KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2336 - 2024/2645
- Dosya no
- 2022/2336
- Karar no
- 2024/2645
- Başkan
- ...
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- 2020/205 Esas, 2022/357 Karar
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
2.273 kelime·11 dk okuma·13 bölüm
Av. ...
DAVALI : 1- ... SİGORTA A.Ş
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ... ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve... Esas,Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 18.10.2019 tarihinde gerçekleşen yaralanmalı trafik kazasında ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu konumunda olan müvekkilinin yaralandığını, ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... nolu poliçe ile sigortalandığını, kazaya karışan... plakalı aracın ...
Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından ... nolu poliçe ile sigortalı olduğunu, kazanın gerçekleşmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalılara yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL geçici ve 100,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 17/02/2022 tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini 5.652,04 TL'ye, kalıcı iş göremezlik tazminatını talebini 77.727,44 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete eksik evraklarla müracaat edilmediğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından talep edilen eksik evrakların tamamlanmadığını, davacının dayandığı delillerin müvekkili sigorta şirketine tebliğ edilmediğini, sadece dava dilekçesinin tebliğ edildiğini,sigortalının kusurlu olduğunun tespit edilmesi durumunda sorumluluğundan söz edileceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eksik evraklarla başvuru yaptığını, eksik evraklarını tamamlamadığını, geçici iş göremezlik tazminatı talepleri trafik sigortası genel şartları, poliçe özel şartları ile karayolları trafik kanunu hükümleri itibariyle, poliçe teminatına dâhil olmadığını, davacının maddi tazminat talepleri sadece tedavi masrafları ve sürekli sakatlık hallerinde poliçe teminatı dâhilinde değerlendirilebileceğini, bu hususun miktar ve kusur yönünden bilirkişi incelemesinin gerektiğini,
ZMMS genel şartları uyarınca bakıcı giderleri sağlık gideri teminat kapsamından çıkarılarak sürekli sakatlık teminatı kapsamına dahil edildiğini, teminat kapsamında sayılmayan geçici iş göremezlik tazminatının da artık sigortalı tarafından talep edilemeyeceğini, ...'dan davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini belirterek davanın davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın kabulü ile, 5.652,04TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 77.727,44TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 04/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Dava şartının yerine getirilmediğini, hesap raporunun hatalı olduğunu kabul etmediklerini, davacının talebine konu geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı giderlerinin sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise ...’nın sorumluluğunda bulunduğunu, davacının müterafik kusurundan dolayı tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacı vekilinin avans faizi istemi haksız olduğunu, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz isteyenebileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan hesap raporunun hatalı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, meydana gelen kazanın iş kazası olup olmadığı hususunun araştırılması, davacıya ... tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve aylık bağlanıp bağlanılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı ... Sigorta A.Ş vekili ve ... Anonim Türk Sigorta A.Ş vekili istinaf etmiştir.
Davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde:
Her ne kadar davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuş ise de, davacı vekilinin 05/11/2024 tarihli beyan dilekçesinde davalı sigorta şirketince kusuru oranında kısmi ödeme yapılmış olduğu, bu nedenle iş bu davalı ile sulh olunarak ibralaşıldığı, ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. yönünden kusur oranı kapsamında ödenen tutar açısından davadan feragat ettiklerini, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden davaya devam ettiklerini ve kararın onanmasını talep ettiklerini belirttiği anlaşılmıştır.
Davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekilinin 09/02/2024 tarihli beyan dilekçesinde, sulh ve ibraname doğrultusunda davacı tarafa maddi tazminat ödemesi yapmış olduklarını, ekli ibraname uyarınca davacı vekilinin davadan feragat etmesi halinde, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını belirttiği anlaşılmış, ibraz edilen ibranamede 20.000,00 TL asıl alacak, 9.200,00 TL ilam vekalet ücreti, 4.500,00 TL icra vekalet ücreti, 2.536,30 TL yargılama gideri ve 9.400,00 TL faiz olmak üzere toplam 45.636,30 TL üzerinden anlaşma sağlanmış olduğu tespit edilmiş, davacının iş bu davalıya yönelik açmış olduğu davasından feragat ettiğinden iş bu davalı vekilinin istinaf talepleri değerlendirmeye alınmamıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin usulüne uygun bir sağlık raporu alınmadan başvuru yapıldığı, bu nedenle dava şartının sağlanmamış olduğuna ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde:
Davacının sigorta şirketine yaptığı 23/12/2019 tarihli başvuru dilekçesi ekinde, tüm hastane/tedavi evraklarının, savcılık soruşturma evraklarının, kaza tespit tutanağı ve Masak belgelerinin bulunduğu dosya kapsamı ile sabit olduğundan yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin % 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Geçici iş göremezlik giderinin teminat dışı olduğuna yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede:
Davalı vekili her ne kadar davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu ileri sürmüş ise de, 09/10/2020 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının tümü ile dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır.
Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşıldığından bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.(Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 esas ve 2020/8104 karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı)
Islahtan sonraki tazminat miktarına faizin ıslah tarihinden verilmesi gerektiği iddiası ve ticari faiz istenemeyeceğine yönelik istinaf talebinin incelenmesinde;
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.
Mahkemece ıslah edilen kısma, temerrüt tarihinden itibaren faiz hükmedilmiştir. Davacılar vekili, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutarak belirsiz alacak davası olarak nitelendirerek iş bu davayı açmış olup alacağın saklı tutulan ve ıslah ile arttırılan kısmının temerrüt tarihi de aynı tarihtir.
Alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/4099 E- 2017/9935 K, 2015/4364 E-2017/10458 K, 2016/4327 E- 2017/10897 K nolu içtihatları)
Ayrıca davalıya sigortalı olan aracın ruhsat bilgileri incelendiğinde kullanım amacının ticari olduğu anlaşılmış olup, temerrüt tarihinden itibaren tüm tazminat miktarına ticari faiz uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemekle davalı vekilinin bu yönlü istinaf talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. Müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde: Davalı vekili, aracın 25 kişilik olduğunu, davacı dahil araçta 29 kişinin bulunduğunu, istiap haddi aşılmış olduğundan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
İlk derece mahkemesince aracın istiap haddinin tespit edilemediği belirtilmiş ise de, dosyada mevcut poliçede ... plakalı otobüsün yer adedinde "25 kişi" olarak belirlenmiş olduğu, davacı dahil otobüste 29 yolcunun bulunduğu, buna göre istiap haddinin aşılmış olduğu anlaşılmıştır.
Ancak, davacının ayakta bulunan yolculardan mı yoksa koltuğunda seyahat eden yolculardan mı olduğunun tespit edilemediği, bu hususta ispat yükünün müterafik kusur indirimi yapılmasını talep eden davalı tarafta olduğu, kaldı ki kaza esnasında aracın hareket halinde olmadığı, davacının koltuk numarasının ve emniyet kemeri takıp takmadığının da tespit edilemediği, davacının maluliyet raporuna göre yaralanmasının sol klavikula kırığından kaynaklanmakta olduğu,
bu yaralanmanın koltukta oturur vaziyetteki yolculuklarda da çarpmanın etkisiyle yaşanabileceği, davacının kaza esnasında araçtan fırlama ya da araç içinde ayaktayken yere düşme gibi bir pozisyonda olduğuna ilişkin herhangi bir kayıt veya tespitin de bulunmadığı anlaşılmakla, salt istiap haddinin aşılmış olmasının davacıdaki zararın artmasına etken olarak kabul edilemeyeceğinden mahkemece müterafik kusur indirimi talebinin reddi kararının isabetli olduğu kanaatine varılmış, davalı vekilinin bu yönlü istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak; davacı vekili davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. Yönünden kusuru oranına düşen tazminat yönünden feragat etmiştir. Bu nedenle davalı ... Sigorta A.Ş. Artık kendi kusur oranına düşen miktarla sorumlu olacaktır.
Hükme esas alınan bilirkişice davacının -geçici iş göremezlik tazminatının toplam 5.652,04 TL olarak hesaplandığı, davalıların kusur durumuna göre ayrı ayrı sorumlu olduklarının kabulü halinde, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 4.239,03 TL, ... Anonim Türk Sigorta Şirketi'nin 1.413,01 TL' den sorumlu olacağının hesaplandığı,
-Sürekli iş göremezlik tazminatının 77.727,44 TL olarak hesaplandığı, davalıların kusur durumuna göre ayrı ayrı sorumlu olduklarının kabulü halinde, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 58.295,58 TL, ... Anonim Türk Sigorta Şirketi'nin 19.431,86 TL den sorumlu olacağının hesaplandığı görülmüştür.
Buna göre davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 4.239,03 TL geçici, 58.295,58 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 62.534,61 TL zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. yönünden davacının davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden, davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin reddine, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2336, K. 2024/2645, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama