KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2272 - 2024/1894
- Dosya no
- 2022/2272
- Karar no
- 2024/1894
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/06/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekili
- Av.
- Dava
- Değer Kaybına Yönelik Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/09/2024
Karar Metni
1.232 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
....Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/06/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'e ait ... plakalı araç 26/01/2021 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki aracın, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, müvekkiline ait aracın büyük oranda hasar görmüş olduğunu, araçta değer kaybı oluştuğunu, ...
Arabuluculuk Bürosu, ... büro dosya ve ... arabuluculuk numaralı dosyası ile anlaşamama olarak sonuçlandığını, davalı sigorta şirketine, müvekkilinin hak etmiş olduğu değer kaybı tazminatının sigorta poliçesi esasları dahilinde tazmini için başvurulduğunu, davalı tarafça başvuruya herhangi bir cevap verilmediğini, şimdilik 100,00TL değer kaybı tazminatının davalıdan kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; değer kaybı olmak üzere yapılan talebe istinaden ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti olan 41.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, fakat müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğundan tarafların kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 35.865,00-TL'nin 09/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili; değer kaybı hesaplaması, poliçe tanzim tarihi itibari ile yürürlükte olan Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan kriterlere göre yapılması gerektiğini, yapılan tespit hatalı olup reel değer kaybını göstermediğini, olay tarihindeki 2.el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki fark olup raporda yapılan tespitlerde uğranılan değer kaybının kaza tarihinde 33.626,00 TL olduğu tespiti yapıldığını, yani dava tarihindeki değil kaza tarihindeki değer kaybı esas alınarak hüküm kurulması gerekirken dava tarihindeki değer kaybının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,
bu nedenle de poliçe limitinden de 34.000,00 TL kaldığı dikkate alındığında hatalı karara itiraz etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, arabuluculuk ücretlerine hükmedilirken arabulucular tarafından ödenen KDV ve stopajın dikkate alınması gerekmekte olduğundan kurulan hükmün bu hususta da hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacının aracının değer kaybı Anayasa Mahkemesinin 2019/40 E.2020 740 K. 17.07.2020 tarihli kararı sonrasında verilen Yargıtay 17. Hukuk dairesinin 2016/14600 E. 2019/6626 K. sayılı içtihatına uygun olarak piyasa değerine ilişkin yetkili bayi, galericiler ve internet 2.el araç satış sitelerinde yapılan araştırmalar sonrasında, aracın, marka ve modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, donanımı, aracın hasar aldığı bölgeler, geçmiş hasar kayıtları, vs değer kaybına etki edecek faktörler dikkate alınarak belirlenmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda Yargıtay yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre; karara dayanak yapılan 12.03.2022 tarihli değer kaybı bilirkişi raporunun içeriğinden de anlaşılacağı üzere; başvuranın aracının hasarsız haldeki ikinci el piyasa değeri ile aracın onarımından sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki fark nedeni ile araçta oluşan değer kaybının kaza tarihi itibari ile 33.626,00 TL, dava tarihi itibari ile 35.865,00 TL olduğu belirlenmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişinin, başvuruna ait aracın değer kaybını, aracın marka ve modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, donanımı, aracın hasar aldığı bölgeler, geçmiş hasar kayıtları, vs değer kaybına etki edecek faktörler göz önüne alınarak hesaplamış olması, usul, yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygundur.
Ancak, bilirkişi raporundaki kaza tarihi itibari ile belirlenen zararın hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerekirken dava tarihindeki değer üzerinden kabul kararı verilmesi hatalı bulunmuştur.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporunda kaza tarihi itibari ile belirlenen zararın hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerekirken dava tarihindeki değer üzerinden kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2272, K. 2024/1894, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama