KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2170 - 2024/1645
- Dosya no
- 2022/2170
- Karar no
- 2024/1645
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... ... ... -
- Vekilleri
- Av...
Karar Metni
1.172 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Av...
DAVALILAR
1- ... Sigorta Anonim Şirketi VEKİLİ : Av... : 2- ... ... - VEKİLİ : Av... : 3- ... ... - z
DAVA
Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 04.07.2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04.07.2024
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/04/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 10/09/2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek,
geçici iş göremezlik, kalıcı maluliyet ve bakıcı giderinden kaynaklı 300,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde, sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesini, ayrıca 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan 10/09/2019 plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesini, davacının hem ters yönden hem de taşıt yolunun solundan viraja girerek kazaya kendisinin sebebiyet vermiş olduğunu belirterek, açılan davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından, müvekkiline çarpan özel halk otobüsünün seyir hızının yasal sınırın çok üzerinde olduğu yönündeki iddialarının değerlendirilmemiş olduğunu, hükme esas alınan son bilirkişi raporunun hatalı kanaat ile oluşturulmuş olduğunu, dosyada kusursuz sorumluluk hali olan adam çalıştıranın sorumluluğu ilkesi nazara alınmaksızın tam kusurun müvekkiline ait olduğu gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden ... (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan kusur oranı ve kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Olay tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde, sürücü ... ...'ın kural ihlalinin olmadığı, bisiklet sürücüsü ... ... ...'in bisiklet kullanma kurallarına riayet etme yükümlülüğünü ihlal ettiği belirtilmiştir.
Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında aldırılan 19/10/2020 tarihli kusur bilirkişi raporunda; bisiklet sürücüsü ... ... ...'in asli kusurlu olduğu, ... plakalı ticari halk otobüs sürücüsü ... ...'ın ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya içinde mevcut kusur bilirkişisi Trafik Polis Memurunun hazırladığı verdiği 06/03/2021 tarihli raporunda, bisiklet sürücüsü ... ... ...'in %85 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı ticari halk otobüs sürücüsü ... ...'ın ise %15 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya içinde mevcut Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 01/06/2021 tarih ve ... sayılı kusur raporunda davalı sürücü ... ...'ın kusursuz olduğu, davacı sürücü ... ... ...'in % 100 kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekillerinin 04/07/2021 tarihli beyanlarını içerir itiraz dilekçe ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosya İstanbul Teknik Üniversitesi makine-trafik kürsüsünden yeniden bilirkişi raporu alınması için İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, dosya arasına alınan İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi heyetinin 03/01/2022 tarihli raporunda, otobüs sürücüsü ... ...'ın kusursuz olduğu, bisiklet sürücüsü ... ... ...'in % 100 kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, tüm beyanlar, bilirkişi raporları CD inceleme tutanağı incelendiğinde mevcut verilere göre; davalı sürücü ... ..., idaresindeki otobüs ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde karşı yönden gelen bisikletliyi görmesi sonucu otobüsü durdurduğu esnada davacı bisiklet sürücünün gelip otobüsün sağ köşe kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı,
davacı sürücü ... ... ..., idaresindeki bisiklet ile kendi yön bölümünün sağından müteyakkız bir şekilde seyir etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olup nizamlara aykırı bir şekilde ters yönden seyirle olay mahalli virajlı kavşağa kontrolsüzce seyir ettiği esnada karşı yönden kendi şeridi içinde seyir halinde olan otobüsün sağ ön kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Trafik sigortası (Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır.
Sigortacının sorumluluğunun sınırlarının ise KYTK'nunda belirlendiği, buna göre sigortalı aracın poliçenin yürürlükte olduğu dönem içerisinde poliçe kapsamında sayılan ve üçüncü kişilere ait zararları sigortalı aracın işleteni adına ve sigortalı araç sürücüsünün kusuruna karşılık gelen miktarla sınırlı olarak ödeme yükümlülüğünü sigortacı üstlendiği,
sigortacının ödeme yapabilmesi için zarara neden olan olayın sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelmesi gerektiği, sigortalı araç sürücüsü tamamen kusursuz ise davacının kendi kusuru ile neden olduğu zararının davalı sigorta şirketi, araç sürücüsü ve araç işleten tarafından karşılanmasının mümkün olmadığı, somut olayda zararının giderilmesini isteyen davacının olayda tam kusurlu olması nedeni ile zararının sigortalı araç sahibi, sürücüsü ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketi tarafından karşılanmasının mümkün olmadığı,
yine davacının olayda tam kusurlu olması nedeniyle manevi tazminat şartlarının da oluşmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2170, K. 2024/1645, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama