ile dava açıldıktan sonra maddi tazminat açısından davalı sigorta şirketi tarafından maddi tazminat alacaklarının ödendiği beyan edildiğinden, davacı vekilinin bu beyanı dikkate alınarak maddi tazminat dava konusu edilen alacağın ödendiği anlaşıldığından ve davanın konusu kalmadığından,
davalı sigorta şirketi yönünden ödemenin diğer davalı ... ...'e sirayet ettiğinden tüm davalılar yönünden konusu kalmayan davanın esası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabul kısmen reddine, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'den alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat davalarının reddine; bu dosya ile birleşen Mahkememizin ... esas sayılı dava dosyasında;
davacının maddi tazminat davasının kabulüne, 94.841,90 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden birleşen dava tarihi olan 12/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... den olay tarihi olan 14/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine, 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'den alınarak davacıya verilmesine,
davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı birleşen dosya davacısı ... ... vekili; davalı sigorta şirketine 06.05.2015 tarihinde başvuru dilekçesi gönderildiğini, gönderilen evrakların incelendiğini, veraset ilamında müvekkile pay çıkmaması nedeniyle herhangi bir tazminat ödenmeyeceğini, sadece eş ve çocuk için ödeme yapılacağının belirtilerek taleplerinin haksız şekilde reddedildiğini, bu kapsamda 15.05.2015 tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğü göz ardı edilerek 12.04.2017 tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, verilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete aykırı olacak şekilde çok düşük olduğunu belirterek karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... ... vekili; dosya kapsamında toplamda 70.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerektiğini, müvekkilinin karıştığı trafik kazasında ceza dosyasında önce kısmen kusurlu bulunduğunu ancak daha sonra ki ATK ve Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyasında %100 kusurlu bulunduğunu, her iki raporda itirazlarının ve kısmen kusurlu olduğu yönündeki raporun tartışılmadan verilen bu raporların eksik ve hatalı olduğunu, birleşen davacının gelir durumunun müteveffanın asgari ücret geliri olduğunu ve evli bir çocuklu olduğu bir arada değerlendirildiğinde müteveffanın birleşen davacıya destekte bulunmasının mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucu açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar birleşen dosya davacısı ... ... vekili tarafından hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğu, sigorta yönünden faiz başlangıç tarihinin 15.05.2015 olması gerektiği; davalı ... ... vekili tarafından kusur raporunun hatalı olduğu, manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, birleşen dosya davacısının maddi durumu iyi olduğundan destekten yoksun kalma tazminatının reddedilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf edilmiştir.
Kusur oranı yönünden yapılan istinaf incelemesinde:
Trafik bilirkişisinden alınan 21.12.2015 tarihli raporda davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesince alınan 23.11.2016 tarihli raporda da davalı sürücü ... ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, mahkemece aldırılan raporların dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu, raporlar arasında çelişki olmadığı, davalının olayın meydana gelişinde tam kusurlu olduğu anlaşıldığından davalı ... ... vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Manevi tazminat yönünden yapılan incelemede:
14.04.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ... ...'in tam kusuruyla meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiği, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalının %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacıların murisinin olay tarihinde 26 yaşında olduğu, davacı anne ... ...'nin ev hanımı olduğu, davalı sürücünün işçi olup 1.500,00 TL gelirinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, desteğin ve davacıların yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi, davacıların sayısı ve hükmolunan tazminatın tamamı birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacının destek tazminatı talep hakkının bulunmadığına yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
Bazı kişilerin yaşarken birbirine destekte bulunduğu konusunda hukuki bir karine mevcuttur. Yargıtay içtihatlarına göre, sosyal hayatın normal akışına göre anne-baba çocuklarına, çocuklar anne-babalarına, eşler birbirlerine yaşarken destekte bulunurlar. Uygulamada gelişen hukuki karine nedeniyle bu şahısların yaşarken birbirlerine destekte bulundukları kabul edildiğinden, tazminat davasında destek olup olmadıklarının ispatlanmasına gerek yoktur.
Kural olarak çocukların anne ve babalarına bakım ödevi bulunmamaktadır. Ancak, yaşam deneyi kuralları ve olayların olağan akışı içinde çocukların anne ve babalarına destek olacaklarının kabulü gerekir. Anne-baba, ayrıca bir kanıtlama yükümlülüğü altında da bulunmamaktadır. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin : 2020/1087 E - 2021/434 sayılı kararı)
Bu nedenle davacı annenin destek tazminatı talep hakkı bulunduğundan bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Faiz başlangıç tarihine yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı sigorta şirketine söz konusu zararın tazmini davacı vekili tarafından 05.05.2015 tarihinde başvuru yapıldığı, 15.05.2015 tarihinde ölenin mirasçısı olmadığından ödeme talebinin reddedildiği, bu durumda davalı sigorta şirketinin 15.05.2015 tarihinde temerrüte düştüğünden bu tarihten itibaren faizin işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı görülmekle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu, ancak mahkemece birleşen davada maddi tazminat yönünden sigorta şirketi açısından 15.05.2015 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, birleşen dosya davacısı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/132, K. 2022/129, 18 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama